
Türkiye yanlış yönetiliyor" GAYRET YOK - Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Öztürk "Ekonomi alanında yaşanan tüm sıkıntıları, önerilerimizi ve sanayicilerimizin içinde bulundukları durumu en etkili bir şekilde ortaya koymamıza rağmen bu güne kadar hükümet kanadından sorunlarımızın çözümü noktasında bir gayret gösterilmedi" dedi.
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Öztürk "Yaşanan kaos ortamında çıkışın reçetelerini hükümete iletmemize rağmen, bu görüş ve düşüncelerimiz dikkate alınmayarak hükümet yalnız kendi düşünceleri doğrultusunda krizden çıkış hesapları yapmış ve yanlış tutumunu sürdürmeye bugün de devam etmektedir" dedi. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Öztürk, Türkiye'de bugün yaşanan sıkıntıların en büyük nedeninin siyasi irade olduğunu belirterek "Türk özel sektöründe, işçisinde, köylüsünde, memurunda bir kusur yoktur" diye konuştu. Elazığ'ın en işlek caddelerinden biri olan Gazi Caddesinde bulunan birçok işyerinin siftahsız dükkanlarını kapattığına dikkat çeken Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Öztürk, geçmiş yıllara oranla yeni müracaatlarda büyük azalma görüldüğünü ve kaydını sildirmek için müracaat edenlerin sayısının arttığını bildirdi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Öztürk, Türkiye'de bugün yaşanan sıkıntıların en büyük nedeninin siyasi irade olduğunu belirterek "Türk özel sektöründe, işçisinde, köylüsünde, memurunda bir kusur yoktur" dedi. Başkan Suat Öztürk "Tek kelime ile ülkenin bugünkü konumunu hazırlayan siyasi iradedir, ülkeyi yanlış yönetenlerdir. Bunu söylerken hiçbir siyasi ayrım yapmadan ve hiçbir siyasetçiyi hedef almadan açıkça söylüyorum; suç siyasi sistemdedir. Bu sistem öyle bir hal almıştır ki, bugün benzeri Cumhuriyet tarihinde pek görülmeyen krizleri peşpeşe getirir olmuştur. Bu da şunu açıkça göstermektedir ki, siyaset kurumu artık ülkeyi yönetmekten yoksundur" diye konuştu. BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ'nin sorularını cevaplandıran Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Öztürk'ün Elazığ ve Türkiye ile ilgili değerlendirmesi şöyle:
EKONOMİK DURUM
"Şubat 2001'de yaşanan ekonomik krizle birlikte artan maliyetler ve firmaların döviz ve banka borçları nedeniyle üretim, Elazığ Organize Sanayi Bölgesinde durma noktasına gelmiş ve kapasite kullanımı büyük oranda gerilemiştir. 25 civarında firmamız üretimini tamamen durdurmuş, bir o kadar firma da yine kapanma noktasına gelmiştir. Bugün Elazığ'ın en işlek caddelerinden biri olan Gazi Caddesinde bulunan birçok işyeri siftahsız dükkanlarını kapatmaktadır. Geçmiş yıllara oranla Odamıza yeni müracaatlarda büyük azalma görülmeye başlanmış ve kaydını sildirmek için müracaat edenlerin sayısı artmıştır. Üye sayısı 30 binlerde olan Elazığ Esnaf ve Sanatkarlar Birliğinde ise bu oran katlanarak artmıştır. Yani ilimiz ticari hayatı büyük sıkıntılar içerisine girmiştir. Ekonomi alanında yaşanan tüm sıkıntıları, önerilerimizi ve sanayicilerimizin içinde bulundukları durumu en etkili bir şekilde ortaya koymamıza rağmen bu güne kadar hükümet kanadından sorunlarımızın çözümü noktasında bir gayret gösterilmedi.
SIKINTILARIN NEDENİ SİYASİ İRADE
Yaşanan sıkıntıların nedeni elbette siyasi irade. Türk insanında bir eksiklik yok. Türk özel sektöründe, işçisinde, köylüsünde, memurunda bir kusur yok. Başka ülkelerde yaşayan ve ekonomik yarışa bizden çok gerilerde başlayan üstelik kaynakları da bizden çok kısıtlı olan ülkeler bu yarışta bizleri geride bırakmışlardır. Türk insanı tarihin derinliklerinden bugünlere tarih sahnesinde kurdukları yüzlerce medeniyetle kendisini ispat etmiş bir halktır. O halde sorun bizde değil. Tek kelime ile ülkenin bugünkü konumunu hazırlayan siyasi iradedir, ülkeyi yanlış yönetenlerdir. Bunu söylerken hiçbir siyasi ayrım yapmadan ve hiçbir siyasetçiyi hedef almadan açıkça söylüyorum; suç siyasi sistemdedir. Bu sistem öyle bir hal almıştır ki, bugün benzeri Cumhuriyet tarihinde pek görülmeyen krizleri peş peşe getirir olmuştur. Bu da şunu açıkça göstermektedir ki, siyaset kurumu artık ülkeyi yönetmekten yoksundur.
SİYASET YENİDEN YAPILANMALI
Türk insanının beklentisi, siyaset kurumumun yeniden yapılanmasıdır. Bugün yaşadığımız tüm sıkıntıların kaynağında siyasetteki tıkanmışlık vardır. Bu nedenle bir an önce siyasi partiler kanunu yeniden düzenlenmeli ve seçim kanunu değiştirilmelidir.
BANKACILIK SEKTÖRÜ
İşletmelerin ayakta durabilmesi, istihdam yaratmaları ve üretimlerini sürdürmeleri finans kaynaklarının yeterliliğine bağlıdır. Finansman sorunu olmayan hiçbir işletme kapısına kilit vurmaz. Elazığ'da büyük çoğunluğu KOBİ statüsünde olan ve aldığı kredilerle ticari hayatını sürdüren çok sayıda işletmemiz yaşanan ekonomik krizlerle birlikte bugün adete kaderine terk edilmiş durumdadır. Mutlaka birilerinin önceden haber alarak gerekli önlemleri aldığı bu krizlerde nedense elini taşın altına koyan yatırımcılar, devletine ve milletine güvenerek bir şeyler yapmaya çalışanlar, kendi ekonomik birikimi yetmediği halde, ticari hayatın vazgeçilmez unsuru olan bankalardan kredi kullanarak katma değer yaratmaya çalışanlar, böylece hem yörelerine hem de ülkelerine hizmet etmeye çalışanlar, hep mağdur ve pişman edilmişlerdir. Müteşebbislik fikri kırılmış, hükümet kararları inandırıcılığını yitirmiş ve hatta caydırıcı duruma gelmiştir. Finans sektörü ile birlikte neredeyse tüm büyük kuruluşların sadece faaliyet dışı karlarla ayakta durabildiği bir ekonomik düzen ısrarla kabul ettirilmeye çalışılmış, bankacılık adı altında, alınan dış krediler çok yüksek faizlerle devlete satılırken, kazanılan yüksek paraların rehaveti sosyal dengeleri dahi etkileyecek boyuta gelmiş ve siyasi otorite ne yazık ki, bu bozuk düzeni adeta idame ettirmek üzere yapılanmış, desteklemiş ve hiçbir ülke gerçeğinden hareket edilmemiş, sadece menfaatleri zedelenmesin diye saadet düzeni devam ettirilmiştir. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek bir anlayışla, vadesi ve faizi belli bir kredi, daha sonra kriz neden gösterilerek, para maliyeti yüksekliği gerekçesiyle alacağın tümü müeccel kullanılmakta ve istenilen seviyede artırılmaktadır. Böylesi bir ortamda bulunduğu bölgenin kendine özgü sorunları ile mücadele eden firmalarımız birde bankaların bu şok kararı ile adeta buz dağına çarpmış ve mücadele edecek gücü kalmamıştır. Türkiye Kalkınma Bankası'nca ilimizin de içinde bulunduğu 26 ildeki yarım kalmış, işletme sermayesi yetersizliği nedeniyle işletmeye geçememiş veya kısmen işletmeye geçmiş yatırımların ekonomiye kazandırılması için acil destek kredisi verilmesi uygulamasında, ilimizdeki yarım kalmış ve düşük kapasite ile çalışan tesislerin ekonomiye kazandırılmasında önemli bir uygulama olmasını beklerken, bu kredinin sadece yarım kalmış yatırımlara verileceği anlaşılmıştır. Halbuki işletme sermayesi yetersizliğinden çalışamayan veya ancak yüzde 10 kapasite ile çalışmak zorunda kalan birçok sanayi kuruluşumuz kapanma durumu ile karşı karşıya kalmıştır. Bölgemizde yatırım ve üretimin artırılması için ek tedbirler beklerken böyle bir uygulama yapılmasını da anlamış değiliz.
VERGİLENDİRMEDE DURUM
Ekonomik kriz sonrası, yaşanan kaos ortamında çıkışın reçetelerini hükümete iletmemize rağmen, bu görüş ve düşüncelerimiz dikkate alınmayarak hükümet yalnız kendi düşünceleri doğrultusunda krizden çıkış hesapları yapmış ve yanlış tutumunu sürdürmeye bugün de devam etmektedir. Kriz sonrası uzun bir zaman geçmesine karşın ülkemizdeki kaos halen mevcudiyetini korumakta, siyasi irade ise inatla yaşanan krizi ek vergiler çıkararak önlemeye çalışmaktadır. Sayamayacağımız kadar vergi yükü altında ezilen işletmelere yeni yükler getirerek kriz çözülmez. Sürekli yolunacak kaz gözü ile bakılan işletmelere bu tutum devam ederse işletmeler ya kapanacak ya da yurt dışına kaçacaktır. Bu bakımdan tabana yayılmış ve adil bir vergilendirme sistemi reel sektörün en büyük beklentisidir.
MESAJLAR
İlimizin, bölgemizin ve ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıların dile getirilmesi açısından bizlere bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Son olarak şunları söylemek istiyorum: Bugün yaşanılan ve tüm halkımızı büyük sıkıntılara sokan sorunlar aslında yapısal reformların yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle 21. Yüzyılda; yeni ve sivil bir anayasanın Meclisten geçirilmesi, siyasi partiler kanununun çıkartılması ve lider sultasına son verilmesi, merkeziyetçi hantal devlet yapısını değiştirecek yapısal reformların çıkartılması lazımdır. Türk toplumuna bugün gerçekten dar gelen yasalar, aynen Cumhuriyetin kuruluşunda ulu önder Atatürk ' ün yaptığı gibi, yeniden ele alınmalı,hukukun üstünlüğü ilkesini hayata geçirerek, yargının gerçekten bağımsız çalışmasını sağlayacak reformlar yapılmalıdır. "DAP'ı istiyoruz" ETSO Başkanı Suat Öztürk, zaman kaybetmeden Doğu Anadolu Projesinin hayata geçirilmesi gerektiğini açıkladı ve şu anda izlenen tutumu eleştirdi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Öztürk, zaman kaybetmeden Doğu Anadolu Projesinin hayata geçirilmesi gerektiğini açıkladı ve şu anda izlenen tutumu eleştirdi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Öztürk şunları söyledi:
DAP HAYATA GEÇİRİLMELİ
"Doğu Anadolu Bölgemizin mevcut durumunu yansıtan ve nispeten az gelişmiş olduğu gerçeğini dikkate alan Devlet Planlama Teşkilatı, Doğu Anadolu için bir gelişme planı yapılmasına ihtiyaç duymuştur. Bu amaçla ülkemizin en büyük projelerinden biri olan Doğu Anadolu Projesi (DAP)'nin hazırlıkları başlatılmıştır. DAP bu ortamda bölgede kullanılmayan ve ekonomiye bir türlü kazandırılamayan sektörler için bir umut olmuştur. Proje; başta DPT, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri tarafından ciddiyetle ele alınmakta ve bölgedeki iller bazında sektörlerin içinde bulunduğu durum, sorunlar ve çözüm önerileri DPT tarafından 20 yıllık bir süre zarfında değerlendirilmek üzere projelendirilmiştir. Doğu Anadolu'da bulunan illerin sorunları tespit edilip, uygun yatırım konuları belirlendikten sonra, DPT üç farklı senaryo hazırlayarak bunu kısa bir süre önce kamuoyuna açıkladı. DPT'nin hazırladığı senaryoya göre Doğu insanının yüzünün gülmesi için 20 yıl beklemesi gerekiyor. Oysa projenin bir an önce hayata geçirilmesi ve bölgeler arasındaki kalkınmışlık düzeyini ortadan kaldırmak için bu projenin zaman kaybına tahammülü yoktur. Bölgenin bir bakıma kaderini değiştirecek olan bu büyük proje, bugün bölgede yaşanan birçok sorunu ortadan kaldıracaktır.Bu nedenle DAP' ın dosyalarda ve tozlu raflarda bekletilmesinden yana değiliz."