
Turizmde yenilik dönemindeyiz" Turizm Bakanı ve ANAP Isparta Milletvekili Erkan Mumcu "Hayatım boyunca Isparta'nın ve hemşehrilerimin sorunlarının çözümü ve Türkiye gelir/yatırım pastasından hak ettiği payı alabilmesi için çalıştım. Bakanlığım döneminde Isparta iline ayrılan ödeneklerde ve yapılan yatırımlarda maddi ve manevi destek sağlanmıştır" dedi.
Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Türkiye'nin turizm sektöründeki durumuyla ilgili olarak "2001 yılı turizmde yatırıma ilişkin yaklaşımımızın gözden geçirildiği, yeni bir yatırım anlayışının benimsendiği ve politikaların uygulandığı yıl olacaktır" dedi. BİZİM Mahalli İdareler Gazetesi'nin sorularına yazılı olarak cevap veren Turizm Bakanı ve ANAP Isparta Milletvekili Erkan Mumcu, Isparta'da turizmin değerlendirilmesiyle ilgili olarak yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bakan Mumcu, Turizm Bakanlığı'nın yeniden yapılandırılması çalışmalarıyla ilgili olarak da açıklamalar yaptı. Turizm Bakanı Erkan Mumcu'ya sorularımız ve verdiği cevaplar şöyle: 1999-2000 yılları arasında Türkiye turizminin değerlendirmesini yaparmısınız Dünya piyasalarıyla bütünleşme, kültür alışverişi ve ülke kalkınmasına katkısı açısından turizm, Türkiye için stratejik bir sektördür. 36 sektör üzerinde gelir ve istihdam yoluyla çarpan etkisine sahip olan turizm, ülkemizin döviz gelirinin 1/3'ünü tek başına karşılamaktadır. Dünya Turizm Örgütü'nün projeksiyonlarına göre, Türk turizmi önümüzdeki 15-20 yıllık süre içerisinde Avrupa-Akdeniz bölgesinin en önemli dördüncü turizm ülkesi haline gelecektir. Türkiye turizmde olağanüstü avantajlara ve çok zengin bir potansiyele sahiptir. Ülkemize gelen turist sayısı 1995 yılında 7.7 milyon kişiden 1998 yılında 9.7 milyon kişiye; turizmden elde edilen gelir ise 4.9 milyar dolardan 7.2 milyar dolara yükselmiştir. Bu rakamların da gösterdiği gibi ülkemizde turizm sektörü son 20 yılda dünya ortalamasının üzerinde gelişmiştir. 1999 yılında terör ve deprem felaketi gibi nedenlerle ülkemize 7.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri 5.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2000 yılında ise yaklaşık 10 milyon 400 bin turist ülkemizi ziyaret etmiş ve yaklaşık 8 milyar dolar gelir elde edilmiştir. Bakanlığımızdan işletme belgeli yatak sayımız 321 bine çıkmış olup, ayrıca bu sayıya yakın Belediye belgeli yatağımız da yabancılara hizmet vermektedir. Diğer taraftan, bunlara ilaveten 246 bin civarında yatırım belgeli yatağımız vardır. Dolayısıyla, artık Türkiye 800 bin ile 900 bin civarındaki yatak sayısı sayesinde Akdeniz çanağında, İspanya'dan sonraki en büyük turizm merkezlerinden biri olmuştur. Çanakkale'den Mersin'e uzanan ve 3 km'lik bir derinliği olan şeritte kıyı planlamasının gözden geçirilmesi yanında, kış turizmine de önem verilmesi gerekmektedir. Tabii bu ara, inanç turizmi, yayla turizmi, İpek Yolu, akarsu turizmi, bisiklet tur güzergahlarının belirlenmesi geliştirilmesi, atlı doğa yürüyüşü, antik kentler, mağara turizmi, sportif olta balıkçılığı, kuş gözlemciliği, botanik turizmi, fotosafari, av turizmi, termal turizm, yat turizmi, dağ ve kış turizmi, golf turizmi ve buna bağlı olarak ülkenin her tarafında turizme açılabilecek belli konseptler yaratılması ve geliştirilmesinin gerekliliği görülmüştür.
2001 yılına bakıldığında Turizmi nasıl olacaktır?
1999 yılında yaşananlar bir çok olumsuzluğun yanı sıra gerçeklerin anlaşılmasında etkili olmuştur. Örneğin 1999 yılının olumsuzlukları sezonun bir yıl öncesinden planlanması nedeniyle 2000 yılında stratejik bir tanıtım kampanyası izlenmesini gerektirmiş, Türkiye, ilk kez 2000 yılında belli bir konsepte bağlı bir tanıtım stratejisi uygulamıştır. 2000 yılında Türkiye bir kriz yılının ardından bir rekor yılı yaşamıştır. Geçen yıl uygulanan ve bu yıl da sürdürülen tanıtma kampanyalarının temel yaklaşımı, sürekli ve etkin bir Türkiye imajı ortaya koymaktır. 2001 yılı turizmde yatırıma ilişkin yaklaşımımızın gözden geçirildiği, yeni bir yatırım anlayışının benimsendiği ve politikaların uygulandığı yıl olacaktır. Türkiye, bu yatırımlar sayesinde gerek ölçek, gerek çevre entegrasyonu ve gerekse de ürün tasarımı açılarından, Akdeniz bölgesinde pazar payını en hızlı artıran ülke olacaktır. Bu yıl 12 milyon turist ağırlamayı hedefliyoruz. Bu belki 13 milyona kadar ulaşacak. 15 milyona ulaşması da mümkün ama arzımız yetersiz. Türkiye bu alanda arzını, kapasitesini süratle büyütmelidir. 10 milyon doları aşan bir turizm geliri bu yıl Türkiye elde edecek ve ben inanıyorum ki, önümüzdeki yıllarda da bu büyümesini sürdürecektir.
Türkiye turizmi için neler yapılabilir?
Küresel değişim bir çok sektörü olduğu gibi turizmi de etkilemektedir. "Seyahat endüstrisi", teknoloji, müşteri profili ve ürün anlayışı açısından yeniden yapılanmaktadır. Ülkemizin bir turizm ülkesi olarak yapmak zorunda olduğu şey, turizmini değişimin gereklerine ve uluslararası rekabet şartlarına göre yeniden yapılandırmaktır. Bunun için özellikle sahip olduğumuz tarihi, kültürel ve coğrafi varlıkları bir turizm ürününe dönüştürmek ve bunu yaparken "seyahat endüstrisinin" gerçeklerine ve gelişmelere uygun bir yatırım, pazarlama ve tanıtma yaklaşımına sahip olmalıyız. Türkiye, turizme yönelik büyük bir potansiyele sahiptir. Örneğin; golf turizmi, kış turizmi, yayla turizmi, kaplıca turizmi, mağara turizmi, rafting gibi. Golf turizmini şu anda bulunduğu noktadan daha ileriye geliştirmek mecburiyetindeyiz. 7-8 kayak merkezi var, bunları geliştirmek ve pazarlamak mecburiyetindeyiz. Türkiye'de kar yağdığını sanki insanlar bilmiyorlar. Türkiye'nin doğu bölgelerine yağan kar, Alpler'de hiç görülmeyen ve toz kar denilen cinste olup, kayak yapmaya en elverişli ve kaliteli türdendir. Bu bölgelerin gelişmesini, şüphesiz tesis ve yatak sayılarını artırarak ve tanıtarak sağlayabiliriz. Bunun dışında yayla turizmi, kaplıca turizmi de önemlidir. Ülkemizin kaplıcalarından, çok çeşitli hastalıkların tedavisinde yararlanılmaktadır. Yurdumuzun muhtelif bölgelerinde çok sayıda bulunan bu kaplıcaların benzerlerine dünyada rastlanılmamaktadır. Gelişmekte olan bir ülke olması nedeniyle, başlangıçta Türkiye'nin gücünü paket turizminin geçerli olabileceği yörelere yönlendirmesi gerekmekteydi. Bu konuda büyük bir aşama kaydedilmesi üzerine de, diğer bölümlerde değinildiği gibi, turizmin kıyılardan iç kesimlere doğru çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi için tedbirler alınmaktadır.
Yeniden yapılandırma çalışmaları konusunda bilgi verir misiniz?
Turizm, ülkemizin uluslararası rekabette son derece önemli avantajlara sahip olduğu stratejik bir sektördür. Turizm, ülkemizin kalkınmasına ve çağdaşlaşmasına büyük katkılar sağlamıştır. Bu katkının 2-3 kat daha büyümesi çok zor değildir. Türk turizm sektörünün oluşmasında ve bugünkü düzeyine ulaşmasında Turizm Bakanlığı'nın büyük rolü olmuştur. Türk turizminin geçen 15 yıllık süreçte sıfırdan başlayarak, büyük bir hızla büyüyerek bugünkü düzeyine ulaşmasında Bakanlığın teşvik, yönlendirme ve önderlik niteliğindeki faaliyetlerinin büyük katkısı vardır. Gerçekten Türk turizmi son 15 yıllık süreç boyunca ulusal ekonominin en hızlı büyüyen sektörü olmuş ve ihracat gelirlerimizin 1/3'ini tek başına sağlayacak düzeye ulaşmıştır. Ayrıca Türk turizmi yine aynı süreçte dünya turizminin yıllık büyüme hızının üstünde, oranda gelişme başarısı gösteren tek sektördür. Ancak dünya ekonomisinin ve dünya turizminin bugün geldiği nokta ve çağdaş dünyadaki gelişmeler bir çok sektörün olduğu gibi turizmin de yeniden yapılanmasını gerektirmektedir. Türk turizminin sahip olduğu potansiyelin uluslararası rekabette avantaja dönüştürülmesi ve ülke kalkınmasına katkısının arttırılması için yeniden yapılanması zorunlu hale gelmiştir. Bu gerçeklerden ve ihtiyaçlardan hareketle yaklaşık bir yıldır bakanlığımızca yürütülen Türk turizminin yeniden yapılandırılması çalışmaları sonuçlanmış ve hazırlanan model Bakanlar Kurulu'na bir sunuşla takdim edilmiştir. Söz konusu çalışma yapılırken öncelikle Türk turizminin mevcut sorunları ve geleceğine yönelik projeksiyonlar çerçevesinde ihtiyaçları dikkate alınmak suretiyle değerlendirmeler yapılmış ve yeniden yapılanma modeli sektör temsilcileriyle birlikte hazırlanmıştır. Yeniden yapılanmada temel ilke ve amaçlar olarak şu hususlar benimsenmiştir: Avrupa Birliği ile uyum sağlanması, meslek örgütlerinin aktif hale getirilmesi, bakanlığın etkinleştirilmesi, tüketici haklarının korunması, seyahat acentelerinin nitelikli hale getirilmesi, tur operatörleri yaratılması, tanıtımın turizm yaratıcı niteliğe kavuşturulması, turist sayısı ve kalitesinin arttırılması, profesyonelliğin yerleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması.
Isparta'nın turizm potansiyelini nasıl görüyorsunuz?
Isparta'nın başlıca turizm varlıkları olarak Davraz (Kayak Merkezi), Dedegöl (Dağcılık), Eğirdir, Yalvaç (Psidia Antiociua Antik Kenti), Kızıldağ Milli Parkı, Kovada Milli Parkı, Gölcük Gölü, Lidya, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait tarihi eserler sayılabilir. Isparta'nın bundan başka bazı avantajlarını da saymak gerekir. İlimizin, Antalya'nın yakınında olması, havalimanının olması, yaklaşık 30 bin öğrencinin öğretim gördüğü Süleyman Demirel Üniversitesi ve hemen her dalda servis görülen hastaneler ve sağlık tesislerine sahip olması Isparta'nın turizm açısından da avantajlı olduğu hususlardır. Bunların yanında Isparta kendine benzer iller arasında ulaşım ve altyapı açısından gelişmişliğinden kaynaklanan önemli avantajlara sahiptir.
Isparta için neler yapıldı?
Milletvekilliğim süresince ve Bakanlık makamında bulunduğum sürede Isparta için neler yaptığımla ilgili olarak öncelikle şunları belirtmem gerekir: İlke olarak siyaset "halkın sorunlarıyla" ve ülke meseleleriyle ilgilenip bunları çözmeye çalışmaktır. Sorunları çözüme kavuşturmanın tek yolu kurumsal ve yapısal düzeyde çözümler üretmektir. Çünkü ülkenin genel yapısal ve kurumsal düzeyde çözümleriyle ilgilenmeyen siyasetçinin siyasette başarılı ve kalıcı olması söz konusu olamaz. Bunlar siyasete yaklaşımımla ilgili kısaca özetleyebileceğim genel bakış açımdır. Bununla birlikte ülkemizde akılcı ve verimli bir şekilde işleyen ve halkın ihtiyaç ve beklentilerini adilce ve hızla çözen bir sistemin olduğunu hiç kimse iddia edemez. Sorunları erteleyen, halkı bıktıran, güvenilirliğini yitirmiş, adalet ve verimlilikten uzak olan mevcut sistem, insanları tavassut veya hak aramak için siyasetçilere yöneltmektedir.
ERKAN MUMCU KİMDİR?
1963 Yalvaç doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Isparta'da bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Politikaya girmeden önce tekstil sektöründe kendi kurduğu şirketlerde yöneticilik yaptı. 1995'te ANAP'tan politikaya atıldı ve 20. dönem milletvekili olarak TBMM'ne girdi. Partide Genel Başkan Danışmanlığı ve Genel Sekreterlik görevlerinde bulundu. Bir dönem de Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. Haziran 1999'da kurulan 57. hükümette Turizm Bakanı olan Erkan Mumcu, evli ve 2 çocuk babası.