
Gazetemizin sorularını cevaplandıran Burhan İsen "Amacımız Batman'a hizmet yapabilmektir. Batman için ne yapabiliriz, Batman için ne olabilir, Batman'a bir şeyler yapmak istiyoruz. Ama şanssızlığımız Türkiye bir kriz döneminde ve böylece gidiyor. Hayırlısıyla bu dar günleri de atlatırız" dedi. ANAP Milletvekili Burhan İsen "Her yerde ve her platformda Batman halkının sorunlarını gündeme getiriyorum ve getirmeye de devam edeceğim. Batman'ın sorunlarını her zemine taşımak ve çözüm yollarını aramak gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.
Doğru Yol Partisi'nden milletvekili seçilen ve daha sonra Anavatan Partisi'ne geçen Batman Milletvekili Burhan İsen, en önemli hedefinin Batman'a hizmet olduğunu söyledi. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi'nin sorularını cevaplandıran Burhan İsen "Amacımız Batman'a hizmet yapabilmektir. Batman için ne yapabiliriz, Batman için ne olabilir, Batman'a bir şeyler yapmak istiyoruz. Ama şanssızlığımız Türkiye bir kriz döneminde ve böylece gidiyor. Hayırlısıyla bu dar günleri de atlatırız" dedi. ANAP Batman Milletvekili İsen, siyaseti seçme nedenini açıklarken şöyle dedi: "Ailem çok uzun zamandan beri siyasete uğraşıyor. Ailemiz çok geniş ve büyük bir potansiyelimiz var. ailem aktif olmamakla birlikte yıllardır siyasetin içindeydi. Bunun böyle olmayacağını, hizmet anlamında bir şeyler yapmamız gerektiğini düşündük ve aile kararıyla beni seçtiler. Ben de aday oldum ve halkın teveccühüyle milletvekili seçildim." ANAP Batman Milletvekili Burhan İsen, yaşanan sorunları ve Batman'ın geleceğiyle ilgili olarak gazetemize şunları söyledi:
TÜTÜNE KOTA BÜYÜK PROBLEM
"Tütün özellikle Beşiri, Kozluk ve Sason'da çok önemli. Tütüne kota bu bölgelerdeki halkımızı etkileyen çok önemli bir problem. Bunun için de uğraşıyoruz ama maalesef yetkililer bu şekilde olması gerektiğini savunuyorlar. Tabi alternatif ürünün mutlaka ortaya konması lazım. Yani bir şeyi yaparken onun alt yapısının mutlaka ortaya konması lazım. Şimdi bir şey yapıyorsunuz; tütüne kota koydum diyorsunuz ama yıllardır tütüncülükten geçimini sağlayacak insanlar ne yapacak? Bu insanlarımız bundan böyle ne ile geçinecekler? Bunun düşünülmesi lazım. Alternatif ürünün önceden planlanıp ortaya konması lazım. Daha sonra bu işin üzerine gidilmesi lazım. Tütüne kota olması gerekiyor ise bazı rahatlamaların da sağlanması gerekiyor. Şimdi bunun çabası içindeyiz, şu anda alternatif ürün için kredi gelmiş durumda. Kredinin nasıl verileceği gibi net bir bilgi yok. Bunu özellikle yetkililerle görüşüyoruz. Şimdi bu konuda çalışmalar yapılacak ve hangi bölgemizde ne kadar tütün ekilecek, alternatif ürüne nasıl yönelinecek gibi daha netleşmeyen problemlerimiz var. Bunu mutlaka aşmak durumundayız. Benim bölgemde gerçekten bu durum büyük bir problem oldu. Özellikle son 2-3 aydır tütün işletmeleri yaklaşık 700 bayan işçiyi tek tek bir yerlere gönderdiler. Ama yöremizin durumu belli; bir bayanın başka bir yere gönderilmesinin ne kadar zor olduğunu Güneydoğuyu bilen insanlar çok iyi bilirler. Bunun için de biz de onların isteği doğrultusunda gidebilecekleri yörede rahatlamaları açısından gerekli çalışmaları başlattık. Kimler nereyi istiyor şeklinde dilekçeler aldık. Buna göre değerlendirme yapıp ilgili makamlara ileteceğiz.
ILISU BARAJI ÖNEMLİ AMA...
Ilısu Barajı gerçekten çok önemli bir baraj; gerek istihdam bakımından gerekse elektrik ve sulama alanında bölgeye büyük bir canlılık verecek. Ama karşımızda şöyle bir durum da var; Hasankeyf'in de sular altında kalmaması durumunda daha da güzel bir ortamın olabileceğini düşünüyorum. Yani Hasankeyf bir tarihi eserler diyarıdır. Özellikle çok eskilerden kalan antik bir kent. Dolayısıyla daha çok bizim arzuladığımız şey, oradaki tarihi eserlerin korunması ve aynı zamanda Ilısu Barajının gerçekleştirilmesi temennimizdir. Tabi bu teknik bir konu ve bunu yetkililer daha iyi biliyor. Ama ben şöyle bir şey olabilir mi diye düşünüyorum: Orada su kodunun düşürülmesiyle acaba bir şeyler yapılabilir mi? En azından oradaki tarihi eserlerin bir şekilde korunmasının gerekliliği var. ama şunu da vurgulamak istiyorum ki; Ilısu Barajı Güneydoğuyu, özellikle Batman'ı ve Mardin'i de etkileyecek. Dolayısıyla bu bölgeye önemli bir hayat verecek bir yatırım. Baraj; istihdam yaratacak, elektrik üretecek ve bölgedeki sulama alanının genişletilmesine imkan sağlayacaktır. Bu sulama ile de tarım arazilerimizin verimliliği artacaktır.
BATMAN'IN SIKINTILARI
Eğitim ve yoksulluk gerçekten bu sadece bizim değil ülkenin sorunu. Ama Güneydoğunun büyük bir sorunu. Zaten eğitim başta gelen bir problem. Eğitim problemlerini Türkiye mutlaka halletmek durumunda. Dolayısıyla bunun yanında ekonomik durum söz konusu. Bu da istihdamdan geçiyor; istihdam oldukça insanların ekonomik durumu da ona göre gelişiyor. İstihdam nasıl yaratılabilir, nasıl bir şeyler yapılabilir onun üzerinde çalışmak durumundayız. Hayvancılığı nasıl geliştirebiliriz; köylerimizden giden insanları nasıl tekrar köylerine gönderip istihdam alanı yaratabiliriz? Bunlar çok önemli şeylerdir. Bunun için ekonominin düzelmesi için oraya bir takım yatırımların teşvik edilmesi gerekiyor. Özel sektör ya da yabancı yatırımcıların bir şekilde buralara yönlendirilmesi gerekiyor.
YATIRIM BÜYÜK SORUN
Doğu ve Güneydoğunun büyük problemi, yatırım sorunudur. Yatırım olmayınca istihdam da olmuyor; böyle olunca işsizlik artıyor. Dolayısıyla insanlarımız şu anda işsiz durumda. Tütün meselesi kota konmasıyla birlikte arazisi olan insanımızın tütünle ancak geçinebildiğini biliyoruz. Artık bu insan alternatif ürünle ne yapabilir, ne edebilir şu anda şaşırmış durumda. Bunun dışında Batman TPAO, ilimizin can damarıdır. Bu güzel tesiste yaklaşık 3 bin insanımız istihdam ediliyor. Bunun 2 bini kadrolu, bini ise geçici statüsünde. Son çıkan kararname ile 1025 kişinin işine son verildi. Bu durumu ben Ankara'da dile getirdim. Bunlar ailesiyle birlikte 5 bin insan demektir. 5 bin insanı siz kalkıp sokağa dökmüş oluyorsunuz; bu işin başka bir anlamı yok. Güneydoğu ve özellikle Batman'da geçmişte öyle problemler yaşanmış ki, en başta terör meselesinden problemlerimiz yaşandı. Bu tür teröre sebebiyet veren nedenler, bir takım kişilerin ekmeğine yağ sürmüş oluyor. Böyle bir problemin yaşanmasını birileri kışkırtabilir. Öyle olunca yetkililer bir çözüm yolunun bulunacağı umudundayım ve bu umudum halen devam ediyor. Bu insanlarımızın bir şekilde istihdamının devamını savunuyorum. Sayın Genel Başkanımız ve sayın Bakanımız da haklılığımı dile getirdiler. Bana göre, problemlerin üzerine problemler eklemek yerine problemleri çözmek gerekir. Problemlere problem eklenirse kaos meydana gelir. Dolayısıyla elimizden geldiğince yöremize birtakım güzelliklerin gitmesi gerektiğine inanıyorum.
TPAO'DAN ŞİKAYETLER
TPAO'da arıtma tesisi olmaması ve hava kirliliği konusuna ben de zaman zaman muhatap oluyorum. Ama ben bununla ilgili çoğu kez yetkililerle görüştüm. Bu olay bir teknik bir konu ve yetkililer yapabileceklerini yaptıklarını söylediler. En az zarar verecek şekilde çalıştıklarını yetkililer bana söylediler. Yetkililer, sürekli ölçüm yaptıklarını ve bu ölçümlerde çok büyük bir zararın gelebileceğini söylemenin mümkün olmadığını belirtiyorlar. Ama biz bunu minimuma düşürmüş durumdayız. Yetkililer, halk sağlığının etkilenmemesi için ne gerekiyorsa yapmışızdır, yapmaya da devam ediyoruz diyorlar. Ben bunun üzerinde çok uğraşıyorum ama görünen o ki, bu teknolojiyle ancak bu kadar yapılabilir.
YASA ÇIKMALI
Özellikle daha iyi hizmet yapılabilmesi için maddi olanakların olması lazım. Bir takım yasal düzenlemelerin yapılması lazım. Bir şekilde Mahalli İdareler Yasasının çıkması gerekiyor. Yeniden yapılanma adı altında bir şekilde bu yasanın çıkması ile birlikte belediyelerimiz gerek iş alanı, gerek hizmet anlamında rahatlayacaklardır. Mutlaka ve mutlaka bu yasanın çıkması gerekiyor. Bu yasa ile hem mali anlamda hem de idari anlamda bir değişime ihtiyaç vardır. Bu da yasal düzenlemelerle olur, bu yasal düzenlemeler olmadıkça hem ekonomisi zor durumda olan hem de idari anlamda sıkıntıları olan belediyeler çok sıkıntı çekeceklerdir. En büyük şart, Mahalli İdareler Yasasının çıkmasıdır. Yasa bir nebzede olsa şu andaki sıkıntıları azaltacaktır. Yasanın, Mart ayına kadar çıkması gerektiğini düşünüyorum.
SİYASETE GÜVEN KONUSU
Kişisel yorumları genel anlamda düşünmemeliyiz, bir kişinin düşüncesi onu bağlar. Ama bölgede tabii ki, siyasilere tepki vardır. Türkiye genelinde olduğu gibi bizim yöremizde de tepki vardır. Hatamız yoktur diyemem; demem mümkün değil. Ama maalesef toplumsal olarak da oy verirken çok düşünmüyoruz. Hep duygularımızla hareket ediyoruz. Ben sana kızdım da tam zıddına oy verdim olabilir mi; batıda böyle bir olay yok. Oy verirken mantıklı hareket edilmelidir. Hiç kimse, bir partiyi hiçbir zaman programı, tüzüğü ve misyonu ile ele almıyor. Hep duygularla hareket ediliyor. Bu memleket, bu ülke hepimizindir; ben duyularımla hareket edersem ülkenin sonu ne olacak? Mutlaka ve mutlaka mantıklı hareket etmek zorundayız. Bu ülkeyi kim iyi idare edebilir, kimin kadroları iyidir, kimin kadroları iyidir onun değerlendirmesini yapmak durumundayız. Benim 3 yıllık bir siyasi geçmişim var ve Batman halkına bir şeyler vermeye çalışıyorum. Bu 550 kişi bu toplumdan çıkmamış, uzaydan gelmiş gibi bir izlenim yaratılıyor. Ben köyden geldim, ilkokulu orada okudum. Oradaki yapıyı çok iyi biliyorum, babam zaten çiftçidir. Tütün nasıl yetişir, buğday nasıl ekilir çok iyi bilirim. İnsanlarımızın sorunların o kadar iyi biliyorum ki, şimdi kalkıp da siyasilerin hepsi böyledir demek de bana göre haksızlık olur. Biz mümkün olduğunca insanlara doğrusunu söylemeye çalışıyoruz. Ama geçmişte hatalar yapılmıştır, herkesin hatası vardır. Ben şuna inanıyorum; bir ülkenin kalkınması toplumsal sorumluluktan geçiyor. Toplumsal sorumluluk, yani başbakandan mahalle bekçisine kadar her birey sorumluluğunu, sorumluluk anlayışını bildikten sonra o ülke bir yere varabilir. Bu ülke bizim ülkemiz ve başka bir Türkiye yok. Herkes kendine göre kendi sorumluluğunu bilmelidir. Ben bu memlekete ne yapıyorum diye herkes kendine sormalıdır. Ben bir vatandaş olarak bu ülkeye bir şey verebiliyor muyum diye vicdan muhasebesi yapmalıyım. Bu ülke için taş üstüne taş koyup koymadığını herkesin düşünmesi lazım. Herkes sorumluluk içinde hareket ederse Türkiye büyür ve gelişir. Maalesef çocukluğumdan beri bildiğimiz gibi "Devletin malı deniz, yemeyen keriz" gibi bir zihniyet var. bu zihniyetin ne kadar yanlış olduğunu bilmek durumundayız. Bir kere her şeyi başkasından beklemeyeceğiz. Bu ülke hepimizindir.
YENİDEN YAPILANMA ŞART
Mahalli idarelerin yeniden yapılanmasını Anavatan Partisi özellikle istemektedir. Partimiz, Türkiye'nin artık merkezden yönetilemediğini açık açık söylüyor. En basit bir iş için insanın uzaklardan Ankara'ya gelmesinin ne kadar sıkıntılı olduğunu herkes biliyor. Hem ekonomik, hem zaman kaybı, hem psikolojik sıkıntı var. böyle bir durumun artık yaşanmaması için merkezi idarenin bazı yetkilerinin artık dağılması gerektiğini düşünüyorum. Doğrusu da budur, çünkü 70 milyona yaklaşan bir ülkenin bir yerden yönetilmesi kolay değildir. onun için yerel idarelerin mutlaka ve mutlaka yetkilendirilmesi lazım. Sorunların da yerel anlamda çözülmesi lazım. Her yörenin kendine göre sorunu var ve o sorunun mahallinde çözülmesi gerekir. Köy Hizmetleri meselesi kamuoyuna yanlış aksettirildi. Köy Hizmetleri artık yere bir problemdir. Her anlamda köylerin sorunlarının mahalli idarelere devriyle sorunlar çözümlenebilir dedik. Ama bu durum yanlış aksettirildi. ANAP için bu durum haksızlıktır. Gelen yasa Anavatan Partisi'nin istediği şekilde bir yasa değildir. Çünkü budanmış, eksiltilmiş, küçültülmüş bir yasa şu anda geliyor. Ama partimiz bu haliyle de olsa yasanın rahatlama getireceğini düşünüyor. Köklü bir rahatlama değil ama ne çıkarsa kar mantığıyla bir şekilde çıkması gerekir diye savunuyoruz.
AFET BÖLGESİ TARTIŞMASI
Bir yerin afet bölgesi olması için belli bir yasal dayanağın olması gerekiyor. Şimdi ben böyle bir dayanağı olmayan şey üzerinde tartışmak istemiyorum. Gerçek anlamda bakarsanız 20 yıldır afet var ve o ayrı bir konu. Zaten bazı problemler var; terör konusu, ekonomik sıkıntılar, köylerin boşaltılması gibi... Ama yasal anlamda düşündüğümüzde bir dayanağın olması lazım. O dayanağı da şu anda görmüyorum.
BATMAN'DAN GÖÇ SORUNU..
İnsanlarımız bir umut peşinde; şimdi büyük şehirlere daha çok eskiden olduğu gibi umut gözüyle bakılır. Ama son zamanlarda izliyoruz ve görüyoruz ki artık insanlarımız kendi yörelerine göç etmeye başladı. Çünkü boşalan köylerimiz için insanlarımız bir takım taleplerde bulunuyor. İnsanlarımız geçim yollarının arayışı içinde. Büyük şehirlere gidip hayal kırıklığına uğrayanlar da, geçimini sağlayanlar da var. onun için her türlü göç olabiliyor. Türkiye'nin nüfus artışı bir problem. Eğitim, sağlık ve istihdam sorunları nüfus artışı ile birlikte ortaya çıkıyor. Vatandaşımız artık eskisi gibi değil, onlar da şimdi kendine göre düşünüyorlar. onlar da bir şekilde nüfusunu kendi değerlendiriyor. Nüfus artışı Türkiye'nin bir problemi ama bölgemizin daha büyük bir problemidir.
YAPILACAK HİZMETLER
Batman'a yaptığım hizmetleri kısaca söylemek gerekirse köy yollarımızın rehabilite çalışmaları hızla devam ediyor. Kozluk, Sason ve Beşiri ilçelerimize bağlı köy grup yollarının problemlerini aşmak için uğraşıyoruz. Hedefimiz asfaltsız köy yollarının kalmamasıdır. Köye dönüş projeleri, Valiliğimiz koordinasyonunda sürmektedir. 2002 yılında köye dönüş yolundaki projelerimize hız verilecektir. İçme suyu sorunlarına ilişkin kuyu açılması çalışmaları devam edecek. 16 köyümüzde sondaj çalışması yapılması konusunda girişimler yapılmıştır. Hedefimiz tabi ki susuz köy bırakmamaktır. 2001 bütçesinden süt koyunculuğuyla ilgili 12 orman köyümüze yardım yapılmıştır, bu yardımlar devam edecektir. Çiftçilerimizin sorunlarının her zaman yakın takipçisi olacağız. TÜPRAŞ'ta rehabilite çalışmaları yapılmaktadır. Burada kirliliğin ne şekilde aşılabileceği konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Elektrik kesintilerine karşı yeni bir trafo yapımı tamamlanmıştır. 2002'de elektrik sorunlarımız yüzde 80 çözülecektir. Batman Barajının Mart ayında birinci ünitesi devreye girecektir. Bu da yöremizi büyük ölçüde rahatlatacaktır. Batman ve diğer ilçe belediyelerimizin SSK prim borçlarına karşılık gayrimenkul karşılığı borçları silinmiştir. Batman Belediyesinin prim borcu da çözüm aşamasına gelmiştir. İluh Deresi ile ilgili olarak da bir takım çalışmalar yapıldı. Ankara'dan gönderilen teknik ekip buradaki çalışmalarını bitirmiş olup inşallah 2002 yılında İluh Deresinin ıslah çalışmaları başlatılacaktır. Batman Petrolspor için de bir takım çalışmalarda bulunduk. Kulübümüze mali destek sağlamak için çalışmalarda bulunduk. Ben, her yerde ve her platformda Batman halkının sorunlarını gündeme getiriyorum ve getirmeye de devam edeceğim. Batman'ın sorunlarını her zemine taşımak ve çözüm yollarını aramak gerektiğini düşünüyorum. Bu anlattıklarım çalışmalarımızın sadece bir bölümüydü. Şu anda TPAO işçilerin problemi var. 1025'i aşkın işçinin iş akitlerinin feshi söz konusu. onların kadroya geçirilmesi için uğraşıyorum. Tekel'deki işçilerimizin yer değiştirmeleriyle ilgili kendi istekleri doğrultusunda çalışma yapıyorum. Bundan böyle de çalışmalarımızı ve elimizden gelen bütün çabaları sürdüreceğiz.
MİLLETVEKİLİ BURHAN İSEN
1964 yılı Kozluk doğumlu. İlköğretimini köyünde, orta ve lise öğrenimini Diyarbakır'da yaptı. Diyarbakır'da başladığı yüksek öğrenimine daha sonra Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde devam etti. 1991'de Diyarbakır'da eczane açtı. 11. Bölge Eczacılar Odası Yönetim Kurulu üyeliği ve genel sekreterlik görevlerinde bulundu. 18 Nisan seçimlerinde DYP'den milletvekili seçildi, daha sonra ANAP'a geçti. Evli 2 çocuk babası.