
Bölgede seçilen milletvekilleri hangi bölgeden, her nereden gitmiş olursa olsun halkın temsilcileri olarak oraya gitmişlerdir. Halkın oylarıyla, onların dertlerini, sorunlarını bilerek oraya gitmişlerdir. Lütfen siyah gözlüklerle insanlara bakmasınlar, dönsünler arkalarına baksınlar. Arkalarında ne bırakmışlar? Neyin üzerine gideceklerini hatırlasınlar. Bu halk ki insanı bir yere kadar getirir, bir yerde de kızdı mı sillesini basar! Bunun da hesabını yapsınlar.”
Neden Siyaset?
Daha önceden sendikacılıkla uğraştığım için, normal olarak o dönemde yaşamım bundan etkilendi. Yani bu du siyasete girmemin yolunu açtı. Nüfus Ağrı ili göç veren değil, göç alan bir il. Maalesef çarpık kentleşme oluştu. Nüfus sayımının doğru şekilde yapılmadığını düşünüyoruz. 80.000 civarında görünüyor. Ancak bizim tahminimize göre 130.000 civarında olması lazım. Şu anda belediyenin yaşadığı zor durumlar bundan kaynaklanıyor. Bazı mahallelerimizin altyapısı hiç yok. Bu mahallelere, ilçelerden ve kırsal kesimden gelen insanlar yerleşmişti. Eğer şu anda belediye zorluklarla karşı karşıyaysa, yol, su, kanalizasyon gibi, hepsi göçten kaynaklanmaktadır. Kırsal kesimden göç eden insanların kültür seviyesi yüksek olmadığından şehirleşme olayı gerçekleşmiyor. Ayrıca kırsal kesimden gelen insanımızın çoğu fakirlikle mücadele ediyor, köy yaşantısını devam ettirmeye çalışıyor. Bu konularla ilgili olarak projelerimiz var. Mahalle toplantıları yapmak gibi. Daha önceden de bunu uyguluyorduk. Halkın belediyeden beklentilerini dinliyoruz, belediyenin görevlerini anlatıyoruz nasıl yardımcı olabileceklerini anlatıyoruz.
BORÇLAR
Daha önce 1989-1990 dönemi belediye başkanları borçlarını ödememişler. Dönemin siyasi partileri başkanları korumuşlar, İller Bankası'ndan para vermişler. O para ödenmemiş faiziyle birlikte artarak bugüne kadar gelmiş. Ayrıca SSK bugüne kadar ödenmemiş. Bizim borca karşılık kendi binamızı verme teklifimiz oldu ki, bu da borcu kapatacak kadar önemli bir miktar değil. Ayrıca TEDAŞ'a yaklaşık 3 trilyon 600 milyar civarında yine geçmişten gelen borcumuz var. Yani bugün belediyenin toplam borcu 13 trilyona yakındır.
İMAR VE ALTYAPI
Bugüne kadar Ağrı'da imar konusunda dürüstçe çalışmış bir yönetim başa gelmemiş. Geçmişe bakarsanız 1+5, 1+3, 1+2, yani yerlere göre, zeminlere göre yapılanma söz konusudur planda. Ancak, bakıyorsunuz ki 1+2, 1+5 olmuş, 1+3, 1+7 olmuş. Katlar yükselmiş. Müteahhitlik bazında bakarsanız sanki o dönemdeki yönetimle işbirliği halinde çalışmışlar. Belediye ruhsat vermeden 8 kat yapılmış, oturulmaya başlanmış. En çok zorluk çektiğimiz konulardan birisi de budur. Şu anda vatandaş binaları satın almış oturuyor. Biz nasıl yıkacağız diye düşünürken, vatandaşla karşı karşıya geliyoruz. Bunu ileride çözmeye çalışacağız. Bizim bu konularda ne kadar hassas olduğumuz ileride görülecektir. Şu anda projelerimiz var. İmara ve fene talimat veriyoruz; etüt yapılmadan izin verilmeyecek, binaların katları izin verilen ölçüde yapılacak. Sığınaksız yapı da olmayacak. Harfiyen bunlara dikkat edilecek. Halkımızın ilerideki süreçte depremden madur olmaması için de elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Şu anda Ağrı’da yaşanan en büyük sorunlardan biri çevre temizliği konusunda halkın duyarlı olmaması. 3 tane parkımız var. Bunlar da halen düzenli değil. Düzenleyip kullanılabilir hale getirmeye çalışıyoruz. Yeşil alan olarak imarda görülen yerlere bina yapılmış. Bir sorunmuz da bu. Biz yönetim olarak kararlıyız. Belediyenin malını gasp eden kim olursa olsun, onları takip edeceğiz, gereken çalışmaları yapacağız. Önümüzdeki bir yılda Ağrı adına elimizden gelen çabayı sarfedeceğiz. Bu konuda herkes müsterih olsun. İçme suyu daha önceden yetersizdi. Artık sıkıntımız yok. Geçen yıl 3 kuyu daha ekledik. Hemen hemen şehrin tümüne su verilmiştir. Yalnızca 100. Yıl Mahallesi'nde 30-40 eve verilemedi. onu da en kısa zamanda vermeye çalışacağız. Kanalizasyon sorunumuz var. Bu da geçmiş dönemlerdeki hatalardan kaynaklanmaktadır. İller Bankası'nın kredisi ile yapılmış. Ancak şu anda yeterli değil. Az nüfusa göre düzenlenmiş. İleriye dönük bir çalışma değil. Hatta bir mahallemize hiç döşenmemiş. Tespitlerimize göre 2500 hanede kanalizasyon sorunumuz var. Bu sene çalışmalara ağırlık vererek altyapı sorununu gidermeye çalışacağız. Geçen sene belediyemiz 75.000 m2'lik alanda parke taşı döşemesi yapmıştır. Bu sene hedefimiz 200.000 m2'lik bir alanı kilitli parke taşıyla döşemektir ki bunların altyapı çalışmasını hemen hemen bitirmiş durumdayız. 20.000 taş üretme kapasiteli parke taşı makinesinin ihalesini yapıyoruz. Makineyi alacağız. Ayrıca hemen hemen son 10 yıldır hiçbir araç alınmamış. Araçlarımızın hepsi eski. Araçlarımız 10 gün çalışıyorsa, 5 gün de tamir görüyor. Bu da çok masraflı oluyor. 4X4 bir kepçe alacağız. En büyük eksikliğimiz olan alt yapı sorunlarını onunla gidermeye çalışacağız. Hedefimiz bu sene içerisinde, Allah nasip ederse yolların büyük bir kısmını, mahalle yolları da dahil olmak üzere kilitli parke taşı ile döşemektir. Diğer kısımları da ekonomik durumumuza bakarak asfaltlamaya çalışacağız. Kısaca biz ağrıda bu yıl, geçmişe nazaran güzel ve verimli çalışmalar yapacağız. Su parası ödemesi konusunda vatandaş çok duyarlı değil. Verimli bir hale getirmeye çalışıyoruz. Kendi su paralarını getirip yatırmaya gayret etmiyorlar. Bunları duyarlı hale getirmek için, şu anda çalışmalarımız var. onlara durumu anlatarak, borçları temin etmeye çalışıyoruz.
ULAŞIM VE ARAÇ PARKI
Maalesef belediyenin ulaşımda kullanılan bir tek aracı yoktur. Sadece sivil araçlarımız var. Bunlar da eski araçlardır. Şu anda da icralık durumdalar. onların borçlarını ödemeye çalışıyoruz. Sıkıntı içindeyiz. Daha önceden belediyenin bir kaç aracı vardı. onlar da yakınlara peşkeş çekildi. Belediye talan edildi. Bizim ilimizin ulaşımı halk imkanlarıyla, özel teşebbüslerle gerçekleştiriliyor. Belediyemize ait iki garajımız var. Kazalara ve köylere gidecek araçların garajı var. Bir de şehirlerarası oto garımız var. Araç parkımız düzenli değildir. Bizim planımız bunu kısmen de olsa düzenleyip rahata kavuşturmaktır. Ağrı'nın bir şanı vardır, ismi vardır. Biz bu şanına layık değiliz diye düşünüyorum. Bu isme layık olmalıydık. Ağrı bir metropol şehri olmalıydı. Doğu ve güneydoğuda altyapısı yada diğer özellikleriyle bizden daha mağdur olan şehirler vardır ama, bir şehrin şehir olabilmesi, orada yaşayan halkın refaha kavuşması için başa gelen insanların oraya eğilmesi lazımdır. Biz de bunun için diyoruz; “Türkiye'nin en büyük köyüdür.”
TEMİZLİK HİZMETLERİ
Biz iktidara geldiğimizden beri, zaten bir 11 ay, bir de 7 ay sürdürebildik bu görevi. Şimdi de ben geldim, yaklaşık 1 aydır bu görevi sürdürmekteyim. Daha önce de başkanımız Hüseyin Yılmaz'ın bu konuda bir projesi vardı. Çöp alanı olarak yer almak istedi, sonra görevden alındı. Daha sonra tekrar göreve geldiğinde bir çalışma yapıldı. Bir iki yerin tetkiki yapıldı. Çöp alanını şehrin dışına çıkarma çalışması vardı. Şu anda bu iş bize kaldı. Bugüne dek valilikten bir destek bulamadık. Yeni gelen valimiz çok iyi niyetlidir. İnşallah biz bu konuda ondan destek alacağız. Ancak şu anki çöp alanımızın yeri hiç uygun değildir. Mahallelerimiz çöp alanına çok yaklaşmıştır. 3 konteynırımız ve bir kaç aracımız vardır. Kiralanan araçlarımız var. onlarla çalışmalarımızı yapıyoruz. İtfaiye aracımız yeterlidir. Tam teşekküllü sayılmaz. 5 katlı binaya kadar turnikemiz var.
GELİR KAYNAKLARI
Belediyenin sosyal tesisleri yok. 50'ye yakın iş yerlerimiz var. Bunların da cüzi miktarda gelirleri var. Belediyenin dükkanı olduğu için piyasaya ucuza veriliyor. Daha önceden yapılmış olan 380 dükkanlık bir iş merkezimiz vardı. ondan da şu anda elimizde bir şey kalmadı. Sadece dükkanlar değil de Ağrı genelinde tüm gelirlerimizi hesaplarsak ancak 80-85 milyar aylık getirisi vardır.
GELİR KAYNAKLARI
Genel olarak değerlendirecek olursak Ağrı halkı daha çok tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlıyor. Daha önceden Doğubayazıt'ta sınır kapısı işliyordu. Maalesef olumsuz gelişmeler sonucu zaman zaman kapatılıyor. Bu kapılar da kapandığı zaman ekonomimiz felç oluyor. Geriye sadece tarım ve hayvancılık kalıyor.
YAPILAN HİZMETLER
Ben göreve başlayalı henüz 1 ay oldu. Bu 1 ay zarfında Röportaj başından beri anlattığım projeleri gerçekleştirmeye çalıştım. Bir de Ağrı'da düzensiz bir seyyar satıcı sistemi var. Şu anda yeni bir sistem getirmeye çalışıyoruz. Hepsini tek bir yere, semt pazarlarına çekmeye çalışacağım. Bu hem satıcıları hem de şehri kısmen de olsa rahatlatacak.
GENEL SORUNLAR
Baştan beri saydıklarım dışında özellikle belediye paylarının azaltılması sorunu var. %6'dan %5'e indi. Yapacağımız, planladığımız projeler şunlar: Kanal, yol, park bahçe, kültür merkezi projelerimiz var. Tabi toplantılarla mahalleleri daha duyarlı hale getireceğiz. Semt pazarı, araç parkı çalışmaları yapacağız ve halkı rahatlatacağız.
SOSYAL FAALİYETLER
Bugüne kadar bir kültür merkezi yapılmamış. Belediye sinemamız vardı, büyük bir binaydı. Bunu da kültür kompleksi yapmak için çalışıyoruz. Faaliyetleri burada gerçekleştirmeyi planlıyoruz. İsteğimiz bu ay içerisinde bir şenlik yapmak ve halkı bu vesile ile bir araya getirmek.
YASA HAKKINDA
Yasa taslağı şu anda elimizdedir. Her ne kadar meclisten geçmediyse de, bu gelişme biraz ümit vericidir ve iyi bir çalışmadır. Bunu değerlendirmekteyiz. Kısa bir zaman sürecinde çıkmasını istiyoruz. Uzun vadeye yayılırsa bize fayda sağlamayacaktır. Belediyelerin iş yapmasının sebebi var. Bunlar nedir?. Mesela encümen seçiliyor, başkan seçiliyor. Başkan maaş alıyor, encümen almıyor. Encümen bu işe bağlıyor, çalıştırıyor. Ama nereden maaş alıyor bunlar?.. Maaş almadan ne kadar verimli olabiliyor? Bugüne kadar tartışılmadı, sorulmadı. Buna rağmen ilginçtir, encümenler göreve başlayınca zenginleşmeye başladılar. Bunun sebebi de, kaynağı da sorulmadı. Arkadaşlarımız söylüyoruz, halkın malını çarçur etmeyelim. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyelim. Düşünün bu belediyecilik bu şekilde, böyle bir anlayışla nereye gider? Kaldı ki bu yasanın çıkmasını en çok isteyenler bizleriz. Ankara'ya gideceğimize, sorunlarımızı buradaki yetkiliye iletiriz, birlikte çözümleriz. Sorunları yerelde çözmemize fırsat vereceği için bu yasalardan umutluyuz.
BAŞKANDAN MESAJ
Bölgede seçilen milletvekilleri hangi bölgeden, her nereden gitmiş olursa olsun halkın temsilcileri olarak oraya gitmişlerdir. Halkın oylarıyla, onların dertlerini, sorunlarını bilerek oraya gitmişlerdir. Lütfen siyah gözlüklerle insanlara bakmasınlar, dönsünler arkalarına baksınlar. Arkalarında ne bırakmışlar? Neyin üzerine gideceklerini hatırlasınlar. Bu halk ki insanı bir yere kadar getirir, bir yerde de sillesini basar. Bunun da hesabını yapsınlar. Ağrı'yı üç yerden sel bastı. Neden Ağrı'yı afet kapsamına almıyorlar? Trabzon, Rize gibi yerlerde afet olduğunda hemen afet kapsamına alınıyor. Ama biz afet bölgesinde yaşıyoruz. Selden dolayı evine su girmeyen insan kalmadı. Giden milletvekilleri lütfen bunu biraz düşünsünler. En azından buranın sorunlarını biliyorlar. Ağrı'nın sorunu ile Ankara'nın sorunu bir olmaz!.. Ağrı'nın geliriyle Ankara'nın geliri de bir olmaz. Bizi oralarla kıyaslamanın bir manası yoktur. Yani onların %5 almasının da bir manası yoktur. Çünkü onların geliri çok. Aslında ihtiyaçları da yok. Ağrı belediyesinin bu kadar borcu, sorunu varsa karşılayamıyorsa bunun suçlusu sadece biz miyiz?
HALKA MESAJ
Kendi belediyelerine sahip çıkmalarını istiyorum. Belediye hangi partiden olursa olsun, her kim yönetirse yönetsin belediyenin asıl sahibi halktır. Yöneticiler gelir, gider; halk kalır. Vergilerini ödemeleri ve ondan sonra hizmet beklemeleri gerekir. Yapılmayanın da hesabını yine onlar soracaktır, sormalıdır. Halkıma derinden saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
GAZETE HAKKINDA
Sizden isteğim konuşmalarımızın doğru değerlendirilmesi... Bu konuda duyarlılık bekliyorum. Daha da önemlisi desteğinizi bekliyorum. Ağrı'nın mağdur durumunu görüyorsunuz. Bunun dile getirilerek ilgili mercilere iletilmesini istiyoruz.
AĞRI İL BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ İSMAİL İŞÇİMEN
1976 yılında Et-Balık Kurumu'na işçi olarak girmiş. Daha sonra da iş yeri temsilcisi olarak seçilmiş. Sendikacı olarak Et-Balık Kurumu'nun başkanı olmuş. İşçi sendikasının yöneticiliğini yapmış. O zamandan beri siyasetin içinde yer almış. Evli 9 çocuk babası.