goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 20.11.2008 15:55:18, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1777432 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 21 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Siirt Sevdalısı

Doğruyol Partisi Siirt Milletvekili Takiddin Yarayan, "Geri kalmış bölgemizin insanlarına faydalı olmak, insanlarımızın sorunlarını halledebilmek için siyasetteyim" dedi. BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ'ne konuşan DYP Siirt Milletvekili Yarayan, Bölgenin ve Siirt'in durumunu özetlerken "Siirt'in genel durumu hangi manada ele alırsanız alın bir geri kalmışlık var. Sağlıkta, eğitimde, ekonomide durum aynıdır. Zaten sadece ilimiz değil, bölgemiz kanayan bir yara. Siirt de kanayan bu yarada bir numaradır" diye konuştu. Siirt Milletvekili Takiddin Yarayan, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

NEDEN SİYASET?

"Ben öncelikle şuna inanıyorum; insanın kendisine, ailesine, akrabasına faydalı olmaktan ziyade "İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır" inancından hareket etmek her zaman siyasette benim amaçlarım olmuştur. Öğretmenliğe 1987'de bir süre ara verdikten sonra DYP Merkez İlçe Başkanlığını 3 yıl sürdürdüm. İnsanlarımıza, memleketimize ve bölgemize gerçek anlamda bir hizmeti yansıtabilmenin yolu siyasetten geçer. Buna inandığım için özellikle gençliğimden beri siyasetle uğraştım. Siyasette bir yerlere gelmek benim amaçlarım arasında oldu. Geri kalmış bölgemizin insanlarına faydalı olmak, insanlarımızın sorunlarını halledebilmek için siyasetteyim.

SİİRT DEĞERLENDİRMESİ

Siirt'in genel durumu hangi manada ele alırsanız alın geri kalmışlık var. Sağlıkta, eğitimde, ekonomide durum aynıdır. Zaten sadece ilimiz değil, bölgemiz kanayan bir yara. Siirt de kanayan bu yarada bir numaradır. Terör çok şükür bitmiş olmasına rağmen boşalan köylerimizden gelen vatandaşlar merkeze yerleşmişler ama perişan durumdalar. Ben, doğma büyüme merkezde yaşadım ve milliyetçilik manasında söylemiyorum Arap kökenliyim. Her şeyden önce biz Türk vatandaşıyız; ülkemizi seviyoruz, ülkemiz için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

HAVAALANI GERÇEĞİ

Siirt ilimizin dünyaya açılan, bu geri kalmışlığında bir penceresi olan havaalanı varken maalesef kapatıldı. Bu havaalanının Siirt'e yapılmasında sayın Genel Başkanımız Tansu Çiller'in büyük katkısı olmuştur. 7 yıl önce bir pilot hatasından meydana geldiği belirlenen kazadan sonra uçaklar keyfi muamele ile havaalanına inmemeye başladı. Milletvekili olarak ben Meclis kürsüsünden bu havaalanı ile ilgili bir konuşma yaptım. Kapatılmasına teknik yetersizlik neden gösterildi. Oysa 7 yıl bu havaalanına her gün uçak inip kalktı sorusunu sorduk ama maalesef cevabını mantıklı bir şekilde alamadık. Siirt Havaalanı'nın kapatılmasını keyfi bir uygulama olarak görüyoruz. Açılması için yaptığımız tüm girişimler sonuç vermedi. Şimdi Siirt kökenli olan Ulaştırma Bakanımızdan destek bekliyoruz ve bunun için görüşmelere başladık. Şimdi uçaklar Batman'a iniyor ve gelenler bir saat sonra Siirt'e ulaşabiliyor. Ekonomik manada bu durum da Siirt'imize zarar veriyor.

SANAYİ PROBLEMİ

Organize sanayi bölgesi kağıt üzerinde kurulmuş; bunun mazisi 4-5 yıl öncesine dayanıyor ve arazisi de alınmış durumda. Mühim olan işin kağıt üzerinde olması değil kurulan organize sanayi bölgesine ne programlanmışsa o­nu uygulamaya sokmaktır. Bu konuda mevcut iktidarın organize sanayi ile ilgili bir çalışması kesinlikle yok. Bu durum, ilimizin daha da geri kalmasına sebebiyet veriyor. İnşallah biz iktidar olursak ki, ben olacağımıza inanıyorum; memleketimize faydalı olacak her şeyi yapacağız. Siirt'in havaalanı, eğitim, sağlık, organize sanayi diye bir sorun kalmayacak.

SAĞLIK VE EĞİTİME BAKIŞ

Sağlık hizmetlerimiz yeterli değil. Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na 10 milyar liralık bir ambulans hibe ettim. Amacım hastanenin de ambulansı yetersiz olduğu için her hangi bir hastası olan vatandaşımız yararlansın diye. Çünkü ambulans olmadığından hastasını yetiştiremediği için kaybeden çok insanı müşahede ettiğimiz için bu hibeyi yaptık. Köy Hizmetleri Sendikası'na da bir ambulans hibe ettim. Uzman doktor atanması konusunda çok girişimlerim oldu. Maalesef sağlıkta bile partizanlık sürüyor. Bir çok uzman doktor Siirt'te görev almak istedi ama bizzat Sağlık Bakanına söylememe rağmen bu tayinler gerçekleşmedi. Bizim amacımız insanlarımızın sağlıkta rahat etmesidir. Sağlıkta bir problem mi var, uzman yok. Uzman yoksa Batman'a, Diyarbakır'a gitmek gerekiyor. Öncelikle insanımız hastaneye gittiği zaman bir doktora görünebilmelidir. Vatandaşımız, hastaneye gittiğinde her branşta bir doktoru orada görebilmelidir. İlgililere SSK Hastanesi'nin ne derece içler acısı durumda olduğunu, hangi doktorun olup olmadığını, Devlet Hastanesi'nde araç gerece kadar nelere ihtiyacımız olduğunu anlattım. Ama elde var sıfıra sıfır; maalesef sonuç alamadım. Ne yazık ki, hala şu mantıktan sıyrılamıyoruz; muhalefet milletvekili bu işleri çözümlerse puan alır, partisinin puanı olur. Yani böyle devlet adamlığı olmaz, böyle partizanlık olmaz. Çok üzülerek söylüyorum; 5 bin insanımızın ve 5 bin hayvanımızın yaşadığı bir yaylaya su getirebilmek için Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nden boru aldım ama mevcut iktidar tarafından bozuldu. Biz DYP olarak iktidara geldiğimizde bu hatalara düşmeyeceğiz. Biz iktidar olduğumuzda hangi partili olursa olsun insanlarımızın sorunlarını partizanlık yapmayarak çözeceğiz. Bunu yürekten söylüyorum. Sağlıkta olduğu gibi eğitimde de hizmetlerin yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Terör nedeniyle okullarımız boştu; şimdi bir geriye dönüş başladı. Terör bittiği için insanlarımız geri dönmek istiyor ama öğretmen sayımız yeterli değil. Bana gelen isteklerden biliyorum ki, köylerimizde okulların öğretmene ihtiyacı var. Merkezde belki bir sıkıntımız yok ama yabancı dil öğretmeni sıkıntısı çekildiğini biliyorum. Ayrıca bilgisayar gibi malzemeler okullara sokulamamış durumda.

İLÇE ZİYARETLERİ SÜRÜYOR

Zaman zaman ilçelerimize ziyarette bulunuyorum; burada amacım halkla beraber olmak. Kurtalan'a da gittim ve sorunlarını dinledim. Kurtalan Kaymakamlığının kilim projesi güzel bir çalışma. Kurtalan'da en büyük sorun insanlarımızın da hayatını tehdit eden kanalizasyon. Kokudan geçilmiyor ve ben bu sorunla ilgili olarak belediyeye destek olacağımı söyledim. Merkezde tablo belli ve bu tablonun daha içler acısı hali ilçelerimizde yaşanıyor. Düşünün bir kere, merkezde hala bizim bir yolumuz yok. İçme suyu büyük sorun ama kaçakları engelleyemediğimiz sürece bu sorun çözülmez. Bu kaçağı engellemek için Belediye Başkanına büyük görev düşüyor. Bunun için de denetim lazım. Başkan HADEP'ten seçilmiş; seçilen insanın seçenlere borcu olur da, ama bu manada bütün insanlarımızı sıkıntıya düşürecek bir uygulamanın içerisinde olmaması gerekir. Yollar da aynı durumda; zaman zaman çukurlar dolduruluyor ama sorun bitmiyor. Siirt merkezde yollarımızın alt yapısının çok güzel şekilde yapılması ve bir daha bozulmayacak şekilde asfaltlanması gerekiyor. İktidar olduğumuzda kamu kurumları ve belediyelerle ile işbirliği yaparak bu sorunları gidermek için çaba harcayacağım. Bu konuda ilk işimiz de yol olacak. Siirt'te sosyal, ekonomik ve eğitim açısından derdimiz çok.

DÜŞÜNDÜĞÜ PROJELER

Öncelikle yol sorununu gidereceğim. İkinci sorun yarım kalmış yatırımlardır; bunların bitirilmesi lazım. Bunlar tamamlandığında 300-500 insanımız da iş imkanına kavuşacak. En önemlisi organize sanayi bölgesinin hayata geçirilmesinin yollarına bakacağız. Merkez ve köylerimizde öğretmensiz okul bırakmayacağız. Köy yollarımız çok kötü; bozuk yollar yüzünden bazı köylerimiz ulaşılamayacak durumda. Köydeki insanımıza en azından rahat ulaşım imkanı sağlamak durumundayız. Bizim insanımız hizmet etmeyi bilirseniz fazla bir şey isteyen insanlar değil. Eğitimde, sağlıkta, sanayide, ekonomide çok da büyük olmayan sorunlar halledildiğinde insanlar sizi baş tacı ederler.

KÖYE DÖNÜŞ PROJESİ

Köye dönüş güvenlik konusu; zor bir olay diye görüyorum. Ama temennimiz köye dönüşün olmasıdır. Köylülerimizin köyüne dönüşünü sağlamak için devlet olarak elimizden ne geliyorsa yapılması gerekir diye düşünüyorum. Çoğu köyler güvenlikten ötürü kapatıldı, çoğu köyümüz terör bastığı için kapatıldı. Terör bittiğine göre şimdi köye dönüşü nasıl sağlayabileceğimizi düşünmemiz lazım. Bu sorun, bölgedeki askeriye ile Siirt Valiliğinin ortaklaşa yapacağı bir konu diye düşünüyorum. Siyasetçiler olarak bize ne düşüyorsa elimizden geleni yaparız.

BELEDİYELER İFLASTA

Mahalli İdareler Yasası 14 yıldır gündemde ama 14 yıl daha çıkmaz ve kalır. Olması gereken bir konuysa niye çıkmıyor, anlamakta güçlük çekiyoruz. Belediyeler artık Ankara'dan kurtulmalıdır. Bu yasa ülkemizin lehine ise, illerimizin lehine ise, bir an önce çıkarılmalıdır. Bu yasanın hiçbir hesap yapılmadan çıkarılması gerekiyor.

SİİRT HALKINA MESAJ

Ben milletin vekiliyim; benim gözümde aslolan millettir, biz vekiliz. Gençliğimizde bir milletvekili gördüğümüzde sevinirdik, bir hoş olurduk. Geçmişte milletvekilleri seçimden seçime gelir, oy ister, bir gider pir giderdi. Bu böyle olmamalı diye düşünürdüm. Bir milletvekili halkın arasında olmalı, halkın arasında gezmeli, oturmalı, sorunları dinlemeli. Millet sorunlarını Ankara'ya taşımak üzere milletvekillerine yetki veriyor. Vekil demek oy alıp Ankara'ya gelip de oturmak demek değildir. Aslolan hepimizin gönlünü hoş etmesi değil midir? Görev yaptığım 2 yıl içinde 7 bin insana ulaştım. Tanıdığım tanımadığım, partili partisiz herkesle görüşüyorum. Milletvekiliysem ben kendimi bunları yapmakla sorumlu addediyorum. Fakat 75 yıllık tarihimizde seçilen Siirt milletvekilleri böyle bir uygulama yapmadığı için bugün normalde yapılan şeyler o­nlara anormal geliyor. Ben bunları yaparken zevk alıyorum, haz alıyorum. Bugüne kadar partilerimiz, kimin oy potansiyeli varsa o­na göre milletvekili adayı belirlemiştir. Benim gibi 23 yıl öğretmenlik yapmış birisinin milletvekili olması Siirt gibi bir yerde tabuların yıkılmasıdır. Ben bir telefon açarak insanlarımızı mutlu ediyorsam, bize de yakışan bunun devamını sağlamaktır.

TEMBELLİK BÜYÜK SORUN

İnsanoğlunun en zayıf yönü, toplumda gördüğüm bir hastalık olan tembellik. Biz tembel bir milletiz, insan olarak öyleyiz. Bu tembelliği mutlaka aşmamız gerekiyor. Her şey iyi gitmiyor diye yakınabiliriz ama bunu düzeltmek için çok çalışacağız, azimli olacağız. Biz her şey kötüye gidiyor mantalitesinden hareket ederek kimse bir şey yapmazsa sonuç ne olacak? Tabi ki, gidişat daha kötü olacak. Siyasetçiye güven kalmamıştır ama yine çözüm bulacak siyasetçidir ve parlamentodur. Ben tembelliği bir tarafa atalım çağrısında bulunuyorum. Memleketimizin sorunları belli; herkes kendi üzerine düşeni yapmalıdır. Sorumluluk duygularını artırmanın yoluna bakmalıyız. Eğer biz birbirimize olan sorumluluk duygularımızı artırırsak, memleketimize, ülkemize olan sorumluluklarımızın bilincinde hareket eden insanlar manzumesini yetiştirebilirsek her alandaki sorunlarımızın kesinlikle asgariye ineceğini düşünüyorum. Yok; böyle gelmiş böyle gidiyor mantığıyla rüşvet, yolsuzluk, hortum diz boyu gidiyor mantığıyla hareket edersek daha kötü oluruz.

SORUMLULUKLARIMIZI BİLELİM

Özellikle söylemek istediğim; herkesin kendine bir çekidüzen vermesidir. Buradan hareketle ben şuna inanıyorum; herkes mesleğinin sorumluluğunun bilincinde hareket ederse iline, memleketine, ülkesine, insanlığa hizmeti prensip edinir, gevşeklik yapmazsa, objektif davranırsa çok önemli problemimiz yoktur diye düşünüyorum.

SİYASETE BAKIŞ...

Türkiye'de ekonomik deprem yok, siyasi deprem var; ülkemizde yönetim problemi var. Bu, Osmanlı'dan beri gelen bir hadisedir, şu anki durumla ilgili değil. Siyasi otoriteyi, siyasi iradeyi ülkemizin bütün kurumlarına hakim kılmadıkça hiçbir problemimizi halledemeyiz. Şimdi Türkiye'de hangi otorite hakim?Siyasi otritenin hakimiyetinden bahsedebilir miyiz?Ben şeklen de olsa parlamentonun açık olmasından yana bir insanım.Çünkü bütün problemlerin çözümü parlamentodadır.

MİLLETVEKİLİ YARAYAN KİMDİR?

1977 yılında Eğitim Enstitüsünü bitirdi. 23 yıllık öğretmenlik görevinde bulundu. Öğretmenlikten sonra Siirt Spor Kulübünün Başkanlığına getirildi. Evli, 5 çocuk babası. 2 yıldan bu yana da TBMM'de DYP Siirt Milletvekili olarak görev yapıyor.

 

© Copyright-2005