
Şenkaya Kaymakamı Karameşe “Tek alternatif hayvancılık ve hayvan ürünleri yetiştirmek. Fakat ne yazık ki son yıllarda hayvancılıkta bir düşüş var.” dedi ve “Türkiye’de genelde bir düşüş vardı, ihracat politikasından kaynaklanan. Ama son iki senedir, hayvancılıkta iyi kazanç ve gelişme var. ilçemizde de buna paralel olarak bir gelişme olacak.” gibi iyimser açıklamalarda bulundu.
NÜFUS
Merkez nüfusu 5400, toplamda 29 bin. Coğrafi yapı: ilçemiz coğrafi olarak hem Karade-niz hem de Doğu Anadolu Bölgesi’nin iklim ve coğrafi özelliklerini taşımakta. İlçemizin %50 kadarı mera, %30’u da orman arazisi. %10-15’i de tarıma elverişli alanlardan oluş-makta. Genelde dağlık ve hayvancılığa daha elverişli konumda. Erzurum’a 185 km uzak-lıkta. Allahuekber dağlarının batı eteklerinde kurulmuştur. Şenkaya İlçesi Oltu İlçesine bağlı Örtülü isimli bir köy iken 1929 yılında bucak merkezi haline getirilmiştir. Çok kısa bir müddet sonra bucak merkezinin Akşar’a alınması sonucu tekrar köy haline dönmüş-tür. Ancak 1946 yılında İlçe statüsüne ka-vuşmuştur. Yüz ölçümü olarak Ülkemizin önde gelen ilçelerinden biridir.
SAĞLIK VE EĞİTİM
Eğitim açısından ilçemiz Türkiye’nin şanslı ilçelerinden bir tanesi. Türkiye’deki birkaç tane yüksek kalitede eğitim görmüş ilçelerden biri. Okuma-yazma oranı %100’e yakın Bu sene biz, Sayın Cumhurbaşkanımı-zın eşinin önderliğinde yapılan eğitime destek kampanyasında hiç kimseyi bulamadık. Burada ilçemizi kuran Hüseyin Köy-cü sayesinde, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri sağlam bir eğitim altyapısı kurulmuş. Tabi ufak tefek eksiklerimiz var. Şu an bizim YIBO çalışmamız var. İMKB tarafından yapıyor. İnşaata başlanmış, ihalesi yapılmış, fakat bazı pürüzler sebebiyle ihalesi iptal edilmiş. Şimdi hukukî sorunlar halledildi. Valilikle İMKB arasında yeniden protokol imzalandı. Bu sene şubata kadar YIBO’nun bitmesini bekliyoruz. Eğer o okul biterse ilçede eğitim sorunu kalmayacak. Türkiye’de 1998’den sonra taşımalı eğitim başladı. Bizim ilçemiz de Doğu Anadolu’nun genel karakteristiğine uygun bir ilçe. Köy sa-yımız çok fazla, 69 tane köyümüz, 20 tane mezramız var. Taşımalı sistemde çocukları-mızı 15-20 km. uzaktan taşıyoruz. Doğuda biliyorsunuz 7-8 ay kış var. Ege gibi, Akde-niz gibi değil. Kış uzun ve ağır geçiyor. Bu durumun hem eğitim kalitesine, hem de eko-nomye etkisi var. Hava şartlarının çocukları-mızın sağlığı ve daha iyi eğitim görmesi açı-sından da negatif etkileri var. Bu sene YIBO bitirilirse eğitim açısından bir problemimiz kalmayacak. Hatta eğitim kalitesinin daha da artacağını düşünüyorum. Sağlık açısından ise ilçemizde 3 tane sağlık ocağı var. Fakat ne yazık ki yeterli doktorumuz yok. İlçe merkezinde sadece 3 tane doktorumuz var. En önemlisi yardım- sağlık hizmetlerinde yeterli elemanımız yok. Ambulansımız var ama ambulans şoförümüz yok Biz bir arkadaş bulduk ama bazen so-runlar çıkıyor. Özellikle doktor ve yardım-sağlık personeli konusunda sıkıntımız olduğunu söyleyebilirim. Burası Erzurum merkeze 185 km bir de kış şartlarını düşünürseniz gidip gelmek gerçekten de problem. Gerçi yakınımızda Ol-tu gibi büyük bir ilçemiz var. Oltu’da devlet hastanesi var, ama bildiğim kadarıyla birkaç tane uzman doktor var. İlçemiz sağlık problemlerini genellikle Erzurum’da halledi-yor. Fakat çok uzakta olduğu için, sağlık açı-sından ne yazık ki % 100 memnuniyet verici düzeyde değil. O yüzden ben personel açısın-dan ve altyapı açısından sağlık teşkilatımızın güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
GELİR KAYNAKLARI
Bizim ilçemiz dağlık bir yapıya sahip. Genel yapı olarak hayvancılığa çok uygun. Çok geniş mezralarımız var. Ama halktan dinlediğime göre eskiden ilçe merkezinde 10-15 sürü varmış. Bir sürü de 500-1000 tane hayvan varmış. Eskiden Şenkaya’da çok faz-la büyük ve küçük baş hayvancılık yapılır-mış. Daha çok insanlarımız hayvancılıkla ge-çiniyormuş. Fakat ne yazık ki son yıllarda hayvancılıkta büyük bir düşüş var. Birkaç alan dışında ticari amaçlı tarıma elverişli ara-zimiz de yok. Tek alternatif hayvancılık ve hayvan ürünleri yetiştirmek. Fakat ne yazık ki son yıllarda hayvancılıkta bir düşüş var. Tabi bu sadece bizim ilçemizden kaynaklan-mıyor. Türkiye’de genelde bir düşüş vardı, ihracat politikasından kaynaklanan. Ama son iki senedir, hayvancılıkta iyi kazanç ve geliş-me var. ilçemizde de buna paralel olarak bir gelişme olacak. Öyle umuyoruz. Bizim de kaymakamlık olarak bazı projelerimiz var. Yeni bir proje uyguladık, hayvancılığı desteklemek amacıyla 200 ko-yun, 10 koç dağıttık geçen ay içinde. Yeni projelerimiz olacak. Büyük ve küçük baş hayvancılığı desteklemek amacıyla hayvan-cılığı özendirmeye çalışacağız. Çünkü bizim meralarımıza Karadeniz’den, Elazığ’dan, Ar-dahan’dan, Göle’den gelip otlak yerlerimizi kullanıyorlar. İkinci planda, belki turizm olabilir, e-ğer altyapı oluşturulursa. Çünkü orman varlı-ğı açısından ilçemiz, Doğu Anadolu’nun en zengin ilçesi. %30-40 dolayında sarı çam or-manımız var. Orman işletmesi, doğuda kâr elde eden nadir orman işletmelerinden bir tanesidir sanırım. Burada çok güzel coğrafi özelliklerimiz var. Eğer altyapısı oluşturulur-sa, ikinci planda belki turizme yönlendirilebi-lir. Bir de ekonomik sıkıntı oluştuğu için halk eğitime yönelmiş. Bazı şeylerin olumsuz yön-leri olumlu sonuçlar doğurabiliyor. Ekonomik olarak zayıf olduğumuz için, halkımız Hüse-yin Köycü’nün gayretleriyle eğitime yönel-miş. Yüksek öğrenim yapmış insan sayısı epey fazla. Şenkaya’nın her ailesinde bir üni-versite mezunu bulabilirsiniz. Göç olağanüstü fazla. Şu an 80 bin civarında bizim ilçenin kayıtlı nüfusu var. Ama fiilen 29 bin civarındalar. Yaklaşık 50 bin göç vermişiz. Tabi bunun sebebini eko-nomiyle açıklıyorum ben. Eskiden Türki-ye’nin doğusunda ve güneydoğusunda olan terör burada da varmış. Bunun da etkileriyle, ama daha çok ekonomik nedenlerle göç ver-mişiz. Şimdi göç çok fazla yok. Ama eğitim düzeyimiz yüksek olduğu için memurumuz da fazla. Emekli olan memurlarımız yavaş yavaş geri dönmeye başlıyorlar. Bu şekilde bir tersine göç var ama son yıllardaki ekono-mik krizden dolayı gençlerimiz işsiz. İş bu-lanlar büyük şehirlere geçmeye çalışıyor. Fa-kat Büyük şehirlerde de bu ekonomik kriz-den dolayı işsizlik had safhada. O yüzden bir tıkanma, daralma var. Temel Sorunlar: Şenkaya’nın sorunları Türkiye ile paralel sorunlar. En başta işsizlik. Ekonomik nedenlerle birlikte iş alanları daraldı ve genç-lerimiz büyük şehirlerde iş bulamadılar. Gi-denlerin bir kısmı, geri dönüyorlar. Tarlalar da bölünmüş bir şekilde. Zaten bölünmese de verimli arazilerimiz çok dar olduğu için işsizlik sıkıntısını bir türlü aşamıyoruz. Bunun dışında asayiş yönünden hiçbir sıkıntımız yok. çok sakin, çok güvenli bir ilçe diyebilirim. Su problemimiz var. Burası bir su bölge-si ama altyapıdaki eksikliklerden do-layı ne yazık ki, ilçe merkezinde de ve köylerde su sıkıntımız var. Bazı köylerimizde hiç su yok. bazı köyle-rimizde, giden valimizin gayretleriyle altyapı yapıldı, su getirilmeye çalışıldı. Yol problemimiz var. Köy yollarımız stabilize genelde. Doğu Anadolu’ya has sıkıntılar var. Uygulanan Projeler: Göreve başlayalı 5 ay oldu. Daha önce Karadeniz’de görev yap-tım. Karadeniz’deki imkanlar buraya göre daha sınırlı. Devletimiz doğuya, buranın şartlarının ağır olması nede-niyle, biraz daha fazla imkan tanıyor. Benim görüşüme göre, insanlarımızı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından sürekli yararlandırmak ye-rine, onlara balık tutmayı öğretmek lazım. Ben geldikten sonra bir komis-yon kurduk. Bu komisyon tek tek bütün köyleri, bütün evleri dolaştı. İlçemiz-deki bütün envanteri çıkardı. Şu anda ilçe-deki bütün envanteri biliyorum. Kimin kaç çocuk sahibi olduğu-nu, hangi düzeyde e-ğitim gördüğünü, ki-min hangi sakatlığa, hangi hastalığa sahip olduğunu, kaç hayvanı olduğunu, kaç dönüm arazisi olduğunu, mo-torlu taşıt sayısını, yani aklınıza gelecek her konuyu belgelendirdik. Bu sayede ilçeyi daha iyi tanımaya çalışacağız, potansiyelini ortaya çıkaracağız. Hem de bundan sonra yapacağı-mız projelerde, çalışmalarda bize bir projeksi-yon sunacak. Böylece herkese her ay küçük küçük yardımlar yapmaktansa ve insanları buna alıştırmaktansa, hem onurlarını kurtar-mak hem de balık tutmayı öğretmek adına kesin kurtuluş çözümleri bulacağız. Mesela benim düşüncem her ay evi olmayan birkaç kişiye ev yapmak, hayvancılığı özendirmek amacıyla hayvan yardımı yapmak veya kü-çük işletmeler için el becerileri varsa o şekil-de küçük yardımlar yaparak kendi ayakları üzerinde durmasına yardımcı olmaya çalış-mak. Bunu artık oluşturduk, sanal ortama da geçirdik bilgileri. Daha sonra YIBO proble-mimiz vardı. Hukuksal problemlerimiz vardı. Bizim de takibimizle, Sayın Valimiz’in de yar-dımıyla YIBO problemini hallettik. Şu an proje aşamasına geldi. Öğretmenevi eksiği-miz vardı burada. Milli Eğitim Vakfı tarafın-dan alınan binamızı öğretmenevine çevirdik. Bir proje hazırladık, bir kısmını Milli Eğitim Vakfı, bir kısmını da valilik karşıladı. Yazın öğretmenevini açacağız. Bir de buradaki te-mel geçim kaynağı hayvancılık. Bunu geliştirecek projelerimiz olacak. Bir köyü-müzde eskiden beri dokunan bir kilimimiz var. Bunu daha önceki kaymakam arkadaşla-rımız vakıf kanalıyla desteklemiş. Biz de des-teklemeye devam edeceğiz. Hatta geçenlerde Turizm İl Müdürlüğü ile yapılan çalışmalarla turizm bakanlığında satılmak üzere bir prog-ramımız var ve biz bunun da altyapısını Şen-kaya’da hazırlamaya çalışacağız. İlçemizin aralık 1999’da olan depremde, ağır hasar oluşmuş. Bu deprem sonucu 324 ağır, 337 orta, 520 tane de az hasarlı bina oluşmuş. Devletimiz yardım yapmış. İtalya hükümeti de 263 tane konteynır göndermiş. Bu konteynırlarla gelen, bir kaç odası olan evlerden şu an ilçemizde 263 tane bulunmakta ve halen hizmet vermektedir. Geri kalan hasarlı evlerin sahiplerine de devletimiz kalıcı konutlar yapmaktadır. Kalıcı konutların bazı köylerimizde, arsa problemle-ri ile uğraşmaktayız, bazı köylerimizde ise in-şaat aşamasındayız. Kısa zamanda bitirip sa-hiplerine teslim etmeyi düşünüyoruz. Çok şükür depremde can kaybı olmamış.
YATIRIMLAR VE PROJELER
Sanayi için uygun bir ilçe değil. A-ma burada Gaziler köyünde bir vatandaş hayvancılığı geliştirmek için bir entegre tesisi kurdu. Orada binlerce kuzu, koyun aldı. İleri aşamalarda dokumacılığa kadar bunların üretimini düşünüyor. Eğer yörenin insanları tarafından desteklenirse dokumacılık olabilir. Zaten Gaziler’de evvelden beri kilim doku-macılığı geleneksel olarak var. Bu da desteklenirse, sanayi açısından iyi bir potansiyel olacağını düşünüyorum. 4 sene öncesine ka-dar kaymakamlığımızın yem bitkicili-ğini geliştirmek için bir fabrikası var-mış. Fakat bazı ekonomik sebepler yüzünden kapanmış. Aslında hay-vancılığı destekleyecek yem bitkileri ve yan ürünlerine şiddetle ihtiyaç var. Bizim kaymakamlığımızın bir projesi var. Eğer yapabilirsek yeniden işler hale getireceğiz. Ama biraz masraflı özel sektörün de burada bir altyapısı olduğunu söylemekte yarar var. Doğrusu hayvancılığa ağırlık vermenin daha akıllıca ve doğru olacağını düşünüyorum.
YASA TASARISI HAKKINDA
Kaymakam gözüyle bakar-sak, ilçelerde hizmetlerin daha iyi yapılabilmesi için bizce, kaymakamlarla özel idare bütçesinin ayrılması gerekir. Biliyorsunuz bizim bütçemiz yok. tabi belediyelerimizin durumu ne yazık ki zayıf. Belediyelerimizin güçlendirilmesi elbette ki gerekiyor. Umarım yasa çıkar; uzun zamandır tartışılıyor. Benim bu kanundan bek-lediğim en önemli şey, kaymakamlıklara özel idare bütçesinin verilmesi. Hükümete Mesaj: umarım başarılı olurlar. Halka mesaj Biz buraya hizmet etmek için geldik. Sorunları hep birlikte, beraber çözeceğiz. Güçlerimizi birleştireceğiz. Yöre halkı ile zaten yakın işbirliği içerisindeyiz. Bundan sonra da öyle olacağız. Güçlerimizi birleştirmek için her türlü birlikteliğe hazırız.
GAZETE HAKKINDA
İlçemize kadar geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Şenkaya İlçesi tarihi süreç içerisinde Çok değişik milletlerin egemenliği altında kalmıştır. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Zaferine giderken 23 Ağustos 1514 yılında Erzurum’u Akkoyunlular’dan Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katmasıyla Osmanlı egemenliği altına girmiştir. 1828-1878 yıllarında Rus istilasına uğrayan bölgemiz, 1877-1878 Osmanlı Rus harbinde Osmanlı kuvvetlerinin yenilmesi üzerine 1879 yılında Ayastefonos Antlaşması ile Kars Vilayetine bağlanarak Rus yönetimine girmiştir. 1917 yılında Rusya’da çıkan Bolşevik İhtilali üzerine işgalci Rus birlikleri bölgemizi terk etmişler ve Rus hakimiyeti son bulmuştur. Bunu fırsat bilen Ermeniler bölge halkı üzerinde baskılarını artırarak büyük çaplı katliam ve yağmalara girmişlerdir. 7 Nisan 1918 tarihinde Binbaşı Osman Nuri Bey komutasındaki Türk Kuvvetlerince bölgemiz Ermenilerden kurtarılmıştır.