goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 20.11.2008 18:25:41, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1777634 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 37 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Isparta'ya atılan imza: Dokuzoğlu

Antalya Valisi Ertuğrul Dokuzoğlu ile 8 yıla yakın hizmet verdiği Isparta üzerine konuştuk Isparta O'na; O Isparta'ya hayran!

Ispartalı için Vali Ertuğrul Dokuzoğlu'nun farklı bir yeri var. Isparta; Vali Dokuzoğlu'na minnettar... Yapılan hizmetlerini yadetmeyen yok ve Vali Ertuğrul Dokuzoğlu'na, Ispartalı hayran; Dokuzoğlu da Isparta'ya hayran. Isparta merkezinden en küçük yerleşim birimine kadar Vali Dokuzoğlu'nun 7 yıl 7 ay görevde bulunduğu süredeki hizmetlerini anlata anlata bitiremiyorlar. Isparta'da görev yapmaktan ve Ispartalılara hizmet etmekten her zaman o­nur duyacağını söyleyen Antalya Valisi Ertuğrul Dokuzoğlu; Isparta'nın kaderini değiştiren 4 büyük projenin başlangıcından bitirilişine kadar verdiği hizmetlerle de tanınıyor. Ispartalı için Vali Ertuğrul Dokuzoğlu'nun farklı bir yeri var. Isparta; Vali Dokuzoğlu'na minnettar... Yapılan hizmetlerini yadetmeyen yok ve Vali Ertuğrul Dokuzoğlu'na, Ispartalı hayran; Dokuzoğlu da Isparta'ya hayran. Isparta merkezinden en küçük yerleşim birimine kadar herkes Vali Dokuzoğlu'nun 7 yıl 7 ay görevde bulunduğu süredeki hizmetlerini anlata anlata bitiremiyor. Isparta için özel sayı olur da Vali Ertuğrul Dokuzoğlu olmaz mı dedik ve Antalya'nın yolunu tuttuk. Vali Dokuzoğlu, BİZİM Mahalli İdareler Gazetesi'ne yıllarca görev yaptığı Isparta'yı ve bugün görev yaptığı Antalya'yı anlattı. Isparta'da görev yapmaktan ve Ispartalılara hizmet etmekten her zaman o­nur duyacağını söyleyen Antalya Valisi Ertuğrul Dokuzoğlu; Isparta'nın kaderini değiştiren 4 büyük projenin başlangıcından bitirilişine kadar verdiği hizmetlerle de tanınıyor. Vali Dokuzoğlu, Havaalanı, üniversite, organize sanayi ve Dereboğazı yolu projelerinin çok büyük hizmetler olduğunu belirtti. Sorularımızı cevaplandırırken Isparta günlerinin heyecanını yaşayan Vali Dokuzoğlu, 8 yılın özetini anlattı. Sorularımıza verdiği cevaplarda önemli mesajlar da veren Vali Ertuğrul Dokuzoğlu "Yüzyılımız işini iyi bilenin yüzyılıdır. Emeksiz yemek olmadığını özellikle gençlerimize intikal ettirmeliyiz" dedi. En büyük kuralın herkesin kendi işini yapması olduğunu söyleyen Vali Dokuzoğlu'na sorularımız ve verdiği cevaplar şöyle:

Oğlunuzun idareci ve Vali olmasını ister miydiniz?

Benim babam vali; ben kendimi bildim bileli devletin işleri ile özellikle İçişleri Bakanlığı'ndaki gelişmelerle büyüdüm diyebilirim. Dolayısı ile benim meslek seçimimde, içinde bulunduğum ortam son derece önemli rol oynadı. Ben başka bir mesleği pek düşünmedim. Bundan dolayı da, son derece memnunum. Türkiye'de memuriyet yapılacaksa, yapılacak memuriyetlerin en o­nore olanlarının başında mülki idare amirliği görevi gelir. Oğlum, şu anda istemiyor. O geleceğe yönelik bilişim yönetim sistemleri bölümü var, o­nu seçti. İşletmelerin, fabrikaların veya şirketlerin bu yüzyılda tercih edeceği bir takım bilgileri edineceği bir okul. Dolayısı ile o­nun, benim mesleğimde olması şu an için gözükmüyor.

Sayın Valim, özellikle bu yüzyılda, kaymakamlık ve valilik nasıl olmalıdır?

Türkiye'nin birçok bölgesinde valilerimizle çalıştım. Görüyoruz ki, zaman zaman siyasi otorite, devlet otoritesinin üzerine geçmiştir. Oysa, devlet otoritesi, siyasi otoritenin üzerinde olmalıdır, üzerinde tutulmalıdır. Bu konuda bir şeyler söylemek ister misiniz? Ben böyle bir mukayese yapmanın şu anda gerekli olduğunu düşünmüyorum, ancak şunu söyleyebilirim. İnsanlar, hangi meslekte olursa olsunlar, işlerini iyi yaptıkları müddetçe, mutlak surette hem kendileri, hem de içinde yaşadıkları toplum, ileriye gidecektir. Birinci hedef, herkesin önce kendi işini iyi yapmasıdır. Hangi sektörde olursa olsun, yüzyıl artık, işini iyi bilenin yüzyılı; işini iyi yapanın yüzyılı. Kendi işini, gelişmeleri de takip etmek suretiyle, en verimli, en etkili şekilde yapabilenler ayakta kalacak. Toplumlar, büyük bir değişim içinde. Bu değişime ayak uydurabilenler başarılı olacaktır. Önümüzdeki dönemi de öyle görüyorum. Dolayısı ile önümüzdeki yıllarda, mülki idare dendiği zaman, mülki idare çok geleneksel bir özelliği olan, geleneksel bir devlet yapısı olan Türk Devleti'nde de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde de geçtiğimiz 78 yıllık dönemde de mülki idare, Türkiye Cumhuriyeti'ne çok büyük hizmetler yapmıştır. Ülkenin imar ve inşasında, çok önemli hizmetler yürütmüştür. Güven ve asayişin temininde, ülkede devlete olan güvenin tesisinde, çok önemli roller oynamıştır. Bu roller halen de devam etmektedir. İnsanlar, hala mülki idare amiri konumundaki kişileri, devletin güvenilir kişileri olarak görmektedirler. Dolayısı ile bu geleneksel özelliğimizi devam ettirmek, ancak buna ilaveten teknolojideki, bilgi iletişimindeki ve sonuçta somut olarak verimliliği arttırmadaki gelişmeleri takip etmemiz bir zorunluluktur. Bu da önümüzdeki dönemdeki mülki idare amirliğinde mutlaka varolması gereken özelliklerden biri olacaktır. Tabiidir ki, yine benim görüşüme göre, vazgeçilmez temel şart; büyük Atatürk'ün; Cumhuriyetimizi kuran büyük Atatürk'ün, gösterdiği ilkeler doğrultusunda yeni ve çağdaş hedeflere doğru gitmektir. Çalışma azim ve kararlılığında olan insanların, söylenenleri gerçekleştirebileceğine inanıyorum.

Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu durum Antalya turizmini hangi ölçüde etkilemiştir? Antalya turizmi için neler yapılmıştır, ilerisi nasıldır? Antalya turizmde neler bekliyor? Antalya değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Antalya, Türk turizminin başkenti ve kültürel, tarihi zenginliklerinin yanı sıra olağanüstü doğa ve deniz, sahil tabiat güzelliklerinin var olduğu müstesna bölge. Bunun neticesi olarak da Türk turizminin 1/3'ten fazlası bu şehirde yaşanıyor. Türkiye'ye gelen toplam 10 milyon turistin 3.5 milyonu Antalya'ya geliyor; 2000 yılında gelen turist sayısı bu. Türk turizminin turistik yatak kapasitesinin yarıya yakın kesimi burada. 100'e yakın 5 yıldızlı otel var. Özellikle turizm bölgesi uygulamalarının Türkiye'de ilk başladığı ve başarı ile yürütüldüğü bir yöre. Bunun neticesi olarak, doğaya, çevreye çok büyük önem veriliyor. Bu önem neticesinde, mevcut turistik tesislerin çevresi ve o­nların yerleşim durumları tabiatla iç içe. Bu kendiliğinden bir kaliteyi getiriyor; bu kalite ile birlikte tabii hazinelerin birleşmesi neticesinde de en çok tercih edilen yer haline geliyor Antalya. Bunun en belirgin örneği, özellikle 1983'te Türkiye'de turizm başlamış vaziyette. 83'ten 2000 yılına kadar geçen periyot içinde, en üst turizm rakamlarına 2000 yılında ulaşıldı. Antalya'ya 2000 yılında 3.4 milyonun üzerinde turist geldi. Bu yıl bunun daha da artacağını ve 4.5 milyonu bulacağını düşünüyoruz. Dolayısı ile Türkiye'nin şu anda en önemli konusu, dış kaynak akışının temin edilebilmesidir. Bu da biraz ihracatın teşviki ile gerçekleşebilecek ama şu anda, en önemli girdi yaratacak sektör, turizm sektörü. Mevcut yatırım var; bu mevcut yatırımın en iyi şekilde değerlendirilip buraya yeterince turistin gelmesini sağlamak. Özellikle Turizm Bakanlığımız, son iki yıldır olağanüstü bir gayret gösteriyor. Yurtdışı fuarlardaki aktiviteler, tanıtım kampanyaları, son derece etkili oluyor. Buna ilaveten Antalya'da gerçekten, dünya standartlarında bilgi ve beceriye sahip, dünyanın her yerindeki gelişmeyi takip eden turizm müteşebbisleri var. o­nların bu konuda, çok profesyonelce çalışmaları neticesi, tanıtım bir kat daha artıyor. Son Berlin Fuarı'nda Alman gazetecilerin de beyan ettiği gibi, Türkiye bugün, en çok tercih edilen ülke konumunda. Tabii bu doğrultuda da yine Antalya, Türkiye'deki en çok tercih edilen yöne konumunda. Dolayısıyla biz de bu konumumuzu korumak ve geliştirmek gayreti içindeyiz. Bu konu gündeme geldiğinde altyapı, öncelikli olarak ortaya çıkıyor. Bu yıl başladığımız, turizm bölgelerinde altyapı yatırımlarını devam ettirmekteyiz. Bunların üzerinde en büyük ağırlık, arıtma tesisleri ve içme suyu hatlarının ve yürüme yollarının, çevre düzenlemelerinin, gece ışıklandırmalarının yapılmasını devam ettiriyoruz. Bu yıl, arıtma tesisleri önemli oranda bitirilmiş olacak. Turizm bölgelerinde ulaşımı rahatlatacak olan yeni yolları, mahalli imkanlar ve Turizm Bakanlığından da sağlanan katkılarla, kısa sürede bitirme gayreti içindeyiz. Bunlar, turizm sezonundan önce bitirilecek. Turistlerin yine ağırlık verdiği konulardan bir tanesi güvenlik. Bu, şehrimiz açısından son derece önemli bir unsur. Allah'a çok şükür, gerek kırsal kesimde, gerek şehirde, asayiş ve güvenlik en üst seviyede sağlanmış vaziyette. Turistlere yönelik veya genel asayişi bozacak herhangi bir olay, ne geçen sene yaşandı, ne de bu sene bekliyoruz. Buna ilaveten, çok önemli tedbirler de alınmış vaziyette. Güvenlik birimlerimiz, 24 saat aralıksız büyük bir gayret gösteriyor. En önemli husus, o­nların huzur içinde bir tatil geçirmeleri, bunun bilinci içindeyiz ve bunu sağlamak için gayret ediyoruz. Bizim turistik yörelerimizde asayişe yönelik herhangi bir olay beklemiyoruz. Zaten tercih edilir olmamızın başında huzur ortamı geliyor. Bu yörede, çok sevecen, çok misafirperver, turizmle yaşayan insanlar, turistlerin beklentilerine cevap verme konusunda daha etkin oluyorlar. Ayrıca burada bizim turizm hizmet sektöründe çok iyi yetişmiş elemanlarımız mevcut. Bunlar da yaptıkları hizmetlerle çok doğa ile birleşik olarak yaratılmış standarttaki turistik tesislerle her zaman aranır bir bölge olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Daha da iyi olacak; 40.000'in üzerinde yatak kapasiteli yeni yatırımlar var. Artı, mevcut turizm bölgelerini daha kaliteli çevreye ve ekonomik sosyal ortama kavuşturma gayretimiz sürüyor. Derelerimiz ıslah ediliyor, yağmur suyu drenajlarımız bitiyor, yollarımız düzeliyor. Birinci hedef, herkesin önce kendi işini iyi yapmasıdır. Hangi sektörde olursa olsun, yüzyıl artık, işini iyi bilenlerin, işini iyi yapanın yüzyılı. Kendi işini, gelişmeleri de takip etmek suretiyle, en verimli, en etkili şekilde yapabilenler ayakta kalacak.

Reform nasıl olmalı?

Yerel Yönetimler Reformuyla ilgili olarak Antalya Valisi Ertuğrul Dokuzoğlu düşüncelerini gazetemize anlattı. Yıllar önce mahalli idarelerle ilgili yasa tasarısı değişikliklerinde çalışmalar yapan Antalya Valisi Ertuğrul Dokuzoğlu, uzun süredir bekleyen tasarıyla ilgili düşüncelerini anlattı. Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Selvi Erdoğan'ın "Sayın Valim, yıllardan beri Mecliste bir yasa tasarısı var. Bu tasarının yasalaşması halinde, yerel yönetimler güçlendirilecek, yetkileri arttırılacak, Ankara hacet kapısı olmaktan çıkartılacak. Sayın Demirel, "Yetki kıskançlığı içerisinde olunmamalıdır" diyor.

Bu yasa tasarısı hakkındaki değerlendirmenizi alabilir miyim? Bu tasarının mevcut hali ile yasalaşma şansı sizce nedir?" şeklindeki sorusunu cevaplandıran Vali Dokuzoğlu şunları söyledi:

"Ben 1980'li yıllarda bir Mahalli İdareler yasa tasarısı değişikliğinin hazırlık çalışmalarında Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nde çalıştım. O zaman da vardı bir değişiklik. Şimdi 2000'li yıllarda yine bir değişiklik yapılmaya çalışılıyor. Bir kere şunu söylemek istiyorum; ben 1580 Sayılı Belediye Yasası'nı o zamanın koşullarında çıkarılmış, son derece kapsamlı, son derece kanun yapma tekniği içerisinde hazırlanmış ve ülkenin çok uzun bir periyotta, mahalli idarelerin gayet düzenle yürümesine altyapı teşkil etmiş bir yasa olarak kabul ediyorum. Ama gayet tabiidir ki, 21. Yüzyılda, her sahada olduğu gibi, bazı değişikliklerin yapılması gerekiyor. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konusuna gelince, bunu çok kapsamlı olarak değerlendirmek gerekiyor. Yerel yönetimler denince, belediyeler, özel idareler ve köyler geliyor. Anayasamızda öyle sayılır. Şimdi belediyelerin yetkilerinin arttırılması konusunda şunu söyleyebilirim. Belediyelerin mevcut yasa ile de yetkileri az değil. Yani yetkilerin arttırılması konusunu düşündüğümüz zaman, belediyelerin şu anda yetkileri az değil. Yalnız 3030 sayılı Büyükşehir Belediyeleri ile ilgili yasa var. O yasada bir takım değişiklikler yapılması lazım; benim kendi şahsi kanaatimden bahsediyorum. Ancak il özel idareleri konusu daha ayrıntılı hale getirilebilir, daha etkin hale getirilmelidir diye düşünüyorum. İl özel idareleri, özellikle Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda, merkezi birimlerin oluşmadığı dönemlerde, mahalli teşkilatlar vasıtası ile bu işlerin valilerin önderliğinde, çok kısıtlı imkanlarla yapılabilmesine imkan vermiş. Ancak daha sonra, Cumhuriyetin gelişmesi ile birlikte bir sürü bakanlıklar oluşmuş. Bu bakanlıkların merkez teşkilatları oluşmuş, daha sonra bakanlıklar, bölgesel teşkilatlanmalara gitmişler. Böylelikle, birçok imkanın olmadığı dönemlerde devletin vatandaşa olan hizmetini yerine getirebilmesi amacıyla merkezi teşkilatlanmalara ihtiyaç duyulmuş. Fakat bugüne geldiğimizde bu merkezi teşkilatlanmalar mahalli ihtiyaçlara anında ve istenen ölçüde, istenen tasarrufa da riayet ederek, çözüm bulabilme imkanını kaybetmiş vaziyette. Bu ihtiyaç göz önünde bulundurularak mahalli idarelerin, yeni bir yasa ile bazı eksikliklerinin giderilebilmesi gündemde. Son derece olumlu olduğunu düşünüyorum. Belediyelerin bugün yetkiden daha çok kaynak ihtiyaçları var. Bu kaynak ihtiyaçları da aslında 1983'te çıkan 2380 sayılı yasa ile Genel Bütçe Vergi Gelirleri tahsilat toplamından, her yıl, her ay tahsilat oranında, nüfus oranında kaynak aktarılması söz konusu belediyelere ve özel idarelere. Bu kaynağın miktarı biraz arttırılsa, şu andaki sıkıntıların pek çoğu da giderilebilir. Mademki mahalli idareler yasasının çıkarılmasında bu kadar büyük sıkıntılar çekiliyor, senelerdir yapılamıyorsa, hiç olmazsa o oranda bir artış yapılabilir. Bunun için mahalli idarelerin pek çok ihtiyaçlarının, hiç olmazsa bazı ihtiyaçlarının karşılanabileceğini düşündürüyor bana. Belediyeler açısından durum bu. Ancak özel idarelerin yapacağı işler, biraz daha kısıtlanmış vaziyette. Şimdi yeni yasada, merkezi idarenin bazı kuruluşları ile ortaklaşa bazı projeler gerçekleştirebilme imkanı tanınıyor. Yani karayolları teşkilatı ile özel idare ortaklaşa bir devlet yolunun yapımında yardımcı olabilecek. Şimdi bu kim tarafından yapılıyor; tamamıyla bir kurum tarafından yapılıyor veya Devlet Su İşleri teşkilatı ile Özel İdare ortaklaşa bir barajın yapımına veya bir göletin yapımına girişebilecek. Bunları yapabilme imkanı böyle bir yasal düzenleme ile olacak. Bu yasal düzenlemenin hakikaten faydalı olacağını düşünüyorum. Bunun örneklerini biz senelerdir yapageldik. Bugün köy yollarının asfaltında, köy içme suları tesislerinin yapımında, sulama tesislerinin yapımında özel idarelerin çok büyük katkıları olduğunu gayet açık olarak söylemem gerekiyor. Vali olduğum şu 10 yıllık dönemde, özel idare kaynakları ile çok iyi işler yaptığımızı düşünüyorum. Bugüne kadarki çalıştığımız şekildeki süratle, kaynakların da arttırılma imkanı sağlanabilirse, çok daha fazla işi, çok daha kısa sürede yapıp ülkemizin en çok eksikliğini çektiği altyapı konusunu daha kısa bir periyotta giderebileceğimizi düşünüyorum. Sözün başında ne dedik; herkes kendi işini iyi yapacak; birinci, temel kural bu. Herkes kendi işini iyi yaptığı zaman zaten bütün ihtiyaçlar, kendiliğinden neticelenir. Siz bugün gazetecilik yapıyorsunuz, gazetecilik işini yapacaksınız. Orman mühendisliği yapmaya kalkarsanız, ikisi birden pek o kadar iyi yürümez.

GELECEĞE UMUTLU BAKIŞ

Biz geleceğe umutla bakmak mecburiyetindeyiz. Özellikle yurt dışından bakıldığı zaman çok büyük ülkeyiz, çok büyük bir gücüz. Genç bir nüfusumuz var, bir takım aksaklıklar da olsa, en azından asgari düzeyde iyi eğitilmişiz; daha iyi eğitilmemiz lazım. Geleneksel Türk örfü ve adetinin devam etmesi, o­nların yozlaşmaması lazım ama, çağdaş değerlerin de topluma olumlu yönde kazandırılması lazım. Kendi çocuklarımız gibi yetiştirdiğimiz 15 milyonun üzerindeki çocuğa, bu değerleri mutlaka kazandırmalıyız. Gelecek madem o­nlarınsa, o­nlar bizim yetiştiğimiz dönemleri, bizim bir önceki neslimizin yetiştiği dönemlerdeki çekilen sıkıntıların ve fedakarlıkların bilinci içinde bugünün imkanlarını kullanmalıdırlar.

ERTUĞRUL DOKUZOĞLU KİMDİR?

1955 yılında Kocaeli'nin Değirmendere Nahiyesinde doğdu. İlkokulu Ankara Namık Kemal İlkokulu'nda, orta ve lise tahsilini TED Ankara Koleji'nde tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1979 yılında mezun oldu. Ankara maiyet memuru olarak göreve başladı. Kızılcahamam Kaymakam vekilliğinden sonra, Eynesil, Antalya Gazipaşa, Van Başkale Kaymakamlığı, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nde Şube Müdürlüğü, Mülkiye Müfettişliği, Mülkiye Başmüfettişliği, İçişleri Bakan Danışmanlığı yaptıktan sonra, 1992 yılının başında Isparta Valiliği'ne tayin oldu. 8 yıla yakın Isparta Valiliği'nden sonra 1999 yılında Antalya Valiliği'ne atandı. Evli ve Ankara'da üniversitede okuyan Hakan adında bir oğlu var. Halkla iç içe Uzun yıllar Isparta'da görev yaptıktan sonra Antalya'da görevini sürdüren Vali Ertuğrul Dokuzoğlu, halkla iç içe.. Vali Dokuzoğlu düşüncelerini açıklarken "Benim anlayışıma göre devlet, millet için vardır. Bizim varlık sebebimiz de vatandaşlara hizmet edebilmektir. Vali, ilde vatandaşların, ihtiyaçlarını ve hizmetlerini karşılayabilme gayreti içinde olmalıdır. İnsanlarla kurduğumuz diyalogun, iletişimin böyle olması doğaldır. Bizlerin tek beklentisi, hoş bir sâdâ bırakmış olmaktır" diyor.

 

© Copyright-2005