
Bitlis Belediye Başkanı Yaşar Buhan, İller Bankası'nın adeta tefeci gibi çalıştığı görüşünü savundu. Başkan Buhan, "Türkiye'deki belediyelerin borçlanmasını önlemek için ya İller Bankası yapılandırılmalı ya da ortadan kaldırılmalı ki; belediyeler rahat nefes alabilsin. İller Bankası % 50 faizle iş yapmaktadır. Belediye istediği işi kendi imkanı ile dışarıda daha ucuza yaptırabilir" dedi.
SP'li Belediye Başkanı Yaşar Buhan, ilinin nüfusunun düşürülmesinden duyduğu rahatsızlığı belirterek, "Nüfusumuzun haksız yere düşürüldüğüne inanıyorum. Bu durum ayda yaklaşık 170 milyar kaynak kaybımız olmasına neden oluyor. Hakkımız olan parayı istiyoruz" diye konuştu. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine ilin durumu, çözüm bekleyen sorunları ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Bitlis Belediye Başkanı Yaşar Buhan, şunları söyledi:
NEDEN SİYASET?
1973 yılında, Milli Selamet Partisi'ne girdim. Bu partinin kapanmasından sonra Fazilet Partisine üye oldum. Bu partinin de kapanmasının ardından, Saadet Partisi saflarında yer aldım. İnsanlara faydalı olabilmek ve hizmet edebilmek için siyasete atıldım. Üçüncü dönem itibari ile bazı sıkıntılar yaşadık. Ayağımızı yorganımıza göre uzatarak, imkanlar ölçüsünde hizmet etmeye çalıştık. Kolay kolay siyaseti bırakmayı düşünmüyorum.
NÜFUS
2000 sayımına göre ilimizin nüfusu 82 bin 300 dür. Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından inceleme yapıldı. 1997 tarihinde 51 bin 204 olan nüfusumuz, son sayımda 44 bin 923'e düşürüldü. Bu konu ile ilgili dava açtık. DİE yetkililer, tekrar geldi. Nüfus sayısının düşürülmesi uygun değildir. Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından uygulanan sistemde, sayım gününde orada bulunan insanlar sayılmaktadır. Nüfusumuzun haksız yere düşürüldüğüne inanıyorum. Bu sorun Bitlis'i etkilemiştir. Aslında Bitlis'in nüfusunun çok daha fazla olduğu gözükmektedir. O günlerde DİE elemanlarının Ankara'dan gelmesini istedik ama kabul edilmedi. Geçenlerde resmi gazetede yeni bir kanun yayınlandı. Belediyeler beş sınıfa ayrıldı. Bizim belediye 50 bin nüfusun altında olduğu için paylarımızda da düşüş olacak. 82 bin nüfus olarak kabul edilseydik, ayda ortalama 170 milyar kaynak kaybımız olmayacaktı. Bu miktar,Bitlis için büyük bir paradır. Hakkımız olan payımızı istiyoruz.
KADRO VE BORÇLAR
Personelin maaşını ödemekte zorluk çekiyoruz. Kadrolu 60 işçi, 120 mevsimlik işçimiz var. Bazı işçilerimize üç ve dokuz ay olmak üzere maaş borcumuz bulunmaktadır. Belediyemizin bazı işçilerine 8 aylık maaş borcumuz var. SSK'ya olan borcumuzu taksitlendirdik. Bunu 18 ay gibi sürede ödedik, şu anda borcumuz bulunmamaktadır. Vergi dairelerine fazla bir borcumuz yok. Devlete büyük ölçüde ödememiz bulunmamaktadır. İller Bankası ile iş yapmadığımız için borcumuz yok.
İMAR VE ALT YAPI
1998 yılında yeni bir imar planı yapılandırıldı. Bu plan mükemmel yapıldı. Nazım imar planı olarak, kentsel açıdan da bitirdik. Ancak uygulama noktasında sıkıntılarımız var. Bitlis, eski bir il olduğu için, çarpık kentleşme had safhadadır. İkinci derecede deprem bölgesindeyiz. İlçeler bazında birinci derecede yer alıyoruz. Eski binalarımız sağlamdır. Depreme dayanıklı yapıların yapılmasında çaba harcıyoruz. Yapılaşmada imara aykırı noktada sıkıntılarımız var. Kanalizasyon noktasında da problemler yaşamaktayız. Buradaki kanalizasyon dereye akmaktadır. Bunu aşmanın yolunu arıyoruz. Yüzde 99 kanalizasyon bitmiş durumdadır. Ana halterlerle dereye bağlanmıştır ve bu derenin ıslah çalışmaları ise hala devam etmektedir. Derenin kaynağından ıslah çalışması ve erozyonu engellemek için ağaçlandırma çalışmaları yapıldığı zaman kanalizasyon sorunu da kalmaz. İçme suyunu kaynaktan sağlıyoruz. Suyumuzu klorluyoruz. Bulvar açamıyoruz. Yollarımız da sıkıntı var. Bu sorunları biran önce çözüme kavuşturmak için elimizden geleni yapıyoruz.
EĞİTİM VE SAĞLIK
Türkiye genelinde eğitim konusunda büyük sıkıntı var. Sekiz yıllık eğitime geçildi ama alt yapı sorunu hala yaşanmaktadır. Okullarımız tek dersliklidir. Taşımalı sistem çok sağlıklı değildir. Bir çok aile çocuklarını, YİBO'ya göndermediği için, eğitimden tam anlamıyla istenilen sonuç alınamamktadır. Öğretmen açığı bulunmaktadır. Sağlık konusunda çok ciddi bir sıkıntımız var. Doktor problemi yaşanmaktadır. Seçim öncesinde sağlık konusunu ele alıyorlar ama nedense Ankara'ya gittikleri zaman bir hizmet üretemiyorlar. Sağlık konusunda mecburi hizmet yaptırılmalı. Mecburi hizmet yasası uygulanmamaktadır. Pratisyen hekimlere uzman doktor unvanını almadan iki yıl mecburi hizmet verilmeli. Geçici uzmanlık belgesi verilerek, mecburi hizmet görevini tamamladıktan sonra uzman doktor unvanı verilmeli. Bu benim kendi düşüncem. O zaman doktor sıkıntısı yaşanmaz. Halen dahiliye doktorumuz bile yok. Halk doktor görmek istiyor. Sağlık noktasında yetersiz olmamıza rağmen, koruyucu hekimlik noktasında üst sıralarda yer almaktayız. Bu konuda ciddi çalışmalar yapılmaktadır. En azından ilçelerimizin birinde; bir beyin cerrahi uzmanı olmalı. Bu da en büyük eksiklerimizden biridir. Ahlat'ta bir doktorumuz var ama yarının ne getireceğini kimse bilemez. Hastanemizde tüm araç-gereçlerimiz hazır bulunduğu halde personel noktasında yaşadığımız büyük sıkıntılar sağlığı baltalayan ve bir an önce çözüme kavuşturulması gereken en önemli sorunlardır.
GELİR KAYNAKLARI
Halkın, başlıca geçim kaynağı tütündür. Merkez başta olmak üzere; Hizan, Mutki, Güroymak ve Tatvan ilçelerinde tütün yetiştirilmektedir. Tarımsal olarak en büyük ürün olan tütün, çıkarılan tütün yasası ile büyük bir darbe aldı. Şeker pancarında da artık eskiye oranla üretim yapılamamaktadır. Pancar tarlasına, alternatif ürün gösterilememektedir. Balımızı tam manasıyla tanıtamadık. İlçelerde 1500 aile bu işle uğraşmaktadır. Ceviz üretimi fazladır.Bölgede, hala ceviz ağacı katliamı yaşanmaktadır.Bu da ceviz üretimini olumsuz etkilemektedir.Bitlis'te hayvancılıkta da önemli gelişmeler var. Köye dönüş projesinde hayvancılık desteklenmektedir. Hayvancılık için nakit para yerine hayvan verilmeli. Özendirici teşvikler yapılarak hayvancılık daha iyi bir düzene getirilmeli.
YATIRIMLAR VE PROJELER
Devletin bölgemize istihdam noktasında yatırım yapacağını, ben şahsen inandırıcı bulmuyorum. Asıl görevi olan alt yapı noktasında yola yatırım yapsın. Ulaşım imkanlarımızın sağlanması lazım. Hükümetin alacağı kararlar doğrultusunda, paranın adına renk koymasınlar. Komşularımızla çok iyi ilişkiler içersinde olmalıyız. Paranın dini ve imanı olmaz. Paranın siyasi bir görüşü yoktur. Komşu ülkeler arasında ticari anlaşmalar yapılmalı. Giriş ve çıkışlarda etkin bir denetim yapılmalı. Sınırlar açılmalıdır. Ticari noktasında arz ve talebi arttırarak, etkin bir denetim mekanizmasıyla bu sınırlar açılır. O zaman bölge kalkınmış olabilir.Sınır ticaretinin gerçekleşmesi ve yaşama geçirilmesiyle , ülke ekonomisi de çok büyük kazançlar elde edecektir..
İLLER BANKASI HAKKINDA
Para olduğu sürece hizmet yapabilirsiniz. İller Bankası'nın yeniden yapılanması şarttır. Türkiye'deki belediyelerin borçlanmasını önlemek için ya İller Bankası yapılandırılmalı ya da ortadan kaldırılmalı ki ;belediyeler rahat nefes alabilsin. İller bankası yüzde 50 faizle iş yapmaktadır. Belediye istediği işi kendi imkanı ile dışarı da daha ucuza yaptırabilir.İller Bankası, Türkiye genelinde ortaklık payı adı altında tüm belediyelerden yüzde 5 pay almaktadır. Toplanan yüzde beş payların nereye gittiği konusunu hükümetin ele alması gerekmektedir. Dokuz yıldır belediye başkanıyım, bu güne kadar İller Bankası hakkında bir bilgi sahibi olmadım. Maliye Bakanlığı'nın payını, İller Bankası dağıtıyor. İller Bankası'nın çok büyük bir katkısı yoktur tam tersi bize zararı vardır. Yeni çıkacak Mahalli İdareler Yasa Tasarısında İller Bankası'nın kaldırılması konusunda bir teklifim var.
YASAYI DEĞERLENDİRDİ
Mahalli İdareler Yasa Tasarısı, dokuz yıl boyunca 16 kez ele alındı. İki defa genel kurulda çıkarılmadı. Yeni hükümetin çıkaracağına inanıyorum. Bu yasa tasarısı sürekli değiştirilerek yeniden hazırlandı. Yetki noktasında yapılandırılacağı konusunda İçişleri Bakanı'mız söz verdi. Faydalı olacağını biliyorum. Merkezi İdareden kurtulmamız lazım. Yerinde yönetim çok iyi olacak. Mahalli İdare denince sadece belediyeler akla gelmemelidir. Köy idare meclisleri de bulunmaktadır.
BAŞKANDAN MESAJ
Bana göre insanlarımız çok aceleci davranıyorlar. Ülkeye, tek partili hükümetin gelmesinde fayda var. Bir de şu sıralar gündem de olan savaş konusunu değinmek istiyorum.Savaşın bize zararı olacaktır ve ülkemiz eğer savaşa girerse çok kötü etkilenecektir. Bu nedenle bir savaş istemiyoruz.İnsanlarımız biraz sabırlı olsunlar. Bütün insanları memnun etmek mümkün değildir. Elimizden geldiğince halkımızın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Herkesin kendi işine bakması lazım. Yeni hükümetin önünde beş yıllık bir zaman var. Hataları abartılı bir şekilde lanse edilmemelidir. Yapıcı noktada eleştiriler yapmalı, herşeyden önce başarılı olacaklarına inanmalıyız. Başbakanlık konusunda da sıkıntılar yaşanmaktadır. Sn .Tayyip Erdoğan'ı dış ülkeler başbakan olarak karşılıyor. Bizler de en kısa zamanda Sn. Erdoğan'ı başbakanımız olarak görmek istiyoruz. Bitlis halkına da mutluluklar diliyorum. Yaşanan tüm zorluklara rağmen umutsuz değiliz. Halkımızla el ele vererek sorunlarımızı aşacağımıza inanıyorum. Bize düşüncelerimizle ifade etme imkanı sağladığı için de Bizim Mahalli İdareler Gazetesi'ne teşekkür ediyorum