goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

3 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Eğirdir CHP Belediye Başkanı Tacittin Gençay

Geçmişteki deneyimlerimizi biz belediyecilikte de kullanıyoruz. Bürokrasiden geldiğimiz için o­nlarla da diyaloglarım çok iyi. Bir de benim en büyük özelliğim, seçildikten sonra kesinlikle partiyi, partizanlığı bir kenara bırakmışımdır." "Gerçek milliyetçi biziz. İlçeni seveceksin, ilini seveceksin, insanını seveceksin, herkesi seveceksin, herkesi eşit tutacaksın. Ama ben bu kadar sıkıntılar içerisinde bu görevi yapıyorum. Halkıma eşit davranıyorum ve benim için en büyük iyilik de budur".

Eğirdir'in CHP'li Belediye Başkanı Tacittin Gençay ile röportajımıza "Neden siyaset" diye başladık. Başkan Gençay, sorumuzu cevaplandırırken, 25 yıllık memuriyet hayatında gördüğü çarpıklıklar yüzünden siyasete girdiğini açıkladı. Başkan Tacittin Gençay, BİZİM Mahalli İdareler Gazetesi'ne şunları söyledi: "Sadece dışarıda tenkit etmek değil, olayın bizzat içine girerek bir de herkesin kendi gücü ölçüsünde mücadele vermesi gerektiğine inananlardanım. O yüzden sadece dışarıdan, o şöyle olsun, şu idare böyle bozuk falan demek yerine, bizzat kendi mücadelemi vermek hırsıyla siyasete atıldım. Bu da kolay olmadı 10-11 yıl mücadele verdim. Ayrıca hala hizmeti de gönülden severek yapıyoruz. Ayrıca benim babam da belediye başkanlığı yaptı. 1963-77 arasında, 15 yıl üç dönem Süleyman Demirel Başbakanlık yaparken, babam da yine CHP'den belediye başkanıydı. 1977'den 1999'a kadar AP ve DYP'li belediye başkanları vardı. Şimdi ben, bu görevi babamdan devralmış oldum. Halk Partili olarak böyle bir geçmişim de var." 5 partinin seçime katıldığını söyleyen Başkan Gençay, 9 bin seçmeni bulunan Eğirdir'de partisinin 1000 oyu olmasına rağmen 3 bin 100 ol aldığını ve başkanlığı kazandığını söylüyor. Gençay'ı seçimlerde DYP adayı 2 bin 100 oyla takip etmiş, MHP bin 500, ANAP adayı da 1000 oy elde etmiş.

EĞİRDİR'İN NÜFUSU

18.700 Başkan Tacittin Gençay, nüfus sayımıyla ilgili sorumuza karşılık şunları söyledi: "Daha önceki sayımda Eğirdir'in nüfusu 13 bin 800 idi. Son sayımda işi ciddi tuttuk. Çünkü belediyelerin halka hizmet yapması açısından İller Bankası payları önemli. Ciddi bir çalışma yaptık ve sayımda nüfusumuz 18 bin 700 oldu. Bu rakam yine de az, çünkü ilçemizin gerçek nüfusu 25 bin dolaylarında. Bu arada turistik bir ilçe olduğumuz için yaz aylarında nüfusumuz 50-60 binlere ulaşır." Başkan Tacittin Gençay, nüfusu az olmasına rağmen yüksek görünen yerlerle ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: "Yalvaç, Uluborlu ve Şarkikaraağaç.... Şimdi gidin Şarkikaraağaç'ta nüfus 7-8 bini geçmez ama nüfusu 34 bin. Bizim Eğirdir'de gerçek bin nüfus sayımı yapalım, en az 25 bin civarında nüfus çıkar. Köylere, komşu vilayetlere dağlıyorlar ve nüfus az çıkıyor. Hudutları çok geniş olan bir ilçeye, Isparta'nın iki katı genişlikte yere hizmet veriyoruz. İçme suyu olsun, çöp ve temizlik hizmetleri olsun... Bizim Eğirdir Gölünün etrafında da kanalizasyon sistemi olan ve arıtma tesisi olan tek ilçe Eğirdir. Nüfus sayımı kesinleşmediği için İller Bankası'ndan payımız 13 bine göre geliyor, ama gelmiyor. Ben seçileli 2 yıl olacak payımızı hesaplarsak 600-700 milyar yapıyor ama iki yılda aldığımız para 200 milyar lirayı bulmadı.

2 YILDA 200 MİLYARLIK PAY

Benim demek istediğim, bu hak kanunla verilmişse biz de Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıysak, demokrasinin gereği her partilerin bulunması gerekiyorsa, iktidarda değiliz, hele Meclis'te milletvekilimiz yok diye ezilmeye kalkılırsak çok yanlış diye düşünüyorum. Yani Eğirdir halkının içerisinde her partiden insanlar var. MHP'li insanlar da bize oy verdi. Bu milletvekili seçimi değil; halkımız uyanıyor. Nitelikli insanları değerlendiriyor ve göreve getirme konusunda en doğruyu da yapıyor. Böyle hareket edilirse siz belediye başkanını değil, halkı cezalandırırsınız.

2 TRİLYON BORÇ VAR

Zaten 2 trilyon borçluyuz. Seçimlerde göreve geldiğimizde 2 trilyona yakın bor devraldık. 1 trilyonun üzerinde İller Bankası'nı borcumuz var. SSK'ya 500 milyar, TEK'e 350 milyar civarında borcumuz var. Emekli Sandığı'na 200 milyar borcumuz bulunuyor. Ancak bu sorunlardan yılmıyoruz. Biz sorunları çözmeye geldik bu gayretin içindeyiz ama takdir edersiniz ki belediye hizmetleri de çok öyle nankör bir görev. Kimseyi memnun edemezsiniz. Neden edemezsiniz? Kişinin, kişisel çıkarını yapmamışsınızdır, o karşı tarafa geçer anında. Bu da bir gerçektir. Türk toplumunun bir gerçeğidir. Devamlı verici durumda olmanız lazım. Benim de şimdi o pozisyonum var. Çok kişinin bizden beklentileri var. Bu küçük bir ilçede 400 küsur eleman vardı, düşünün maaşını ikramiyesini falan ayrıca hepsi sendikalı. 272 sendikalı işçi vardı. Isparta'da en çok eleman olan belediye de Eğirdir'dir. 400 olan işçi sayısı 300'e indi. Bunların yarıya yakını kadrolu diğerleri de asgari ücretten işçi. İşten çıkarma yoluna da gidilmedi, emekliliği gelen emekli oldu. Göreve ilk başladığımız günlerde belediyemizde GÖLBEL Limitet diye bir şirket vardı. Orada Tekel'in ihalelerini Belediye alıp dağıtımını yapıyormuş. Benden evvelki belediye başkanı son ihaleye girmemiş ve ihaleye girilmediği için de şirketteki işçileri çıkarmak durumunda kaldım. Bunun dışında hiçbir işçiyi işten çıkarmadık. Sonra belediye şirketlerine biliyorsunuz bir engelleme geldi. Belediyeye ait şirketler, belediyeden ihale alamayacak. Bizim şirketimiz de temizlik işleri, arıtma işleri, zabıta işleri ihale ile şirkete devrediliyor. Suhulen ihaleye giriyor o almış gibi... Oradaki işçilerimizin maaşını, oradaki işçilerimizin maaşını verebilmek için. Böyle bir yöntem uygulanmış, biz de bunu bugüne kadar böyle sürdürüyorduk. Yeni bir genelgeyle bunun yasal olmadığını, şirketlerin belediyelerden ihale alamayacaklarını dile getirdiler. Dolayısıyla şimdi bunları da çıkarma hakkım doğdu, ama o­nları şu kışta sokağa dökmeye yine gönlümüz elvermedi. O kadar sıkıntılar içinde elvermedi. Neden? Çünkü belediyecilik, belediye hizmetleri; bir fabrikatör gibi, bir işadamı gibi hep gelir gider hesapları yaparak sadece gelir gayesiyle çalışan bir müessese değil. o­nlar da bizim insanımız. Kışta kıyamette asgari ücretle çalışan insanı işten attığınız zaman o adam kesinlikle kötü yola düşecektir. Özel hayatı ve işi olmadığı için kesinlikle kötü yola düşmesi de yine benim problemimdir. Dolayısıyla bu düşünceyle atmadık. Belediyemize geçici işçi olarak aktardık. Vali Beyimize bu sıkıntıları anlattık.

İŞÇİ HAKLARINA SAYGILIYIZ

İşçi haklarına saygılıyız. Şu borçlar arasında da benim tabii parada bir sıkıntım olduğu için burada bir iş hanımız vardı, Maliyeye biz daire vererek 350 milyar lira ile borcumuzu karşıladık, takas sistemiyle bu borcumuzu sıfırladık. Bundan sonra borç yapmıyoruz, ödüyoruz. TEK'e, TEAŞ'a Genel Müdürlüğe giderek bir anlaşma yaptım. 30 milyar liralık borcun yarıdan fazlası faizdi ve bu faizi kaldırttım. Geriye kalan borcumu da 36 ay taksit yaptırarak o­nu da bir düzene soktum ve ödüyoruz. Geçmişteki deneyimlerimizi biz belediyecilikte de kullanıyoruz. Bürokrasiden geldiğimiz için o­nlarla da diyaloglarım çok iyi. Bir de benim en büyük özelliğim, seçildikten sonra kesinlikle partiyi, partizanlığı bir kenara bırakmışımdır. Hiçbir MHP'li benden şikayetçi olamaz, mümkün değildir. Fazilet Partili, DYP'li eşittir benim için. Haklı olan karşılığını alır. Böyle bir yapımız da var. MHP'li, DYP'li milletvekillerimizle, ANAP'lı milletvekilimiz ve sayın Bakanımızla, hepsiyle diyalogumuz çok iyidir. Hepsi de beni severler. O ilişkilerimi ben çoğu zaman sürdürürüm ama bu kolay olmaz; öperler, koklarlar, severler ama bazen kazık da yerim yani. Ben yaratılış olarak insanlarla kaynaşan ve cana yakın biriyimdir.

EL ATILMADIK SORUN KALMADI

Başkan Tacittin Gençay, Eğirdir'in sorunlarına el attığını belirterek şunları söyledi: "Eğirdir'in sorunlarıyla ilgili el atmadığımız yer kalmadı. Sigortayla da şimdi diyalog halindeyim. Biliyorsunuz yakın zamana hep yüzsüzlerden söz ediliyor. Ama ben yüzsüz değilim. Ben bunu kabul etmiyorum; çünkü borçlar benden kaynaklanmış değil. Bu ülkenin problemidir. Ülkenin borçları meydandadır, hem dış, hem iç borç. Yani bunu da pek yadırgamıyoruz, borçlanılmış bir kere. Tamam borcumuz borç ödeyeceğiz ama nakitimiz yok. Gayrimenkullerimizi önerdim. Isparta Sigorta Hastanesi'nin, Sigorta Müdürlüğü'nün Eğirdir'de hiçbir birimi yok. Yani sağlık ocağı, dispanser gibi bir birimi yok. Eğirdir turistik bir ilçe, şimdi çift yolumuz da yapıldı. Eğirdir-Isparta arası sanki Isparta'nın bir banliyösü gibi 10 dakikadır. Siz Isparta'nın iki mahallesi arasında gidip gelinceye kadar, Eğirdir'e gelirsiniz. Eğirdir'in en kıymetli yeri Türkiye'nin en kıymetli yeridir. Dağ ve göl, su kirliliği yönetmeliği var, kıyılarında yapı yasağı var. Arsa çok kıymetlidir bizim burada. Şimdi orada borcuma karlılık 5 katlı, 10 daireli yüzde 85'i yapılmış bir apartman önerdim. Biz borcuna sadık, o­nurlu bir insanız. Geçmiş yıllarda devlet devletse, 10 yıldır o alacağını bırakmayacaktı. 10 yıldan beri almayanlar yüzsüz. 10 yıldan beri alacağını almayan insanlar yüzsüzdür. Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan'ı bu yüzden kınıyorum. İşçilerin tasarrufu teşvik fonundan kesip de, o fonlarda biriken trilyonları, sağda solda çarçur edeceklerine evvela işçilerin fondaki paralarını ödesinler; ama ödemiyorlar. Kendisini televizyonda dinledim; parasının olmadığını hazine yerleri ve arsalarının olduğunu söyledi. Biriken para karşılığında arsa vermeyi önerdi. Şimdi; sen işçilerin gönülsüz ve istemediği halde kestiğin paralara karşılık arsa vermeye kalkınca yüzsüz olmuyorsun da ben apartman dairesi önerdiğim halde nasıl yüzsüz oluyorum. Borcu inkar da etmiyorum. Sonra geçmiş dönemde yapılan borç yüzünden Bakan, bizi yüzsüz ilan edebilir mi? Kendisi arsa verebiliyor, Başkan teklif ettiği zaman başka türlü davranıyor. Bakan Okuyan, belediye başkanlarının özel mülklerini haciz etmekten söz ediyor. O işçilerin de senin bakanlığında alacakları var, o zaman senin bakan maaşına el koysunlar. Sen dürüstten eğer o­nu yaptır. Geçmiştekiler görevlerini niye yapmamış; o­nların suçunu ben mi çekeyim? Bunu deme hakkın var mı senin yüzsüz diye? Sonra itiraz da etmiyoruz; paramız yok... Hukukta da böyle... Sonra benim 500-600 milyarlık yerimi 200 milyara alayım derse ben verir miyim? Sonra benim borcum kalırsa ki, 500 milyar borcum kalmış, 200'ünü alayım 300' ne olacak? Faiz çalıştırıyorsun... Devletin birimleri birbirlerine faiz uygulaması yapıyor, ne biçim saçma bir şey bu. Borçlarımızın çoğu faizin faizi maalesef... Ayıp, biz de devletiz, kime hizmet veriyoruz? Biz Yunanistan'dan mı, Rusya'dan mı geldik? Ülke, hepimizin ve birlikte kalkınacağız.

BAŞKAN ÇOK DERTLİ...

Eğirdir Belediye Başkanı Tacittin Gençay, bürokraside yaşanan sıkıntılardan oldukça şikayetçi ve "Bu konuda çok dertlimim" diyor ve şunları söylüyor: "Bizim burada Su Ürünleri Fakültesi, 1984'te faaliyete geçti, hatta 82'lere dayanıyor. Arkasından Turizm Yüksek Okulumuz var; peyzaj mimarisi, sekreterlik bölümü var. Şimdi bir tane de Milli Eğitime bağlı Kız Sanat Enstitümüz var ve önceden çok kalabalıktı. Aynı kampüsün içerisinde, araları 10 metre yok. Bunların talebesi 7'ye düştü. Çok çarpıcı bir şey anlatacağım. Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü, boş yer olduğu takdirde yeni bir yüksek okul vereceğini söyledi. Eğirdir'in ekonomisine katkı verecek, herşeyi ile ilçemizin menfaatine olacak. Boş bir yer olsa yeni bir yüksek okul açılacak. Yer Milli eğitime bağlı ve isteyen üniversite; ama adam boş olan yeri vermiyor. Diyor ki; 7 kişi siz azsınız, başka bir lisemiz var; erkek sanat okulu ve çok amaçlı ve 3 katı boş duruyor. Gelin sizi oraya alalım buralara yüksek okul açalım. Ama maalesef Milli Eğitim, üniversiteye yer vermiyor. Oysa en azından 3 yıllığına, 4 yıllığına şartlı verilebilir. Nasıl bir iştir anlamak mümkün değil. Devletin Milli Eğitimi kim, belediye kim, üniversite kim, Bayındırlık Bakanlığı kim? Hepimiz beraberiz ve birbirimizin eksiğini kapatacağız. Ben belediye olarak her türlü imkanımı herkes için seferber ediyorum. Vali Bey, bazı köylerin işi için zaman zaman arar, dozer lazım olduğunu söyler. Falan köy benim işim mi diyebilirim; ne yapacak Vali bana? Ama ben "Derhal Valim" diyorum. Orda bir köy var uzakta o köy benim köyüm diyorum. İmkanımız var, dozer boş duruyor gönderiyorum. Bu doğru değil mi; birbirimize yardımcı olmayacak mıyız? Kaymakamın hiçbir telefonu da imkanlarımız ölçüsünde geri gitmemiştir. Gerçek milliyetçilik işte bu. Altı okun da bir tanesi milliyetçiliktir. Gerçek milliyetçi biziz işte. Yani ilçeni seveceksin, ilini seveceksin, insanını seveceksin, herkesi seveceksin, herkesi eşit tutacaksın. Şimdi taş üstüne taş koymazsam çalışma nasıl olur? Görünen bir şey yapmazsan, geldiler de ne yaptılar derler. Şu anlattıklarımdan hiçbiri hizmetten sayılmaz. Ama ben bu kadar sıkıntılar içerisinde bu görevi yapıyorum. Halkıma eşit davranıyorum ve benim için en büyük iyilik de bu. Eğirdir; turistik bir ilçe ve temiz tutma gayreti içindeyiz. Çöpleri günde iki defa aldırıyorum. Hiçbir belediyenin böyle titiz davrandığı kanaatinde değilim."

"BİR TEK ADAM ALMADIM"

Belediyeye bir tane bile adam almadığını söyleyen Başkan Tacittin Gençay "Hepsi karşı görüşlü insanlar. Ama beni tanıdıkça, tarafsızlığımla hem personelimin hem de halkımın kanaatlerinin değiştiği kanaatindeyim. Ancak her halde herkese beğendiremezsiniz; peygamber olsanız ümmet yaratamazsınız" diyor. Başkan Gençay aldığı kararlara karşı çıkılıp çıkılmadığı yolundaki sorumuz karşısında da şunları söylüyor: "Bugüne kadar ben hiçbir şey görmedim. Zaten herkesi memnun edemezsiniz. Özel olarak belki birinin menfaatine engel olmuşuzdur, bir şey olmuştur; o arkadan konuşur."

EĞİRDİR'İN İMAR DURUMU

İmar durumu ve planın uygulaması konusundaki sorumuz karşısında Eğirdir'in CHP'li Belediye Başkanı Gençay şu bilgileri veriyor: "Eksiklikler oluyor; geçmişte çok büyük çarpıklıklar da olmuş; kötü örnekler var. Bozuk örnekleri düzeltmek çok zor. Çıplak bir yer olsa devletin kanunlarını harfiyen uygularız. Ama yapılmışsa ben o­nu düzeltme şansına ekonomik olarak sahip değilim."

TACİTTİN GENÇAY KİMDİR?

1949 doğumlu, ilkokul ve ortaokulu Eğirdir'de, liseyi Isparta'da, üniversiteyi Atatürk Üniversitesi'nde okudu. Ziraat Yüksek Mühendisi. 25 yıllık bir meslek hayatı bulunuyor. 1988 yılına kadar Tarım Müdürlüğü'nün çeşitli kademelerinde görev aldı. Çeşitli fabrikalarda işletme müdürlüğü, genel müdürlük ve GÜLBİRLİK Genel Müdür Yardımcılığı yaptı.2 yıl serbest çalıştıktan sonra Sanayi Ticaret İl Müdür Yardımcılığı, İl Müdürlüğü ve 2 yıl da İl Müdür vekilliği yaptı. 1999 seçimlerinde CHP'den katıldığı seçimleri kazanarak Eğirdir Belediye Başkanı oldu. Sözünü ettiğim bu yer elbetteki daha iyi, daha güzel olabilirdi. Bugün bunu düzeltme şansına ben sahip miyim? Peki zamanında niye müsaade edildi? Akıl vermesi kolay. İlçeyi bozmuşsun... Kim bozdu o­na bakılmıyor, hemen tenkit ve karalama... Ama böyle bir yere varılmaz. Ben projeler üretiyorum; heyelanla ilgili proje yaptırdım. Bu proje için Afet İşleri ile görüşeceğim. Bu bölgede kayalar düşüyor; burası heyelan tehlikesi altında. Türkiye'nin göz bebeği Dağ Komando Okulu var burada. Milletvekillerinin biri Senirkentli, öbürü Gelendostlu, diğeri Karaağaçlı... Elbette oralara da verilsin, oradakiler de bizim insanımız ama; önce gerekli yere yardım yapılsın. Söz verdiler sıra Sütçüler'deydi, Eğirdir'deydi. 6 ayda bir toplanılıyor ve yardımlar da Afet Fonundan 6 ayda bir alınıyor. Bize sıra inşallah Temmuz ayında gelecek; umudumuzu kesmeden bekliyoruz. Biz de bu ülkenin insanıyız. Bu ülkeye hizmet vermeye çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Anayasa'nın birinci maddesi eşitlikten bahseder. Tatbikata geldiği zaman eşitlik olmuyor. Biz bunları söylüyoruz; bunlar otursun artık ve bir kişinin elinde olmasın. Eğirdir'de toplanan burada kalsın, ben o­nunla Eğirdir'e hizmet vereyim. Hatta devlet; Milli eğitim ve sağlık gibi bir çok şeyden elini çeksin. Kendimiz kazanalım ve ilçemizin sağlık hizmetini biz kendimiz çözelim. Benim buradaki vergime karışmasınlar. Ben kendi herşeyimi kendim yapayım. Başkan Tacittin Gençay'a verdiği örnek karşısında "Yani eyalet sistemi mi; ABD'deki gibi" diyoruz ve Başkan devam ediyor: "Ben burada bir doğru tespit yapıyorum. Biz yarın gideriz, bir başka partinin adayı seçilir. Demokraside bunlar olacak."

EĞİRDİR'DE ALTYAPI SORUNLARI

Başkan Gençay, altyapı, kanalizasyon ve içme suyu ile ilgili problemleriyle ilgili sorumuzu da şöyle cevaplandırıyor: "Ben seçilmeden önce kanalizasyon köprü başından itibaren patladı. 1984'te başlanan kanalizasyon çalışmaları doğru dürüst bitirilemedi. Eğirdir engebeli olduğu için motor gücüyle kanalizasyon arıtma tesislerine gidiyor. Ben geldiğimde eksiklikler vardı, o­nları tamamladım. 2 bin 200 metrelik kanalizasyonun tamiratını yaptırdım. Bu işin ödeneğini Sayın Bakanımız Erkan Mumcu'dan aldım. Ben bu işi İller Bankası'na borçlanmadan yaptırdım. 45 milyar borcumuz vardı, Maliyemden 15 milyar geldi şimdi müteahhide 30 milyar borç var. Bunun hepsini almak için gittim ve sözünü de aldım. Şimdi ödenekler serbest bırakıldığı anda 30 milyarımız da gelecek. Arıtmanın da tamiratını yaptırdım. Çevre Bakanlığı'ndan 30 milyar gelecek ama 5-6 milyarı geldi. Bir adet vidanjör istedim. Türkiye'nin en büyük Kemik Hastalıkları Hastanesi burada. Çevre Bakanlığı'ndan istediğimiz vidanjör gelmedi, bunlar bir de kardeş parti. 5 milyar payın gelir, üstü gelmez; İller Bankasından payın gelmez. Sonra da tenkitler başlar. Burası turistik bir ilçe ve gölünde mavi bayrak dalgalanıyor. Para yok diye işleri yapmamak olmaz; her şeyini yapmamız lazım. Tek başımıza her şeye rağmen birşeyler yapmaya çalışıyoruz. İçme suyu konusundaki sorumuza Başkan Tacittin Gençay "İçme suyunun ihalesi yapılalı 2 yıl oldu, önümüzdeki yaz sonu bitmek üzere" diyerek yol durumuyla ilgili sorumuzu cevaplandırıyor: "İstasyon Mahallemizin asfaltlanmasını Köy Hizmetleri ile protokol yaparak geçen yaz yaptırdık ve parasını da ödedik. Eksiklerimiz var ve o­nları da yapacağız. Belediyecilikte yaptım bitti diye bir şey yok. Bir yandan yapıyorsun, bir yandan da bozuluyor. Burada ilginç bir şey var. Şimdi su şebekesi döşeniyor. İhalesi eskiden aldığım gibi verirdim; ihale öyle olurdu. İller Bankası yapıyor benim işimi. Keyfi çatacak da beyefendinin ayda bir gelecek ve müteahhidi kontrol edecek. Böyle bir şey olur mu; böyle bir saçmalık olur mu? Yolları yarıyorlar, asfaltları kazıyorlar sonra da öyle bırakıp gidiyorlar. o­nları tamir etmek, asfaltını tekrar dökmek, bana kalıyor. Böyle bir saçmalık olur mu? Bir taraftan da param yok diye ağlıyoruz. TELEKOM gelir hat için kazan gider. TEK desen öyle... İleride bütün elektrik direklerini yerin altına alma projesi var. Avrupa Birliği'ne gireceğiz diyoruz ama daha elektrik direkleri salkım saçak. Bir şeye el atalım dedik, o­nu yaparken başka şey bozuluyor. Bunlar hiç hizmetten sayılmıyor. Koskoca turistik ilçede tuvalet yoktu, 5-6 milyar liralık harcamayla o­nu yaptırdık. Tuvalet de bir yatırım üstelik de çok iyi oldu. Kısacası, elimizden geldiği kadar eksiğimizi tamamlamaya çalışıyoruz."

YEŞİL ALANDA DURUM

Başkan Gençay, yeşil alan çalışmaları konusunda çok titiz. Belediyenin park bahçe bölümü var. Çiçek, fide, ağaç ve bitkileri kendileri yetiştiriyor. Peyzaj konusunda da Üniversite ile işbirliği yapılıyor. Başkan Gençay, yeşillendirme çalışmalarının özellikle turizm açısından önemli olduğuna inanıyor. Eğirdir Belediye Başkanı Tacittin Gençay, bu konuda da problemleri olduğunu belirterek şöyle dert yanıyor: "Bir de kıyı kenar çizgisi ile uğraşıyoruz. Bu ne derseniz; gölün en çok yükselebilirliği yeri kabul ediyorlar. Bunu biz değil Bayındırlık Bakanlığı yapıyor, o çizgiden itibaren yapıları ayarlıyorlar. Tabi göl çekildiği zaman ortaya bir boşluk çıkıyor. Bu boş alan hazineye ait ve o­nlardan izinsiz; buralara dokunamıyoruz, herhangi bir şey yapamıyoruz. Bunda da problemimiz var. Kıyıları güzelleştirelim, par bahçe yapalım derseniz hemen Maliye "Burası benim dokunamazsınız" diye karşınıza çıkıyor. Böyle bürokratik engeller de var. Adaya giden yol güzergahının sağ tarafı Maliyeye ait ama 20 yıldır kimsenin sesi çıkmamış, Orada gara binası var, restoran var. Şimdi Maliye devreye giriyor ve buralara sahip çıkıyor. Sahi 20 yıldır bunlar neredeydi? Tacittin Gençay gelince mi aklınıza geldi? Bu kadar siyasetin olduğu bir şey olur mu? Ben tarafsız bir başkanken herkes cephe alacak, yardımcı olmayacak. Ben bütün parti başkanlarıyla da diyalog halindeyim. Sen benden değilsin; senin lafını dinlemem, senin önerini almam diye bir tatbikatım da yok. Herkesin fikrine saygılıyım.

MİLLETVEKİLLERİYLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİ

Isparta milletvekilleriyle ilişkilerini ve bu konudaki düşüncelerini soruyoruz Başkan Gençay'a.. Ne kadar destek oldukları yolundaki sorumuza samimi bir şekilde şöyle cevap veriyor: "Bakan geldiğinde ilgilenmesek, o bize sıcak bakar mı? Buraya geldiklerinde ben kendi adamlarından daha fazla sahip çıkarım. Meclise gittiğimde hepsini ziyaret ederim. Bulamazsam not bırakırım. Dördünü de görmeden gelmem. Görüyorsunuz hepsinin de fotoğrafları var. MHP'li milletvekillerimize Bayındırlık Bakanlığı, Afet İşleri sizde, gel seni sırtımda taşıyayım, Eğirdir'in altın anahtarını vereyim dedim ve geldi buraya. 2 bin 200 metrelik kanalizasyonu yaptı, gölü kirlenmekten kurtardı, kendi ödeneğinden verdi. Bu fotoğrafları keyfimizden, yağ yakmak için asmadık. Ben şimdi herkese eşit davranırken, herkesi ziyaret ederken o­nlardan da aynı ilgiyi istiyorum. Nasıl bir MHP'li belediye başkanına yardım ediyorlarsa, ben de istiyorum; şu anda bir sıkıntım da yok."

EĞİRDİR'DE ULAŞIM HİZMETLERİ

Uzun bir siyasetten sonra Başkan Gençay'a Eğirdir'deki ulaşım hizmetlerinin durumuyla ilgili görüşlerini soruyoruz. Başkan Gençay, ulaşım hizmetleri konusunda şu bilgileri veriyor: "Belediye olarak zarardayız. Demin de söylediğim gibi işçiyi atamazsınız. Özel sektör zarar ediyorum diye atıyor ama biz özel sektör değiliz. 4-5 sene önceden iç hatlarda minibüs servise konulmuş... Belediyenin kontrolünde şahıslara satılmış. Daha o­nlara tam olarak eğilemedik; disiplin altına alınmış değiller. Bir de Eğirdir-Isparta arasındaki taşımacılık var. 20 yıldır Öz Eğirdir vardı şimdi Lüks Eğirdir kuruldu. Vali uygun gördü biz de uygun şekilde verdik gidiyor. Araç fazla olunca rekabet oluyor. Bu rekabet iyi değil; esnaf bundan rahatsız. Bunlar; bu işi kendimiz yapacağız diye kendi başlarına bir kooperatif kuruyorlar. Bir şeyi yaparken ilk danışılacak yer kaymakamlıktan, valilikten önce belediyelerdir. Bir iş için belediyeden izin alınır. Bir yapı için önce yapı ruhsatı bittiğinde de iskan rusatı alınır.Ama arkadaşlarımız sağolsunlar kendi başlarına kooperatif kuruyorlar; biz sonradan öğreniyoruz.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis