
Çerkezköy'e bağlı Veliköy Beldesi'nin DYP'den 3 dönemdir seçilen Belediye Başkanı Hayrettin Dönmez, "Belediye başkanlığı için teklif geldiğince oldukça düşündüm. Daha sonra burada yetişen bir insan olarak hizmetten kaçmanın doğru olmayacağını düşünerek 1992 yılında 28 yaşında belediye başkanı oldum" dedi.
Veliköy Belediye Başkanı olduktan sonra ilk icraatının alt yapı çalışmaları olduğunu belirten Başkan Hayrettin Dönmez "İlk icraatım kanalizasyon oldu. Çünkü biz yer üstü söylemleriyle değil, yer altı çalışmalarıyla hizmete başladık. 1992-94 arasında kanalizasyon sistemini tamamladık" diye konuştu. Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesine bağlı Veliköy Beldesi'nin Doğru Yol Partisi'nden 3 dönemdir seçilen Belediye Başkanı Hayrettin Dönmez, "Belediye başkanlığı için teklif geldiğince oldukça düşündüm. Daha sonra burada yetişen bir insan olarak hizmetten kaçmanın doğru olmayacağını düşünerek 1992 yılında 28 yaşında belediye başkanı oldum" dedi. Veliköy Belediye Başkanı olduktan sonra ilk icraatının alt yapı çalışmaları olduğunu belirten Başkan Hayrettin Dönmez "Çünkü biz yer üstü söylemleriyle değil, yer altı çalışmalarıyla hizmete başladık. 1992-94 arasında kanalizasyon sistemini tamamladık" diye konuştu. Kanalizasyon çalışmalarını belediye-halk işbirliğiyle yaptıklarını, içme suyu projesinin de İller Bankası kanalıyla yaptırdıklarını belirten Çerkezköy ilçesine bağlı Veliköy Beldesi'nin DYP'li Belediye Başkanı Hayrettin Dönmez, gazetemize beldesinin durumuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
BORÇ DURUMU
"Şu an için sadece İller Bankasına boru alımından dolayı borcumuz var. SSK'ya olan borcumuzu taksitlendirme yoluyla hemen hemen bitirdik. Personelimize hiç borcumuz yok. Belediyenin kuruluşunu biz yaptığımız için personel sayısı konusunda da dikkatli olduk.
İMAR VE ALT YAPI
İmar planında bir sorun yok. Zaten Çerkezköy'e bağlı bir köy iken imar planı yapılmıştı. Biz göreve gelince bunun uygulanabilirliği konusunda bir değerlendirme yaptık. Uygulama imkanı olamayacağını gördüğümüz için revizyonu gerçekleştirdik, şu anda bu konuda iyi bir durumdayız. Üniversite için ayrılmış olan bir alanımız var. Üniversitenin 2 fakültesinin burada eğitime başlayacağının da müjdesini aldık.
EĞİTİM VE SAĞLIK
1992'de göreve geldiğimizde ilkokulumuz eğitim veremeyecek durumdaydı. Bizim temel felsefemiz eğitim ve sağlığın iyi bir durumda olmasıydı ve başlangıca da alt yapıdan başlamak istedik. Sağlık ocağı temeli atıldı ve şu anda 4 katlı bir sağlık binamız var. İlköğretim okulu 1996'da hizmete girdi. İlave olarak bu sene eğitim ve öğretime başlayan bir lisemiz var ve geçen yıl tamamlandı. 1992-2002 yılı arasında ilkokulu okunamayacak derecedeyken şu anda rahatça liseye gidebilecek bir konuma geldik. Aslında hedefimiz orayı lise olarak değil de Trakya Üniversitesine bağlı Meslek Yüksekokulu olarak açtırmaktı. Epeyce uğraşmamıza rağmen Sayın Valimizin, Kaymakamımızın ve Rektörümüzün olumlu görüşlerine rağmen Milli Eğitim Bakanlığı'ndan olumlu görüş alamadık. Okulun 120-130 kişilik yurdu bile hazırdı. Sağlık ocağımızda 3 doktorumuz var ve halkın herhangi bir şikayeti yok. Kurduğumuz vakıf aracılığıyla fakirlere de sağlık konusunda destek oluyoruz. Fakir öğrencilerin okumalarına da destek oluyoruz.
YÖRENİN ÖZ KAYNAKLARI
Halkın uğraşısı ağırlıkla çiftçiliktir. Son yıllarda sanayideki gelişmeyle birlikte biraz ticarete kayma oldu. Fabrikalara dönük olarak yapılan yan sanayi ile ilgili bir takım çalışmalar başladı. Özellikle son 1-2 yılda bunlar daha da fazlalaştı. Ama hâlâ toplumun genelinde çiftçilik hakim. Tabii fabrikalarda işçilik de ağırlıkta. Tarımda buğday, ayçiçeği ve kavun karpuz üretimi yapılıyor. Veliköy'ün kabağı da çok ünlüdür.
YAPILAN HİZMETLER
Eğitim ve sağlık konusunda yaptıklarımızı ortaya koyduk. Temelde bütün belediyelerde, bilhassa bizim gibi yeni kurulmuş belediyelerde öncelikle imar plânı çözülmeden hiçbir şeyin altından kalkmanın mümkün olmadığını düşünüyorum. İmar plânına uygun şekilde belde içinde yerleşime dikkat ettik. Açılması gereken yolların hemen hemen % 90'ı tamamlandı, % 10'luk kısmını da şu anda arkadaşlarımız açmaya devam ediyorlar. Yolları açarken problemler olabiliyor, eski evleri yıkabiliyoruz. Ama köyden kente geçişin olmazsa olmaz sorunu budur. Buna halkımız da çok fazla bir direnç göstermedi. Çünkü onlar için iyi olacağını biliyorlardı. Şu anda yapmaya başladığımız belediye hizmet binası var. İçerisinde düğün salonu, sinema ve tiyatro salonu şeklinde çok amaçlı bir salonumuz var. onun üzerinde belediye başkanlığı, kütüphane ve toplantı odası olacak. Altta da yine dükkanlar bulunacak. Belediyenin önünde şu anda park halinde olan yerde 1992'den önce kuru dere vardı; insanlar çöplerini buraya boşaltırdı. Çöplük konumundaki dereyi ıslah ettik. Bir spor kompleksimiz var; halı sahası içerisinde güzel bir binası ve lokantası olan bir yer. Bu tesisi gerçekleştirdik. Sanayi alanında yolların açılması, orasının planlanması gerçekleştirildi; 20-21 sanayi alanı oluşturuldu. Veliköy'de olur olmaz sanayi tesisine izin vermiyoruz. Yoksa bu rakam 50'yi aşardı. Bir kere çevreyi kirletecek sanayiye kolay kolay izin vermiyoruz; arıtma tesisi koşuluyla kabul ediyoruz. Arıtma tesisi olmayan hiçbir fabrikamız yok. Bunu yaparken insanlara, sanayiciye anlatmakta zorlandık. Ama başarıldıktan sonra gerçekten insan mutlu oluyor. Çocuk parkları, aile çay bahçesi yaptık. Son yıllardaki en önemli projemiz elektrik şebekesinin değişimi oldu. TEDAŞ ile birlikte yapılan bir proje. Yolların açılmasında, yerlerin gösterilmesinde, projenin sağlıklı bir şekilde yürümesinde arkadaşlarımız devamlı elbirliği içinde hareket etti. Şu anda proje en son noktaya geldi. Daha önceden elektrik kesintileri vardı, bu yıl biraz daha azaldı. Yaz sonunda da inşallah bir daha elektrik kesintisiyle karşılaşılmayacak.
ARAÇ PARKINDA DURUM
Belediyemiz araç açısından oldukça şanslı; gerekli tüm araçlara sahibiz. 2 itfaiyemiz var, burası sanayi bölgesi olduğu için itfaiye aracı olması gerekiyor. Araç konusunda bir sıkıntımız yok.
TEMEL SORUNLAR
Kanalizasyon sistemini yaptık ama bunun arıtma tesisini yapamadık ve bu bizim için bir sorun. Çerkezköy ve Kapaklı'nın da toplandığı İller Bankasının bir projesi var. 1997'den beri devam eden bir proje. Çerkezköy, Kapaklı, Kızılpınar, Karaağaç ve Veliköy'ü komple kapsayan bir ortak arıtma tesisi yapılacak. Şimdi biz bunun yapılmasını bekliyoruz ama maalesef henüz gerçekleştirilemedi. Son dönemde işlerin durgun olmasından, sanayi tesislerinde üretim kapasitesinin bazılarında % 70'lere varan, bazılarında % 50'lere varan düşüşlerden dolayı bir işsizlik yaşandı. Şu günlerde bu durum nispeten azaldı. Her gün en az 10-15 kişinin iş başvurusu oluyor. Bu duruma çok üzülüyorum.
YASAYI DEĞERLENDİRDİ
Mahalli İdareler Yasasında sürekli bir şeyleri eksiltiyorlar. Bize gelen paylar gittikçe azalmaya başladı. Bu noktada gerekirse başka konular daha sonraya kalsın, hiç olmazsa belediyeler maddi açıdan biraz rahatlatılsın. Belediyeler de mahalli açıdan bir takım hizmetler üretebilsinler ama maalesef bu da olmadı. Biz, genel başkanların çoğuyla görüştük, yasa için sözlerini de aldık ama belli bir noktaya getirilemedi. Zaten belediye başkanı arkadaşlarımızın % 90'ı da bu işte bir gelişme olacağına inanmıyordu. Türk Belediyeler Birliği toplantısı yapıldı, ama bir sonuca ulaşılamadı. Tüm bunların çok basit bir sebebi var. Ankara, elindeki yetkili fazlasıyla yerel yönetimlere vermek istemiyor. İyi hizmet istiyorsan o zaman belli konularda bir takım yetkilerin de genişletilmesi gerekiyor. Bence 1580 sayılı yasada verilmiş olan yetkiler belediyelere yeterlidir. Çok fazla yetki falan değil temel olan birkaç konu var. Ben şanslı bir belediye başkanıyım; çünkü devam eden bir işim var. Daha önceden kurmuş olduğum işimi batırmadan belediye başkanlığını devam ettirdim. Belediye başkanlığım bittiğinde işimin başına geçerim. Fakat belediye başkanlarının çoğunda böyle bir şey yok. Belediye başkanlığı bittiği anda önceden yaptıkları bir işleri yoksa açıkçası sudan çıkmış balığa dönüyorlar. O yüzden başkanların bir takım özlük haklarının da iyileştirilmesi gerekiyor. Bir de artık Ankara kapısından başkanların kurtulması gerekiyor. Bugün dünyada bizden geri diye tabir ettiğimiz ülkelerin bir çoğunda yerel yönetimlere ayrılan pay çok daha yüksek. Hele İskandinav ülkelerinde % 45'ler civarında. Avrupa ortalaması % 30'lar seviyesinde. Bizde ise % 5,8 civarında ve belediyelerin eline geçen % 4,1'dir.
BAŞKANDAN MESAJLAR
3 Kasımda yapılacak seçim nedeniyle siyasi partilere başarılar diliyoruz. Gönlümüz kendi partimizin başarısını istiyor. İlimiz genelinde belediye başkanı olarak yaşadığımız bazı sıkıntılar oldu. Son 5 senede muhalefette olan bir dönem geçirdik. Bunun için de ayrımcılığın olmaması en büyük dileğimizdir. Hangi partiden olursa olsun eğer olumlu bir iş yapılıyorsa tüm milletvekillerinin destek olması gerekiyor. Kendi bulunduğumuz çevrede böyle bir ayrım yok. DSP'li, ANAP'lı belediye başkanları ile her ortamda samimi bir şekilde görüyoruz. Belediyeler arasında partisel anlamda bir sıkıntı yoksa, milletvekilleri arasında da olmaması lazım. Zorlu bir dönem geçirildi. Tekirdağ da tarım ve sanayi alanında yaralar aldı. Tarımda uygulanan politikalar çiftçiyi çok zor durumda bıraktı. Bunlar olunca ticaretin de sağlıklı işlemesi mümkün değil. Yani Tekirdağ son dönemde çok kan kaybetti. Bundan sonrasında seçimlerde inşallah seçilmeyi hak eden insanların Ankara'ya gittiği bir seçim dönemi geçiririz. İnşallah halkımız da tercihini o yönde kullanır. Bizim arzumuz seçim sisteminin değişmesiyle, tabanın tam olarak siyasetin içine girmesi yani tercihli seçim sistemiyle seçime gidilmesiydi. Şimdi bu gerçekleşemeyecek ve bir tek partilerin yerleri değişecek. Yıpranmışların yerine az yıpranmışlar ve yıpranmamışlar geçecektir. Belde halkıma teşekkür ediyorum; beni 3 dönemdir desteklediler. Bıkmadan, usanmadan bize oy verdiler. Biz de onların verdiği güzel oylara sahip çıkmaya, onlara iyi hizmet vermeye çalıştık. Herhangi bir yerde, herhangi bir kurumda sıkıntıları olduğunda yanlarında olmaya çalıştık. Her yerde iyi bir şekilde temsil etmeye çalıştık. Bundan sonrasında genel seçimlerde en sağlıklı seçimlerini yapmalarını diyorum; hepsine saygılar ve sevgiler sunuyorum."