goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 20.11.2008 20:27:04, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1777842 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 29 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Soma, Devletin İlgisini Bekliyor

Manisa Maden İş Sendikası Şube Başkanı Naim Sezer ile Soma üzerine konuştuk. Başkan Naim Sezer, Soma'nın ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını anlatırken; linyit ve elektrik üretimi ile önemli bir konumda olan ilçenin devletin ilgisine ihtiyacı olduğunu söyledi.

Başkan Sezer, yeni yatırımlara ihtiyaç olduğun, kömürün zenginleştirilmesi ve ithal kömürle yarışacak şekilde zenginleştirilmesi gerektiğini ve işletmeye açılmamış çok ciddi kömür sahalarımız bulunduğunu belirterek, Devletin bunu ya kendisinin işletmesini ya da işletmek isteyenlerin önünü açması çağrısında bulundu. Manisa Maden İş Sendikası Şube Başkanı Naim Sezer Kömürle gelen sosyal yaşam... Soma, adeta çıkarılan kömür madeni ile özdeşleşmiş durumda. Bu nedenle de Soma, Avrupa Birliği standartlarının üzerinde bir yaşamı olan bir şehir konumunda. Türkiye standardının üzerinde bulunmada şüphesiz madencilerin payı büyük. Soma'da trafiğe kayıtlı 24.000 otomobil bulunuyor. Manisa Maden İş Sendikası Şube Başkanı Naim Sezer "Her dört kişiye bir otomobil düşüyor. Her evde iki üç tane cep telefonu olduğundan eminim" diye konuştu.

MADENCİDEN İSTEK VAR

Soma'da işletmeye açılacak daha çok kömür madeni var ve madenciler bunun açılmasını sabırsızlıkla bekliyor. Madenciler, ilçenin sosyal ve ekonomik hayatında önemli bir yer tutarken, ilçenin kurtuluş törenlerinde resmi geçit esnasında... Manisa Maden İş Sendikası Şube Başkanı Naim Sezer ile Soma üzerine konuştuk. Başkan Naim Sezer, Soma'nın ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını anlatırken; linyit ve elektrik üretimi ile önemli bir konumda olan ilçenin devletin ilgisine ihtiyacı olduğunu söyledi. Başkan Sezer, yeni yatırımlara ihtiyaç olduğun, kömürün zenginleştirilmesi ve ithal kömürle yarışacak şekilde zenginleştirilmesi gerektiğini ve işletmeye açılmamış çok ciddi kömür sahalarımız bulunduğunu belirterek, Devletin bunu ya kendisinin işletmesini ya da işletmek isteyenlerin önünü açması çağrısında bulundu. Soma'nın nüfus yapısına dikkati çeken Manisa Maden İş Sendikası Şube Başkanı Naim Sezer, "Soma'da da her yöreden insan yaşar. Üç ayrı mezhepten olanlar bir cami de namaz kılabilirler. Hiçbir zaman kavga, döğüş, problem çıkmaz. Asayiş sorunları yok. Asayişin ötesinde birbirlerinin yaşamsal önceliklerine karşı çok saygılıdır. İnsanların ortak yaşamı idame ettikleri bir ortamdır. Soma'da tüm Türkiye'den insan vardır ve bu yüzden bu ilçenin böyle bir güzelliği vardır" dedi. Soma'nın, Avrupa Birliği standartlarının üzerinde bir yaşamı olan bir şehir olduğunu ve trafiğe kayıtlı 24.000 otomobil bulunduğuna dikkati çeken Manisa Maden İş Sendikası Şube Başkanı Naim Sezer "Her dört kişiye bir otomobil düşer. Her evde iki üç tane cep telefonu olduğundan eminim" diye konuştu. Çalışmaları hakkında gazetemize değerlendirmelerde bulunan Manisa Maden İş Sendikası Şube Başkanı Naim Sezer şunları söyledi:

İŞÇİ KENDİ SOMA

"7 bin 500 tane sendikalı işçi var. Bunların 6.000 tanesi Türkiye Maden İşçileri Sendikasındadır. Herkesin yaşam kaynağı Soma'daki kömür ve kömürden elde edilen elektrik enerjisidir. Ülkemizin gayri safi milli hasılasına katkısı yüzde 2.5 civarındadır ki bu Türkiye'de bir çok ilden daha ciddi oranda katkı sağlamak anlamına gelir. Soma'da yıllık üretilen elektrik enerjisi ülke ihtiyacının yüzde 7 ile 10 arasında değişmektedir. Soma bir sanayi kentidir, sivil toplum örgütlerinin çok etkin olduğu bir yerdir. Her ne kadar sendikalar olmakla birlikte diğer meslek kuruluşları da ciddidir. Kurumsallaşmış bir şehir, örgütlü bir şehir olmasının esprisi de buradan gelmektedir. Ülkemizin ikinci büyük kamyoncular ve nakliyeciler kooperatifi de ilçemizde kuruludur.

KÜLTÜREL YAPI

Türkiye'nin her ilinden olmakla birlikte, Soma'da da her yöreden insan yaşar. Üç ayrı mezhepten olanlar bir cami de namaz kılabilirler. Hiçbir zaman kavga, döğüş, problem çıkmaz. Asayiş sorunları yok. Asayişin ötesinde birbirlerinin yaşamsal önceliklerine karşı çok saygılıdır. İnsanların ortak yaşamı idame ettikleri bir ortamdır. Soma'da tüm Türkiye'den insan vardır ve bu yüzden bu ilçenin böyle bir güzelliği vardır. Soma çok göç alan bir yerdir. Herkes iş umuduyla veya tanıdıkları vasıtası ile buraya gelmektedir. Göçün olumsuz etkileri olmakla birlikte ancak devlet altyapıya, eğitime ve sağlığa yatırım yapması durumunda çözülebileceğine inanıyorum. Şehrimizi yeniden yaratma iddiası var. Sivil toplum örgütleri daha uygar, daha modern bir şehir olma çabasındalar. Avrupa Birliği standartlarının üzerinde bir yaşamı olan bir şehir. 24 bin trafiğe kayıtlı otomobil var. Her dört kişiye bir otomobil düşer. Her evde iki üç tane cep telefonu olduğundan eminim.

ÇEVRE SORUNU VAR

Çevre sorunumuz var tabi ki. Santral ve linyit kömürünün yarattığı gaz ve tozun kirliliğinden söz edilir. Ancak birinci kirlilik kültürel kirliliktir. Önce kültürel kirliliği önlersek, bacadaki gazların yarattığı kirliliği önlemek daha basittir. Elektrik üreten termik santralinin yarattığı kirlilik 6 milyon dolar gibi bir parayla devletin gösterebileceği bir katkıyla önlenebilir durumdadır. Çevreye duyarlı teknolojilerin üretilerek bu memleketin uygarlık seviyesinde yerini alacağı iddiasındayız. Tabii hayatın bozulması ile ilgili bir kirlilik de var. Soma'da bulunan dağların arkasında, deniz seviyesinde derinliklere inilerek kömür alınıyor. Bu dağların o­nlarca kat fazlası bir yerden alınıyor başka bir yere dökülüyor. Bu da tabii olarak doğal dengeyi bozuyor. Modern bir madencilikte toprağı kaldırdığınızda, ağaç kestiğiniz bir yere daha fazlasını yapmak mecburiyeti ile birlikte bu işler kamu marifetiyle Soma'da yapıldığı için çevreciler bu işlere eğilmiyorlar. Eğilmelerine de gerek yok zaten. Çünkü devletin kendi üzerine düşen görevleri var. Vatandaşlar da o bilinçle hareket edecek olursa bunların hiçbiri de olmaz.

MADENCİLİK AĞIR İŞ KOLU

Soma herkesin çalıştığı bir yer. Madencilik de ağır bir iş koludur. Buna bağlı olarak mesleki hastalıklar var Ancak bunlar önlenebilir şeylerdir. Devlet, sosyal amaçlı yatırımlara yönelirse bu tip problemlerin de üstesinden gelinebilir. Bildiğiniz gibi tıp ilerledi, önlem alacaksınız. İş güvenliği konusunda ciddi bilgi aktarımlarını gerçekleştirdiğinizde çok fazla problem çıkmaz. İşçi güvenliğini tamamen sağlamak şimdilik çok olanaklı görünmemekle birlikte önümüzdeki yıllarda yeni yetişen bilinçli kuşaklar bunun üstesinden gelecektir.

DEVLET YÜZÜNÜ SOMA'YA DÖNSÜN

Soma'da Türkiye'nin her yerinden insan olunca bunlar ister istemez, geldikleri yerlere de bağımlı yaşıyorlar. Burayı sadece para kazanma kapısı olarak görüyorlar. Yerleşik bir yaşam tarzları yok. 25 yıl süreyle çalışıp, 25 yıl sonra bugüne kadar elde ettikleri birikimleri ile birlikte bir başka yere taşınıp daha rahat yaşama düşüncesiyle, uzun yıllar burada çalışmanın zorluğunu sahillere gitmekle veya kendi memleketine yeniden geri dönüp orada yaşamanın yarattığı özlemin tadını çıkarmaya geri dönüyorlar. Yani paraları pek burada yatırdıklarını iddia edemiyoruz. Ama burada yaratılan katma değere uygun gelirlerle burada değerlendiriliyor olsalardı bugün Soma bulunduğu noktadan en az iki kat daha gelişmiş olacaktı ki, iddialı bir şehir olabilirdi. Köylerde yaşayanlar tarımla uğraşıyor. Şehirde yaşayanlar genelde madenle çalışıyor. Çok kaliteli zengin linyit yatakları var. İthal kömür bizim ülkemize geliyor. Geçen yıl ithal edilen kömür 1.5-2 milyar dolar civarındaydı ki bu aslında ciddi bir döviz kaybı anlamına gelir. İthal kömür kalitesinde, o zenginlikte daha da ucuz kömür üretebileceğimiz iddiasındayız. Devletin yüzünü dönüp buraya bakmasından yanayız. Kendi başımıza kapalı görülen vadide kendi ürettiğimizi kendimiz görmekle uğraşıyoruz ve devletten çok da fazla dişe dokunur bir katkı görmemekteyiz.

TEMEL SORUNLAR

Altyapı sorunu olmakla birlikte şu an su ve kanalizasyon birlikte yapılıyor. İlçenin kırk yıllık ihtiyacını karşılayacak bir proje başlandı. Yeni yatırımlara ihtiyacımız var. Kömürün zenginleştirilmesi bizim ürettiğimiz kömürün ithal kömürle yarışacak şekilde zenginleştirilmesi ile piyasaya sunmak gerekiyor. Elektrik enerjisi üretmek için yeni bir santrale ihtiyacımız var. Ayrıca işletmeye açılmamış çok ciddi kömür sahalarımız var. Devlet bunu ya kendi işletsin ya da işletmek isteyenlerin önünü açsın. Soma'da son yıllarda merkezden en uca kadar tüm parti, sivil toplum örgütleri, mesleki kuruluşlar dahil Ankara'ya bir çıkartma yaptık. Orada olumlu tepkiler gördük, meclisteki her lider dedi ki "Hayret nasıl olabilir, birbirini sokakta gördüğünde boğazlayacak konumda olan farklı görüşler nasıl bir araya gelir. Bu kadar hoş bir kardeşlik içersinde sorunlarına nasıl destek çıkıyorsunuz" şeklinde kontular. Bunun, Türkiye ve siyasetçilere örnek olması gerektiğini belirterek bizi takdirle karşıladılar. Tabii bunların bir araya getirilmesinde benim de önemli çabalarım oldu. o­nların hoş takdirlerini kazanmakta bir sivil toplum örgütü olarak bizleri mutlu etti.

SİYASİLERİN HEPSİ AYNI

Merkez ve merkeze yakın partilerin, programları ve tüzükleri itibariyle hiç birinin birbirinden farkı yok. Ama neden ayrıldıklarına bir anlam veremiyorum. Aslında bir anlam veriyorum. Çünkü bu benim iç dünyamda var. Ama siyaset bizim ülkemizde bilimsel anlamda yapılmıyor. Daha ziyade kamunun yarattığı kaynakların partiler aracılığıyla etraflarına dağıtılma sanatı olarak kullanılıyor şu anda. Bizim ülkemizde bu olay böyle. Bunu ortadan kaldırmak için girişimlerimiz oluyor. Tahminime göre, bu seçimlerde bunu daha rahat yaşayacağız. Gereksiz yere bangır bangır sokaklarda araba dolaştırmayın. Afiş asmayın, naylonlarla çevreyi kirletmeyin, eh ne yapabiliriz o­nlar seçmenlerimiz sonuçta. Sendikamızın yerel televizyonumuz ve salonumuz var. Biz çağıralım insanları her gruptan ve her mahalleden, her işyerinden 8-9 kişi gelsin ve parti yetkilileri ve milletvekilli adayları karşılıklı olarak görüşlerini belirtsinler. Ülkenin sorunları hakkında, Soma hakkında ve maden hakkında ne düşündüklerini anlatsınlar. Parti programlarında ne yapıyor ve hükümet olduklarında hangi programı uygulayacaklar bunu anlatsınlar. Sonra insanlar bunları dinledikleri zaman ikna oluyorlarsa o partilere oy versinler. İkna olmuyorlarsa bire bir yetkilileri sorarak öğrensinler. Asillerin artık öğrenmeye ihtiyacı var. Vekillerin bu görevi başarılı yaptığını söyleyemiyoruz. Bu şekilde kalite tutturulsun. Yoksa diğer türlü vay kahveye su ile gidiyorlar, biri gidiyor biri geliyor. Halbuki hepsi kendi adamları ile girip çıkıyor. Yok çay paralarını ödüyorlar boşu boşuna. Çünkü bu paraları ödemelerine gerek yok. Bu paraları harcamadıkları için ilerde kamunun yarattığı kaynaklara da el göz dikmelerine gerek kalmayacağı düşüncesindeyiz.

SOMA GELİŞMEYE MÜSAİT

Soma gelişmeye çok müsait bir yer. İthalat ve ihracat yapılması için gerekli ulaşım çok yakındır. Aynı zamanda deniz ve deniz yolu da uygundur. 40 kilometre sonrası Dikili beldesi gelmektedir. Soma'nın içinden geçen bir demiryolu var. Ulusal ve uluslararası aynı zamanda Akhisar'dan geçen bir karayolu var. Bu yol her yere eşit mesafededir. Ülkenin coğrafyasında burası Bakırçay havzası olarak geçmektedir. Aslında ciddi bir deprem riski de bulunmaktadır. Bakır çay havzasının çok önemli bir özelliği de en iyi pamuğun yetişmesidir. Kırkağaç'tan Foça'ya kadar pamuk tarlalarına rastlayabilirsiniz. İlçemize gelerek yakın ilgi gösterdiğiniz için gazetenize de teşekkür ediyorum."

SİYASETÇİLERİ DEĞERLENDİRDİ

Siyasilerimize vatandaşımız artık güvenmiyor. Siyasilerimiz politika üretme, ülke meselelerine kafa yorma yerine günü kurtarma çabasına girdikleri için Türkiye bu kadar kötü durumda. 3 Kasım'da belki demokrasinin gereği seçim yapılmak zorunda ama bu seçimin hiiçbir şeye çare olacağına inanmıyorum. Tüm partiler İMF'nin uyguladığı programdan başka bir ekonomik programı uygulayamıyor. Sonuçta hepsi İMF programını uygulamayı taahhüt ettiler. Aksini söyleyen varsa kuyruklu yalandır. Çünkü hepsi bu emirleri yerine getirdi. Kendine güvenen bir parti varsa "ABD'ye rağmen ben komşularımla savaşmayacağım. Irak'a açılacak bir savaşta taraf olmak istemiyorum" diyen varsa bilinmelidir di o parti memleketin çıkarlarını düşünen bir partidir. Bu ülkede yer altı zenginliklerine yatırım yapılmadan, tarım geliştirilmeden, işsizliğe çare bulunmadan IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşların zorla dayattıkları programları uygulamakta ısrar etmek pek hoş sonuç getirmez. Biz Soma'daki kömür madenlerine devletin yatırım yapmasını, kömür yataklarının açılıp zenginleştirilmesini, yeni üretim araçlarının alınmasını istiyoruz. Türkiye'de olduğu gibi Soma'da da işsizlik sorunu var. Yani kömür yataklarının açılıp, yeni işçilerin alınması bu sorunu bir nebze de olsa rahatlatacak. Dünyada kalkınmasını kendi imkanları içinde sağlamış ulusların huzur içinde yaşadığını belirtmek istiyorum ve bu gerçeği herkesin görmesi gerektiğini düşünüyorum."

 

© Copyright-2005