
Karaçoban Kaymakamı Mustafa Dalkılıç: “Bu yasanın biran önce çıkarılması lazım. Hem belediyeler, hem de özel idareler için gerçekten önemli. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana ülkemizdeki mahalli idareler sisteminde köklü değişiklikler olmamış. 1920’lerde çıkan bir belediye kanunuyla hala devam etmekte.” dedi.
Kaymakam Dalkılıç “Göç veren bir ilçeyiz.” dedi. Doğudaki en büyük sorun... İnsanlar sürekli kendi memleketlerinden, köylerinden ayrılıyorlar, ayrılmak zorunda kalıyorlar. Biz de nedenlerini sorduk: “1990’larda terör olaylarından dolayı bölgede bir huzursuzluk yaşanmıştır. Özellikle 1930’lu yıllarda Tartum, Oltu ve Bayburt’tan buraya yerleşen insanlar bu terör olayları nedeniyle batıya göç etmişlerdir. Karaçoban 1988 yılında ilçe olmuştur. Daha önceleri 2 ayrı köy şeklindeymiş. Burayı Ermeniler ve yerli Müslüman halk kurmuş. 1917 Bolşevik ihtilalinin ardından Ermeniler burayı terk etmişler. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Erivan’da bulunan Müslümanlar önce Kars ve Ağrı tarafına, daha sonra da Karaçoban civarına yerleşmişlerdir. Karaçoban halkının çoğu 1920’yanra Erivan’dan gelen Kürt Müslüman halkmış. 1930’lu yıllarda, Atatürk döneminde fazla arazi bulunduğu için, Tortum civarındaki halk buraya yerleştirilmiş, çünkü o dönemde buradaki şartlar daha iyiymiş. Şu anda nüfusta azalma yok. Karayazı, Tekman, Hınıs gibi ilçelere göre göç Karaçoban’da daha yavaş. Çünkü o ilçelere göre rakımımız düşük ve arazilerimiz tarıma elverişli. 19 köyümüz ve 1 beldemiz var. İlçe merkezi nüfusu 12.590, toplam nüfus 29.340. Bir önceki sayımda 24.000 civarındaydı. Bir nüfus göçü, bir de iş gücü göçü var. Yazın başka illerde çalışmak için göç eden insanlarımız var. Tabi göçün en önemli sebeplerinden biri de eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersiz oluşudur. Karaçoban, Erzurum’a 180km uzaklıkta olan bir ilçe olduğu için bir göç yaşanıyor, ancak nüfus sayımlarında ilçenin şartlarını göz önünde bulundurduğumuzda o kadar etkilenmiyor bu durumdan.”
COĞRAFİ YAPI
Komşularımız kuzeyde Karayazı, batıda Hınıs, güneyde Muş Bulanık ve Malazgirt ilçeleri. Rakımımız 1400, coğrafya olarak ilçe merkezi ve köylerimizin birçoğunda Hınıs çayı geçiyor. Bizans döneminden kalan Zırnık tepesi var.
EĞİTİM VE SAĞLIK
En önemli konu bu yörede ve özellikle ilçemizde eğitim ve sağlık. Özellikle eğitimde, göreve başladığımdan buyana önemli ilerlemeler yaptık. Çocukların nüfusa kaydedilmesi veya yaşının küçük olarak kaydedilmesi, öğrenim yaşına geldiği halde, okula gidememeleri bizim için bir sorun teşkil ediyor. Bunun yanında, özellikle kız çocuklarının okula gönderilme zorunluluğu ve 8 yıllık eğitimin şart haline gelmesi eğitim için büyük bir adım oldu. Okuma-yazması olmayan binlerce vatandaşımız vardı. Özel bir proje yaparak, başbakanlık-tan da kaynağın gelmesiyle geçen yıl 1040 vatandaşıma okuma-yazma kursu verdik. Şu anda öğretmensiz okulumuz, köyümüz yok, böyle bir sorunumuz kalmadı. Eğitim tabi ki istenilen seviyede değil. En büyük sorun hızlı nüfus artışı. Dolayısıyla aileleri bilinçlendirmek için çaba sarf ediyoruz. Ana-çocuk sağlığı ve koru-yucu sağlık anlamında çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özellikle aile planlaması konusunda istediğimiz seviyeye geldik. 2 sağlık ocağımız ve 10 sağlık evimiz var. Şu anda 30.000 nüfuslu Karaçoban ilçesinde tek ebe var, diğer ebemiz izinli çünkü. Bu sorun Karaçoban’daki en büyük sağlık sorunu. Her ne kadar bu sorunu Ankara’ya iletsek de, bir çözüme kavuşturamadık. Sağlık bakanlığından istirhamımız bize acilen ebe göndermeleridir. 1995 yılında inşaatına başlamış olduğumuz bir hastane-miz var, ödenek sıkıntısı olmasaydı %80’ini tamamlanmış bu hastane, hizmete açılacak-tı. Ancak dediğim gibi ekonomik sıkıntılar-dan dolayı hastanemizi tamamlayıp hizmete açamadık.
ÖZ KAYNAKLAR
Tarım ve hayvancılık başlıca geçim kaynağıdır. Küçük çapta ticaret de yapıl-makta. Herhangi bir sanayi kuruluşu yok. 1-2 tane un değirmeni var. Kömürümsü kaynaklar var ama işletilebilecek kalitede değil. Tarım ve hayvancılıkta gelir kayıpları var. 10 bin civarında büyükbaş hayvan var. Hınıs’ta ki Başköy barajı projesi tamamlan-dığında, bu barajın bizim ilçemize de katkısı olacaktır. Bunların dışında hayvan ıslahı çalışmalarımız devam ediyor, bu projenin hayvancılığı desteklediğine inanıyorum. Halkımız çok fakir. Bu fakirliğin en büyük sebebi mevcut kaynakların rantabıl kullanılmaması.
İLÇENİN SORUNLARI
İlçemize dışarıdan gelen memurların kalabileceği bir misafirhane veya otelimiz yok. Acil olarak bir öğretmenevi’ne ihtiyacımız var. Belediyemiz tarafından öğretmenevi için tahsis edilen bir araç var, ancak maddi yetersizliklerden dolayı çalış-malara başlayamadık. Buraya atanan me-murlar için lojman, bir ev yok. barınma sorunu yaşanıyor. Bir emniyet hizmet bina-sına ve lojmanına ihtiyacımız var. Kısaca en büyük sorunlarımızdan biri ilçedeki konut yetersizliğidir. Elektrik hatları ve şebekeleri, 1996’dan bu yana ihale sonuçlandırılamadığı için bakım ve onarımı yapılamıyor.
SOSYAL FAALİYETLER
Halk eğitim merkezi tarafından halkımıza bazı kurslar veriyorduk, ancak ödenek yetersizliği nedeniyle bu kursları açamadık. Bunların dışında herhangi bir şenliğimiz ve festivalimiz yok.
YATIRIMLAR VE PROJELER
Başta ekonomik sorunlar olmak üzere, sosyal ve ekonomik sorunları çözmek gerek. Kaynakların kayıt altına alınması gerek. Eğitim seviyesi-nin yükseltilmesi gerek. Vatandaş ve devlet arasındaki ilişkiyi güçlendirmek lazım.
ASAYİŞ
Herhangi kayda değer bir sorun yok. Zamanında teröre fiilen en az katılmış olan ilçedir. Hiçbir vatandaş örgüte katılmamıştır. Şu an güvenli bir ilçeyiz.
YASAYI DEĞERLENDİRDİ
Bu yasanın biran önce çıkarılması lazım. Hem belediyeler, hem de özel idareler için gerçekten önemli. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana ülkemizdeki mahalli idareler sisteminde köklü değişiklikler olmamış. 1920’lerde çıkan bir belediye kanunuyla hala devam etmekte. Bu yasanın tekrar gözden geçirilip bir an önce uygulamaya konulması gerek.
KAYMAKAMDAN MESAJ
Hükümetimize başarılar diliyoruz. Halkımıza olan mesajımız ise; kapımız herkese açıktır. Elimizdeki imkanlar ölçüsünde sorunları çözmeye çalışıyoruz. Devletle vatandaşın arasındaki güvenin yerleşmesine gayret ediyoruz. Devlet her zaman vatandaşımızın yanında, biz bu gerçeği vatandaşımıza kanıtladığımızı düşünüyoruz.
MUSTAFA DALKILIÇ HAKKINDA
1973 Artvin-Yusufeli doğumlu. 1996 Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Aynı yıl kaymakamlık sınavını kazanarak staja başladı. 1999 yılında Manisa-Selendi kaymakamlığına atandı. 25 Ekim 2001 yılından bu yana da Erzurum-Karaçoban’da kaymakamlık yapıyor.