
Aksu Kaymakamı Osman Ahsen "Isparta'nın birçok ilçesinde sağlık merkezi varken Aksu gibi bir yere sağlık merkezinin kurulmaması gerçekten esef verici durumdur. Neden sağlık merkezi kurulmadığını bize bir izah etmeleri lazım" diyor. Aksu; Isparta'nın bir ilçesi... Ancak; diğerlerine göre hizmetlerde mahrumiyeti yaşıyor. Tarihi geçmişi ve coğrafi yapısı itibariyle insanların ilgi odağı olan Aksu'nun Kaymakamı Osman Ahsen, ilçesini bütün yönleriyle BİZİM Mahalli İdareler Gazetesi'ne anlattı. Sağlıktan eğitime, Aksuluların geçim kaynağından sosyal ve kültürel faaliyetlere kadar ilçenin durumunu değerlendiren Aksu Kaymakamı Osman Ahsen, çocukların eğitimine büyük önem verdiğini söyledi. İyi bir eğitim sağlanabilmesi için çalışmalar yaptıklarını söyleyen Kaymakam Ahsen, ilçesini anlatırken şunları söyledi:
NÜFUS SAYIMI DEĞERLENDİRMESİ
"Aksu'nun nüfusu 5 bin 6'dır. Bugünkü nüfus sayımı sistemi o anda orada kimi bulduysanız, kimi gördüyseniz onun yazıldığı bir sayım sistemi uygulandı. Normal şartlarda Aksu'da 5 bin insan yaşamıyor. 5 bin nüfus Aksu için abartılı bir rakam da değildir. Çünkü Aksu; tarihi geçmişi, coğrafi yapısı çok daha büyük bir nüfus potansiyelini zaman zaman kendisine çeken bir bölgedir. Burada bütün bu bölge Beyşehir'den Isparta bölgesine, Antalya Serik'e kadar Anamas Yaylası diye bilinir. Bu dağların merkezi de Aksu'dur. Dolayısıyla Ananas Yaylasının, Aksu merkezi özellikle de Serik bağlantısı çok kuvvetli bir bağlantıdır. Bu bölge Serik'teki Türkmen aşiretlerini, Yörük aşiretlerini özellikle Karakoyunlu aşiretinin tarihi doğal tabii yaylalarıdır. Bundan 30-40 yıl öncesine kadar 50-60 bin koyunla insanlar 11 günde Serik'ten buraya gelir ve dönerlermiş. Günlerce buralarda koyun sesleri, deve sesleri dinlenirmiş. Şimdi bu insanlar, buradan tamamen kopmuş değiller. Ekonomik şartlar sebebiyle Serik'te yerleşikler ama hala bugün Aksu'da 200-300 tane bu insanların yaptırdığı ev var. Yazın bu gördüğünüz ilçe merkezinde oturacak iyi veya kötü tek bir oda, tek bir göz ev bulamazsınız. Antalyalılar gelir ve buraları kiralarlar, tutarlar. Sorgun Yaylası, Çayır Yaylası ile Dedegöl Dağına kadar giden yol havzası olduğu gibi çadırlarda ve pikaplarda yaşayan Yörüklerle doludur. Aksu'yu tarihi geçmişiyle ve bağlantılarıyla da değerlendirdiğimiz zaman bu sayımda çıkmış 5 bin nüfus bana abartılı bir rakam olarak gelmiyor. Belediyemizin dışarıdaki Aksulu hemşehrilerimizi getirme faaliyetlerini bir yıldır gözlüyordum.
SAĞLIK HİZMETLERİ
Aksu merkez olarak zayıf olmakla beraber ilçe merkezi olarak hitap ettiği alan oldukça geniş. 30-40 km ötede dağ köylerimizin insanlarının hizmet merkezidir burası. Yine aynı zamanda Eğirdir'e ve Sütçüler'e bağlı olmakla beraber bazı beldelerin en temel devleti karşılarında bulabilecekleri hizmet noktası Aksu. Dolayısıyla gördüğü hizmetler bakımından oldukça stratejik önemi olan bir hizmet merkezidir diye düşünüyorum. Sağlık olarak burada günde 70-80 hasta muayene ediliyor. Bunlar içinde ciddi miktarda Pazarköy, Bağıllı, bir de kendi köylerimiz dışında Ayvalıpınar'dan hastalar var. Çünkü burasının merkezi bir ocak olması, eczanesinin olması sebebiyle bu insanlar buradan sağlık hizmeti görmeye geliyorlar. Bizim buradaki sağlık ocağımızın alternatifi 70 km ötedeki Isparta Devlet Hastanesi'dir. Bazı ilçeler, il merkezine oldukça yakın; 20 km gittiğinde devlet hastanesine, özel polikliniklere ve tıp fakültesine ulaşabiliyorlar. Bizim burada insanımız köyünden çıkıp doktor görmek istediği zaman 30 km gidip Aksu'ya gelebiliyor. Ama burada yeterli sağlık imkanını bulamadığı zaman 70 km daha gidecek. Burası oldukça fakir ve gariban bir yer. Bugün bir vatandaşın devlet hastanesine gidip küçük bir tahlili yaptırması, ilacını yazdırması için belki bir keçisini satması lazım. Çünkü bugün Aksu'nun dağlık bölgelerinde zirai arazi yok, sulu tarım zaten yok. İnsanların 5-10 keçisi var ve bu insanlar yılda 300-400 milyon parasal geliri ancak bulabiliyorlar.
SAĞLIK MERKEZİ ŞART
Aksu'da bugün bir sağlık ocağımız var; sağlık merkezi şartlarına tamamen sahip olmasına rağmen, hitap ettiği nüfus ve diğer sağlık merkezlerine uzaklığı itibariyle Sağlık Bakanlığının belirlediği kriterlerin tamamına fazlasıyla sahip olmasına rağmen bugün sürekli doktorun beklediği, basit bir takım tıbbi tahlillerin yapılabildiği, basit bir röntgenin çekilebildiği, kan, idrar gibi basit tetkiklerin yapılabildiği bir sağlık merkezimiz yok. Adeta köy gibi; bir sağlık ocağı, bir doktor; şimdi ikinci bir doktor arkadaş bekliyoruz. Bu doktorla idare etmek zorundayız. Bu arkadaş günde 70 hastayı muayene edecek, aynı zamanda adli tabip olarak nöbet tutacak. Aksu'nun acilen bir sağlık merkezine ihtiyacı var. Isparta'nın birçok ilçesinde sağlık merkezi varken Aksu gibi bir yere sağlık merkezinin kurulmaması gerçekten esef verici durumdur. Isparta'da sağlık planlarını yapanların oturup bunu düşünmesi lazım. Aksu'ya neden sağlık merkezi kurulmadığını bize bir izah etmeleri lazım. Sağlık evlerini biz zaten çoktan gözden çıkardık. Ama en azından ilçe merkezinde 24 saat acil bir vakaya müdahale edebilecek bir sağlık merkezi istiyoruz. Burada 12 köy, bir kasaba var; ilçenin toplam nüfusu devlet hastanesi yapılan birçok yerle eşittir. Ambulans konusunda da sıkıntı var; çok eski ve son derece masraflı bir ambulansımız var. Aldığımız duyumlara göre Nisanda yeni bir ambulans gelecek
EĞİTİM HİZMETLERİ
Aksu'da normal 3 eğitim merkezimiz var. Okul malzemeleri açısından, derslik bakımından bir sıkıntımız yok. Branş öğretmenlerimiz 1-2'sinin dışında bu sene tamamlanabildi. Daha önce kapatılan 5 köyümüzde yeniden ilköğretim hizmetlerine başladık. 5 sınıf bir öğretmen olunca eğitim kalitesi bakımından beni tatmin eden bir durum değil. Diğer okullarımızda herhangi bir sıkıntımız yok. Doğrudürüst bir İstiklal Marşı okutacak, folklor ekibi çalıştıracak bir öğretmenimiz yok. Eğitim hizmetlerine büyük hassasiyet gösteriyorum. Eğitimi bir bütün olarak algıladığım için bir resim, bir müzik, bir çalışkan beden eğitimi öğretmeninin; bir matematikçi kadar önem arzettiğini düşünüyorum. Son dönemlerde görüyorum ki, iyi okullarda okuyabilmek, iyi yerlere gelebilmek ancak varlıklı ailelerin il merkezlerinde belli kolejlerin, iyi okulların imkanlarından yararlanabilen çocukların yararlanabildiği bir imkan haline geldi. Kaymakamlık yaptığımız Anadolu'nun Türkiye'nin ağlayan yüzü, gülmeyen yüzünde insanlar, çoban bir anne babanın çocuğu olarak çoban ve çiftçi olarak yaşayıp göçmek durumunda kalıyor. Fiilen böyle bir şey var; hukuken böyle bir yapılanma yok ama fiilen böyle bir durum ortaya çıktı. Benim ilk heyecan duyduğum iş, öğrencilere yaptığımız yatırımlar, öğrencilerle geçirdiğimiz mesai; eğitim kalitesinin artırılması olmuştur. Çünkü, Türkiye büyük bir medeniyete ulaşacaksa, Atatürk'ün gösterdiği uygarlık seviyesini yakalayacaksa insan kaynaklarını çok iyi planlamak ve geliştirmek zorunda. Bizim tek eksiğimiz budur. Maden arıyoruz, enerji arıyoruz, her türlü şeyi bulmaya geliştirmeye çalışıyoruz ama herşeyin insanda başlayıp bittiğini gözardı ediyoruz. İnsan kaynaklarına yapılan yatırım hiç gözükmemekle beraber çok ciddi ve çok heyecanlandıran bir şey. İlkokuldan itibaren bir öğrenciye 10 yıl yatırıyorsunuz; sonuçta hiç eğitim almamış bir insan gibi etten kemikten bir yaratık karşınıza çıkıyor. Dolayısıyla buradaki kalite farkını herkes de görmüyor. Bir çeşme ya da bir başka şey için para toplasanız herkes verir; ama öğretmenler için, kurslar için, sanatsal faaliyetler için para isteseniz kimse beş kuruş para vermez. Yapılan eğitim faaliyeti bir öğretmenin gelip 40 dakika bir şeyler anlatması olarak algılanır. Bütün öğrencilerimiz kendilerini yetiştirebilsinler; Anadolu'nun köylerindeki kısır döngüleri kırabilsinler. Bu anlayış içerisinde bu faaliyete giriştik. Bunun için de Eğitim ve Gençlik Merkezini kurduk. Geçen sene ilçemizde üniversiteyi kazanma oranı sıfırdı, böyle bir acı
OSMAN AHSEN KİMDİR?
1974 doğumlu, aslen Konyalı olmakla beraber tüm hayatı Ankara'da geçti. 1992'de Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü birinci tercihi olarak kazandı, 1996 yılında mezun oldu. Aynı yıl açılan kaymakamlık sınavını kazandı. 1997 başında kaymakam adaylığı süreci başladı. Ordu Kabadüz ilçesinde Kaymakam Vekilliği görevinde bulundu. Bu görev ilk tecrübesi oldu. Anadolu gerçeğini orada tanıma imkanı buldu. Staj döneminin sonunda da ilk görev yeri olan Aksu Kaymakamlığına atandı. Kaymakamlık görevine Aksu'da 13 Ocak 2000'de başladı.