
Eğer Güneydoğu kalkınırsa, "Türkiye" kalkınmıştır. Eğer Güneydoğu çöküp gitmişse Türkiye çökmüştür. Güneydoğunun da kalkınması Habur kapısına bağlıdır. Habur Güneydoğunun can damarıdır. Habur kapısının kapanmasıyla yalnız Şırnak değil, Diyarbakır, Mardin de ölmüştür.
Nüfus Nüfusumuz 2020. terör nedeniyle gençlerimiz metropollere yerleşti. Eskiden 600 hane olan beldemiz 170 haneye düştü.
KADRO VE BORÇLAR
Beldemizde 7 tane geçici işçi ve 2 tane imza yetkili memur çalışıyor. Ancak bu personel yeterli değil. En azından 1 yazı işleri müdürü ve 1 muhasebeciye ihtiyaç var. Şu an personel borcumuz yok. sadece maliyeye borcumuz var.
İMAR VE ALTYAPI
İmar planımız yok, beldemizde altyapı çalışmaları yapamıyoruz. İçme suyu için valiliğe müracaat ettik, sondaj vuruldu. Buradan saniyede bir litrelik su gönderiliyor. 2 bin nüfusa ve 4-5 bin küçük-büyük baş hayvana bu su haliyle yetmiyor. Evlere şebeke suyu getirdik. Çalışmalarımız bu yıl tamamlandı. Ancak su yeterli değil. Haftada yarım saat mahallelere su gönderebiliyoruz. Beldedeki çöpleri, valiliğin gönderdiğinin yanı sıra bizim kiraladığımız traktörlerle topluyoruz.
GELİR KAYNAKLARI
Eskiden halkımız bağcılık, hayvancılık ve tarımla uğraşıyordu. Terör nedeniyle tüm bu faaliyetler sekteye uğradı. Şimdi halkımız yeniden hayvancılıkla uğraşmaya başladı. Çünkü bağlarımız, bahçelerimiz uzun yıllar ekilip biçilmediği için dağ oldu.
ARAÇ PARKI
AKP'nin gelişiyle birlikte daha geçen ay belediyemize 5 milyar para geldi. Belediye binası kira, iki telefonum var, 1 taksim var, 2 traktörüm var, 7 işçim var. Bunların sigortası var. Tüm bu masraflar için bana 5 milyar para geliyor.
EĞİTİM VE SAĞLIK
Beldemizin sağlık ocağı yok. Hastamız olduğu zaman Şırnak ya da Cizre'ye götürüyoruz. Hanımlarımız 9 ay hamile kalıyor, doktor yüzü görmüyor. Neden? Elbette sağlık ocağımız olmadığı için. Yollarımız kötü olduğu için geçen yıl 25 hamile kadınımız rahmetli oldu. Peki bu hanımlar kimin için çocuk doğuruyor? Bu devlet için değil mi? Eğer büyüklerimizin hanımları doğurmuyorsa, bizim hanımlar da doğurmayacak. Kadınlarının hamile kaldığında iki de bir doktora götürmüyorlarsa biz de götürmeyeceğiz. Geçen yıl 8 derslikli bir okulumuz açıldı. Ancak bizim için önemli olan lisedir. Herkes bu beldede çocuklarının profesör olmasını istiyor. Maddi durumları iyi olmadığı için 8 yıldan sonra çocuklarını liseye gönderemiyorlar. Dolayısıyla 8 yılı bitiren çocuklarımız yörede kalıyor.
BAŞLICA SORUNLAR
Beldemizin önemli sorunlarından birisi de elektriktir. Abone olduk, her ay paramızı ödüyoruz. Kış boyu elektriğimiz olmadı. Yarım saat geliyor 5 gün yok, bir saat geliyor 10 gün yok. valiliğe gidiyoruz, kaymakamlığa gidiyoruz "imkanımız yok" yanıtını alıyoruz. Suyumuz yok diyoruz, "kendi imkanlarınızla yaptırın" diyorlar. Ama demiyorlar ki "bunlar 20 yıldır teröre karşı mücadele verdi ve maddi durumları iyi değil". Valimiz göreve başladığında 95 km'lik yoldan Şırnak'a gittim. Gördünüz, yol da yol olsa. Ardından 5-6 saat Vali Bey'in makamının kapısında bekledim, beni içeri almadı. Üstelik bir isteğim olmadığını sadece hoş geldin demek için geldiğimi de belirtmiştim. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin makamını eziyorlar. onlar nasıl Türkiye Cumhuriyeti'nin makamına oturup maaş alıyorlarsa, ben de maaş alıyorum. Eğer Güneydoğu kalkınırsa, "Türkiye" kalkınmıştır. Eğer Güneydoğu çöküp gitmişse Türkiye çökmüştür. Güneydoğunun da kalkınması Habur kapısına bağlıdır. Habur Güneydoğunun can damarıdır. Habur kapısının kapanmasıyla yalnız Şırnak değil, Diyarbakır, Mardin de ölmüştür.
YASA HAKKINDA
Eğer yasa çıktığında nüfusu 5 binden az olan beldeler kapatılacaksa, bu hükümet eski hükümetlerin kanunlarını ezmiş olacaktır.
BAŞKANDAN MESAJ
20 yıldır terörle mücadelede bulunduk. Binlerce yıldır dedelerimizden miras kalan bu bayrak için mücadele vermişiz. 20 yıllık mücadelemizde canımızı feda etmişiz, arazimiz, malımız, mülkümüz hiçbir şeyimiz kalmamış. Yine de bu bölgeyi bırakmayıp bu bayrağa sarılmışız. Bugüne kadar terör dolayısıyla devletten hiçbir isteğimiz olmadı. Ama şimdi terör bitmiş sayılır. O zaman bundan sonra devlet bize sahip çıksın. Şırnak milletvekilimiz Mehmet Tatar'ın Şırnak ve Habur kapısı için az çok istekleri ve dilekleri oluyor. Bunu taktir ediyorum. Sayın Veli Seydaoğlu'na sordu: "ne düşünüyorsunuz savaş konusunda?" diye, o da "yorum yok" dedi. Ben ondan "Savaşa karşıyım" demesini beklerdim bir Şırnaklı olarak. Bizim canımız tehlikedeyken yorum vermedi bile. Şu anda AKP'nin yapacağı görev halkına sahip çıkmaktır. Biz başka bir şey istemiyoruz. Rahmetli Özal'la birlikte bizim elektriğimiz, yolumuz, telefonumuz geldi. Böylece dünyayı bildik. Özal ne bıraktıysa öylece kaldı. Başbakanımızın Özal'ı örnek almasını istiyorum. Bir il'e bir vali geliyorsa AKP'nin valisi olarak değil Türkiye'nin valisi olarak gelsin. Bakanlarımız Türkiye'nin Bakanları olarak görevlerini yapsın. Hepimiz bu bayrak için mücadele verdik. Bu bayrak altında yaşayan herkese sahip çıkılsın ve ayrım yapılmasın.
METHİ OLCA
1963 yılında Fındık'ta doğdu. Uzun yıllar ticaretle uğraştı. 1999 yılı seçimlerinde halkın isteğiyle Fındık belediye başkanlığına aday oldu ve kazandı.