
Ben cumhuriyet çocuğuyum. İlkokulu, orta okulu ve liseyi Ortaca’da okudum. 1991’de Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi’ne girdim; 1995’te mezun oldum. Askerliğimi Beytüşebab’da 5. Jandarma Komando Taburunda bitirdim. Komando eğitimi aldım. Yani ülkede var olan terör ortamından biz de nasibimizi aldık. 1998’deki kaymakamlık sınavıyla mesleğe girdim. Ocak 1999’da Muğla kaymakam adayı olarak göreve başladım. Farklı yerlerde kaymakam vekilliği yaptım. Denizli-Babadağ, Kütahya-Dumlupınar ve Sivas-Ayancık’ta kaymakam vekillikleri yaptım. Kaymakam adaylığı 3 yıl sürdü. Bir de mesleki konularda kurs almak amacıyla 2000 eylül ve 2001 haziran arasında Londra’da bulundum 9 ay süreyle. Daha sonra kaymakamlık kursunu bitirdikten sonra, 14 şubat 2002’de kura çekmiştik. Bolu-Kıbrısçık’ta, 5. Sınıf ilçede kaymakam olarak göreve başladım. 9 ekim 2002 yılında da Çat ilçesinde göreve başladım.” Uysal “Tarım ve hayvancılığı destekleyecek bir sanayii kuruluşu yok. Burada bir süt toplama merkezi, bir mandıra kurmayı düşünüyoruz. Yani baharda sadece bir köyde 3-5 ton süt çıkabiliyormuş. 40 tane köy var. Bence buraya kurulacak sanayi tesisi, tarım ve hayvancılığa dayalı olmalı...” dedi. Tarihçesi şöyle: Çat ilçesi XVIII. Asrın başlarında Osmanlı Sipahileri tarafından ilçeye 17 km. uzaklıkta bulunan Yavi kasabası civarında ku-rulmuş. XIX. Asrın başlarında Dersim tara-fından gelen Türk Aşiretleri ile birleşmişler. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra önce Kığı İlçesi’ne, daha sonra coğrafi konumu sebe-biyle Tercan ilçesine bağlanmış. Yavi bucak merkezi iken 1936 yılında Aşağıçat Köyü ilçe merkezi olmuş, 1939 yılında idari bağlılığı de-ğiştirilerek Aşkale İlçesi’ne bağlanmış. 1946 yılında Oyuklu Köyü adı altında Erzurum’a bağlanmış. 1954 yılında ise Oyuklu Köyü Çat adı altında ilçe merkezi haline dönüştürülmüş.
COĞRAFİ YAPISI
Palandöken Dağları’nın güney batı-sındaki 1960 rakımlı volkanik ve kayalık, et-rafı tepelerle çevrili bir arazi üzerine kurul-muştur. Doğusunda Tekman İlçesi, batısında Tercan İlçesi kuzeyinde Erzurum İli ve gü-neyde Bingöl İli Karlıova ve Yedisu ilçeleri ile çevrilidir. Erzurum’a 52 km. uzaklıktadır. Yüzölçümü 1386 km2 olup, Palandöken Dağları eteklerinden gelen Tuzluca ve Ağa köyü çayları ilçeyi iki taraftan çevirir. Tipik karasal iklim özelliği taşımaktadır. Nüfus İlçemizin nüfusu 7 bin küsur DİE tekrar gelip nüfusta düşürme yapmış. Köyleriyle birlikte 27.104 nüfusumuz var. Ama şunu itiraf edebilirim ki bir kaymakam olarak, ilçe nüfusunun pek sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Benim tahminim 4 bin kişiyi geçmez. Resmi olarak 81133 görünüyor, 2000 sayımında 6300’e indirilmiş. Şu an göç yok, Çünkü özellikle metropol kentlerdeki işsizlik nedeniyle insanlarımız yavaş yavaş geriye dönmeye başladı. Hatta ben göreve başladıktan sonra 5-10 aile geriye dönüş yaptı. Biz de onlara maddi desteklerde bulunduk. Bizim ilçemiz Tercan ile Bingöl-Karlıova ilçeleri arasında. Oralar tehlikeli ilçeler ve güney ilçelerimiz buralarla sınır olduğu için kritik oluyor, giriş çıkışlar olabiliyor. Bizim jandarmamız da devamlı belirli aralıklarla operasyonlar düzenliyor. Erzincan Tercan ve Bingöl-Karlı-ova ile sınır olmasından dolayı hassas bir konumda ilçemiz. Dış karakolda jandarma sürekli nöbet tutuyor. Orada zamanında 33 kişi katledilmiş. Yani tehlikeli bir bölge. Böyle acı bir geçmiş var. 1999 yılında Köy hizmetleri Şantiye Şefliğimiz teröristlerce basılmış. 3 kişi şehit olmuş. İlçenin tarihinde birkaç olay var. Güneydoğu, Hakkari, Bingöl gibi hassas değil ama yine de komşu olduğu için bu illerimizle, hassas bir konumu var. İlçemizde Kürtler, Türkler, alevi ve şafi-ler bir arada yaşıyor, ancak güzel olan şu ki ilçemizde etnik anlamda hiçbir sorun yaşan-mıyor.
GELİR KAYNAKLARI
Ekonomik olarak geçim kaynağı sa-dece tarım ve hayvancılık. Ama üzücü olan hayvancılık ve tarımın zamanla kötüye git-mesi. Bunun nedeni de hayvancılığın ve tarımın yeterince desteklenmemesi, vatandaşlarımızın geçim kaynağı bulmak için dışarıya göç etmesi. Tabi son yıllarda tarım ve hayvancılığa bir dönüş var. Özellikle bu yıl. Hükümetimizden İller Bankası destekli doğrudan gelir desteği, dekar başına geçen yıl 10 milyondu, bu yıl 13,5 milyon. Bu da biraz ekimleri arttırdı. Ama burada çok büyük sorun var. onu da yeri gelmişken söyleyeyim size. Türkiye’de ilk kez bu kararı biz aldık. İlçe tahkim komisyonundan Ziraat Bankası’na gelen paraların ödemesini geçici süreyle durdurduk. 4.4 trilyon para. Yani Çat ilçesine 328 bin dönüm dekar doğrudan gelir desteği yazılmış, Ama bunların önemli bir kısmı hayal, onu itiraf edeyim. Biz bu bilgileri aldıktan sonra tek tek üzerinde durduk. Yeniden bir araştırma yapıyoruz. Geçici bir süreyle ödemeleri durdurduk. Pazartesiden itibaren, ben dahil köylere tek tek çıkılacak, tarım ilçe müdürlüğü ekiplerince, yeniden bir tespit yapılacak. Yani burada belirtmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değil. Ama maalesef öyle bir hale getirilmiş. Vatandaşımız tarafından böyle bir yanlış algılama var. Nasıl yapıldıysa, seçimden önce iş aceleye getirildi, paralar hemen verilsin diye. Ama yanlış yapılmış. Bizim bu çalışmamız sonucunda devlet birkaç trilyon tasarruf yapacak. Haksız yere ödemeleri durduracağız. Türkiye’de bunu ilk kez biz yaptık. Türkiye genelinde paraların %40’ı ödendi. 7 ilçeye paralar gönderilmemişti. Erzurum’da da 4 ilçe vardı. Çat, Narman, Olur, Şenkaya. Ama onlar bi-zim gibi bir yola başvurmadı, demek ki onla-rın sorunları yokmuş. Ben gelebilecek tepki-leri göze aldım. Çünkü vicdanımın rahat ol-masını istiyorum. Biz araştırmayı derinleştir-dik; şunu gördük: Tarımla hiç alakası olmayan insanlar hayali araziler göstermişler. Biz onlarla ilgili araştırmaları da derinleştiri-yoruz. Eğitim Şahsen üzerinde en çok durduğum konulardan biri eğitimdir. İlçemizde 4400 ci-varında öğrenci var. 54 tane okulumuz var. Merkezde YIBO ve PIO, çok programlı lise-miz var. Elbette ki yeterli değil. Ama uzunca yıllar terörden çekmiş bir bölge olarak, okul-lar kapalıymış zaten. 1999’dan sonra faali-yete girdiği için bu sene üzerinde çalışılacak konulardan birisi de eğitim. Yapacağımız ilik iş köylerdeki okulları tamir etmek, eksiklikle-rini gidermek. Şu anda durumları fiziki olarak çok kötü. Ama öğretmen açığımız yok. Eğitim-öğretim olarak üzerinde ne kadar dursak da velilerin bu konuda hassas olması gerekiyor. Veliler hiç hassas değil bu konularda. onların hayvanları çocuklarından daha değerli. Bunu açık yüreklilikle söyleye-biliyorum. Çünkü şu an 444 civarında okula devam etmeyen öğrenci var. Önümüzdeki hafta itibariyle bütün tespitleri yaptırıyoruz ve hepsine idari para cezası vereceğiz. Daha önceden ödeme güçleri yok diye ceza verilmemiş kaymakamlıkça. Ceza, okula devam etmediği gün başına 20 milyon. Uygulanmadığı için kimse de buna inanmamış. Ben bunu ilk defa uygulayaca-ğım. Cezayı ödemek için hayvanları satmaları gerekecek. Mecburen çocuklarını okula gönderecekler. Devamsızlık sorunu var, bunu da çözeceğimize inanıyorum. Ayrıca eğitim alanında yaptığımız güzel çalışmalar-dan biri de şu: lisede veya PIO’da okuyan öğrenciler taşıma kapsamında değil. Yani ilçede taşıma yok, sadece ilköğretimde var. Taşıma kapsamında olamadıkları için de bunlara başbakanlık tarafından yemek parası gönderilmiyor. Biz 201 tane öğrenciye, Sos-yal Yardım ve Dayanışma Vakfı desteğiyle yemek veriyoruz. Belediyenin düğün salonunda lisede ve PIO’da okuyan ama yatılı olmayan öğrencilere (gündüzcüler var, yakın köylerden ya da mahallelerden gelen çocuklar) Başbakanlık para göndermiyor. Çünkü belediye hudutları içerisinde olduğu için okula gidip gelinebilir diye düşünülüyor. Mahalleler ise çok uzak. Aslında köy olacak yerde mahalle yapmışlar. İller Bankasından nüfusa göre para aldığı için belediyeler, köyleri mahalle yapmışlar zamanında. Bu çocuklar burada soğukta, koltuk altlarında ekmekle karınlarını doyurmaya çalışıyorlar. Ben de şahit oldum. Bu gündüz okuyan 201 öğrenciye yemek veriyoruz. Bu görevimiz değil; ama eğitim alanında önemli bir katkı olacağını düşündük. Ayrıca üniversitede okuyan her Çatlı’ya yılda 200 milyon burs veriyoruz. İlk defa ben geldikten sonra bu sene uygulamaya başladık. Her sömestr başına 100 milyon, yılda 200 milyon katkı. Elbette yeterli değil, ama 60-70 öğrencimiz var. Annesi babası burada olan, dışarıda okuyan 10 tane öğrencimizi, kaymakamlık desteğiyle kursa gönderiyoruz. Çok başarılı öğrencilerimizin üniversiteye hazırlanmasına yardımcı oluyoruz. Belediye çocukları ücretsiz taşıyor. Dersane parasını biz ödüyoruz. Ayrıca geçen hafta İl Milli Eğitim Müdürü geldi buraya. PIO’nun yurdu fiziki olarak kötü durumda. onu da Dünya Banka-sının onarım programına aldırdık. Bu da önemli bir proje. SAĞLIK Sağlık hizmetleri yeterli diyebilirim. Çünkü sağlık merkezimiz 24 saat açık. Ayrı-ca Yavi beldesinde bir sağlık ocağımız var. Orada doktorumuz ve hemşiremiz mevcut. Burada beş doktor ve bir diş hekimi var. Hastanemiz şu anda inşaat halinde. Ama bana soracak olursanız bir hastaneye gerek yok. Çünkü Erzurum’a çok yakın, yol üzeri. Şu an sağlık hizmetleri yeterli. Tek sorun uzman hekimin olmaması. Çocuk hastalıkları mütehassısı, kadın doğum uzmanı olsa iyi olurdu. Tabi bunlar bizleri aşan şeyler.
TEMEL SORUNLAR
Aslında bütün Türkiye’de olduğu gi-bi sorunların kaynağı ekonomik. Benim şahsi görüşüm, tarım ve hayvancılığa dayalı bir e-konomi var. Tarım ve hayvancılığı destekle-yecek bir sanayii kuruluşu yok. Burada bir süt toplama merkezi, bir mandıra kurmayı düşünüyoruz. Yani baharda sadece bir köyde 3-5 ton süt çıkabiliyormuş. 40 tane köy var. Bence buraya kurulacak sanayi tesisi, tarım ve hayvancılığa dayalı olmalı. Çünkü ham-maddesi burada. En büyük sorun, her yerde ve Türkiye’de olduğu gibi ekonomi. Ayrıca insanlarımız, özellikle bu sosyal yardımlaş-madan yardım aldığı için, mesela biz 1100 kişiye devamlı yardım ediyoruz. Yakacak, gıda yardımı. İnsanlar biraz tembelliğe doğru gitmeye başladı. Bunu görebiliyoruz. Nasıl olsa kaymakamlık yardım ediyor anlayışı var. Ben iki ay önce burada 220 tane koyun dağıttım 34 aileye. İstihdamı teşvik etmek amacıyla. Hani bir klasik söz vardır: “İnsan-lara balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek gerek”. Bizim de amacımız bu sene burada yeterli kaynak bulabilirsek bir proje yapmak. Başbakanlık kanalıyla, il özel idaresi kanalıyla vali bey de desteğini vereceğini söyledi. Bir süt toplama ve mandıra merkezi kurmayı planlıyoruz. Hammaddesi burada olduğu için iş çok kolay olacaktır. Bizim aylık 8 milyar 600 milyon bir kaynağımız var, başbakanlıktan gelen. İki tane de personelimiz çalışıyor. onların da maaşlarını düşünce 7,5 milyar civarında bir paramız var. Bunları daha çok eğitim amaçlı vermeye çalışıyoruz. Öğrencisi olup da fakru zaruret içinde olan velilere vermeye çalışıyo-ruz ve bakacak kimsesi olmayan, muhtaç, yaşlı insanlara vermeye çalışıyoruz. İlk hedefimiz bunlar. Adı üzerinde, Sosyal Yardımlaşma ve dayanışıma. Gerçekten çok önemli bir vakıf. Hükümetimizin bir çalışması var: Bu önümüzdeki aylarda yürürlüğe girecek Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları bundan sonra daha çok kredi şeklinde çalışacak. Yani istihdamı teşvik edici şekilde çalışacak. Yerel Gelişenliler diye bir proje var, Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın. Öyle bir revizyona gitmeyi düşünüyor başbakanlık. Biz gelen parayı hakedenlere, ihtiyaç sahiplerine vermeye çalışıyoruz. Daha önceki kaymakam bey zamanında bir proje yapılmış: 40 milyarlık bir proje; sanırım,kişi başına 10 koyundu. O para gelmiş, seçim zamanında biraz ertelenmiş. Hayvan piyasalarında da müthiş bir artış oldu bu sene. Koyun başına 100 milyon ayrılmışken, hayvanın birini 185 milyona aldık. Yani hayvan sayısında bir azaltmaya gittik. Biz projeyi yapıyoruz, başbakanlığa gönderiyoruz, başbakanlık kabul ederse bize parayı gönderiyor, biz de burada uyguluyoruz. Yani kendi kaynağımız yok. Biz de 10 koyun yerine 6 koyun verdik. Uygulanan Projeler Göreve geldiğimden beri kısa bir zaman olmasına karşın bir çok proje ürettiğime inanıyorum, iyi şeyler yaptığıma inanıyorum. Hepimiz ürettiğimiz sürece varız. Uyguladığım projelerden birisi 34 aileye istihdamı geliştirmek amacıyla koyun vermekti. Ayrıca enerjimizin büyük bir kısmını tarım konusunda doğrudan gelir desteğine yoğunlaştırdık. Tekrar tespit yapacağız ve hakedenlere vereceğiz bu parayı ve tahminim 2 trilyon bir tasarruf sağlayacağız. Yani yolsuz yere, haksız yere ödenecek olan devletin 2 trilyon parasını kurtarmış olacağız. Bence yaptığım en büyük proje budur. Bunun dışında hayvancılığı teşvik etmek amacıyla mandıra kurmayı düşünüyoruz. Yazın özel sektör çok ucuz fiyatla buradan süt topluyormuş. Biz bir güç birliği yapacağız. Bütün ilçedeki sütü bir merkeze toplayıp iyi bir pazarlıkla pazarlamayı düşünüyoruz. Böyle bir düşüncemiz var. Ayrıca eğitim-öğretime önem veriyoruz. Devamsız öğrencilerin okula devam etmesini sağlayacağız. Köy okullarını onarımdan geçirmek ve fiziki şartları düzeltmek istiyoruz. Ekonomik durumu iyi olmayan, çocuğu okuyan velilere yardımcı olmak niyetindeyiz. Amaç okumayı teşvik etmek. 3000-4000 civarında hikaye kitabı almayı düşünüyorum. Her öğrenciye bir kitap. Değiştirerek okumalarını sağlaya-cağız. Biz beşeri sermayeye yatırım yapıyo-ruz. Kısa dönemde etkisini görmesek de, uzun dönemde ülkemizin çıkarına olacak bir çalışma bu. Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Yok denecek kadar az. Sportif faa-liyetlerimiz oldu. Geçenlerde bir kaymakam-lık kupası düzenledik. YIBO’da bir kapalı spor salonu var. Oyun salonunda kayma-kamlık turnuvası düzenlendi. İlçemizde herhangi bir spor tesisi yok. 44 dönümlük bir arazimiz var. Şu an Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne tahsis edilmiş. Orayı futbol sahası yaptıracağız, sportif anlamda. Köy Hizmetlerinin veya DSİ’nin araçlarını kullanmayı düşünüyoruz. Sayın valimizin de bilgileri var. O da destekledi. Kültürel anlamda tiyatro ya da sinema yok. 9 Mart Kurtuluş Günümüz var. İlçenin Ermeni zulmünden kurtuluşu kutla-nıyor. Bu çerçevede biz de destek veriyoruz. Akşamları sanatçılar getiriyoruz buraya. Sponsorluğunu ben yaptım. YIBO’ya TRT’nin sözleşmeli sanatçıları, aşıklar derneği gibi gruplar geldi. Müzik konseri verildi. Tabi bunlar yeterli değil. Ayrıca öğretmenler açısından sevindirici olan, 3 hafta önce ilçemizde bir öğretmenevi açtık. 1 odalı, 30 yataklı, 5 yıldızlı diyebilirim. Başka da bir sosyal kültürel faaliyetimiz yok. Halk eğitimin iyi çalışmaları var. Dikiş, nakış, halıcılık, okuma-yazma kursları çerçevesinde halkımıza kurslar veriliyor. İstihdama yönelik kurslarımız var. Biz 2002 yılı içinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından 196 milyar yardım yapmışız. Bir de, şu an inşaatı bitmiş olan 2003-2004 eğitim yılında açacağımız, başbakanlık tarafından yaptırılan 180 kişilik orta öğrenim öğrenci yurdumuz var. Bu da Çat için güzel bir gelişme, iyi bir yatırım. 865 milyar keşif bedeli vardı. İç donanımını da tamamlayıp, önümüzdeki sene açacağız. Asayiş 41 köyümüz var, 43 mezramız var. 1 belediyemiz, 88 idari birim var. Asayiş konusunda bir problemimiz yok şu anda. İlçe merkezinde İlçe Emniyet Amirliğimizde 30 polis var. Jandarma yeterli durumda. 165 tane er var. Asayiş yönünden bir sorun yok. Ama ilçenin kritik bir konumda olması, Bin-göl-Karlıova ve Tercan’a sınır olmamızdan dolayı asayiş önemli. Mahalli idareler Yasa Tasarısı Hakkında Bu konu beni aşıyor. Daha çok kaynağımız olsaydı iyi olurdu. Elbette biz de daha çok ekonomik özgürlüğümüz olmasını isteriz. Yatırımların ilçe bazında yapılmasını isteriz;; ama inanıyorum ki hükümetimiz bu konuda çalışmalar yapıyor, bunu başaracak-lar. Köprü, yol projesi Ankara’ya gitmemeli. Bunlar mahallinde yapılabilmeli. Bu şunu sağlayacaktır: Meclisimizin daha çok, köylerin ve mahallelerin işleriyle uğraşması yerine koordinasyon, planlama, organizas-yon gibi daha büyük işlerle ilgilenecekler. Hem onlar için daha iyi olacak, hem de bizim için. Benim şahsi kanaatim, kaymakamlıklar hiçbir zaman devre dışı bırakılmamalı, sadece belediyeler değil, bence ilçelerde de bir komisyon olmalı, kaymakamın başkanlığında yatırımlar bu komisyon tarafından yapılmalı. Zaten bize özel idare destek veriyor. onlar da olmasa biz hiçbir şey yapamayız burada. Kaymakamlık yatırım makamı değil zaten; daha çok hükümetin yatırımlarını takip etmek, hızlandırmak, görüş bildirmek, kısaca tanımlayacak olursak koordinasyon makamı. Hükümete Mesaj Tek dileğim mahalli idareler yasasının bir an önce çıkarılması. Elimizde olan kaynakların artmasını istiyoruz. Ayrıca hükümetimize başarılar diliyorum. onlar da geceli gündüzlü çalışıyor. Özellikle Irak krizi konusunda. Bu anlamda hükümetimizi başarılı buluyorum.
HALKA MESAJ
Devamlı onlarla irtibat içindeyiz. Kahvelerde, köylerde dolaşıyoruz. Her zaman onları daha verimli bir şekilde çalışmaları konusunda teşvik ediyoruz. Elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hayvancılık konusunda, tarım konusunda; biliyorsunuz son yıllarda hayvancılık epey para kazandırmaya başladı. Daha önceki yıllarda zarar ediyordu. onların daha çok hayvancılığa yönelmesini destekliyoruz. Askerden gelen gençler sabahtan akşama kadar kahve köşelerinde okey oynuyor. onları daha çok çalışmaya yönlendiriyoruz