
2000 yılı sayımına göre Pütürge’nin nüfusu 6 bin 100. İlçe biraz dağınık, bir de özellikle köylerden ilçe merkezine göç var. Depremden sonra da ilçeye İstanbul’dan göç oldu. Pütürge’nin Saadet Partili Belediye Başkanı Halit Eren, ilçesinin durumunu gazetemize anlattı. Sıkıntılar içinde hizmet vermeye çalıştıklarını söyleyen Başkan Eren “Her türlü olumsuzluğa rağmen hizmete devam edeceğiz” dedi. Pütürge Belediye Başkanı Halit Eren şunları söyledi:
KADRO VE BORÇLAR
“35 kadrolu personelimiz var. Ayrıca bazen 2, bazen 3 de mevsimlik işçi alıyorum. Göreve geldiğimizde bazı kurumlara borcumuz vardı; 10 milyar civarında avans alınmıştı. Ama şimdi diyebilirim ki, Malatya’daki belediyeler arasında şu anda devlete borcu olmayan tek kuruluş Pütürge Belediyesidir. Personelimizin ise, bir aylık alacakları var. Ama bence bu da, Malatya’daki birçok yere göre başarıdır.
İMAR VE ALT YAPI
Masa üstü yapılmış bir imar planına sahibiz. Ismarlamışlar, oturdukları yerde yapmışlar. Bir bakıyorsunuz oturum yeri yeşil saha görünüyor, vatandaşın evi çocuk bahçesi görünüyor. Daha önce İller Bankası bunu ücretsiz yapıyormuş, ama şu anda ücretli yapıldığı için gücümüz yok, teknik elemanımız da yok. Bu nedenle sıkıntımız var. İçme suyu ve kanalizasyonumuz 1960’da yapılmıştır. O gün bu gündür miyadını doldurmuş. Ama biz yüzde 50’sini kendi imkanlarımız, personelimizin çalışmasıyla ana boruların 3 km’sini yaptık. İnşallah önümüzdeki sezon da geri kalanını yapacağız.
ULAŞIM VE ARAÇ PARKI
Ulaşım konusunda kendi araçlarımız yok. Vatandaşın kurmuş olduğu birlikler var onlarla yapılıyor. Şu anda bir sıkıntımız da yok. Belediyemizin araç parkında özellikle son zamanlarda belediyemize kazandırdığımız araçlar var. Özellikle itfaiye aracımız 1974 model bir araçtı, kendini taşıyabilecek güçte değildi. Sonra Malatya’da sanayide yaptıramadık onu, ama başka belediyelerden getirdik, şu anda çok güzel bir itfaiye aracımız var. Et taşıma aracımız yoktu, onu getirdik. 3 iş kamyonu getirdik,1 büyük otobüs getirdik, 1 makam arabası getirdik. Bir de artı vazifenin kullandığı hizmet aracı getirdik.
YAPILAN HİZMETLER
Göreve geldiğimizden bu yana, ilçemizde bazı ilkleri gerçekleştirdik. 99 seçimlerine kadar yapılmayan bir iftar yemeği projemiz vardı, onu gerçekleştirdik. 3 senedir bunu yapıyoruz, yaklaşık 250-300 kişilik bir yemek çıkarıyoruz. Bunların bir kısmını vatandaşın evine kadar götürüyoruz. Bir kısmı çekiniyor gelmeye, bir kısmı hasta gelemiyor, gururuna yediremiyor. Bunların evine kadar götürüyoruz, diğerlerine burada kendi lokalimizde her akşam 3 senedir aksatmadan veriyoruz. Bizim su problemimiz çok büyük, bu sene çok büyük içme ve sulama suyu problemi yaşadık. Bizim içme ve sulama suyu aynı kaynaktan çıkıyor. Birini kıstın mı diğeri iş görmüyor. Bundan dolayı buna neşter vurduk, sondaj vurduk, daha suyu çıkarmadık ama suyu bulduk. Diğer taraftan da 4 km kendi halinde akan suyu borulara aldık. Hem kaybı hem de suyun kirlenmesini önlemiş olduk.
YASA MAĞDURUYUZ
Burada en çok bizi mağdur eden, bizi çalışamaz duruma getiren bütün Türkiye’nin olduğu gibi bizim de sorunumuz; Mahalli İdareler Yasası. Öncelikle şunu söyleyeyim, yasanın çıkacağına ben inanmıyorum. Milletvekilleri, belediye başkanlarının kapısından ayrılmasını istemiyor. Yani kime güveneceksin? Herkes o zaman işini yapmış olacak. Atanmışlar da aynı şekilde, bu mahalli idareler yasasını hazırlayanlar atanmışlar. Bu adamlar mı çıkacak bana fazladan bir hak verecek? Bunlar Türkiye’nin sıkıntıları. İlçenin tek nüfusu olmamalı, o ilçenin yatırımı olmalı, ulaşımı olmalı, coğrafi durumu olmalı. Şimdi siz benim nüfus oranımla Malatya merkezde kalan bir belediyenin nüfus oranı ölçüsünü aynı düzeyde tutamazsınız. Bunları devletin göz ardı etmemesi lazım. Sadece nüfusa bakılmamalı. Sıkıntı herşeyden önce para, para olmayınca hiç birşey yapamıyorsun.
BAŞKANDAN MESAJ
Ben bilhassa partilerin özellikle siyasilerin kendilerini siyasi kimliklerinden arındırmalarını bekliyorum. Yani şu siyasi kimliklerinden ziyade, bugün ben belediye başkanıyım yarın başka bir partiden arkadaşım başkan olabilir. Bundan dolayı böyle şeyler düşünülmemeli. Bugün şu partinin belediye başkanları çoğunlukta, bunlara yetki verilmemeli diye düşünülmemeli.Türkiye’nin önü açılmalı. Hangi görüş, fikir, zihniyet olursa olsun önü açılmalı. Türkiye demokrasisi gelişmeli. Demokratikleşemediği müddetçe, birbirimizin fikirlerini hazmedemediğimiz müddetçe işte böyle oluyor. Bu memleket hepimizin, batacaksak hep beraber batacağız.
HALİT EREN KİMDİR?
1963 Pütürge doğumlu. İlk ve orta tahsilini Pütürge’de bitirdi. 1981 yılında Diyanette göreve başladı.1999 seçimlerine kadar İstanbul’da din görevlisi olarak görev yaptı. 1999 seçimlerinde belediye başkanı oldu.