goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 20.11.2008 20:44:38, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1777870 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 31 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Sorunları Gibi, GÜRAKAR

Başkan'a "eğer imkanlarınız olursa yapacaklarınız nelerdir?" dediğimizde, "ilk önce ben hizmet binasını yaparım" diyor ve sonra parasızlığı aklına gelince şunu söylüyor: Ben şimdi ne desem yalan olur. Elimde iş makinası, eleman, para olsa yaparım.

Şanlıurfa'nın Siverek İlçesine bağlı Gürakar Beldesi, ismi ile müsemma olmayan bir diken tarlası gibi. Gül değil dert akıyor beldenin üzerine. Beldenin Belediye Başkanı ANAP'lı Mustafa Yılmaz'a, hizmetlerini sorduğumuzda, o bize hep yoklardan söz etti. Gürakar, gerçekten de bir yoklar beldesi. Ne yolu, ne suyu, ne ambulansı, ne itfaiyesi var. Belediye hizmetleri bakımından yaşanan en büyük sorun parasızlık ve ilgisizlik. 1943'te Gürakar'da doğan Başkan Mustafa Yılmaz, iki eşi 11 çocuğu olan biri. Başkan olmadan önce çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşıyormuş.

GEÇİM KAYNAĞI SINIRLI

-Peki Başkanım halkın temel geçim kaynağı nedir? Gürakar halkı ne ile uğraşıyor?

-Çiftçilikle ve hayvancılıkla uğraşıyorlar, başka bir şey yok.

-Kaç personeliniz var şu anda?

-Şu anda 5 tane personelimiz var. 1 tane yazı işleri müdürü, 1 tane benim korumam, 1 tane şoför, birde hizmetli. Bizlerle birlikte 6 oluyor.

-Gürakar Belediyesi'nin İller Bankası'na kısa ve uzun vadeli borcu var mı? Maliye'ye SSK'ya borcu var mı?

-Hayır yok. Hiçbir borcumuz yok.

-Peki personelin maaşını muntazaman ödeyebiliyor musunuz?

-Ödüyoruz.

-İmar planınız hangi aşamada, neler yaptınız?

-İmar planı için 5. ayın 26'sında müracaat ettik. Şu ana kadar Ankara'da bazılarıyla sürekli görüşüyoruz. Bir ödenek yok maalesef. İhale aşamasında. Müracaatımızdan sonra geldiler, keşif yaptılar. Şu anda sonuç bekliyoruz. Bir de, 2 senedir ben bununla uğraşıyorum. Yani köylülerin tapulu arazisi yok. Devlet imar vermezse herkes gecekondu yapıyor. Bu şekilde arazi çok, 18 bin dönüm.

-Peki Gürakar'da kaç köy var?

-Gürakar'a bağlı 11 köy var. Ufak mezralar var.

SU SIKINTISI VAR...

-İçme suyu yeterli mi Gürakar'da?

-Yeterli değil. Şimdi bizim köyün hemen hemen yarısı kendi sularını yaptı. İçme suyu için 2-3 sene önce Devlet Su İşleri birtane kuyu vurmuş. 10 defa gittim Bölge Müdürünün yanına, işte hazır kuyu faaliyete geçirelim dedim, makine yok dediler. Köyün hemen hemen yarısında su var ama kaynak uzak. Tabi gerekli içme suyu şebekesi de yok.

-Başkanım, bir sondaj makinası kiralamak için uğraştınız mı?

-Uğraştık tabi. Dedim ya, bundan 2-3 sene önce Devlet Su İşleri bir kuyu vurmuş. Herşeyi de hazır. Ben makine için 2-3 sefer bölge müdürünün yanına gittim. Tek bir makine var, geldiği zaman göndereceğim dedi, ama göndermiyor. Şimdi bizim burası mahrumiyet bölgesidir. Sen köyleri bir gör, insanlar perişan halde. Onun için ben 50 defa gittim. İçme suyumuz şuan için yeterli değil.

-1999 yılından bu yana valiliğe, kaymakamlığa müracaatınız oldu mu?

-Çok oldu, çok gittim. Kaymakamın yanına gittim, bölge müdürünün yanını gittim, valinin yanına gittim. Çok gittim, çok müracaat ettim.

-Peki Başkanım altyapı nasıl, kanalizasyon, fosseptik çukurlar nasıl? Vidanjörle mi çekiyorsunuz?

-Vidanjör de yok, fosseptik çukurlar da yok.

YOLUN DURUMU...

-Peki yol durumu nasıl?

-Yol, geçen sene ve bu sene Devlet Su İşleri tarafından bizim köye kadar asfalt oldu. Yol asfaltlandı, temiz.

-Belde içi yollar nasıl?

-Beldenin yolları şu anda normal. Anayol var, diğer yollar yok. Devlet doğru dürüst bir şey yapmıyor. Bizim şu anda iki tane projemiz kaldı. Köy hizmetlerince burası asfaltlanacaktı. Şu anda ödenek yokluğundan yapılamadı. Şu anda 2 tane mezramız asfaltsız. Programda vardı ama para gelmedi yapamıyorlar. Yalnız Cevat Gürpınar'ın sayesinde bir telefona kavuştuk. Bir de asfalt yola.

-Peki efendim Gürakar Beldesinin ve Gürakar halkının temel sorunu nedir?

-Sıkıntımız çoktur. Şimdi köylerin içerisinde cadde, altyapıyı, su, kanalizasyon yok. Bizim mezralarımızın hepsinin yolları bozuk. İmar planı yok, insanların sosyal faaliyet alanları yok. Bizim Gürakara'a kadar asfalt oldu ama diğer köyler olmadı.

-Peki başkanım ulaşımı halk nasıl sağlıyor? Belediyenin araç parkını sayar mısınız?

-Şu anda tek bir arabamız var o da makam arabası. Başka aracımız yok.

Gürakar halkı özel minibüsle gidip geliyor. Yeterli değil. İnsanlar hep yolda kalıyor.

-Temizlik hizmetleriniz nasıl?

-Belediyenin şu ana kadar bir çalışması yok. Temizlik hizmetleri yeterli değil.

-Başkanım iki önemli araç itfaiye ve ambulans yok sizde. Ne yapıyorsunuz?

-Evet, bu konuda devletin bize yardım etmesini istiyoruz. Bu ihtiyaçların bir önce karşılanması lazım.

-Emlak vergisi, su parası, çevre temizlik vergisi bunları toplayabiliyor musunuz?

-Hayır. Hiçbir girişimimiz olmadı. Ama biz diyoruz ki, bir şeyler yapalım da öyle alalım.

SAĞLIK HİZMETLERİ...

-Peki başkanım bu sorum kaymakamları ve valileri ilgilendiriyor. Sağlık hizmetleriniz nasıl?

-Gürakar'da, doktor, hemşire, ebe, ambulans hiç yok. 50 tane köy var onlarda da yok. Sağlık evimiz de yok. Hiçbir şeyimiz yok. Eğer bir çocuk kış aylarında hastalanırsa, ayağı kırılırsa bir şey olursa ölür.

-Başkanım eğitim hizmetleri nasıl? Okul var mı, öğretmen var mı? Okulda ortalama tahminen kaç öğrenci var?

-Yeterli değil. Efendim bir tane yedek öğretmen geliyor, o da mühendis. 2-3 senedir bizim köyde kalıyor. 2-3 senedir ben milli eğitime, kaymakama çıktım söyledim olmuyor biz ne yapalım dedim. 1 tane öğretmenimiz var. Burası küçük bir yer olmasına rağmen 4 tane millet vekili çıkarmış, buraya bir sağlık ocağı getirilmez mi? Buraya bir su geti-rilmez mi?

Bakın geçen seneden beri köy hizmetleri çalışma yapıyor. Onların yemekleri bize ait değil ama biz onlara öğlen yemeklerini, akşam yemeklerini veriyoruz. Bizim yolumuz kapandı ben gittim bölge müdürüne, kardeşim kapalı yolu gelin açın dedim... Şimdi elimizde eleman yokki ben çalıştırayım, millete hizmet yapayım. Ne var benim elimde?

O bölgenin hemen hemen hepsinin tapuları bir ağanın üzerine. Ben 2-3 sefer kendisine telefon ettim, yanına gittim. İstersen parayla 45 dönümlük yer ver dedim. Kendim alacaktım devlete hibe edecektim. Yine vermiyorlar.

PARASIZ OLMAZ...

-Başkanım siz 1 yıl 6 aydır hangi hizmetleri yaptınız? Bir de Gürakar Belediye Başkanı olarak eğer imkanlarınız olursa yapacaklarınız nelerdir?

-Şimdi imkan olsa ilk önce ben hizmet binasını yaparım. Elimde herhangi bir imkan ve eleman yok. Ben şimdi ne desem yalan olur. Elimde iş makinası olsa yaparım. Bizim en mühim eksikliklerimiz işte bunlar. İmar planımız yok. Elimde makine olsa ben yol da yaparım, millete hizmette yaparım.

-Başkanım belli ki siz Belediye Başkanı olarak çok dertlisiniz. Burası yoklar kasabası...

-Geçen sene elimizde 2-3 tane bizim bölgenin su tankeri vardı. Kaymakam bey ve özel idare müdürü dediler ki, bunlar belediyelik olmuş, bunları başka ihti-yacı olanlara verin. Yani bizim suyumuz yok, ben gittim bizzat kaymakamın kendisine söyledim, halk ne içecek dedim. Geçen sene eğer mümkün olsa kaymakam onlarıda elimizden alacaktı.

-Peki Başkanım Mahalli İdareler Reform Tasarısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

-Şimdi bu yasa çıkarsa iyi olur bizim için tabi. Ben 18 Nisan'dan önce çiftçilikle uğraşıyordum, siyasetten haberim yoktu. Ben kendi işimle uğraşıyordum, o kadar meraklı değildim. Yani ben bir şey desem doğru olmaz.

-Peki Başkanım gazetemiz aracılığıyla önce merkezi yönetime olan mesajınızı alalım arkasından da Gürakar halkına olan mesajınız lütfen.

-Ben 2 senedir bu belediye için her kapıya koşmuşum, netice yok. Bakanımıza bizzat ben söyledim, durum böyle böyledir ne yapalım dedim. Olmadı, olmuyor. Halkımız bunu bilsin...

-Peki başkanım bizim eksik kaldığımız, sormadığımız soru var mı? Veya sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

-Hayır. Bende derdimi teker teker size söyledim...

MÜDÜR BEY İLE SOHBET...

Sohbetimize daha sonra, hem Yazıişleri Müdürü hem de evlendirme memuru olarak çalışan şahısla devam ediyoruz...

-Peki müdürüm sizin ekleyeceğiniz bir şey var mı?

 

© Copyright-2005