goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 20.11.2008 17:30:30, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1777552 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 31 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Malatya İçin Büyük Hedefler

Malatya Valisi Mustafa Yıldırım, “Doğu’nun incisi” Malatya’nın ekonomik, sosyal, sanayi ve kültür açısından daha ileri seviyeye gelmesi için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini açıkladı.

Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne Malatya’yı anlatan Vali Mustafa Yıldırım; kırsalda azalan nüfusa karşı kent merkezindeki yoğunlaşmaya dikkat çekti. Malatya’da eğitim hizmetlerini yeterli bulmadığını söyleyen Vali Mustafa Yıldırım, öğretmen konusunda da dengesizlikler bulunduğunu söyledi.

Vali Yıldırım, eğitimde sıkıntılar yaşadıklarını belirterek “Eğitim gibi sağlıkta sorun var; ilçelerdeki hastaneler pek başarılı olamıyorlar, çünkü oraya doktor gitmiyor. Atanan doktorlar bir süre sonra yer değiştirerek başka şerlere gidiyorlar. Yataklı tedavi hizmetleri bakımından ağırlık; merkezdeki Devlet Hastanesi, Sigorta Hastanesi ve Özal Tıp Merkezinde” dedi. Bir ülkenin yarısı, hatta üçte ikisi üniversite mezunu olmadıkça o ülkenin eğitim sorunu çözümlenmiş denemez. Malatya’nın en önemli sorunlarından birisi öğretmen yetersizliğidir ve öğretmenler arasındaki dengesiz dağılımdır. İlçelerdeki hastaneler pek başarılı olamıyorlar çünkü oralara doktor gitmiyor. Malatya, kayısıyı istediği gibi değerlendiremiyor. Kayısıda tanıtım yetersiz. Kayısının mutlaka dörtte birinin yurt içinde tüketilmesi gerekir. Malatya’nın kalkınması için birinci önceliğimiz sanayileşmedir. Sanayileşme üretim ve istihdam demektir. Her şeyi devletten bekleyerek ağlamaktansa sorunların çözümü için çareler üretmek gerekir. Malatya’da bir çok sorun köylü-devlet işbirliği ile başarılı bir şekilde çözülmüştür. Nemrut Türkiye’nin, hatta tüm insanlığın müşterek eserirdir. Nemrut; Türkiye’nin sahip çıkması gereken önemli bir değerdir. Biz istiyoruz ki, Nemrut’un tanıtılarak değerlendirilmesine katkıda bulunalım. Organize sanayide yeni fabrikaların yapılması benim birinci önceliğimdir. Malatya’nın şehirlerarası kara yolu sorununun çözümlenmesi önemli bir konudur. Merkezi yönetimin işinin güçleştirilmesi değil, kolaylaştırılması için yerel mahiyette olan taşradaki görevinin mutlaka illere devredilmesini istiyoruz. Vatandaşlarımızın devlet yönetimine daha etkin bir şekilde katılmalarını, fikirlerini söylemelerini ve sorumluluk almalarını istiyoruz. Malatya Valisi Mustafa Yıldırım, “Doğu’nun incisi” Malatya’nın ekonomik, sosyal, sanayi ve kültür açısından daha ileri seviyeye gelmesi için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini açıkladı.

Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne Malatya’yı anlatan Vali Mustafa Yıldırım; kırsalda azalan nüfusa karşı kent merkezindeki yoğunlaşmaya dikkat çekti. Malatya’da eğitim hizmetlerini yeterli bulmadığını söyleyen Vali Mustafa Yıldırım, öğretmen konusunda da dengesizlikler bulunduğunu söyledi. Malatya’nın 2. Ordu merkezi olması, üniversite ve kayısısı ile tanındığını bildiren Malatya Valisi Yıldırım şunları söyledi:

NÜFUS MERKEZDE

“Malatya’nın nüfusu 1 milyon 15 bin civarında ve yarısı Malatya merkezde yaşamaktadır. Malatya şehrinin merkezi çok büyüdü. Malatya 2. Ordu’nun merkezidir ve en önemlisi İnönü Üniversitesi var. Malatya şehir merkezi bu yönden bir cazibe merkezidir. Bu yüzden kırsaldan fazla sayıda nüfus çekmektedir. Malatya sanayileşen bir il ve belki de, Doğu Anadolu’nun en fazla sanayileşen ilidir. 1. Organize Sanayi bölgesinde 99 fabrika halen çalışmaktadır. Malatya’nın ilçelerinde nüfus yoğunluğu çok fazla değil, nüfusun yüzde 60’ı merkezinde, yüzde 40’ı kırsal kesimde yaşamaktadır. İlçe merkezleri ve köyler büyük ölçüde nüfus azalmasına uğramışlardır. Merkezde nüfus yoğunluğu artışı sadece Malatya’da değil, Doğu Anadolu bölgesinde olan bir durumdur. Malatya, iklim özellikleri bakımından Doğu Anadolu’nun karakteristik özelliklerine sahip değil. Karakaya Barajı’ndan dolayı yumuşamaya uğramıştır. Malatya’da narenciye hariç her türlü sebze ve meyve yetişebilir.

EĞİTİMDE DURUM

Eğitim hizmetlerini yeterli bulmuyorum. Okuma oranı her ne kadar yüzde 92 olarak gözükse de ben bu rakamların biraz daha aşağıda olduğu kanaatindeyim. İstatistikler yüzde 92’yi gösteriyor ama benim kanaatimce Malatya’da okuma yazma oranı yüzde 85 civarında. Eğitimde artık okuma yazma oranını kıstas almak geride kalmıştır. Bir ülkenin yarısı, hatta üçte ikisi üniversite mezunu olmadıkça oranın eğitim sorunu çözümlenmiş denemez. Malatya’da daha okuma yazma bilmeyen vatandaş var ve bu kadınlarda biraz daha çoğunlukta. Maalesef doğu bölgelerimize gelindikçe hala kızları okutmama düşüncesi az da olsa devam ediyor. Onun için şimdi okuma yazma kursları açtık. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşlerinin önderliğinde, ulusal eğitime hizmet destekleme amacıyla kurslar başlatıldı. Tabi bunlar, kendi ellerinde olmayan nedenlerle okuyamamışlar. Birisi; babam muhtardı, beni okutmadı, diyor. Halbuki muhtarın görevi ilköğretim mecbur olduğuna göre, ilköğretim çağında olup da okula gitmeyenleri toparlamak, okul idaresine haber vermek. Ama muhtar kendi kızını okutmuyor. Birisi; benim dedem cami imamıydı, kızlar okumaz günahtır diyerek okutmadı, diyor. Bakın ne kadar sıkıntımız var. Halbuki cami imamının tam tersine okumayı önermesi lazım. Çünkü bizim inancımızda okumak en önde gelir. Kuran-ı Kerim’in ilk ayeti “Oku, esirgeyen bağışlayan Allah’ın adıyla oku” diye başlar. Şimdi böyle bir inanca sahip olacaksınız, sözde bunun tatbikatçısı olan cami imamı diyecek ki kadınlar okumaz. Olur mu hiç böyle şey? Demek ki bir cehalet var ortada. Onun için okuma yazma oranını yüzde 100’e çıkarmak mecburiyetindeyiz. Yüzde 15 vatandaşımız daha okuma yazma bilmiyor. Bu erkeklerde yüzde 5’e düşüyor, hanımlarda yüzde 20’ye çıkıyor. Bunlar bizi çok üzmektedir. Malatya okuma yazmayla ilgili eksikliğini tamamlayacak. Tabii okuma yazma yolunda eğitim seviyesini de yükseltmemiz lazım.

ÖĞRETMEN DENGESİZLİĞİ

Malatya’nın en önemli sorunlarından birisi öğretmen yetersizliğidir ve öğretmenler arasındaki dengesiz dağılımdır. Dengesiz dağılımın nedenine gelince, ilimize eş durumundan çok öğretmen geliyor. Bu öğretmenleri kırsal kesime göndermede büyük zorluk çekiyoruz. Yapmak zor değil, ama eşi burada, çocuğu var, siz onu alacaksınız 150 km uzağa göndereceksiniz, gönderdiklerimiz de verimli olamıyor. İstifa eden var, uzun süre izine ayrılan var. Bir sürü insan bu sıkıntılarla uğraşıyor. Bu yüzden biz bilhassa doğu illerinde, belki Türkiye genelinde de uygulanabilir, “Çakılı Kadro” istiyoruz. Çakılı kadro; yani her köyün öğretmeni o köyün öğretmeni olsun, bunu alıp başka yere atama yasal olarak mümkün olmasın. Eğitim seviyesini yükseltmek için bizim ilimizin daha çok öğretmene ihtiyacı var. İkincisi; eğitimde kaliteyi yükseltmek için çağdaş teknolojileri kullanmamız lazım. Bu da nedir, bilgisayardır; biz bilgisayar alımına yetişemiyoruz. Birtakım hayırsever vatandaşlar da, bilgisayar alıp katkıda bulundular ama yetmiyor, daha çok bilgisayar almamız lazım. Yine Malatya merkezde eğitimde önemli bir sıkıntımız okul yetersizliğidir. Sınıflardaki öğrenci sayısı çok fazla. Malatya merkeze daha çok okul yapmamız gerekiyor. Daha çok okul yapmamız için daha çok para gerekiyor. Bir de arsa sorunu var. Artık Malatya gibi bir yerde arsanın parası okulun parasını geçmiştir. “Arsanı ver, ismini okula vereceğiz” diye bir kampanya açtık. Orta öğretimde endüstri meslek liselerini çoğaltmak lazım, sanat eğitimi veren okullara daha çok önem vermemiz gerekiyor. Çünkü düz lise mezunları iş bulamıyor. Onun için endüstri meslek liselerine çok önem vermekteyiz, çıraklık eğitimine önem vermekteyiz. Sayın Cumhurbaşkanının eşlerinin önderliğinde açılan kampanyada sadece okuma yazma değil, vatandaşlarımızın iş edinmesi, meslek edinmesi için gerekli kurslar açılması ve yetiştirilmesi için de gayret içindeyiz. Tabii eğitimin büyük parçası da yüksek öğretim oluyor.

ÜNİVERSİTE BÜYÜK ŞANS

İnönü Üniversitesi’nin olması Malatya için büyük bir şans. Üniversite son yıllarda gelişme konusunda büyük bir gayret içerisinde. Ama üniversitenin de belli ekonomik sıkıntıları var. Öğretim üyesi sayısı da yetersiz.

SAĞLIKTAKİ SORUNLAR

Sağlıkta sorun var; ilçelerdeki hastaneler pek başarılı olamıyorlar, çünkü oraya doktor gitmiyor. Atanan doktorlar bir süre sonra yer değiştirerek başka şerlere gidiyorlar. Yataklı tedavi hizmetleri bakımından ağırlık; merkezdeki Devlet Hastanesi, Sigorta Hastanesi ve Özal Tıp Merkezinde. Yataklı tedavi kurumlarımız bizim ihtiyaçlarımızı karşılar durumda. Ancak Malatya bölge niteliğinde ve civar illerden çok hasta gelmektedir. Onun için Malatya’da yataklı tedavi kurumlarını biraz daha geliştirmek gerekiyor. En başta benim kanaatimce Malatya’ya çok yeni ve modern bir devlet hastanesi lazım. Devlet Hastanesi’nde çok dağınık bir yapılanma var. Önce küçük bir hastane yapılmış, sonra ihtiyaç duyuldukça sürekli ilaveler gerçekleştirilmiştir. Halbuki çağdaş hastanelerde hizmette bütünlük sağlamak için tüm birimlerin birarada olması gerekiyor. Bir Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi yapılması için gayret gösteriyoruz. Programa aldık ve bu yıl Sağlık Bakanlığı biraz ödenek gönderecek. Gelecek yıl ihale ederek en az 150 yataklı bir hastane yapacağız. Ama sağlıkta en önemli sorun kırsaldadır. Sağlık ocaklarında hem ebe, hem sağlık memuru, hem de doktor bulmakta zorluk çekmekteyiz. Bunlar için yeni düzenleme yapmak lazım. Sağlık evlerinin önemli bir kısmı işlevini kaybetmiştir. Ebeler, ana ve çocuğa hitap ederler ama artık kırsalda analar ve çocuklar pek bulunmamaktadır, çok yaşlılar vardır. Doğurgan olan genç nüfus pek kalmadığına göre oralarda ebelere pek ihtiyaç yoktur. Kırsal alanlarda dolaşacak tam donanımlı içinde doktoru, ebesi, sağlık memuru olan cankurtaranlarımız olursa, vatandaşların muhtelif ihtiyaçlarına cevap verirler. Zaten telefon sistemi de gelmiştir, her yere ulaşmak mümkün. Şu anda Malatya’da en zaruri ihtiyaçlardan birisi ebe sıkıntısıdır. En az 100 tane sağlık evinde ebe bulunmamaktadır ve oraya biz bu yeni sistem oluşuncaya kadar ebe atamak mecburiyetindeyiz. Sağlık konusunda Malatya’nın bunun dışında çok önemli bir sorunu yok.

HALKIN GELİR KAYNAKLARI

Malatya ekonomik gelişmişlik sıralaması bakımından, yani kişi başına düşen milli gelir bakımından plakasına uygun bir yerde yani 44. sırada. Kişi başına düşen milli gelir de 2000 doların altında. Malatya, Türkiye’deki genel yaşam düzeyi bakımından ortada olan illerdendir. Halkın temel geçim kaynağı büyük ölçüde tarıma ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bunun başında da kayısı geliyor. Malatya’da dağ taş kayısı olmuştur. Aşağı yukarı 8 milyon kayısı ağacı var, her geçen yıl daha da kayısı dikilmektedir. Biz kayısının dikimini özendirmek istemiyoruz ve kayısının dışında alternatif ürünlere kayılmasını istiyoruz. Malatya’nın yıllık kayısı üretimini kuru kayısı olarak nitelendiriyoruz ve 60 ile 70 bin ton civarında. 4 kg yaş kayısıdan 1 kg kuru kayısı elde ediyoruz. Bu 300 ile 350 bin ton arası yaş kayısı demektir. Kuru kayısı olarak ele almamızın nedeni, Malatya’nın kayısıyı hem bütün dünyaya hem Türkiye’ye genellikle kuru olarak satmasıdır. Üretim yıllara göre değişiyor. Bazen üretim iklim şartlarına bağlı olarak 40 bin tonlara düşer, bazen 100 bin tona çıkar. Malatya ürettiği kayısının büyük bir kısmını yurt dışına satar. 50’den fazla ülkeye ve genellikle kuru kayısı olarak ihraç etmektedir. Diğer kayısı ürünleri pek fazla revaçta değil ve genel ihracatın içerisinde çok yetersiz. Dünya piyasalarında gıda maddelerindeki düşüş nedeniyle Malatya kayısıyı istediği gibi değerlendiremiyor. Şu aylarda kayısı fiyatları yükseldi ama 3 ay evvel fiyatlar çok düşüktü. Çiftçinin yaptığı masrafı bile karşılamaz durumdaydı. Malatya’nın en gelir getiren ürünlerinden birisi kayısıdır. 130 milyon dolar civarında kayısıdan gelir var. Ancak yeni düzenlemelerle bu en az 300 milyon dolara çıkar diye hesap ediyoruz. Elbette temennimiz 500 milyon dolar olmasıdır. Bunun için de belirli çalışmalar yapmaktayız. Dünya piyasalarında yeni pazarlar edinmenin üzerinde çok duruyoruz. İkinci hedefimiz, kayısıyı bir sanayi ürünü haline getirmektir. Katma değeri çok, yani sadece kuru kayısı değil sirkesinden, marmeladına, kozmetik sanayiine varana kadar başka ürünler elde edilebilir. Tabii bu biraz uzun çalışmayı gerektiriyor. Yine çok önemli bir konu da, kayısının yaş olarak satılmasıdır. Benim hedefim, Malatya kayısısının en az dörtte birinin yaş olarak satılmasıdır. Çünkü yaş olarak satmak bize çok büyük bir gelir getirecektir. Ama Türkiye kayısı tüketmiyor. Ürettiğimiz kayısının yüzde 90’ı yurt dışına gidiyor. Türkiye içinde yüzde 10’ların altında tüketiliyor. Bir defa tüketimi Türkiye içinde arttırmak gerekiyor. Malatya’da kayısının yanında diğer ürünler de önemli. Arapgir’in çok önemli bir siyah üzümü var. Fransa’ya bile gider ve şarap sektöründe kullanılır ki biz o üzüme çok önem veriyoruz. Hekimhan’ın cevizi, Yeşilyurt’un kirazı ünlüdür. Malatya’nın iklimi ve sulak araziye sahip olması avantajdır. Devam eden 5 büyük sulama projemiz var, onlar da bittiğinde Malatya yeniden 600 bin dekar arazi ekecektir. Bu yeni ürünleri üretmek suretiyle hem üründe çeşitliliğe gideceğiz, hem çiftçinin ürününü değer fiyatına pazarlanmasını temin edeceğiz. Çiftçi de sadece kayısıya bağımlı kalmayacak. Bundan sonra kayısı yerine soya fasulyesine varana kadar, yem bitkileri ve daha değişik ürünler yetiştirilmesini teşvik edeceğiz.

EKONOMİNİN TEMELİ SANAYİLEŞME

Malatya ekonomisini sanayileştirmek istiyoruz. Demin de bahsettiğim gibi 2. Organize Sanayi girişimcilerin istifade etmesine sunuldu. Burada yatırım yapmak isteyenlere her türlü kolaylığı göstereceğiz. Tarımda ne kadar yatırım yaparsanız yapın sanayinin getirdiği getirinin her zaman arkasında kalıyor. Onun için sanayiye çok büyük önem veriyoruz ve sürekli destekliyoruz. Malatya son 2 yılda çok önemli bir konuda başarılı oldu. Halk-devlet işbirliğiyle 750 proje gerçekleştirdik. Köylünün herhangi bir konuda çözmesi gereken bir sorun varsa; altyapıyla ilgili köylüye diyoruz ki yarı yarıya paylaşalım. Yarısının masrafını siz karşılayacaksınız, yarısını da devlet olarak biz karşılayacağız. Bu yolla, içme suyu, sulama suyu, kanalizasyon projeleri gerçekleştirildi. 2 yıl içinde 750 projeyi köylü-devlet işbirliği ile hayata geçirdik, başardık. Bu projeler için 8.2 trilyon para harcandı. Bu paranın 4.4 trilyonunu köylü, geriye kalan 3.8 trilyonunu da biz karşıladık. Bu işlerin toplam proje bedeli 12 trilyon lira. Biz üçte birinin devlet tarafından ödenmesi suretiyle, geriye kalanın köylü tarafından karşılanması ve işin ucuz olması yönünde bunu başardık. Köylümüz bu uygulamayı çok tuttu. Bundan sonra da çok başarılı olacağımızı düşünüyorum. Her şeyi devletten beklemek yanlış, zaten ülke imkanları fevkalade kıt. Her şeyi devletten bekleyerek her gün ağlamaktansa sorunu beraber çözmek için çözüm üreterek işbirliği yamak gerekiyor. Hem üretimde önemli aşamalar katettik hem de köylerin altyapısının çözümünde önemli aşamalar katettik. Ayrıca önemli bir konu, köylü eserin yapımına katıldığı için eseri koruyor, sahip çıkıyor. Böylece iş daha sağlam ve de ucuz oluyor.

NEMRUT TARTIŞMASI

Bizim yönümüzden Nemrut ile ilgili olarak Adıyaman’la bir polemiğimiz yok, bir anlaşmazlık da yok. Sayın Adıyaman Valisi de, bana bir anlaşmazlık olmadığını ifade etti. Bunu, belirli kişiler herhalde habersiz kalınca kamuoyunun gündemine getiriyorlar. Nemrut, Adıyaman ile Malatya arasında bir ören yeri. Malatya’dan da Adıyaman’dan da gidilebilir. Nemrut tabii çok uzun süreden beri Adıyaman olarak tanınıyor. Buna itirazımız yok. Nemrut ören yeri Kommagene Krallığı merkezi tam Malatya ile Adıyaman’ın ortasındadır. 1986 yılında Malatya’dan Nemrut ören yerine giden bir yol açılmıştır. Böylece Malatya tarafından Nemrut’a çıkmak isteyenlere kolaylık sağlanmıştır. Yol üzerinde ören yerine varmadan 2 km mesafede küçük bir otel yapılmıştır. O yolun sit alanı dışındaki yerlerinde de iyileştirme ve asfaltlama çalışmaları yapılmıştır. Sit alanına katiyen dokunulmamıştır. Şimdi konu şu; Nemrut Türkiye’nin, hatta tüm insanlığın müşterek eserirdir. Biz Nemrut’u alıp Malatya’ya falan götürmüyoruz. Yani bu gibi tarihi eserleri bütün insanlık değerlendirir, insanlık onun kıymetini bilecektir. Diyoruz ki isteyen vatandaş Nemrut’a Malatya üzerinden de gidebilsin. Hatta bizim bir projemiz var, proje başlangıcını ben ortaya attım. Bizim sanayi ve ticaret odası da sahip çıktı, gündeme geldi. “Medeniyetler Yolu” dediğimiz bir yol, Kapadokya’dan başlayacak, GAP bölgesine gireceksin. GAP’tan Adıyaman’a geçeceksin, Adıyaman’dan Nemrut’a gideceksin, Nemrut’tan Tepehan üzerinden Pütürge’den Malatya’ya gideceksin, Malatya’dan Elazığ ve Van’a kadar gidilecek. Ondan sonra da istiyorlarsa uçakla Ankara’ya ve İstanbul’a dönerler. Bölgemizde turizm mutlaka canlandırılmalı ve bir yere gelmeli. Bu bölge, terörden dolayı çok uzun süre acılar çekti. Güvensizlik, asayişsizlik vardı; ama artık o güvensizlik ortadan kalkmıştır. Onun için burada turizmde bir hareketliliği yaratmaya mecburuz. Bizim Adıyaman’a önerimiz şu; Nemrut üzerinden Adıyaman ve Malatya birbirine bağlansın. Medeniyetler yolu projesini harekete geçirelim ve Nemrut müştereken değ

MALATYA VALİSİ MUSTAFA YILDIRIM KİMDİR?

1945 yılında Artvin ili Ardanuç ilçesinde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Ardanuç’ta, liseyi Kars’ta yatılı okuduktan sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazandı. 1967 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. 2 yıl kaymakamlık stajı yaptıktan sonra 1969’da Ulus Kaymakamı olarak göreve başladı. Daha sonra Eruh, Sultanhisar, Elbistan, Kızılcahamam, Alaşehir Kaymakamlığı görevlerinde bulundu. 1986 yılında Bitlis Valiliğine atandı. 1986-88 arası Bitlis Valisi, 1988-92 yılları arasında Kırşehir Valisi, 1992-97 arasında Çorum Valisi, 1997-99 arasında Kayseri Valisi olarak görev yaptı. 8 Ekim 1999 tarihinden itibaren Malatya’da görevini sürdürmektedir.

 

© Copyright-2005