
Akkuş çok eskilere dayanan bir ilçe değil. Kökleri Danişment’lilere dayanıyor. 19. yüzyılın sonlarında Tuzak köyü yakınlarına geliyorlar, gördükleri karatavuk hayvanının yoğunluğundan dolayı Karakuş adını veriyorlar. Sonra isim zaman içerisinde yetkili ve etkili birinin önerisiyle Akkuş oluyor. 1954’te Akkuş adıyla ilçe oluyor. Coğrafi yapısı ise tarihi İpek Yolu üzerinde, İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan en elverişli yol. Niksar ovasını İpek Yolu üzerinde önemi olan Ünye’ye bağlayan yol. 1300m yükseklikte dağlık ve dağınık olan bir ilçe. İlçenin %95’i kayın ormanlarıyla kaplı. 41 köy ve 5 beldeden oluşuyor.
EĞİTİM-SAĞLIK
İlçemizde devlet Hastanesi var. Hastane kurulduğundan buyana 14-15 yıl geçmiş. Zamanın Erzincan Valisi Sayın Recep Yazıcıoğlu’nun destekleriyle vatandaşın da destekleri alındıktan sonra bu hastane kurulmuş. Kurulduğu günden buyana uzman doktoru olmamış. Akkuş’un uzak olması sebebiyle gelenlerde geri dönmüş. Hastanenin hastane sayılabilmesi için mevzuata göre en az 4 uzman hekime ihtiyaç var. Çocuk, kadın doğum, dahiliye ve genel cerrahi doktorları bulunursa mevcut kuruluş hastane olarak tanımlanabiliyor. Şu anda başhekimimiz de dahil olmak üzere pratisyenlerle bu işi yürütmek durumundayız. Şu an sağlık hizmetlerini sağlık merkezi olarak yapıyor. İlçemizde şu an 13 hekim var ve yeterli değil. Uzman hekim olmadığı için hastalarımızı diğer hastanelere sevk ediyoruz ve devlet bunun için memurlara, bakmakla yükümlü olduğu kişilere tedavi yolluğu ödüyor, buna ek olarak yeşil kartlı vatandaşlarda tedaviye gidebilmek için yol parası talebinde bulunuyor. Yeşil kartlı vatandaşlara vakıf aracılı ile yol parası ödüyoruz. Bu işlemler sonucu devlet 100-150 milyar zarara uğruyor. Bu kaybın tek sebebi uzman hekimin olmaması. Eğitim olarak Akkuş’da okur-yazar oranı %98 genel olara kültür düzeyi yüksek bir ilçe ve bunda toplumsal önderlerinin büyük katkıları var. Kış şartlarının çok ağır geçmesinden dolayı taşımalı eğitimde büyük güçlükler çekiyoruz. Okulların kapalı olduğu gün sayısı artabiliyor ama genel olarak çokta kötü diyemem. Branşlarda öğretmen kadrosu eksiği var.
GEÇİM KAYNAKLARI
1950’de kurulmuş ve zaman içerisinde Seka’ya bağlanmış bir fabrikamız var. 1954 yılında 120 dönüm arazi üzerinde kurulu başarılı bir fabrikaymış. Teknolojik değişimleri zaman içerisinde yapamadığından dolayı sıkıntı yaşamaya başlamış. Fabrikamızda tomruklar sadece kereste olarak değerlendiriliyor, yani selülozu ve kabukları değerlendirilmiyor, dolayısıyla fabrika zaman içinde atıl duruma gelmiş ve şu anda hükümetin özelleştirme kapsamında. Ne yazık ki özelleştirme teklifi de fabrikanın değeri ölçüsünde değil. Fabrikada çalışan işçi sayısı şu an 100 kişi. Yerli halkın eskiden yoğun olarak yaptıkları halıcılık ve hayvancılık ölmüş. Halk kendi ihtiyacı için hayvan besliyor. Burası çok yüksek olduğu için fındık yetiştirilemiyor. Buğday, arpa, cipse uygun patates yetiştirilebiliyor.Yoksulluk halkımız tarafından kader olarak görülmeye başlandı. Hayvancılığı yeniden canlandırabilmek için 1200 hayvanlık bir proje hazırlayıp Başbakanlığa gönderdim ve cevap bekliyoruz. Projeler Benim için birinci öncelik iş, eğitim de bunun içinde. Yatılı ilköğretim bölge okulunun bitirilmesi. Mesaimin çoğunu buna harcıyorum. Bu işin içinde birçok kurum var, İl Milli Eğitim, Bayındırlık Müdürlüğü ve sayın Valimiz. Bu kurumlar arasında koordinasyona ihtiyaç var, keza müteahhitlerimiz, durumu iyi olanlar yardımda bulunmaya çalışıyorlar. Bu da ikili ilişkilerle olabilecek bir durumdur. Makam ve para her şey değil, orta noktada buluşmak önemli. Bu okulun açılmasını önümüzdeki yıla yetiştirmeye çalışacağım. Üç beldemizi ilçe merkezine bağlayan Salman, Akpınar ve Seferli beldemizi Akkuş’a bağlayan 28km yolun 2 saatte kat edilmesi benim canımı sıkıyor. Bu yolla ilgili olarak düşüncelerim var. Köy hizmetlerinin senelik programları içerisinde bu yol yok ama ben Köy hizmetleri İl Müdürümüzle görüştüm, kendisinden malzeme konusunda destek sözü aldım, bende vakıf kanalıyla personel konusunda destek vereceğim, belediye başkanımıza da talimat verdim; sizlerde araç ve akaryakıt konusunda yardımcı olacaksınız diye. 2 saatlik yolu yarım saate indireceğim. Kamu yatırımı olan bir spor salonumuz var, %60 oranında gerçekleştirilmiş, bunu da bitirmek niyetindeyim. Asayiş Asayiş ve güvenlik yönünden ilçemizde bir sıkıntı yok.
SOSYAL VE KÜLTÜREL FAALİYETLER
Çok ciddi faaliyetler olmamış. Okul geceleri ve halk gecelerinden çok ileri gitmiyor. Son 1 ay içerisinde iki okul gecesi, tiyatro gösterileri oldu. Yine halk eğitimin 7-8 kursu var ve bunların sergileri olacak. Muhtarlar yarışması yapacağız, ödül köylerine menfez köprü alabilmek için bilgi yarışması yapıp kazanana vereceğiz. Yine kaymakamlığımızın düzenleyeceği spor turnuvaları olacak.
MAHALLİ İDARELER YASA TASARISI
Mahalli idareler yasa tasarısı Avrupa Birliği giriş sürecinde yerelleşme kapsamında değerlendirilmesi gereken bir yasa. İsviçre dışında Avrupa’da görmediğim yer kalmadı. Bütün bu ülkelerin yerel yönetimlerini ve mahalli merkezi idarelerini değerlendirme fırsatım oldu. Türkiye’nin gittiği yol İngiltere örneği. Sağlık hizmetlerinin belki ilerleyen aşamada da olsa eğitim hizmetlerinin, çok ciddi olmayan güvenlik hizmetlerinin yerel yönetimlere devredilmesi, finans hizmetlerinin, tarım hizmetlerinin vergi hizmetlerinin yerel yönetimlere devredilmesi ve bunların merkezi yönetimle denetlenmesi olarak ifade edebiliriz temel mantığı. Ancak Türkiye’yi bir Avrupa Birliği ülkesi gibi düşünmek ve o anlamda yerel yönetimleri örgütlemek ülke açısından ileride sorunlara neden olabilir. Ancak yasa tasarısını nasıl değerlendiriyorsunuz derseniz, kendi mesleğim açısından çeşitli yönleriyle olumlu, belirli yönleriyle de olumsuz buluyorum. Şöyle ki kaymakamlar ilçelerde il valiliklerinin almış olduğu kararları takip ederler. İlçe özel idarelerimiz vardır, bunların tüzel kişiliği yoktur. Bu yasanın bence en önemli eksikliği ilçe özel idarelerine tüzel kişiliğin verilmemesi. Ancak olumlu yönleri de var aslında, yasa daha tasarı aşamasına gelmedi ancak köylere hizmet götürme birliklerine dolayısıyla kaymakamların kullanabileceği bir ödenek haline getirilmesi gibi bir proje olduğundan tasarının içinde var, benim aldığım duyumlara göre. Böyle bir şeyin olması çok güzel olur. Bu yerel yönetimler yasa tasarısı ne şekilde çıkarsa çıksın Türk kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması anlamında çok iyi olacağı düşüncesindeyim.
MESAJ
Vatandaşın devletten beklentisi her zaman ver yiyeyim, ver alayım olmamalı, bunu çalıştığım her yerde görüyorum. Ne yazık ki hazıra alışmışlık, tembellik var. Devletten beklediğimizin en az iki katı kendimiz çalışmalıyız ki, beklentimiz haklı olabilsin. Gazeteniz aracılığıyla dertleşme imkanını bana verdiğiniz için teşekkür ederim.