
Siirt; 389 bin nüfusa sahip bir ilimiz. İl merkezinin nüfusu ise 108 bin; genel nüfusun yüzde 50'si köylerde, yüzde 50'si şehirlerde oturuyor. Siirt Valisi Nuri Okutan, BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ'nin sorularını cevaplandırdı ve Siirt'in ekonomik, sosyal ve kültürel problemlerini anlattı. Vali Okutan gözüyle işte Siirt...
TARİHİ VE COĞRAFİ YAPI
"İlimiz tarihi bakımdan Türklerin Anadolu'ya geldiği tarihten itibaren yeni bir işgale ya da el değişikliğine geçmemiştir. Sürekli Türklerin elinde olmuş ve hemen hemen kurtuluşu olmayan birkaç ilimizden bir tanesidir. Dolayısıyla hep devlete bağlı, merkezi otoriteyle hep uyum içerisinde olmuş bir ildir. İlimizde Türkçe'nin yanında Kürtçe ve Arapça da konuşulmaktadır. Ticarete yatkın, gelişmeye, üretmeye yatkın bir yapı söz konusudur. Eskiden beri bölgenin sebze ve meyve üretimini Siirt yapmaktadır. Coğrafi yapıya gelince, ilin üçte biri 600 ile 900 rakımları arasındadır. Üçte biri 900 ile 1100 rakımı arasındadır. Geri kalan bölümü ise, 1100 ile 1700 rakımlıdır. Dolayısıyla bu küçük bir il ölçeğinde böyle bir rakım farklılığı değişik insanları ortaya sermektedir. İlimizin bir tarafında ılıman iklimin etkilerine göre yetişebilen ürünler üretilirken, bir tarafında da yayla ürünleri üretilmektedir. Hem hayvancılıkta hem de tarımın her alanında geniş imkanlara sahip bir ildir. Kırık arazisine rağmen çok verimli bir toprağı var. Bölgede bu yüzden en iyi tarımı bilen, tarımı işleyen bir potansiyeli değerlendiren insanlar olmuşlar ama biliyorsunuz son dönemde ilimizin de içinde bulunduğu bir buhran yaşanmıştır. Bu buhran sonrasında eğitim, kültür, ekonomik ve tarımsal alanda da ciddi kayıplarımız var. Bizi tekrar ili yaşatıcılığa dönük o Türkiye'sindeki göreceli yerine ulaştırmaya çalışıyoruz. O potansiyeli tekrar yakalamaya çalışıyoruz.
EĞİTİMDE DURUM
Okul öncesi eğitimde Türkiye'de bir numara olduğumuzu söyleyebilirim. Eğer okul çağında olanların okula kazandırılması noktasında soruyorsanız bu konuda da iyi bir yerdeyiz. Bu konu üzerinde itinayla duruyoruz. Okul çağında olup da okula gitmeyenleri tespit ettik. İlimiz, üniversiteye giren öğrenci sayısı bakımında Türkiye'de geçen yıl sondan 10. idi. Ama bu sene daha iyi bir durumdayız, % 100'lük bir gelişme oldu. Bu yıl okullaşma oranında da okul çağında olup da okula gitmeyenler hususunda tespit çalışmalarını en iyi şekilde yürütüyoruz. İlimizin eğitim bakımından çok da kötü olmadığını düşünüyorum. Özellikle taşrada hanımlarımızın % 30'u Türkçe bilmemektedir, Türkçe'yi hiç bilmemektedirler demek yanlış ama Türkçe iletişimi kuramamaktadırlar. Okullaşma oranında fiziki anlamda çok ciddi sıkıntımız yok. Ama özellikle merkezlerde köylerin boşaltılmasından kaynaklanan yığınlaşma söz konusudur. Ama bu köye dönüş projesinin gerçekleşmesiyle bu sıkıntılar giderilecektir. Ancak bu yıl bizim yaptığımız okul çağında olup da okula gitmeyenlerin, tekrar okula kazandırılmasıyla ilgili çalışmalar ciddi anlamda okula olan ihtiyaçları, dershaneye olan ihtiyaçları artırmıştır. Bunun üstesinden gelinmeyecek bir durum da yok. Yani genel olarak değerlendirdiğimizde eğitim bölge için en önemli unsurdur. Ama durum seviyesine baktığımızda çok kötü durumda değiliz. Ümitvarız ve gelecek ile ilgili beklentilerimiz iyi. Eğer bu tempoyla, bu yaklaşımla gidersek önümüzdeki birkaç yıl içinde istediğimiz seviyeyi yakalayabiliriz. Bazı dallarda öğretmen eksikliğimiz söz konusu, ama hiçbir köyümüzde güvenlik nedeniyle ya da değişik nedenlerle açılmamış hiçbir okulumuz yok. Bütün yerleşim yerlerinde okullar açılmıştır, çocuklarımız okullarına gidiyor. İlköğretim çağında olup da 6, 7 ve 8. sınıfların olmadığı yerler varsa o çocukları da yatılı ilköğretim bölge okullarına alıyoruz.
SAĞLIK HİZMETLERİ
Sağlıkta yatak kapasitesi noktasında bir sıkıntımız yok. 72 sağlık birimi var, fakat bunun 52 tanesi boş. Yani sağlık evi, sağlık ocağı, böyle dikkate aldığımızda, bocalamanın önemli bir kısmı sağlık evi. Zaten ebe olması gereken yerlerde ebelerimiz yok. Türkiye'de bu durum bir tek Siirt'te yaşanmıyor. Mutlaka başka illerimizde de sağlık evinin olmamasından kaynaklanan sıkıntılar yaşanıyordur. Belki örgütlenmede bir yapı değişikliği söz konusu olmalı. Dolayısıyla ben birçok sağlık evinin, ebe olsa bile oralarda çalışmasının yanlış olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki, bugün sonuç olarak baktığımızda 72 sağlık birimi varken bunun 52 tanesi boş geri kalanı dolu durumdadır. Uzman hekim konusunda radyoloji uzmanı dışında bütün dallar var. Beyin cerrahı dahi burada var. Hatta komşu illerden belli dallardan, bilhassa cerrahi dallarından ilimize gelip de tedavi görüyorlar. Yatak kapasitesi anlamında çok fazla sıkıntımız yok, hekim sıkıntımız da yok. Fakat yardımcı personel konusunda eksiğimiz var. Sağlık teşkilatının örgütlenmesinin Türkiye'ye getirdiği sıkıntılar ilimizde de var. Özellikle nüfus planlaması, doğum kontrolü gibi noktalarda halka iletişimde çok ciddi anlamda sıkıntı çektik. Bence bu sıkıntı Türkiye'nin diğer illerinde de var. Dolayısıyla bizim ilimizde de var. Yani halka inmekte zorluk çekiyoruz. Mevcut imkanlarla, mevcut hekimlerle, mevcut yatak kapasitesiyle ve alt yapısıyla daha fazla halka inilebileceğini düşünüyorum. Burada iletişim zorluğu söz konusu. Bu iletişim zorluğu daha çok personelin eksikliğinden, personelin yetersizliğinden çok, halkın neyi istediğini bilmemesinden, halkın ihtiyaçlarını nereden nasıl karşılayacağını bilmemesinden kaynaklanıyor.
SOSYO EKONOMİK YAPI
İlimizin, ortalama milli gelirden aldığı kişi başına düşen yıllık pay, 1200 dolar iken, krizden sonra kişi başına düşen pay şimdi 400-500 dolar civarındadır. Bu dünya standartlarının çok altında, Türkiye standartlarının epeyce altında bir rakamdır. Biz özellikle kişi başına düşen bu geliri önce Türkiye ortalamaları daha sonra dünya ortalamasına çıkarmadığımız müddetçe eğitim alanında, sağlık alanında, toplumsal alanda yaptığımız tüm çalışmaların çok fazla anlam taşımayacağına inanıyoruz. Bunun için kısa vadede kişi başına düşen gelirin önce Türkiye ortalamasını yakalaması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle tarımsal projelere ağırlık verdik. Toplumsal ağırlıklı daha çok dokumacılık, battaniye, kilim, el sanatlarına ilişkin projelere önem verdik. Gençlerin motive olmasına yönelik bilgilendirmeye olumlu yönde değerlendirmeye yönelik, spora aktif olarak katılan bireylere önem verdik. Tiyatro, Türk Müziği gibi dernekler kurarak, onların önce kendilerine sonra ailelerine ve çevrelerine faydalı, üretken, demokratik düşünceli, zihni açık bir toplum ferdi olmasına yönelik çalışmalara önem verdik. Bütün bunlar birbirine ilişkilendirildiğinde çok ciddi anlamda kişi başına düşen gelin 500'ler civarından önce 1500 dolar civarına, daha sonra 3000-4000 dolar civarına çıkmasına yönelik bir hedefimiz var. Ama bu insanların cebine para koyarak olmuyor. Önce onlara balık tutmasını öğretmeliyiz. Balık vermekten ziyade balık tutmalarını öğretmeliyiz. Bu bakımdan fidanlıklar oluşturduk. Türkiye'nin şu anda Gaziantep'te fıstık araştırma enstitüsü var. Ama biz onların ürettiği fidanlardan şu anda biz beş kat daha fazla iyi fidan üretiyoruz. Sayı olarak da 20 kat daha fazla fidan üretimimiz var. Türkiye'de en fazla fıstık yani Siirt fıstığı üreten iliz. Kalite bakımından da kat kat kaliteli fıstık üretiyoruz. Fidan dikme çalışmaları çok hummalı bir şekilde sürüyor. Seçtiğimiz belli alanlarda fıstık bahçeleri oluşturuyoruz. 200-500 dönüm alanları çevirerek her köyde bir fıstık bahçesi oluşturuyoruz. Fıstık 10 yılda verim verir ama üzüm 2 ya da 3 yılda oluşabiliyor. Hemen bu verimin karşılığını almak mümkün. Bizde buna yönelik bir çalışma yaptık. Burada muhakkak ki halkın katkısı aranıyor. Bizim fıstık üretimi konusunda teşvik ve katkılarımızın yanında köylü de, işçilik ve maddi anlamda katkıda bulunuyorlar. Böylece devlet-vatandaş işbirliğiyle çok güzel bir çalışma söz konusu.
DOKUMACILIK FAALİYETLERİ
Dokumacılıkla ilgili çalışmalarımız var. Hem battaniye hem de kilim dokumasıyla hatta halı dokumalarıyla ilgili çalışmalarımız var. Şu anda yaklaşık 800 civarında tezgahımız var. Şimdi Türkiye'nin en küçük kilim üreten merkeziyiz. Bu 800 tezgahta 1200 hanım kilim üretiyor, ayrıca eğitim de görüyorlar. Kadının toplumdaki yeri ve önemi, çocuk yetiştirmedeki rolü gibi eğitimler verilerek hem üretime olan katkılarını artırıyoruz hem de aile içindeki yerini daha da güçlendiriyoruz. Asgari ücret miktarı kadar bir ücret alarak da ailelerinin geçimine katkıda bulunuyorlar. Şimdi hem toplumu eğitim ve kültür açısından daha üst düzeye götürüyoruz hem de ekonomik anlamda üst düzeye çıkarıyoruz. Biz bu çalışan 1200 rakamını 3000'lere çıkarmak gibi bir hedefimiz var. Ama ekonomik krizden dolayı üretimde değil de, pazarlamada tıkanma söz konusu. Alım gücü olmayınca ürettiğimiz kilimi, battaniyeyi, halıyı satamıyoruz. Bir taraftan tarımsal projelere ağırlık vererek, hem halk-devlet işbirliğini güçlendirerek sosyal barışla bu ilişki bölgede verimi daha da artırıyor. Gençlere yönelik özellikle sportif faaliyetler gençlerin boş vakitlerini değerlendirme noktasında burada çok güzel bir potansiyel var. Buna yönelik güzel çalışmalar yapılıyor.
TARIM TAMAM SANAYİ YOK
Siirt'te daha çok tarımsal ağırlıklı bir gelişme var, sanayiye ilişkin çalışmalarımız yok. Siirt'in Türkiye coğrafyasındaki yerinin son noktası olması durumundan kaynaklanan, üretim ve tüketim yerlerine uzak oluşu, demiryollarının son noktası Kurtalan'ın ilçemiz olması, havaalanımızın faaliyet göstermeyişi, sanayi yönünden gelişme göstermemizi engelliyor. Genel olarak bölgenin sosyo ekonomik yapısıyla ilgili söyleyeceklerim bunlardır. Ama buradaki en önemli ayak, halkın az gelişmişlik psikolojisinden çıkması gerekiyor. Böyle bir psikolojide bütün olumsuzluklar üçüncü kişilere bağlanıyor. Yani halkta herhangi bir eksik ya da hata yoktur. Eksiklikler ve hatalar üçüncü şahıs, yani devlettir. Bu psikoloji içerisindeki halk, her şeyi devletten beklemekte ve devleti bir kurtarıcı olarak görmekte oldukları için kendi potansiyellerini gözardı etmektedirler. Kendi kaderlerini kendilerinin belirleyebileceklerine önce kendileri inanmalılar. Her şeyi devletten beklemek de çok doğru değil. Devletten, alt yapı hizmetleri dışında pek fazla bir şey istemiyoruz.
VALİ NURİ OKUTAN KİMDİR?
1962 Isparta doğumlu. Orta ve lise eğitimini Gönen Öğretmen Lisesinde yaptı. Teknik eğitimden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne gitti ve 1985'te işletme bölümünden mezun oldu. Daha sonra kaymakam adalığı yaptı. İngiltere dönüşü Amasya Taşova, Bursa Harmancık, Van Bahçesaray, Erzurum Narman, Gümüşhane Kelkit Kaymakamlıklarında bulundu. Daha sonra İçişleri Bakanlığı bünyesinde görevlerde bulundu. 154 aydan bu yana Siirt Valisi olarak görev yapıyor. Vali NuriOkutan'dan mesajlar... • Çok ciddi anlamda kişi başına düşen gelin 500'ler civarından önce 1500 dolar civarına, daha sonra 3000-4000 dolar civarına çıkmasına yönelik bir hedefimiz var. Ama bu insanların cebine para koyarak olmuyor. Önce onlara balık tutmasını öğretmeliyiz. Balık vermekten ziyade balık tutmalarını öğretmeliyiz. • Bir ülkenin kalkınması için mahalli idarelerin dikkate alınması gerekiyor. Demokratikleşme açısından, Türkiye'nin ekonomik kalkınması açısından Mahalli İdareler Yasa Tasarısının çıkması şart. Bu konuya belediyeler farklı açıdan bakıyor, köyler farklı açıdan bakıyor, İl Özel İdaresi farklı açıdan bakıyor. Ayrıca merkezi teşkilatlar da farklı açıdan bakıyor. Merkezi bazı yetkilerin mahalline devredilmesi çok önemli bir konu. • Belediyelerin mutlaka güçlendirilmeli ve bazı görevler yüklenmeli. Ne yaparsak yapalım mahalli idarelerin güçlendirilmesi, bazı sorunların çözümünün yerinde tespit edilmesi ve çözülmesi şarttır. Bunu sağlayabilirsek hiçbir paraya, hiçbir ek kaynağa gerek olmadan çok sorunlarımızı çözebileceğiz. • Eğitim bölge için en önemli unsurdur. Ama durum seviyesine baktığımızda çok kötü durumda değiliz. Ümitvarız ve gelecek ile ilgili beklentilerimiz iyi. Eğer bu tempoyla, bu yaklaşımla gidersek önümüzdeki birkaç yıl içinde istediğimiz seviyeyi yakalayabiliriz. Eğitim ve sağlığa özel önem veriliyor • Vali Nuri Okutan "Üzerinde önemli durduğumuz konu; eğitimdir. Siirt'in ekonomik ve coğrafi yapısı içerisinde önemli bir potansiyele sahip. Halkı bilinçlendirebilirsek, burada doğmayı, burada yaşamayı, burada doymayı, gelecekle ilgili planlarını Siirt'te yapmalarını sağlayabilirsek çok sorunu aşabileceğimizi düşünüyorum" dedi. • Vali Okutan, halkın kendi sorunlarına el atmalarını beklediklerini, bunun için eğitim sektörünün çok önemli olduğunu belirterek, ikinci önem verdikleri konunun da sağlık olduğunu bildirdi. Siirt; 389 bin nüfusa sahip bir ilimiz. İl merkezinin nüfusu ise 108 bin; genel nüfusun yüzde 50'si köylerde, yüzde 50'si şehirlerde oturuyor. PROJELER... Üzerinde önemli durduğumuz konu; eğitimdir. Siirt'in ekonomik ve coğrafi yapısı içerisinde önemli bir potansiyele sahip. Halkı bilinçlendirebilirsek, burada doğmayı, burada yaşamayı, burada doymayı, gelecekle ilgili planlarını Siirt'te yapmalarını sağlayabilirsek çok sorunu aşabileceğimizi düşünüyorum. Devletin yapacağı yatırımların da hem zamanında yapılmadığını ve halkın beklentilerini tam karşılayamadığını varsaydığımızda halkın kendi sorunlarına el atmalarını bekliyoruz. Bunun için eğitim sektörü çok önemli. Yani bu bilince insanların ulaşması için eğitim şart. İkinci önem verdiğimiz husus da sağlıktır. Sağlam vücutlarda sağlam beyinlerin çıkabileceği düşüncesiyle hararetle sağlım beyinli insanları eğitmenin daha kolay olabileceğini düşünüyoruz. Bunun için eğitim, sağlık ve geliri artırmaya yönelik tarımsal projelerle özellikle kadınlara ve gençlere yönelik toplumsal projelere devam ediyoruz. Ama onun arkasından turizme yönelik projeleri eklemek de mümkün olacaktır. Tarımsal projelerimizden söz ettik. Fıstıkçılık, bağcılık dışında narcılık, dut çalışması da yapıyoruz. Hem bölgeyi ağaçlandırıp yeşillendirecek hem de ürün elde edeceğiz. Belki ileride bu üretimlere dayalı sanayileşme imkanlarına sahip olabileceğiz. Bunların yanı sıra özellikle okullarda sosyal faaliyetleri destekliyoruz. Tiyatro, müzik alanlarında çalışmalarımız var. Sporla ilgili yapılan bütün faaliyetleri destekliyoruz. Turizm alanında yamaç paraşütünden raftinge kadar; inanç turizmine tüm alanları yokladık. Belli bir noktaya gelindi. Yine halkla işbirliğine yönelik bir çalışmamız var, 1200 çocuğu sünnet ettiriyoruz. Bu tür toplumsal projeleri de gerçekleştiriyoruz. Biz ayrıca madencilik alanında çalışmalarda bulunmayı düşünüyoruz. Şirvan ilçemizde bol miktarda bakır bulunmaktadır. Köye dönüş ile ilgili çalışmalar tamamlandığında bu tarımsal projelerin daha da güçleneceğini, bir an önce ekonomik faaliyette etkin bir değer olarak ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Bunların bu sefer de pazarlaması, paketlenmesi noktasında tüketicilere uygun bir şekilde ulaşmasını sağlayacak çalışmalarımız var.
TEMEL SORUNLAR
Kişi başına düşen gelirin krizden sonra daha da düşmesi en temel sorunumuzdur. Kişi başına düşen geliri en az 3000-4000 dolara çıkarmak gerekiyor. Kişi başına düşen gelir bu seviyelere çıkmazsa yaptığımız bütün çalışmalar boşa gidecektir. Halkta gelişmişlik bilincini oluşturacak eğitim ve toplumsal çalışmaları yürütmek zorundayız. Havaalanının çalışmamasından kaynaklanan sıkıntılarımız var. Kara yollarımızın komşu illerle ticaret yapabilme durumuna gelmesine sağlayacak ve diğer gelişmiş bölgelerden bilim ve teknik alandaki gelişmelerden faydalanabilecek duruma gelmeyi sağlamalıyız. Eruh yolu konusunda çok ciddi anlamda sıkıntı içindeyiz. Şirvan-Siirt-Van karayolunun bir an evvel bitirilip işler hale getirilmesi lazım. Devlet Demiryollarının hiç olmazsa Siirt'e; Siirt'ten Irak'a, İran'a kadar geliştirilmesi lazım. Alt yapıda kanalizasyon ve su hususunda sıkıntılar var. Her tarafta sularımız akıyor ama bu suların çok fazla yöre insanına faydası yok. Buna yönelik alt yapı hizmetlerinin bitirilmiş olması lazım. Sulama projelerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi, tarımsal projelerin desteklenmesi lazım.
YASAYA BAKIŞI
Mahalli İdareler Reformu Yasa tasarısı uzun süredir tartışılıyor. Ben bu konuda pek ümitli değilim. Ama yine de bu yasanın çıkma ihtimali şöyle % 1 de olsa, bu ihtimal bile bizlere ciddi heyecan vermektedir. Bir ülkenin kalkınması için mahalli idarelerin dikkate alınması gerekiyor. Demokratikleşme açısından, Türkiye'nin ekonomik kalkınması açısından Mahalli İdareler Yasa Tasarısının çıkması şart. Bu konuya belediyeler farklı açıdan bakıyor, köyler farklı açıdan bakıyor, İl Özel İdaresi farklı açıdan bakıyor. Ayrıca merkezi teşkilatlar da farklı açıdan bakıyorlar. Bir fikir birliği yok ama bir şekilde belediyelere de olsa, il idarelerine de olsa, köylere de olsa merkezi bazı yetkilerin mahalline devretmek çok önemli bir konu. Ben bugün Köy Hizmetlerindeki bir çeşmeyi merkezin takdimine göndermek zorundayım. Çoğu kez politik yargılarla o çeşme valinin istediği şekilde yapılmaz, vali tek başına karar alamıyor. Burada da onların bir alt yapısı vardır. Meclis üyeleri, encümenler var; kararlar encümenden geçiyor. Tek başına karar alma söz konusu değil. Belediyeler mahalli açıdan mutlaka güçlendirilmelidir. Bazı görevler yüklenmeli ve desteklenmelidir. Ne yaparsak yapalım mahalli idarelerin güçlendirilmesi, mahalli idarelerin dinlenmesi, bazı sorunların çözümünün yerinde tespit edilmesi ve çözülmesi şarttır. Bunu sağlayabilirsek hiçbir paraya, hiçbir ek kaynağa gerek olmadan çok sorunlarımızı çözebileceğiz. Merkezden planlandığında milyarlarca dolara ihtiyaç duyulan projelerde yetkilerin mahalli idarelere devredilmesi durumunda o büyük rakamlar ihtiyaç olmaktan çıkacak bir duruma gelir. Merkezden planlandığı için ihtiyaç olacak bazı şeyler mahalline gelince; onun sorumlusu da mahalli idare olduğu için o projeden faydalanacak olan da mahalli olduğu için ihtiyaç olması, kar, zarar analizi yapılıp ihtiyaç olmaktan çıkıyor. onun için demokratik gelişim açısından da bakıldığında, sosyal açıdan da bakıldığında mahalli idarelerin güçlendirilmesi gerekiyor. Bu olduğu takdirde merkez de daha sağlıklı düşünecektir. Merkez, esas fonksiyonlarına dönecek, Türkiye ciddi projelere ulaşacaktır. Böylece mahalli idareler de bazı isteklerinden, uçuk isteklerinden vazgeçmiş olacak, akıllı isteklerde bulunmuş olacaklardır. Sorunları öncelik sırasına koymasını da öğreneceklerdir. O sorunlar da mahalli idarelerce sırasıyla çözüme kavuşturulacaktır. Sorunlar, mahalli yöneticiler tarafından denetlenmiş olacak ve seçim ya da başka yollarla konuşarak etki tepki şekline dönüşecek. Demokratikleşme ve sosyal barış açısından yaklaşıldığında bir an önce kanunun çıkması lazım.
VALİDEN MESAJLAR
Ben merkezi idarenin temsilcisiyim; şunu ifade ediyorum ki Mahalli İdareler Kanununun çıkması Türkiye'de bir çok sorunu çözecektir. Bir tek Mahalli İdareler Kanunu çıksa bile o yeterli. O zaman bizim merkeze pek fazla ihtiyacımız olmayacaktır. Kendi yağımızla kendimiz kavrulacağız. Biz mahalli insanlarla, mahalli imkanlarla kalkınmak zorundayız. Türkiye'nin en geri kalmış illerinden biri Siirt olduğu halde, burada bile ek kaynaklara ihtiyaç olmadan bugünkü düzeyimizin iki üç hatta dört katına çıkabileceğimize inanıyorum. İşbirliği çağrısı "Her şey tek taraflı olursa pek anlamlı olmaz. Yani kendimiz çalıp kendimiz oynamış gibi oluruz. Anlamlı olabilmesi için halkın, sosyal kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının ve devletin birlikte hareket edebilmesi gerekiyor" diyen Siirt valisi Nuri Okutan; öncelikle halkın kendi sorunlarına kendilerinin sahip çıkması gerektiği mesajını verdi. Gelir mutlaka artırılmalı... • Siirt'in ortalama milli gelirden aldığı kişi başına düşen yıllık payın, 1200 dolar iken, krizden sonra kişi başına 400-500 dolara düştüğüne dikkat çeken Vali Nuri Okutan "Bu dünya standartlarının çok altında, Türkiye standartlarının epeyce altında bir rakamdır" dedi. • "Özellikle kişi başına düşen geliri önce Türkiye ortalamaları daha sonra dünya ortalamasına çıkarmadığımız müddetçe eğitim alanında, sağlık alanında, toplumsal alanda yaptığımız tüm çalışmaların çok fazla anlam taşımayacağına inanıyoruz" diyen Vali Okutan, bunun için seferber olduklarını açıkladı Tarımsal projelere ağırlık verdiklerini ve toplumsal ağırlıklı olarak daha çok dokumacılık, battaniye, kilim, el sanatlarına ilişkin projelere önem verdiklerini bildiren Vali Nuri Okutan "Tarımsal projelerle, halk-devlet işbirliğini güçlendirerek, sağlanan sosyal barışla bölgede verim de, daha da artıyor" diye konuştu.