
Turizm ve otomotiv yan sanayiinde İstanbul’da uğraşı veren Arapgirli iş adamlarımızdan Adil Üstündağ Malatya’ya her zaman sahip çıkacaklarını söyledi.
Turizm ve otomotiv yan sanayiinde İstanbul’da uğraşı veren Arapgirli iş adamlarımızdan Adil Üstündağ Malatya’ya her zaman sahip çıkacaklarını söyledi.
İş adamı Üstündağ “Malatya bizim için dünyadaki tek şeydir. Gönlümüz de, kalbimiz de Malatya ile beraberdir. Bugün başarılıysak en büyük pay Malatya’nındır. Malatya; bizim için erişilmez ve vazgeçilmez bir tutkudur” dedi. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi’ne yaptığı çalışmaları, Malatya’ya yapılması gerekenleri ve siyasetteki bugünkü konumu değerlendiren İş adamı Adil Üstündağ, çok çok çalışıp az tüketmekle her şeyin üstesinden gelineceğini belirterek şunları söyledi:
MALATYA HERŞEYİMİZ
“Malatya, bizim için dünyadaki tek şeydir. Gönlümüz, kalbimiz Malatya ile beraberdir. Arkadaşlarımız, akrabalarımız, dostlarımız Malatya’da yaşıyorlar. Bugün eğer İstanbul’da başarılıysak bunda yetişme tarzımızda, örf ve adetlerimizde en büyük pay Malatya’nındır. Yatırım yapmasak da Malatya’ya mutlaka sahip çıkacağız. Malatya’nın her sorunuyla mutlaka ilgileneceğiz. Malatya; bizim için erişilmez ve vazgeçilmez bir tutkudur.
SİYASETE HAYIR...
Bütün partilerin her düzey yöneticilerinden zaman zaman siyasete girme teklifi alıyorum. Gönümüzde elbette bir parti var. Ama şuna inanıyorum; benim 100 çalışan arkadaşım var ve ben kendimi onlara adadım. Politika düşünmüyorum, işlerimi büyütmeyi düşünüyorum. Politikadaki düşüncem ve çizgim budur. Malatya çok büyük siyaset ve devlet adamları yetiştirdi. İsmet Paşa, Turgut Özal, Metin Emiroğlu bunlar arasındadır. Ben Arapgirliyim ve ilçemden Atatürk’ün yakın silah arkadaşı Necdet Çobanlıoğlu dahil 7 general çıktı. Geçmişte siyasetçilerimiz, Malatya’ya sahip çıktı. Şu anda da sahip çıkıyorlar ama yeterli görmüyorum. Bana göre daha iyisini, daha güzelini yapabilirler. Ben bir örnek vereyim; rahmetli Özal ile Türki Cumhuriyetleri gezisinden dönüyordum. Rahatsızlığım nedeniyle işleri bırakmak istediğimi belirterek düşüncesini almak istedim. Bana söylediği şuydu: İşini büyüt... Yanından çıkarken tekrar beni çağırdı ve şunu söyledi: İşini çok büyüt...Malatya’daki arkadaşlara ben şunu tavsiye ediyorum; çok çalışın, çok çalışın, çok çalışın ama az tüke
“YENİ KUŞAK HAZIRCI”
Nihal Üstündağ, İstanbul’da ikinci kuşak bir Malatyalı. İş adamı Adil Üstündağ’ın kızı olan Nihal Üstündağ ile Malatya’yı, siyaseti ve genç yaşta atıldığı iş hayatını konuştuk. Nihal Üstündağ, 1974 İstanbul doğumlu öğrenim hayatını İstanbul’da sürdürdü, Anadolu Lisesini bitirdikten sonra İngilizce eğitimi aldı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdi. 2 yıl yurt dışında kaldı. Bir yıl Amerika’da, bir yıl da Almanya’da yaşadı ve İngilizce ve Almanca biliyor. Malatyalı iş adamlarımızdan Adil Üstündağ’ın kızı olan Nihal Üstündağ, gençlik gözüyle Türkiye’yi ve Malatya’yı değerlendirdi. Nihal Üstündağ, gazetemize yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
MALATYA ÇOK ÖNEMLİ
“Ben, Malatya’ya gelişmekte olan bir şehir diye düşünüyorum. Dolayısıyla Türkiye’nin doğuya açılan kapılarından biri ve kavşak noktasında. Ayrıca Malatya çok enteresan bir şehir. Malatya; gerek devlet adamı, gerek iş adamı ve gerekse asker olarak çok iyi yetişmiş insanlar sunmuştur. İstanbul’da yaşıyoruz ama tabii ki Malatya’ya bir özlem var. Biz fazla bir şey bilmiyoruz ama birinci kuşağın bize ilettiği kadarıyla sevdiğimiz ama çok fazla içli dışlı olmadığımız bir kent.
SİYASİ DEĞERLENDİRME
Malatya siyasetinde bir parçalanma söz konusu. Bu belli ölçüde normal herkesin siyasi görüşü farklı fakat Malatya’ya tam anlamıyla hizmet verdiklerine inanmıyorum. Çünkü hiç bağdaşmayan partilerde bulunuyorlar. Belki Turgut Özal döneminde iyi şeyler oldu; başladı ve yarım kaldı. Ama hiçbir şey tam olarak bitirilemedi, bir çok yatırımın yarım ve boş olarak beklediğini biliyorum. Bu tespitim sadece Malatya için değil diğer yörelerde de yatırımlar aynı durumda.
YENİ KUŞAK HAZIRCI
Benim değerlendirdiğim kadarıyla Allah insanı farklı yaratıyor. Dolayısıyla babasına göre Ahmet Özal Bey çok daha farklı. 60’larda genç olmuş kuşak Türkiye’ye çok daha faydalı olmuştur. Çünkü çok daha farklı boyutlardan geçerek gelmişlerdir. Yeni kuşak olarak bizler biraz daha hazırcıyız biraz daha kısa yolcuyuz. Turgut Özal’ın çok farklı meziyetleri olduğunu düşünüyorum. Bu memlekete hizmetleri ortaya çıkmış bir siyasetçi. Ama Ahmet Bey’in aynı düzeyde olduğuna inanmıyorum; ama tabiki başarılı olabilir. Fakat kimse asla ve mümkün değildir ki Turgut Özal gibi olamaz.
MALATYA’NIN PROBLEMLERİ
Malatya’nın en büyük eksiklikleri Türkiye’nin eksiklikleri diye düşünüyorum. Türkiye’de hiçbir ödenen vergi doğru yere gitmeyip hep kamu açıklarının finansmanında kullanıldığı için aynı eksiklik Malatya’da da göze çarpıyor. İstihdam için üretime veya yeni yatırımlara finans aktarılmıyor. Birçok akrabamız Malatya’da yaşıyor. Yol yok, alt yapı yok; tabi bunlar çok büyük eksiklik.
YATIRIMCILARA DESTEK
Malatya’ya devlet yatırımlarının yapılması lazım, yapılan yatırımlara destek olunması lazım. Bunlar nedir; vergilerle sübvanse edilmeli, bir kişiye para ödemektense belirli vergileri belli dönemlerden sonra ödeyebilir. Ama gördüğüm kadarıyla bunların hiçbiri yapılmamıştır. Genelde iş adamlarımız bundan şikayetçi. Fabrikayı kurduktan 2 ay sonra vergi denetmenleri geliyor. Bu tür şeyler Türkiye’nin genelinde var. Gelecekte Malatya’ya yatırım konusunda düşüncelerimiz var. Bu sorunuza babam adına cevap vereyim. Biz iki sektörde faaliyet gösteriyoruz; biri turizm diğeri otomotiv yan sanayi. Turizm bizim ikinci sektörümüz. Esasında babam 1964’lerden beri otomotivci; ilk önce bir çırak olarak başlıyor. 10 yıllık başlangıç döneminden sonra kendi firmasını kuruyor. 1995 yılından bu yana da turizmin içindeyiz. Ayrıca 1984 yılında kurulmuş olan bir de inşaat firmamız var. Yatırımlarımız devam ediyor ve Malatya’ya da yatırımlarımız olacak; bunu ben de çok istiyorum. İnsan doyduğu yere de doğduğu yere de sahip olur diyorum. Doğduğumuz yer Malatya, yaşadığımız yer İstanbul ve ben İstanbul’u da çok seviyorum. Benim tek düşüncem devletimizin kaynaklarını iyi kullanmak. Açıkları finansa etmekten ziyade bunları reel sektöre kaydırmaktır. Ben, Türkiye’nin her yönden çok parlak bir yerde olması gerektiğine inanıyorum. Ama yazık oluyor; tabi yazık olduğu için Malatya’ya da yazık oluyor. Ama ben ümitsiz de karamsar da değilim. Bence Türkiye’nin çok büyük potansiyeli var. benim birçok arkadaşım var ve Amerika’ya yerleştiler. Onlar neden bu ülke için çalışmasınlar, neden buraya yerleşmesinler. Ümitliyim, bir şeyler olacağına inanıyorum. Her şey de bizim elimizde, insan kendi kaderini kendi yaratıyor.”