goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 20.11.2008 16:58:56, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1777512 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 22 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Yörenin İncisi: KARAKÖPRÜ

Karaköprü, Şanlıurfa'nın neredeyse "hiç sorunsuz" beldelerinden biri. Belediye Başkanı Ahmet Güzel tuttuğunu koparan ve kendisini hizmete adamış biri. Öyle ki, devletin yardım etmediği ya da belediye imkanlarının yetersiz kaldığı bazı hizmetlerin bedelini cebinden ödüyor.

Şanlıurfa'nın her köşesinde yaptığımız sorunları ve hizmetleri yerinde görme turumuzda yolumuz Karaköprü Beldesi'ne düştüğünde apayrı bir hava ile karşılaşıyoruz. Sorun dinlemekten bunalan beynimiz ve yüreğimiz biraz olsun ferahlıyor. Beldenin FP'li Belediye Başkanı Ahmet Güzel, pek çok konuda inanılmazı başarmış biri olarak duruyor karşımızda. Neredeyse, hiç mi sorununuz yok demek gemliyor içimizden. Elbette sorunları var. Ama bu kendileri ile ilgili değil. Mesela su sıkıntısı var ama bunun sebebi, DSİ'nin yaptığı çalışmaların su kaynaklarını kurutmuş olması. Bir ilkokul istiyorlar, bunu da devlet yaptırması gerekiyor. Bunların dışında tüm hizmetleri kendi yağı ile kavrularak yapıyor Karaköprü Belediye Başkanı Ahmet Güzel. Hem de çok iyi yapıyor. Başkan tam manası ile tuttuğunu koparan biri. Yurtiçi ve yurtdışındaki çevresini de kullanarak hizmet kalitesini ve çapını arttırırken; bazı hizmetleri de cebinden yaptıracak kadar fedakar davranıyor. Zaten kendi deyimi ile şan-şöhret peşinde biri değil. Önemli olan hizmet. O da bunu fazlasıyla yapıyor. İşte sorularımız ve Başkan'ın cevapları:

-Mazbatayı aldığınız tarihi hatırlıyor musunuz. Bir de görevi devralırken tören yaptınız mı?

-Tabi tören yaptık. Eski başkanımız geldi, görev teslimi yaptı. Gereken bilgileri de bize verdi. Karaköprü'nün sorunlarını da söyledi. Her ne kadar kendisi hizmet etmemiş olarak görülüyorsa da, hizmet yapmıştı sağolsun. Bize tertemiz bir belediye teslim etti. Biz de göreve başlarken, halka hizmeti esas aldık. Bizim şana şöhrete ihtiyacımız yok. Zaten partici olmadığımı da her yerde söylüyorum. Ama bulunduğum partinin, Fazilet Partisi'nin oylarını beldede en yükseğe çıkartmaya and içtim. Onu da hizmetlerimle, halka karşı çalışmalarımla göstereceğim.

-Peki kaç personeliniz var başkanım, kadrolu-kadrosuz?

-77 personelimiz var. Bunun 17'si kadrolu, 60'ı kadrosuz. Bunlardan 14'ü memur, 3'ü de kadrolu işçi.

-Personel maaşlarını muntazam ödeyebiliyor musunuz?

-Evet, hiçbir personele bir kuruş borcumuz yok. Günü gününe hepsini ödüyoruz.

-Belediyenin İller Bankası'na, Maliye'ye ve SSK'ya borcu var mı?

-Kesinlikle kamu kuruluşlarına borcumuz yok. Dış borçlarımızdan sadece İller Bankası'na belediye hizmet binasından dolayı olan borcumuz var. Kesinlikle dış borcumuz yok.

-Peki altyapı çalışmalarınız nasıl efendim?

-7. Aydan itibaren altyapıya başladık. Şu anda pek sorunumuz yok.

-İçme suyu yeterli mi? Vatandaş içmesuyunu sulama amaçlı da kullanıyor mu? Sizin de bu konuda karşılaştığınız güçlükler var mı?

-Bizde olay tam tersi, şöyle; DSİ'nin tüneli buradan geçtiği için, yer altı su kaynaklarımız kökünden kesildi. Şu anda Karaköprü'de yeraltı suyu yok. Çünkü enjeksiyon yoluyla yerin altına büyük bir basınçla pompalanan sıvı beton, en ince kılcal damarlara kadar bütün su yollarını, dolayısıyla yer altı kaynaklarını kurutur. Bu durumda yöre halkına ihtiyacı olan suyu Fırat'tan alıyoruz. Fakat kışın DSİ bu suyu kesiyor. İlginçtir, bizim yazın su sıkıntımız olmaz iken, kışın bu kesinti yüzünden su sorunu ile karşılaşıyoruz.

-Beldenize girer girmez çok yoğun bir yol çalışması ile karşılaştık. Yol düzenleme çalışmalarınız nasıl? Bu konuda bize bilgi verir misiniz.

-Şu an karayollarına alternatif bir yol açtık. Çevik Kuvvet denilen mevkiden şehrin içine inen yaklaşık 2.5 km'lik bir yol var ve asfaltlama çalışması bitti. Şu anda faaliyette olan bu yolun dışında, çalışmaları devam eden 35 metre genişliğinde 4 km'lik bir yolumuz da inşaat halinde. Bu yılın sonunda inşallah oda tamamlanacak. Bunun dışında, 25 metre genişliğinde 1.5 km'lik bir yolumuz daha var. Onun da çalışması devam ediyor. Artı 17 km'lik diğer bir yolun zemin etüdü yapılıyor. Arkadaşlarımız çalışmalarını tamamlamak üzere. Hemen beldemize girince sol tarafta yer alan dağın üzerinden geçen, yine 35 metre genişliğinde 3 km'lik yeni bir yol daha açtık. Ayrıca köylerin içindeki dar yolların da asfaltlama çalışması bitti. Dar yollar için de parke çalışmaları devam ediyor.

-Parkeyi kendiniz mi imal ediyorsunuz? Yoksa satın mı alıyorsunuz?

-Parayla alıyoruz, ancak işçiliğini kendimiz yapıyoruz.

-Normalde başkanlar ufak tefek demeden herşeyi sayarlar. Ama siz pek mütevazısınız. Bunları saymıyorsunuz bile. Yeni hizmet binanız ne zaman hizmete geçecek?

-Yeni hizmet binamızda 2001'in Ocak ayında tüm çalışmalarımız tamamlanmış olacak. Şubat ayında da taşınmış olacağız. İller Bankası'nın tip projesi olarak, eski yönetimce müteahhite verilip yapına başlanan bu binadan başka da borcumuz yok. Biz olsak müteahhite vermeyip kendimiz yapardık, borcu falan da olmazdı. Ama önemli değil, bunlar bizim büyük projeler yanında borçtan bile sayılmaz.

-Karaköprü merkeze en yakın belde. Özellikle yazın insanlar akın akın buraya geliyor. Burası hep böyle miydi. Bize biraz tarihçesini anlatır mısınız?

-Hicri 1061 yılında 4. Murat'ın Bağdat seferine giderken Karaköprü'de konaklamasından eskiye gitmeden tarihçesini hatırlarsak. O gün bu gündür, burası konaklama merkezi olarak kullanılmış. Bu alışkanlık o günlerden kalma bir adet herhalde. İsmine gelince, Karaköprü'nün o günlerden bu güne miras kalmış bir kara köprüsü var. Bu eser sayesinde beldemiz de hep bu isimle anılmış. Tarihi bir yana, Karaköprü'nün yakın tarihimiz için şöyle bir önemi var. Şanlıurfa'ya 3 km. uzaklığındaki beldemiz, Şanlıurfa, Gaziantep otobanının güzergahında. Atatürk Barajı'na giden yol da buradan geçiyor. Dolayısıyla Urfa''ın tek çıkış yolu Karaköprü. Bir de buna, yapılması planlanan uluslar arası havalimanını eklersek, beldemizin önemi ortaya çıkar. Artı Urfa'nın dağlık, imara müsait olmayan yerlerinin dışında kalan yerleri, sulu tarıma ayrıldığından bölgenin imara açık ve müsait olan tek yeri Karaköprü'dür. Şanlıurfa imara açmayı düşündüğü yerleri, GAP İdaresi'ne sunduğu zaman, GAP İdaresi tek alternatif olarak bizim Karaköprü'yü sunuyor. Biz de hazırlıklarımızı ona göre tamamlayarak, 100 binlerce nüfusu barındıracak bir Karaköprü'nün planlarını şimdiden yapmaya başladık. İlginçtir, bunun farkında olmayan insanların çokluğundan olacak, Şanlıurfa'da 50-60 milyara çıkan dairelerin, emsallerinin fiyatları Karaköprü'de 15 milyar civarındadır. Ama kooperatifler aracılığıyla, sabit gelirli insanlarımızın yoğun talebi söz konusudur. Bunun en iyi ölçüsü 3 yıl içinde 6 kat artan nüfusumuzdur, herhalde. Türkiye'de hiçbir yerde böyle bir hızlı nüfus artışı yoktur.

-Birçok ilke imza atan Karaköprü, deprem konusunda da duyarlı ve bir o kadar da güvenli değil mi?

-Evet Karaköprü her ne kadar sadece 3. Derece deprem bölgesi ilan edilecek güvenli bir konuma sahip olsa da, biz bunun rehavetini yaşamıyoruz. Yine bakanlığın bu konuda yayınladığı genelgeye yüzde 100 uyarak, her bina için inşaat izni vermeden zemin etüdü raporu istiyoruz.

-Beldenizin araç parkı hakkında da biraz bilgi verir misiniz. Özellikle başkanımız gelmeden ve geldikten sonraki sayısal değişimi bize anlatır mısınız?

-Şu an makine parkı yönünden bırakın beldeleri, ilçeler arası yarışabiliriz. Hatta Şanlıurfa Belediyesi ile iş makinası açısından eşdeğer durumdayız. Önceden belediyemizde bir itfaiye aracı, bir vidanjör, bir traktör bir de 92 model bir makam aracı vardı. Fakat biz yönetime geldikten sonra, şahsıma hibe edilen, benim de belediyemize hibe ettiğim Nissan marka bir makam aracı, bir dozer, bir grayder, bir ekskavatör, bir tane Copco, bir de su işlerinde kullanılmak üzere 7 tane motorsiklet aldık. Yani bunların tamamı bizim zamanımızda makine parkımıza ilave edildi.

-Peki efendim ulaşım hizmetleri konusunda ne durumdayız?

-Ulaşım hizmetleri belediyelerin her zaman zarar ettiği, sırtındaki bir kamburdur, yüktür. Çok şükür bizim böyle bir sorunum yok. Çünkü ihtiyaç yok. İhtiyaç olsa zarar etsek müdahale ederdik. Ama Şanlıurfa'dan buraya otobüsten minibüse, ihtiyaca fazlasıyla hitap edebilecek kadar servis konulmuş.

-Temizlik hizmetleriniz yeterli mi, özellikle Karaköprü'nün sineklerine ne oldu?

-Temizlik hizmetlerinde ilk önce ele aldığımız konu, haşere ile mücadele oldu. Bizden önce bu konu çok ihmal edilmiş. Sizin de belirttiğiniz gibi, eskiden burası sinek ve sivrisinekten geçilmiyordu. Biz göreve gelir gelmez, bir tane ilaçlama makinesi aldık. Burada personele zarar gelmemesi önceliğimiz olduğu için, uzaktan kumandalı ilaçlama makinesi tercihimiz oldu. Artı kullanılan ilaç miktarını yaklaşık 10 kat artırdık. Neticede son iki yıldır bir tek vatandaş bile haşere ile ilgili şikayette bulunmadı.

Peki itfaiye hizmetiniz yeterli mi? Tam teşekküllü itfaiye aracınız var mı?

-Evet bir tane acil müdahaleler için bulundurduğumuz bir itfaiye aracımız var. İtfaiye personelimiz de gece gündüz nöbetleşe olarak mesailerine devam ediyorlar. Dolayısıyla 24 saat Cumartesi-Pazar'da dahil olmak üzere bu hizmetlerimiz aksamadan devam ediyor. Zaten Şanlıurfa merkeze yakın olduğumuz için, sıkıştığımız durumlarda onlara müracaat edebiliyoruz.

-Özkaynaklarınızı 100 milyondan 6 milyara çıkardığınızı biliyoruz. Böylesine bir çıkışı nasıl yakaladınız?

-Şöyle söyleyeyim; göreve geldiğimizde biz önce muhasebe müdürlüğüne el atmak istedik. Aylık bizim su, çevre temizlik ve emlak vergisinden dolayı elde edilen gelir 100-120 milyon arasında değişiyordu. Tabi bu rakamı çok az bulduğumuz için incelemeye aldık. Bir de gördük ki, beldemizin yüzde 70'i kaçak. Abone olmayanlar şöyle dursun 1992 yılından bu yana tek kuruş su parası vermeyenler dahi ortaya çıktı. Biz tabi o andan itibaren bunlara göz açtırmadık. Kendi kardeşim bile olsa kimsenin gözünün yaşına bakmadım. Şu anda bağlı abone tutarı ve buna bağlı olarak tahsilat oranımız yüzde 97'lere ulaşmış durumda. Buna geriye dönük tahsilatlarımız da eklenince 100 milyon, 6 milyara kendiliğinde ulaştı. Yani aşırı fiyatlandırma gibi yöntemlere başvurmadık. Düzenli ve sistemli bir yöntemle her şeyi halletmek mümkün. Şu an zaten belediyemizin her bölümü tamamiyle bilgisayarlı bir otomasyon sistemine dönüştü. Su tahsilat makbuzları bile bilgisayara bağlı. Su saatinin başına giden bir görevlinin varlığı, bütün borç ve alacakların anında çıkarılması için yeterlidir. Netice de tahakkukla tahsilat arasında yüzde 97'lik bir oran yakaladık.

Bunun yanında bizim imarla ilgili gelir artırıcı bir çalışmamız oldu. Vatandaşın proje aykırı inşaatları da belediyemizin yakın takibine alınınca, yıllık 100 milyarı aşan bir gelire yani özkaynağa ulaştık.

-Fırın açarak işletmeciliğe de el atmışsınız.

-Tabi biz fırın açarken kar etmeyi düşünmedik. Bizim tek düşüncemiz temiz sağlıklı yenilebilir bir ekmeği vatandaşımıza sunmaktı. Geçen Ramazan ayında bedava 60 bin ekmek dağıtan bir işletmenin kar amaçlı kurulduğunu herhalde kimse iddia edemez. Biz burada fakir ve muhtaç ailelere katkıda bulunma imkanı da yakalamış oluyoruz.

-Karaköprü'nün sosyal ve kültürel etkinliklere bakış açısı nasıldır? Bir festivaliniz, şenliğiniz var mı?

-Bildiğiniz gibi Karaköprü denince herkesin aklına ilk olarak nar gelir. Bizim narımız türkülere bile konu olmuştur. Karaköprü, narlıdere türküsünü hepimiz biliriz. Ama önce de dediğimiz gibi, DSİ'nin tünel amaçlı beton çalışmaları bütün su kaynaklarımızı kuruttu. Dolayısıyla vatandaşlarımız mecburiyetten nar ekimini bıraktılar. Bu tarihi değerimize sahip çıkmak en önemli amaç oldu bize. Biz de belediye olarak nar ekimi işine el attık ve nar bahçeleri kurduk. Önümüzdeki yıl narlar yetişince nar festivali düzenleyeceğiz. 18 Nisan'da açılışımız oldu, konser düzenledik. Açık hava konseri olarak düzenlediğimiz bu şenliğimize ünlü sanatçılardan Selahattin Alpay, Mahmut Tuncer, Celal Yapıcı gibi büyük isimler katıldı. Ayrıca yılda bir defa, Eylül'ün ilk haftasında "Ali Baba Hayratlığı" adı altında toplu bir yemek verme adetimiz var. Bu bağlamda geçen yıl 4 bin kişiye yemek verirken, bu yıl bu sayı 8 bin kişiyi buldu. Belediyemizin önderliğinde yapılan bir şölenle bu yıl 87 çocuğu sünnet ettirerek, maddi sıkıntıda olan vatandaşlarımıza bir nebze olsun katkımız oldu sanırım.

-Bu kadar hizmete özkaynakla yetişmek mümkün değil. İller Bankası payı da yeterli değildir. Bunu hepimiz biliyoruz. Peki siz ne yapıyorsunuz? Bu sıkıntıları da dile getirir misiniz?

-Doğru söylüyorsunuz. Bu ayı örnek vereyim, kesintiler çıktıktan sonra İller Bankası'ndan elimize geçen pay sadece 1.473.000.000 TL ve şuan bizim personel giderimiz vergilerle beraber 22 milyar. Altyapı keşif bedelimiz, İller Bankasından projemiz çıktı. 1999 yılı birim fiyatları ile 3.5 trilyon, 2000 yılı fiyatları ile ise 6 trilyon 200 milyar. Ve biz bunu kendi imkanlarımızla yapacağız. Artı bir de bizim personel sıkıntımız var. Belde nüfusuna göre, personele vize Valilikten veriliyor. Biliyorsunuz İç İşleri Bakanlığı o yetkiyi valiliğe verdi. Paramız olmasına rağmen personel alamıyoruz. Yani biz gölge etmesinler, başka ihsan istemiyoruz diyoruz. Bizi rahat bıraksınlar, biz her şeyin üstesinden geliriz.

-Karaköprü denince akla gelen çözülmesi gereken en büyük sorun nedir?

-Karaköprü'nün en büyük sorunu su sorunudur. DSİ Karaköprü'den aldığı suyu geri versin. Başka bir şey istemiyoruz. Suyu çıkarmak DSİ'nin görevi iken, suyu çıkarmak şöyle dursun bir de suyumuzu aldı götürdü.

-Gazetemiz taşrayı devlet protokolüne taşıdığı gibi, halkımıza da iniyor ve okunuyor. Bizim aracılığımızla önce halkınıza, sonra devlet protokolüne ve merkezi yönetime mesajınız varsa onu alalım. Bunu özellikle başkanımızın ağzından duymak istiyoruz.

-Halkımıza olan mesajım; yaptığımız hizmetleri engellemesinler. Benim en büyük sıkıntım bu. Yol üstüne ev yapılmış, projede bile yok, onları kaldırmaya çalışıyoruz. Altyapı projemiz evinin duvarının dibinden geçiyor. Artı yol açıyoruz. Yok efendim yol açıyoruz, parselizasyon yapmamışlar. Yol açıyoruz, park yapıyoruz evlerini kıymetlendiriyoruz. Biz belediye olarak şerefiye pay almamız gerekiyor. Bırakın şerefiyeyi engelleniyoruz. Artık halkımızın bilinçlenmesi lazım. Bu gün ne yapılıyorsa onlar için yapılıyor. Lütfen bize engel olmasınlar.

-İlçe olma teklifi götürdünüz mü?

-22 Ekim'deki nüfus sayımından sonra 20 bini geçeceğimize inanıyoruz. Bu durumda hiçbir gerekçeleri kalmayacak. Gerekirse Başkanımız Ankara'da kamp kuracak ve Karaköprü ilçe olana kadar buraya gelmeyecek. Karaköprü şu an Şanlıurfa'nın en büyük ilçesinden de büyük. Ve belediye olarak da araç parkı ve teşkilat bakımından da biz buna layığız. Hiç bir ilçeden eksiğimiz yok, fazlamız var.

Bizim sizden ricamız gazetenizde bize teşekkür etmeyin. Övmeyin. Herşeyi olduğu gibi, gördüğünüz gibi yazın. Takdirini halk yapsın.

-Çok teşekkür ediyoruz.

AHMET GÜZEL KİMDİR?

1953 Karaköprü doğumluyum. 1962'de buradan ayrıldım ortaokula kadar Şanlıurfa'da tahsil gördüm. Sonra iş hayatına yöneldim. Başkan seçilene kadar, 50 kişinin çalıştığı bir işyerim vardı. Ben aslında esnafım siyasetçi değil. Halkımız istediği için siyasete girdim. Doğduğum büyüdüğüm yerlere hizmet etmekten öte bir amacım yok.

 

© Copyright-2005