
Pekmezli beldesini Akçakale'ye bağlayan yol, yoldan başka herşeye benziyor. Bunun çilesini çeken Belediye Başkanı Abdüllatif Soydaş ve vatandaşlar, teybimizi uzattığımızda "Devlet bu yolu bir an önce yapsın" diye feryat ediyor...
Başkan Soydaş, bu yoldan geçmeye çekindiğini, çünkü karşılaştığı vatandaşların elleriyle yolu göstererek tepkisini dile getirdiğini ve bunun da kendisini çok üzdüğünü söylüyor. Kaç defa söz verilmesine ve çalışmalar da başlamasına rağmen, işler kaplumbağa hızıyla yürütülüyor. Mazeret çok... Pekmezli; Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine bağlı bir belde. Hem de ne belde; tam bir sorunlar beldesi. Belediye Başkanı Abdüllatif Soydaş ile yaptığımız röportaj bir sorunlar listesine dönüşüyor. Çünkü ne sorulsa ya yok ya yapılacak ya da devletin desteğini ve yatırımını gerektiriyor. Özellikle Pekmezli-Akçakale arasındaki yolun bozukluğu herkesi canından bezdirmiş. Başkan Soydaş da vatandaşlar da bu yolun bir an önce tamamlanmasını istiyor. Yapım çalışmarı başlamasına rağmen işler her zamanki gibi kaplumbağa hızı ile ilerliyor. Havanın pırıl pırıl olduğu günlerde bile mevsim şartları bahane edilerek çalışmalar durdurulmuş.
EMEĞİ GEÇENLER...
Kısa bir özgeçmişini anlatmasını istediğimiz Pekmezli Belediye Başkanı Abdüllatif Şener; 1965 doğumlu, 3 evli ve 12 çocuk babası olan Abdüllatif Soydaş; ilkokulu Pekmezli'de, ortaokul ve liseyi Akçakale Lisesi'nde okumuş. 1995 seçimlerinde siyasete girerek İl Genel Meclisi Üyeliğine seçilmiş. Bu arada Pekmezli'yi belde yapabilmek için epeyce uğraş vermiş.
"Kimler uğraş verdi başkanım?" diye emeği geçenleri anmak istiyoruz. O da anlatıyor:
-Benimle birlikte, ağabeyim, Mehmet Soydaş ve muhtarın büyük katkıları oldu Pekmezli'nin belediyelik oluşunda. Sonra bir tören düzenledik.
-Tarihi neydi Başkanım?
-Tarihini şimdi tam olarak hatırlamıyorum. Cuma günü açılışını, ertesi Cuma da Mehmet Beyle bir toplantı yaptık. Pekmezli Belediye Başkan adayı idi, uğraş verenlerden biriydi, vefat etti. Taziyede bizim halkının ileri gelenleri benim Pekmezli'ye gelip burada aday olmamı istediler. Urfa'da yaşıyordum, Pekmezliye gelip aday oldum. 18 Nisan 1999 seçimlerine katıldım ve oyların yüzde 70'ini alarak başkan oldum.
-Kaç seçmeniniz vardı Başkanım?
-975 seçmenimiz vardı.
-Peki belediyenizin şu an kaç personeli var?
-Toplam 7 tane, kadrolu memurumuz yok, 7 tane geçici personelimiz var. Valilikten alınan 7 tane vize var.
-İller Bankasına kısa ve uzun vadeli borcunuz var mı? Maliye'ye ve SSK'ya borcunuz var mı?
-Hayır şu an hiçbir borcumuz yok.
-Personel ücretlerini muntazaman ödeyebiliyor musunuz?
-Evet ödüyoruz, hiçbir problem yok.
-İmar planı için müracaat ettiniz mi, hangi aşamada?
-İmar planı için müracaatımız var. Halihazır haritamız çizildi. İller Bankası'ndan gelip çalışma yaptılar, şu an ihale aşamasında. Hibe yoluyla yaptırıyoruz...
-Şu an Pekmezli'de içmesuyunuz yeterli mi?
-Yeterli değil, şebeke de var ama yeterli değil.
-7 mahallenizden kaçına tam olarak su veriliyor?
-7 mahallenin hemen hemen hepsinde su var. Yalnız tamamında şebeke yok, yani altyapı eksik.
HİZMETLER VE SORUNLAR...
-Peki Başkanım yaptığınız hizmetlerinizi ve Pekmezli halkının, beldesinin, temel sorunlarını anlatır mısınız?
-Pekmezli beldesi, Şanlıurfa merkezine 1 km. mesafede olup, doğusunda Ceylanpınar ve Devlet üretme çiftliği var. Batısında Akçakale ilçe sınırı, kuzeyinde Harran Ovası ve güneyinde ise komşu devlet Suriye ile çevrili, 7 adet mahallesi olan bir beldedir. Pekmezli belde belediyesinin kuruluş çalışmaları 1998 yılında başlamış, Nisan 1999'da fiilen hizmete açılmıştır.
Sorunlarımıza gelince, enerji sorunu var bizde. Dünyada sayılı barajlar arasında yeralan GAP'a sahip beldemiz maalesef merkez trafo eksikliğinden dolayı sık sık ve uzun süreli elektriksiz yaşam sürdürmektedir, çok yetersiz. Gerek coğrafi konum olarak Suriye ile sınır beldesi oluşu gerekse bölgede çok sayıda haşere ve sürüngen hayvan olması nedeni ile; yılan, akrep gibi mücadelede kullanılması gereken serumlar elektriksizlikten dolayı sağlık ocağı tarafından buzdolabında muhafaza edilememektedir. Bu bakımdan en azından bir adet merkez trafo veya bir adet jeneratöre ihtiyaç var. Spor ve çocuk parkı alanları, gençlerin boş zamanlarını değerlendirmeleri için mülkiyeti köy ortak malı olan arazi üzerine spor semt sahaları kurulmalı. Ve yine minik çocuklarımız için yeşil alana sahip zemini kumla kaplı, içerisinde salıncak, kaydırak, tahtaravalli, barfiks gibi aletlerle döşenmiş park alanları yapılmalı. Ancak belediyenin yeni kurulması ve gelirin yok denecek kadar az oluşu, arzu edilen hizmetlerin ifasında zorluklarla karşı karşıya bırakıyor bizi. Bu hususlarda gerek Mahhali İdareler Genel Müdürlüğü'nden gerekse devletimizin diğer kuruluşlarından maddi ve manevi yardımlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Emniyet ve belde asayişini sağlamak da gerek. Belde merkezinin 7 adet mahallesi ve 96 adet köyü var. Devletimize ve halkımıza daha verimli katkıların gerçekleşmesi, köylerde emniyet kuvvetlerinin yerleşik duruma gelmesine bağlıdır. Bu vesile ile beldemize Jandarma Karakolunun tahsisi en büyük emellerimizdendir. Altyapı ve sosyal hizmetler bakımından; malumlarınızdır ki beldede alt yapı sorunu mevcuttur. Ancak vatandaşın kendi kullanmış olduğu helaların fosseptik çukurlarının temizlenmesi için mutlaka bir adet vidanjör aracına ihtiyaç vardır. Ayrıca beldeye gelen yabancıların yararlanmaları için umumi hela yapılması kaçınılmaz olmuştur. Yine beldede modern bir aile mezarlığı yapmayı arzu ediyoruz. Bu konuda proje çalışmalarına başlanılacaktır. Ancak; bu hususların gerçekleşmesi için mutlaka finansman veya kum, çimento, briket gibi malzemeye ihtiyaç vardır. Bunun yanında çevre temizliğimizi mükemmel hale getirmek için de bir adet çöp kamyonu, traktör ve iş makinemizin olması halinde, bir bakıma devletimizi temsil eden belediyemizin bu gibi araç ve gereçle daha verimli olacağı malumunuzdur.
-Çevre Bakanlığı'na araç parkı için müracaatınız var mı?
-Müracaatımız var, seçildikten 2-3 ay sonra Çevre Bakanlğı'na müracaatımız oldu, 1 adet çöp kamyonu, traktör, araç için müracaatımız var. Ama maalesef bugüne kadar bir netice yok. Her Ankara'ya gidişimizde bunu dile getiriyoruz. Milletvekillerimizden, Bakanlarımızdan aldığımız cevaplar, deprem nedeniyle şu an ödenek bulunmadığı şeklinde.
-Şu an araç parkınızda hangi aracınız var?
-Bir tane hizmet aracımız var. Halkın hizmetinde olan bir aracımız var, bu aracı Ağustos 1999'da aldık. Şu an başka bir aracımız yok.
YOL SORUNU...
-Beldenizde görünürde stabilize yol bile yok. Burayı Akçakale'ye bağlayan yolla ilgili detaylı bilgi verir misiniz?
-Efendim evet gerçekten önemli bir konuya temas ettiniz. Olan bize oluyor, biz Sayın milletvekillermizin kurbanıyız, yani ben bunu söyleyebiliyorum. ANAP, DSP, MHP üç ortak iktidarlar. Bizim de Akçakale'den seçilen DYP'li Mehmet Yalçınkaya bölgenin milletvekili. O şu an muhalefette artık. Yani, biz bu yolu yaparsak diğer iktidarda olan milletvekillerimiz acaba Mehmet Yalçınkaya'ya mal olur düşüncesiyle mi bizi harcıyorlar? Milletvekillerimiz tek tek geldiler yolu gördüler, siz geldiniz yolu gördünüz. Akçakale ile aram 50 km. ben Akçakale'ye gitmek istemiyorum. Giderken yolda birsürü araçla karşılaşıyorum; herkes elini camdan uzatıyor bana yolu gösteriyor, başkanım bu yolun hali nedir diye. Benden hesap soruyorlar. Benimse elim kolum bağlı milletvekillerimden ricada bulunuyorum. Milletvekillerimiz maalesef tam yardımcı olmuyor. Hatta bu yolun yapım çalışmasına başlandı, ama günde bir-iki kamyon asfalt getirip döküyorlar yola. Üç ay süre içerisinde 10 km. yol yapabildiler. Ardından bir ay süre ile çalışma durdu. Çalışma mevsimi bitmiş. Öyle diyorlar. Gelecek mevsime kaldı. Aslında mevsimi görüyorsunuz her işi yapmaya müsait. En büyük sorunlardan biri Akçakale-Pekmezli yolu. Bu yol mutlaka yapılmalı... Sayın Mehmet Çakmaklı söz vermişti, hatta salıya araçlar geliyor demişti...
-Kaç Salı geçti aradan?
-Aradan herhalde 100 tane Salı geçti, o günden bugüne...
-Sayın milletvekilimizin vereceği en iyi bayramlık müjde bu olmalıydı. Biz de gelip burada ilan ettik sayın milletvekilimiz bize söz verdi bu yolu yaptıracak inşallah diye. 2000 yılında programda vardı, Ekim'e kadar 20 km. yeniden bir kat asfalt çekilecekti, Pekmezli'de onarım tadilat yapacaklardı. Geçen yılın programında vardı, programda olmasına rağmen yapılmadı. Bahane Köy Hizmetlerindeydi, Köy Hizmetlerinin bütçesi yok, efendim şudur budur dediler yapılmadı. Şimdi Karayollarına devredildi sevindik yapılacak diye, ama maalesef hevesimiz kursağmızda kaldı.
-Peki Vali bey bu konuda ne düşünüyor, onun değerlendirmesi ne yönde?
-Ben yeni Sayın Valimizle bu konuda görüşmedim, fırsat olmadı, kısmet olmadı. Fakat Şahabettin Harput beyefendi geldi kendisi bizzat bu yolu gördü. Onun da arzusu bu yolun yapılması. Tabiki atanmışların bu konuda fazla yapabilecek birşeyleri yok.
-Peki ulaşımı nasıl sağlıyor Pekmezli halkı?
-İki-üç tane özel minibüsümüz var, sabah burdan kalkıyor ikindiye doğru Urfa'dan dönüyor. Belli bir saati var, otobüsü kaçırdınız mı, asfalta çıkarsınız... Artık şansınıza araç gelirse dönersiniz gelmezse kalırsınız...
-Pekmezli halkı belediyelik olduğunun bilincide mi Başkanım?
-O sıkıntıları yaşıyoruz. Aslında halkın yüzde 10'u belki bilincinde. Yani yeni kurulmuş bir belediye olduğumuzu, sıkıntılarımızı anlayabiliyor. Ama yüzde 90'ı belediyelik olmuşuz, işte devlet buraya para yağdırıyor, hizmet istiyoruz gibi laflar söylüyorlar.
-Beldenizin temizlik hizmetlerini nasıl sağlıyorsunuz?
-Beldemizin temizlik hizmetlerini, şu an elimizde mevcut olan 4 geçici işçiyle yapıyoruz. Toplanan çöpleri kiralık traktörle beldenin dışına taşıyoruz. Yeterli değil. Personel çok az, araç-gereç hiç yok.
-Halkın temel geçim kaynağı nedir burada Başkanım?
-Çiftçilik, pamukçuluk... Hayvancılık az artık, eskisi kadar fazla değil efendim.
-Desteklemeler halka ekonomik katkı sağlıyor mu?
-Sağlıyor, evet efendim...
-Burada en fazla arazisi olan bir çiftçinin ekonomik gücü nedir?
-Şimdi burada en fazla arazisi olan 100 veya 200 dönümdür. Burada ağalık sistemi yok, herkesin 100 dönüm, 50 dönüm arazisi var.
-Feodal yapı var mı burda? Aşiretçilik, ağalık sistemi var mı burada?
-Ağalık sistemi yok, aşiretçilik var.
GAP VE PEKMEZLİ...
-GAP'ın nimetlerinden yararlanabiliyor musunuz?
-Efendim GAP'ın nimetlerinden yararlanamıyoruz. Bahsettiğim çiftçilerin en büyük sıkıntısı enerjinin burada olmaması, yani çok düşük olması, sık sık elektrik kesilmesi. Özellikle sulamaya geçildiği zaman burada çok büyük elektrik sıkıntısı yaşıyoruz. Şimdi vatandaş su az olduğu için sulayamıyor, sonuçta ürün de kaldıramıyor. Ürün kaldıramadığı için TEDAŞ gelip burda tükettiği enerjinin bedeline çiftçiden istediğinde, çiftçi o parayı ödeyemiyor. Mahsul kaldıramamış ki ödesin. Devlet ne yapıyor bunu faizlendiriyor. 3 milyar oluyor 6 milyar, şimdi diyebilirim ki her vatandaşın 10-15 milyar TEDAŞ'a borcu var. Ödeyemiyor, ondan sonra suç duyurusunda bulunuldu çiftçi vatandaşlar hakkında. Şu karşımızdaki amca cezavinde yattı bu yüzden. Bunun da özel kuyusu var, oğlu gitti faizle dışardan tefecilerden para alarak yatırdı da öyle çıkabildi cezaevinden. Bizim devletten, Sayın Enerji Bakanımızdan ricamız şu; bizden de barajda olan çiftçiler gibi dönüm başına para tahsil etsinler.
-Başkanım araç parkı, damperli kamyon, greyder ne bileyim iş makinaları bunlar zamanla olur. Ama çok önemli iki araç var ki; itfaiye va ambulans, bunlar var mı sizde?
-İtfaiyemiz yok. Bundan bir ay önce bir evimiz yandı, söndüremedik kül oldu. Seyrettik, maalesef bir şey yapamadık. Ayrıca beldemizde sağlık ocağı var. Mükemmel bir sağlık ocağı var. Bunun iki doktor kadrosu var ama bir tane doktor var. O da üç aydan beri Akçakale'de. Pekmezli'ye gelmiyor. Bahsettiğim gibi 93 tane köy Pekmezli'ye bağlı sağlık açısından. Herkes geliyor, vatandaşın imkanı yok zaten. At arabasıyla geliyor, traktörüyle geliyor muayeneye geliyor ama doktor yok. Doktor nerede, doktor Akçakale'de. Doktor burda kalmak istemiyor. Doktor siyasileri devreye koyarak, üç aydan beri kadrosu Pekmezli'de olmasına rağmen gelmiyor. Sağlık müdürlüğü'ne Müracaatım oldu, MHP İlçe Başkanlığı'na birkaç kez ricada bulundum, gerçi sağolsun Kaymakam beyde bana bu konuda yardımcı oluyor. Fakat maalesef üç aydan beri, doktorum Akçakale'de. Doktor askere gitti geldi. Askere gitmeden önce bir ay Akçakale'deydi. Askerden geldikten sonra tekrar Pekmezli'de başlaması gerekiyordu. Kaymakam beyle görüştüm, o da Sağlık Grup Başkanı'yla görüştü, hemen Pekmezli'ye gitmesini istedi kaymakam bey. Hemen gönderelim efendim dediler. Geldi burda bir gün kaldı, ondan sonra tekrar çekti Akçakale'ye gitti.
-Girişimleriniz oldu mu, sonuç nedir?
-Girişimlerimiz oldu ama sonuç alamadık. Vekillerimiz de artık bu konuda haklılar mı değiller mi bilmiyorum, çünkü benim gibi işte 7-8 tane daha yeni kurulmuş belde var. Hepsinde de sıkıntı var. Ben Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Ahmet Baçıvan'a gittim. Sayın başkanım yeni beldeyim. Ben hizmet binası yapmak istiyorum dedim. Bu konuda sizin katkınız ne olabilir bana. En azından yani üç-beş kamyon kum verebilirsiniz bana veya çimento verebilirsiniz dedim. Böyle bir katkınız olabilir mi başkanım diye sordum. İmkanımız yok dedi.
-Peki özkaynaklarınızı toplayabilir musunuz? Su parası, Emlak Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi paralarını düzenli ödüyor mu vatanda?
-Vergiler konsunuda sıkıntılıyız. Tabi ki tebligatlar çıkardık vatandaşa fakat bir türlü toplayamıyoruz. İller Bankası'ndan gelen payla idare ediyoruz.
-Belediyeye ait dükan, fırın var mı şu anda?
-Yok.
-Hazine arazisi
-Hazine arazisi var. Yalnız şu an belediyeye geçmedi, belediyeye ait değil. İmar planından sonra herhalde. İmardan sonra geçecek bunlar.
-Peki sosyal ve kültürel faaliyetler desem, var mı Pekmezli'de? Pekmezli'yi bize bir anlatırmısınız, Pekmezli ismi nerden geliyor? Tarihini anlatır mısınız buranın?
Valla bunu ağadan sormak lazım.
AĞA'NIN GÖRÜŞLERİ...
Başkan'ın topu attığı Ağa, 70 yaşındaki Halil Özdoğan. Belli ki buraları iyi biliyor. "Şimdi eskiden burada kimse yokmuş. Allah'ın çölüymüş" diye başlıyor söze ve devam ediyor:
"Pekmezli'ye giden gelen göçebelar vardı eksiden; koyun sahipleri, deve sahipleri. Su yok o zaman. Kuyulardaki göllerdeki sular kırmızı oluyor, pekmez gibi oluyor. Bu harabe neredir diye sorarlardı. Pekmezli, Pekmez köyü derlerdi. Biz vidik köyü deriz. Vidik Arapça'da Pekmezli demek...
-Peki kaç hane vardı o zaman?
-Hane mane yoktu. Herkes göçebeydi, gidip gelirlerdi. Yaylaydı burası, çadırlarda yaşarlardı, köy möy yoktu.
-Yani Pekmezli ismi o günden bugüne geldi.
-Evet bugüne geldi.
Teşekkür ederim sağol ağa.
Bir şey değil.
YENİ YATIRIMLAR...
Halil Özdoğan'dan bu bilgileri aldıktan sonra yeniden Başkan'a dönüyoruz.
-Peki başkanım, 2000-2001 yılı yatırım programlarında neler var? Eğer imkanınız olursa neler yapmayı düşünüyorsunuz?
-Deminde anlattığım gibi içmesuyu, yol, altyapı, kanalizasyon hizmetlerine başlayacağız.
-Başkanım, şu anda TBMM gündekminde olan Mahalli İdareler Reform Tasarısı var. Bu tasarı kanunlaşırsa size bazı yeni imkanlar sağlayacak. Bu tasarı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
-Efendim bu tasarının biran önce çıkmasını temenni ediyoruz. En küçük bir iş için bile Ankara'ya gitmek zorunda kalıyorsunuz. Bu yüzden birkaç tane belediye başkanı arkadaş Ankara'ya giderken yolda trafik kazasında öldü. Ankara'ya gidiyorsunuz. Milletvekilini buluyorsunuz, bulamıyormusunuz, günlerce Ankara'da otellerde sürünüyorsunuz. Tabiki yerel yönetimlere biraz yetki verilse, yetkileri artırılsa çok daha iyi olacak. Çok daha iyi hizmet verebiliriz vatandaşlara. Bir an önce çıkmasını temenni ediyoruz efendim.
BAŞKAN'IN MESAJI...
-Başkanım, Gazetemiz tamamen Şanlıurfa'yı ilgilendiren bir çalışma içinde. Şanlıurfa'nın tüm milletvekilleri, siyasileri, valileri, kaymakamları ve halkı ile görüşüyoruz. Gazetemiz tüm devlet protokolüne dağıtılacak. Sizin sorunlarınızdan herkesin haberi olacak. Bu çerçevede merkezi yönetime ve Pekmezli halkına mesajınız nedir?..
-Ben merkezi yönetime diyorum ki, siyasi çekişmeyi bıraksınlar. Buralara mahrumiyet bölgesine, bizlere biraz kulak versinler. Biraz hizmet getirsinler bu bölgeye. Ben diyorum ki, yalnız seçimden seçime gelmekle yetinmesinler. Sorunlarımızın hepsini çözmeleri mümkün değilse bile bazılarını çözümlesinler. Sayın vekillerimizden ricamız budur. Siyasi çekişmeyi bıraksınlar, olan bize oluyor. Sıkıntıyı biz yaşıyoruz. Lütfen bizim sorunlarımıza da biraz eğilsinler. Duyarlı olsunlar.
Pekmezli halkına diyeceğim de; en iyi şekilde hizmet vermeyi amaçlıyorum. Bana destek olmalarını istiyorum. Maddi durumlarını zaten biliyorum. Hiç değilse maddi olmasa bile manevi desteklerini de bekliyorum. Pekmezli'nin batıdaki beldeler seviyesinde olması için çalışıyorum.
-Çok teşekkür ediyorum Başkanım...
-Ben de çok teşekkür ederim, sağolun...
Anavatan Partisi Teşkilat Başkanı Ahmet Dara ve Pekmezli sakinlerinden vatandaşlarla yaptığımız görüşmeler de hep sorunların dile getirildiği cümlelerle doluydu. Kimi doktor istedi kimi yol. Hatta Sadun Umur adlı vatandaş, ölülerini gömmek için mezar kazmaya yarayacak makine bile istedi.