
MHP Erzincan Milletvekili Mihrali Aksu, ilin temel sorunlarının işsizlik, göç, özel sektörün geri kalmışlığı, hizmet ve imalat sektöründeki gelişmemişlik ve üniversite bulunmayışı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Erzincan Milletvekili Mihrali Aksu, ilin temel sorunlarının işsizlik, göç, özel sektörün geri kalmışlığı, hizmet ve imalat sektöründeki gelişmemişlik ve üniversite bulunmayışı olduğunu söyledi. Göreve başladıktan sonra, yarım kalan ve başlanılmayan yatırımları başlatarak insanlara moral kazandırmayı amaçladıklarını söyleyen MHP Milletvekili Mihrali Aksu "Özellikle terörün bitmesiyle tarım kesiminde kırsal alandaki insanlarımızın gelir düzeyini arttırmayı amaçlayan bir yaklaşımla işe başladık" dedi. Erzincan Organize Sanayi bölgesinin son 2 yılda sağlanan 1 trilyon 850 milyar ödenekle bitirilmesi sağlanarak yatırıma hazır hale getirildiğini açıklayan MHP Erzincan Milletvekili Aksu "İlimizde bir üniversite kurulması için diğer milletvekili arkadaşlarımızla birlikte bir çalışma içerisindeyiz. Bu beraber girişim ve gayretlerimiz sonucunda Atatürk Üniversitesi Senatosu; Erzincan'a bir Fen-Edebiyat Fakültesi kurulması kararı aldı. Bunu sonuçlandırmak için birlikte gayretlerimiz devam edecektir. Aynı birliktelikle Erzincan Üniversitesini de gerçekleştireceğimize olan inancım tamdır" diye konuştu. Erzincan'da sektörel bazda tarım ön planda olduğundan bu sektörün karakteri gereği bir gizli işsizliğin söz konusu olduğuna dikkat çeken MHP Milletvekili Mihrali Aksu, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi'ne yaptığı açıklamada "İlimizde üniversite kurulmasının sosyal ve kültürel seviyenin yükselmesine ciddi bir katkı sağlayacağı muhakkaktır. Bunun aynı zamanda özel sektörün harekete geçmesi yönünde itici bir güç olacağı kanaatindeyim" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Erzincan Milletvekili Mihrali Aksu'ya sorularımız ve verdiği cevaplar şöyle:
Erzincan ili kapsamındaki faaliyetlerinizden söz eder misiniz?
Erzincan ilinin temel sorunlarını çözebilmek için önce bir durum tespiti yapmak gerekiyordu. Bunu yaparak çözüm üretmeye başladık. 1992 depreminden sonra başlamış hukuki nedenlerden dolayı yarım kalmış işler ile idari nedenlerden dolayı depremde ağır hasar gördüğü halde inşaatına başlanılmayan işler vardı. Bundan dolayı yıllar geçmesine rağmen bu enkazımsı yapı insanımızı hep rahatsız ediyordu. Bir diğer önemli husus ise, depremle oluşan olumsuz ortam sonucu ilimiz bir de bölgede cereyan eden terör olaylarından ciddi sıkıntı yaşamaya başladı. Bu iki olumsuzluk göçün hız kazanmasına neden oldu. Yarım kalan ve başlanılmayan bu yatırımları başlatarak insanlara moral kazandırmak ve özellikle terörün bitmesiyle tarım kesiminde kırsal alandaki insanlarımızın gelir düzeyini arttırmayı amaçlayan bir yaklaşımla işe başladık. Erzincan Sağlık Meslek Lisesi ve öğretmen lojmanlarının yarım kalan inşaatlarının hukuki sorunları çözülüp, yeniden ihalesi yapıldı. Bu yıl içinde tamamlanmış olacak. Depremden sonra enkaz halinde kalan Erzincan Kapalı Spor Salonu, Küçük Organize Sanayi Sitesi, Laborant Meslek Lisesi Spor Salonunun yeniden yapılanması için gerekli tedbirler alınarak ihalesi yapıldı ve çalışmalar başlatıldı. Bu yıl içerisinde hizmete girmiş olacaklardır. Bu süre içerisinde Türkiye ve bölgemiz hayvancılığına ciddi katkı sağlayacağı inancıyla ilimizde Veteriner Sağlık Meslek Lisesinin faaliyete geçmesi sağlandı. Erzincan çevre yolunun ihalesi yapılarak, inşaatı başlatıldı. Kırsal alt yapı hizmetlerini geliştirmek ve tarım sektöründe kalkınmayı sağlamak suretiyle göçü azaltmak için önemli adımlar atıldı. Bu dönemde yıllık bütçe yatırımları dışında, bu kesimin desteklenmesi için İller Bankası köylere hizmet fonundan; 5 köye fırın, 7 köye çok amaçlı köy konağı, 3 köye sulama suyu, 6 köye içme suyu, 29 köye kanalizasyon, 119 köye ulaşım sağlayan ana grup köy yolları alt yapısı ve menfez inşaatı için; 597 milyar liralık ödenek sağlanarak; devlet-vatandaş işbirliği anlayışıyla önemli bir çalışma başlattık. Bir kısmı bitti, bir kısmı ise bulunduğumuz yıl içerisinde bitirilerek insanımızın hizmetine sunulmuş olacaktır. Ayrıca çeşitli yerleşim birimlerinde afetlerden zarar görmüş vatandaşlarımız için 91 adet konut için 475 milyar ödenek sağlanarak inşaatları başlatılmış bir kısmı bitmiş bir kısmının ise inşaatı devam etmektedir. Yine bu kapsamda afetten etkilenmiş Tercan-Kalecik ile Kemah-Dikyamaç köylerinin yeniden yapılanması için gerekli ödenek sağlanarak 2002 yılı içerisinde yapımına başlanacaktır. Bir taraftan bu alt yapı çalışmaları yapılırken diğer yandan üretime dönük olarak; Tarım Bakanlığının Besicilik ve Yem Bitkilerini Destekleme Projesi kapsamında çiftçilerimize 674 milyar destek sağlanmıştır. Ayrıca doğrudan destek projesi kapsamında ilimizde 7 bin 871 çiftçi ailesine yapılan destek ödemesi 4 trilyon 222 milyar olmuştur. İlimizde Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin kurulması teşvik edilerek 2 yıl içerisinde 5 kooperatifimize mensup çiftçilerimiz için 1000 baş kültür ırkı inek alımı sağlanmıştır. Bu destekler artarak devam edecektir. Bu çalışmalar sonucu tarım sektöründe oluşan canlılığa ivme kazandırmak ve ticari hayatı canlı tutmak için; üreticiye standart getirmek, tüketiciye güven sağlamak, ihraç mallarının kolay ve güvenli teminine imkan hazırlamak ilimiz ticari potansiyelinin kendi içinde değerlendirmesine ve ticari hayatın canlanmasına önemli katkılar sağlayacağı kaçınılmaz olan Erzincan Ticaret Borsası'nın 2001 yılında kurulmasını sağladık. Eğitim ve sağlıkta 1992 depremi sonunda yapılan planlamalarla iyi bir fiziki alt yapımız olduğu sevindirici bir husustur. Ancak eleman yönünden hep sıkıntılı bir tablo yaşanıyordu. Bu eksiklikleri gidermek için ciddi adımlar atıldı. Bugün Erzincan Devlet Hastanesinde 48 uzman hekim görev yapmakta, branşlar bazında dahi bir sıkıntı yaşanmamaktadır. Öğretmen açığı hemen hemen yaşanmamaktadır. Bugün hedefimiz ilçe hastanesindeki uzman hekim açığını gidermeye yönelik olup, kısa zamanda halledeceğimiz umudu taşımaktayım. Erzincan Organize Sanayi bölgesine özellikle son 2 yılda sağlanan 1 trilyon 850 milyar ödenekle bitirilmesi sağlanarak yatırıma hazır hale getirilmiştir. Yine bu kapsamda Refahiye Küçük Organize Sanayi ile Refahiye Kapalı Spor Salonu da hizmete hazır hale getirilmiştir. İlimizde bir üniversite kurulması için diğer milletvekili arkadaşlarımızla birlikte bir çalışma içerisindeyiz. Bu beraber girişim ve gayretlerimiz sonucunda Atatürk Üniversitesi Senatosu; Erzincan'a bir Fen-Edebiyat Fakültesi kurulması kararı aldı. Bunu sonuçlandırmak için birlikte gayretlerimiz devam edecektir. Aynı birliktelikle Erzincan Üniversitesini de gerçekleştireceğimize olan inancım tamdır. Sizce Erzincan ilinde yaşanan temel sorunlar ve bunlara çözüm önerileri nelerdir? 1. İşsizlik, 2. Göç, 3. Özel sektörün gelişmemiş olması, 4. Hizmet ve imalat sektörünün az gelişmesi, 5. Üniversite olmayışı. Erzincan'da sektörel bazda tarım ön planda olduğundan bu sektörün karakteri gereği bir gizli işsizlik söz konusudur. İmalat ve hizmet sektörünün yetersizliği ise ciddi istihdam problemleri oluşturmaktadır. Özel sektörün olmayışı da bu problemi daha da artırmaktadır. İlimizde üniversite kurulmasının sosyal ve kültürel seviyenin yükselmesine ciddi bir katkı sağlayacağı muhakkaktır. Bunun aynı zamanda özel sektörün harekete geçmesi yönünde itici bir güç olacağı kanaatindeyim. Ayrıca ilimizin olağanüstü hal ve kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınarak yatırımın cazip ve ucuz olmasını sağlamakla bu sorunları aşma da kolaylaşacaktır. Bu konudaki çalışmalarımız devam etmektedir.
Halkın geçim kaynakları nelerdir?
İlimizde halkın temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Burada şeker pancarı, kuru fasulye, zerdali, dut, domates üretimiyle ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Küçükbaş hayvan varlığı ve üretimindeki ekonomiye katkısı da kayda değer niteliktedir. İstihdam bazında kamu ve özel sektörde azda olsa bir katkı sağlamaktadır.
Erzincan ili üretim açısından Türkiye ekonomisinin neresindedir?
Ülke ekonomisine katkı olarak bakıldığında özellikle imalat ve hizmet sektöründeki katkı Türkiye ortalamasının altındadır. Tarım sektörüne gelince; Hububat üretiminde bölge ortalamasının üstünde, Türkiye ortalamasına yaklaşık bir potansiyele sahiptir. Meyvecilikte, bölge ortalamasının üstünde, Türkiye ortalamasına yakın, dut ve zerdali üretiminde ise Türkiye ortalamasının üstündedir. ½eker pancarı ve kuru fasulye üretiminde bölge üretiminin üstünde, Türkiye üretimine ciddi katkı sağlayacak bir potansiyele sahiptir. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde gerek sayı ve gerekse verim yönünden ekonomimize olan katkısı yüksektir. Sonuç olarak; tarım sektöründe ekonomimize olan katkısı önemli bir yer tutarken, aynı şeyi imalat ve hizmet sektörü için söylemek mümkün değildir. Deprem; ilde şehir planlama, tarım, hayvancılık, eğitim, sağlık gibi alanlarda büyük yaralar açtı.
Bunların giderilmesi konusunda ne gibi çalışmalarınız var? İleriye dönük projeleriniz nelerdir?
Deprem sonrası ilimizde ciddi anlamda alınan tedbirlerle yeni bir yapılanma ortaya konmuştur. Bu yapılanmayı benimseyip, geliştirmek ve sonraki nesillere aktararak sürdürebilir kılmak zorundayız. Afetlerle yaşamaya alışmalıyız. Bunun için de afet olmadan tedbirleri almak durumundayız. Amaca uygun imar planları, depreme dayanıklı yapılanma, afete hazırlıklı bulunma bilinci, işte bunlar Erzincan'da oluştu. Bunu geliştirerek devam ettirmeliyiz. Eğitim ve sağlıkta oluşan amaca uygun fiziki alt yapı ihtiyaca cevap verecek bir seviyede olup; bunların eleman açıklarını tamamlamak için ciddi bir gayret içerisindeyiz. Bunları artan ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirmek kararlılığındayız. Tarım ve hayvancılık konusunda başlattığımız ve çiftçilerimin de benimsediği kooperatifleşmeyi devam ettireceğiz. Bütün bunları kalıcı kılmak için; sosyal ve kültürel faaliyetleri artırmamız gerekiyor. Bunun için kış sporları, su sporlarını geliştirmemiz gerekiyor. Bu konuda ilimizin bir potansiyeli var. 2002 yılında Dünya Paraşüt Şampiyonası ilimizde yapılacak. İşte buna benzer ulusal ve uluslararası etkinlikleri teşvik etmemiz gerekiyor. Bunlar ilimizin turizm potansiyelinin tanıtımına ciddi katkılar sağlayacaktır. Bunları orta ve uzun vadede planlayıp hayata geçirmek mümkün olacaktır. Ayrıca kısa vadede; bugün fiziki alt yapısı hazır olan, eleman itibariyle de şu anda kurulu bir çok üniversitenin önünde bulunan, yani açılacak Fen-Edebiyat Fakültesiyle 3 fakülte, 5 yüksekokul bulunan; Erzincan Üniversitesi'nin kısa vadede yasal boyut kazanması ilimiz açısından önemli bir kilometre taşı olacaktır. ½u andaki bütün gayretimiz bu yöndedir. Ayrıca hizmet sektörünü geliştirmek, özel sektörün bir atılım yapmasını sağlamak için, ilimizde bu yatırımları cazip kılacak yasal yapılanmalar için bir gayret içerisindeyiz. Yaşanan ekonomik krizin Erzincan'daki yansımaları konusunda neler söylemek istersiniz? Erzincan, yaşanan krizler noktasında büyük bir şanssızlık yaşamıştır. 1992 depreminde ciddi olarak sarsılan ilimiz, 5 Nisan kararlarıyla ikinci kez sarsılmıştır. Son yaşadığımız iki kriz de, bu sarsılmayı ciddi olarak derinleştirmiştir. Zaten ilimizde özel sektörün gelişmeyişinin altında da son 10 yılda aralıklarla yaşadığı bu olumsuzluklar yatmaktadır. Her ne kadar sanayi faktörü fazla gelişmediği için krizden az etkilendi gibi bir görüntü olsa da; insanımızın güvensizlikten dolayı yatırım yapamayışı, biten bir organize sanayi bölgesini değerlendiremeyişinin altında bu krizlerin insanımız üzerinde oluşturduğu etkiler yatmaktadır.
Mahalli İdareler Yasa Tasarısı konusunda görüşleriniz nelerdir?
Yerel yönetimlerin bulunduğumuz çağın gereği olarak yeni bir yapılanmaya ihtiyacı olduğu herkes tarafından kabul edilmektedir. Tasarının, kamuoyunda yeterince tartışıldığı inancındayım. Hizmetin yerinde tespit ve takibi, mali sorunların çözümü, sorunların mahallinde tespit ve çözümü, kırsal alt yapı sorunlarının çözümü kolaylaştırmak ve çabuklaştırmak, modern bir kent modeli oluşturmak, belediyelerin KİT mantığından kurtarılması, gelişigüzel belediye oluşumuna son vermek ve il özel idaresini daha fonksiyonel kılmak açısından bu tasarının yasalaşması gerekir diye düşünüyorum.
Olası bir seçim arifesinde Erzincan halkına vereceğiniz mesajlar nasıl olur?
Durumdan vazife çıkarma anlayışıyla Türkiye'nin gündemine sokulmaya çalışılan erken seçim, seçim gibi yaklaşımları çok anlamlı bulmuyorum. Dolayısıyla seçime 2 yıl varken bir mesaj vermekte anlamlı olmaz diye düşünüyorum. Ama ben gönlümde, tarım, hizmet ve imalat sektöründe dengelerini kurmuş, göç vermeyen, işsizi en aza inmiş, fert başına düşen milli geliri Türkiye ortalamasının üstüne çıkmış bir Erzincan için mücadele etmeyi kendime şiar edinmişimdir.
Cumhuriyet tarihine baktığımızda bu koalisyonu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye, siyasi yelpazenin çok parçalanmış olmasından dolayı özellikle son 30 yılda istisnai dönemler hariç tek başına bir partinin iktidarını pek sağlayamamıştır. Ülkemizde koalisyon kültürü, uzlaşma kültürü de oluşmadığı için hükümetlerin ömrü hep kısa olmuştur. Bu da ülkemizde ciddi olarak bir siyasi kriz oluşturmuş, her geçen gün siyasete ve demokrasiye olan inancın zayıflamasına neden olmuştur. Hatta yaşanan ekonomik krizin en önemli nedenlerinden biri de bana göre bu siyasi krizdir. İşte bu koalisyon hükümeti; yukarıda anlatmaya çalıştığım olumsuzlukları bertaraf ederek, olumlu bir yapının oluşmasına katkı sağlaması yönünde ortaya koyduğu iradeden çıkarılması gereken önemli dersler vardır inancını taşımaktayım. Ama bu hükümetin zorluklar karşısında risk aldığını ve bunu kararlılıkla devam ettirdiğini görüyoruz. Uzlaşma kültürü yönünde ortaya konulan olumlu tavrı taktir etmek durumundayız. Meclisin çalıştırılması, hükümetin uyum içinde faaliyetini sürdürmesi, Bakanlar Kurulunun mutat olarak toplanarak çalışmalarını yürütmesi 3 farklı görüşteki partinin bir arada bütün zorluklara rağmen son yılların en uzun ömürlü hükümet anlayışını ortaya koyuşları hem siyaset müessesesinin saygınlığı, hem de demokrasimizin devamlılığı açısından önemlidir diye düşünüyorum.
IMF'nin Türkiye'deki faaliyetleri ve yaşanan kriz üzerindeki olumsuz etkileri konusunda ne düşünüyorsunuz?
IMF'nin kuruluşunda rolü olan ve aynı zamanda da üyesi konumunda bir ülkeyiz. Türkiye IMF ile ilk defa antlaşma yapmıyor. Sıkıntılı her döneminde böyle ilişkiler içerisine girilmiş ve çeşitli antlaşmalar yapmıştır. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti de 17 ve 18. Antlaşmaları yapmıştır. Bu da bize geçmişte de ülkemizin 16 tane antlaşma yaptığını gösteriyor. Bana göre son krizde en büyük yanlış; Kurun baskı altında tutularak, ihracatın önünün tıkanması sonucu ortaya çıkan ithalat patlamasıdır. İkinci olarak da toplumda sosyal anlamdaki problemler göz ardı edilmiştir. Yani olayın sosyal boyutu ihmal edilmiştir.
Gazetemiz aracılığıyla yerel yönetimlere ileteceğiniz öneriler nelerdir?
İl özel idareleri; kırsal alt yapı çalışmalarına önem vererek modern kırsal kentleri oluşturmalıdır. Belediyeler ise; imar planlarından taviz vermeden kent oluşumunu sağlamalıdırlar. Ayrıca belediyelerin bir "KİT" olmadığını, hizmet yeri olduğu anlayışını öne çıkararak kendi imkanlarıyla ayakta durabilecekleri tedbirleri almalıdırlar. Bu doğrultuda şartlara göre daha kaliteli ve ucuz hizmet için bazı hizmetler mutlaka özelleştirilmelidir. Yaşanabilir bir çevre, sürdürülebilir bir hayat için kentlerin yeşil dokusu dünya standartlarına uygun bir anlayışla imar planlarında yer almasına özen gösterilmelidir. Ülkemiz açısından Doğu ve Batı illeri arasındaki sosyo-ekonomik farklılıkları değerlendirdiğinizde ortaya çıkan tablodan siyasilere düşen sorumluluklar nelerdir? Bugün bir gelişmişlik farkı sadece Doğu Batı illeri arasında değil, aynı bölgenin illeri arasında da ciddi uçurumların olduğunu tespit etmek mümkündür.
MİLLETVEKİLİ MİHRALİ AKSU KİMDİR?
1952 Erzincan ili Tercan ilçesi Hacıbayram Köyü doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Tercan'da, lise öğrenimini Erzincan'da, yüksek öğrenimini de Erzurum Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesinde tamamladı. 1977-79 yılları arasında Ülkü Ocakları ve Ülkücü Gençlik Derneğinin başkanlıklarını yaptı. Meslekte görevine 1980'de Erzincan Ziraat meslek Lisesinde başladı. Ziraat Yüksek Mühendisi. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü görevinde bulundu. Türk Tarım Orman-Sen Erzincan ½ube Başkanlığı, Türkiye Kamu-Sen Erzincan İli Temsilciliği, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği İl Temsilciliği yaptı. 18 Nisan 1999 seçimlerinde MHP'den Erzincan Milletvekili seçildi.