goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

7 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Mersin Bağımsız Milletvekili Ali Güngör'den Değerlendirme Bulundu

"Hükümet beceriksiz ve korkak" Mersin Bağımsız Milletvekili Ali Güngör'den değerlendirme bulundu: Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik eleştirileriyle gündeme damgasını vuran ve milliyetçi tabanın yakından tanıdığı bir isim olan Mersin Bağımsız Milletvekili Ali Güngör, Türkiye'nin bugününü, geleceğini değerlendirirken "Allah'ın rızasını kazanmanın en doğru, en iyi yolu; o­nun yarattığı insana hizmet etmekten geçer. Yani insanı sevmek ve o­na hizmet etmek önemlidir"

Gazetemize, açıklamalarda bulunan Mersin Milletvekili Ali Güngör "Mevcut hükümet; beceriksiz, korkak. Millete de güvenmiyorlar, kendilerine de güvenmiyorlar. Dünyayla olan ilişkilerde korkakça ve ezik davranıyorlar. Türk milletini uluslararası ilişkilerde başka ülkelerin dayatmalarına mahkum bırakıyorlar. Türkiye üzerinde hesap yapan ülkelerin dayatmalarına göz yumuluyor" diye Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik eleştirileriyle gündeme damgasını vuran, bu yüzden partisi Milliyetçi Hareket Partisi'nden ihraç edilen ve milliyetçi tabanın yakından tanıdığı bir isim olan Mersin Bağımsız Milletvekili Ali Güngör, Türkiye'nin bugününü, geleceğini değerlendirirken "Allah'ın rızasını kazanmanın en doğru, en iyi yolu; o­nun yarattığı insana hizmet etmekten geçer. Yani insanı sevmek ve o­na hizmet etmek önemlidir" dedi. Bizim Mahalli İdareler Gazetesi'ne önemli açıklamalarda bulunan Mersin Milletvekili Ali Güngör "Mevcut hükümet; beceriksiz, korkak. Millete de güvenmiyorlar, kendilerine de güvenmiyorlar. Dünyayla olan ilişkilerde korkakça ve ezik davranıyorlar. Türk milletini uluslararası ilişkilerde başka ülkelerin dayatmalarına mahkum bırakıyorlar. Bu anlamda da korkak diyorum. Türkiye üzerinde hesap yapan ülkelerin dayatmalarına maalesef göz yumuluyor" diye konuştu. Türkiye gündemiyle ilgili önemli tespitlerde bulunan Mersin Milletvekili Ali Güngör'ün açıklamaları şöyle:

SİYASETE BAKIŞI

"İnanan insanlar için her şey bu dünya değil. İnsanlar doğuyor, büyüyor ve nihayetinde ölüyor. İnsanlar için bir de öbür dünya var. Öbür dünyada hesap verebilme var. Orada hesap verilecek makama yani Allah'a karşı, o­nun rızasını kazanmış olarak o dünyaya gitmek lazım. Allah'ın rızasını kazanmanın en doğru, en iyi yolu; o­nun yarattığı insana hizmet etmekten geçer. Yani insanı sevmek ve o­na hizmet etmek önemlidir. Bunun bir yolu da siyasetten geçiyor. Ama siyaset hizmetin yoğunlaştığı, odaklaştığı bir yer. O bakımdan siyasetin içinde oldum. Benim felsefemde insana sevgisi üç temel unsurdan birisi olarak yer alır. Şimdi bağımsız milletvekili olarak hizmet veriyorum. Benim için siyasetin insana ve o­nlardan oluşan bu millete hizmet edebilme imkanını veriyorsa anlamı vardır. Bu anlamda siyasetin içinde olmaya devam edeceğim. Hizmet edebileceğim noktada ve söylediğim temel felsefeler çerçevesinde siyasi mücadeleye devam edeceğim. Ama adaylık nasıl olur, hangi partiden olur; o konuları henüz düşünmüyorum.

KRİZ DEĞERLENDİRMESİ

Ülkelerin kalkınma yolunda seçtikleri modeller veya tercihler vardır. Türkiye liberal ve serbest piyasa ekonomisine dayalı bir modeli özellikle bir bütün olarak 1980 sonrasında tercih etti. Bu modelin alternatifinin de olmadığı yönünde çok yoğun bir kampanya sürdürüldü. Başka alternatiflerin olabileceğini araştırmacılarımıza, bilim adamlarımıza düşünmeye imkan ve fırsat bırakmadılar. Bana göre bu model, Türkiye'nin kalkınması açısından doğru bir model değildi. Bugün eğer üniversitelerimizden mezun olan gençlerimiz dahil, insanımız işsiz hale geliyorsa burada yanlışlık var demektir. Bugün enerjide en tabii varlıklarımız olan su kaynaklarını, nükleer enerjinin hammaddesi olan uranyumu, rüzgarı, güneşi değerlendiremiyor da Türkiye'de olmayan doğalgaza dayalı bir enerji politikasını ortaya koyuyorsak bunlar akılcı politikalar değildir. O bakımdan çok uzun yıllardır devam eden doğruların yanındaki yanlışlar ekonomiyi belli bir noktada artık sıkıştırmaya başlamıştı. 57. hükümet beceriksizliği ile zorlayarak yürüyen ekonomiyi tamamıyla batırdı ve bu kriz böyle ortaya çıktı. 57. hükümetin; geçmişten bu yana uygulanan yanlış politikaları aynı şekilde devam ettirme arzusu ve tercihi ile bunun üzerine beceriksizlik ilave olunca, bu kriz kaçınılmaz hale geldi. Mevcut hükümet; beceriksiz, korkak. Millete de güvenmiyorlar, kendilerine de güvenmiyorlar. Dünyayla olan ilişkilerde korkakça ve ezik davranıyorlar. Türk milletini uluslararası ilişkilerde başka ülkelerin dayatmalarına mahkum bırakıyorlar. Bu anlamda da korkak diyorum. Türkiye üzerinde hesap yapan ülkelerin dayatmalarına maalesef göz yumuluyor. Ekonomik anlamda Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en zor günlerini bu hükümet döneminde yaşadı. Yüce Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine en ciddi darbe maalesef 57. hükümet döneminde vuruldu. Tarihçiler bu hükümeti yargılarken, öyle zannediyorum ki iyi şeyler söylemeyecekler.

MHP YÖNETİMİNE ELEŞTİRİ

MHP'nin yönetimi maalesef partinin geleneğinde var olan demokrasi anlayışının çok dışına çıkarak Türkiye açısından olumsuz ve zarar veren uygulamalara katkı yapan bir yönetimle yönetilegeldi. Benim ihracım da bu yönetim anlayışına karşı çıkışımızdan kaynaklandı. Benim MHP yönetimiyle problemim de buradan doğmuştur. En doğru kararı ise, her şeye rağmen millet seçimde verecektir. MHP'den ihracıma sebep olan konuşmamın tek gerekçesi af değildi. Hedef alınan, o güne kadar ki hükümet uygulamalarıydı. Af konusunda benim haklılığım da öyle zannediyorum tescil edildi. Yaşanmış hadiselerden ders alınır ise daha ileriye gitmek ve daha iyileri yapmak mümkün olur. Türkiye'nin birliğine ve bütünlüğüne kastetmiş PKK'lıları da içine alan bir affı, Türkiye'nin gündemine getirmek doğru değildi. O konuşma, afla sınırlı olmakla birlikte, verilmek istenen mesaj, 57. hükümetin uygulamalarının; 1. Atatürk'ün ortaya koyduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temelini teşkil eden milletin birliğine yönelik tehlikeli gelişmelere bu hükümetin kapı açıyor olmasıdır, o­na yönelik bir ikazdır. 2. Türkiye'nin kaynaklarının, çok uluslu şirketlere adeta peşkeş çekilir gibi bütün kaynakları üzerinde Türkiye'nin inisiyatifinin sıfırlanması. Yeniden yapılanma vs adı altında konulan bir takım konularla, Türkiye'nin ikinci kuruluş temelini teşkil eden ülkenin bağımsızlığına yönelik vermiş oldukları tahribattır. Bunlara yönelik bir tepkinin, bir ikazın, bir uyarışın gerekliliğini ortaya koyan ve ifade eden bir konuşmaydı.

MERSİN'İN TEMEL PROBLEMLERİ

Mersin'de devletin yapması gereken birkaç önemli yatırım var. Mersin'in kaynaklarının değerlendirilmesine mani olan bir ulaşım sorunu var. Bakıldığında tüm ulaşım imkanları var gibi görünüyor ama turizmin Mersin'e yeterince yerleşmeyişinin, hak ettiği yere gelemeyişinin altında yatan en temel unsur, Mersin'e ulaşımın zor olmasıdır. Batıdan da, Orta Anadolu'dan da, havayoluyla ulaşım da zor. Turizmin canlandırılması bakımından Mersin-Antalya karayolunun mutlaka düzeltilmesi önemli bir husus. Uluslararası trafiğe açık uluslararası standartta bir havaalanı olması gerekiyor. Adana Havaalanı maalesef uluslararası trafiğe çok az zaman içinde açık kalabiliyor. Uluslararası havaalanı için yer seçimi yapıldı ama bugüne kadar bir şey yapılamadı. Tarımda da eksiklikler var. Çok geniş potansiyel olmakla birlikte gölet yerleri varken Mersin, içme suyuna bile muhtaç durumda. Bu, gerçekten çok büyük bir ayıp. Türkiye'de en küçük diyebileceğimiz yeni kurulmuş illerde bile 20'nin üzerinde gölet yapılmışken, Mersin'e Cumhuriyet dönemi boyunca 3 gölet yapılabilmiştir. Mevcut suların değerlendirilebilmesi bakımından gölet ve barajların yapılması lazımdır. Bu 3 yatırım devletin yapması gereken yatırımlardır. Tabi bu iflas etmişlik içerisinde bunları yaptırmaya yönelik bir teşebbüsün bile anlam taşımadığını gördük.

YASADA UZLAŞMA YOK

Mahalli İdareler Yasası çok önemli bir konu. Bugüne kadar üzerinde bir uzlaşma sağlanamadığı içindir ki, bir türlü çıkmıyor. Mahalli idareler denildiğinde merkezi idareyle yerinden yönetim anlayışı hemen gündeme geliyor. Yetki devirleri gündeme geliyor. Bu yetki devrinin sınırları konusunda tartışma var. Yasa, yetkinin özel idarelere mi, yoksa belediyelere mi devredileceği konusundaki tartışma yüzünden gündemde kalmaya devam ediyor. Tabi Türkiye'nin topyekun idari yapısı, yönetim mekanizmaları bana göre bir-ikisi istisna edilirse tamamıyla çürümüş durumda. Bu çürük mekanizmalar, artık ülkeyi yöneten bir devlet olmaktan çıkmış, yönetemeyen bir devlet kavramını gündeme getirmiştir. o­nun için her alanda çürümüş olan bu yönetim mekanizmalarını bir bütün olarak çöpe atıp, Atatürk'ün ülkeyi kurarken temel kabul ettiği esaslar üzerinde ve Türk devleti geleneği doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yönetim mekanizmalarını baştan kurmak mecburiyeti var diye düşünüyorum. Yerel yönetimler meselesine de böyle bakıyorum. Ama bu bir siyasi irade ve tercih meselesidir. Bugüne kadar yasanın çıkarılamıyor olmasının altında yatan mevcut siyasi yapı içinde bir uzlaşmanın ortaya çıkmamış olmasıdır.

BAŞKANLAR BAŞARILI

Yerel yöneticilerimiz, mevcut imkanlar çerçevesinde, bölgenin insanına yapabilecekleri hizmetleri en azami seviyeye çıkarmanın gayreti içindeler. Başkanların çalışmalarını takdirle

ALİ GÜNGÖR

1950 Tarsus doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Tarsus'ta yaptı. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesini bitirdi ve ziraat yüksek mühendisi oldu. Tarım Bakanlığının değişik kademelerinde görev yaptı. Siyasi çalışmaların yanı sıra sosyal faaliyetlere de ağırlık verdi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde MHP'den Mersin Milletvekili seçildi. Şu anda bağımsız milletvekili

 

© Copyright-2005

Sonhavadis