goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

9 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Kuyu Derin Değil Ama İpimiz Kısa

“Şu anda bir park yapıyoruz. Bunun banklarını, oturaklarını kafeterya masraflarını kendi halkımızdan alıyoruz. Sağ olsunlar bu konuda çok yardımcı oluyorlar ve hepsine teşekkür etmek istiyorum. Yani kendi yağımızla kavruluyoruz. Bunu bir atasözüyle anlatmak istiyorum; "Kuyu derin değil ama ip kısa". Zaten kaynaklarımız çok kısıtlı geliyor. Ama kendi imkanlarımızla bir şey yapmaya kalktığımız zaman da önümüze bürokratik engeller çıkıyor.”

Sivaslı'ya gelirken geçtiğiniz yolların kenarlarını ben kendi imkanlarımla genişlettim. Trafik rahatlasın ve sağlı sollu gidebilelim istedik. Yol kenarlarına ağaç diktik. Bu konuda çok destek istedik, ama ilgili kişiler hep ödeneğimiz yok yapamayız dediler. Devletin belli bir gücü var, nasıl yapamaz, bize hiç mi bir şey düşmüyor? Siz belediyesiniz, kendi imkanlarınızla yapacaksınız diyorlar. Belki o­nlar haklı olabilirler ama bize yardımcı olabilecek hiçbir kurumdan bir kürek dolgu malzemesi, iki taş veya ağaç, hiç bir faydasını göremedik. Sadece Kültür Bakanlığından kütüphane için masa, sandalye, dolap, kitap getirdik. Üst kurumlardan aldığımız tek şey budur, ama her şeye rağmen biz kendi gücümüzle, yeri geldiğinde vatandaşımızın desteğiyle savaş vermeye çalışıyoruz. Sorunlar bitmiyor “1999'da buraya geldik, ben ordudan emekliyim. Bizim sistemimizde her şey dört dörtlük çalışırdı. Ne yapılacaksa her şey olması gerektiği gibi dört dörtlük yapılırdı. Ama buraya geldik, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, deniyor ki "bunu yapamazsın", peki neden yapamam? Şudur da, budur da, bir yığın engeller, prosedürler... Bize destek olunması gerekirken daha çok sorunla karşı karşıya kalıyoruz.” Nüfus 2000 sayımından önce 4180'di, şu anda, yani sayımdan sonra 3 bin küsura düştük. Bu düşen nüfusun da herhangi bir göçle ilgisi yok. Vatandaşımız kasabamızda otursa da, yurt dışında yaşayan ve nüfusumuza kayıtlı insanlarımız da var, bu durum da nüfusun düşmesine sebep oluyor. Kadro ve Borçlar 11 memurumuz var, 4 tane işçimiz, 2 tane de sözleşmeli personelimiz var. Şu durumda personelimiz biraz fazla, bu kadar personele gerek yok. Zamanında belediye başkanları, oy kazançlarını ve kendi geleceklerini düşünerek personel almışlar. Ama şu anda devlet bunun önüne geçmiş durumda. Biliyorsunuz merkezi sisteme döndü ve belediye başkanının memur alma yetkisi kalmadı. Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi belediyeler iş ve işçi bulma kurumu gibi görülmüş, hükümet bunun önlemini aldı ve kimse böyle bir istekte bulunmuyor, ya da bu istekler en aza indirgenmiş durumda. Hiçbir yere yüklü bir borcumuz yok. Emekli olan arkadaşlarımız vardı, o­nların maaşını ödedik. Bir işçimiz evlenip gitti, o­na borcumuz var, o­nu da ödeyeceğiz. İmar ve Altyapı Belediyenin altyapı çalışmalarının %80'i tamamlandı sayılır. Her mahallede, köşede bir ev yapılmış olsa bile, altyapısı gitmiştir. Hiçbir eksiğimiz yok sayılır. Daima plan ve proje kapsamında çalıştığımız için tabi ki ulaşamadığımız yerler olabilir, ama dediğim gibi %80'i tamamlandı. Bizden önceki arkadaşlar da, yapmışlar ve biz de devam ediyoruz. İçme suyumuz maalesef cazibeyle gelmiyor. Halktan topladığımız su parası, elektrik parasını ve arıza giderlerini zar zor karşılıyor. Tabii halk daha önceden su parası ödememeye alıştırılmış. Belediyeye su parasını ödememek sanki bir hünermiş gibi insanlar bundan kaçıyor. Bunu zaman zaman dile getiriyoruz, anons ettiriyoruz. Parasını ödemediğin suyla abdest alıyorsun diyoruz, bunun bir bedeli var elbette. Belediyeler bu konuda hep arpalık gibi görülmüş. Suyun tonu şu anda 700.000lira, birçok yere göre çok ucuz, buna rağmen mecliste tepki aldık. Bir hizmet yaptığınız halde karşılığını alamıyorsunuz, tekrar bir çalışma yapmak istediğinizde gücünüz kırılıyor. Bu konuda halkımızın daha duyarlı olmasını istiyorum. İmar planı uygulanmamış ve 12 Eylül döneminde yollar açılmış, bunlar tam plana göre değil elbette. Biz şu anda imar planını güncelleştirdik. Olağanüstü bir durum olmadıkça kimse kafasına göre yer açamayacak. Bu yüzden imar konusunda da artık rahatız. Ulaşım ve Araç Parkı Çevre kasabalara göre yollarımız çok iyi durumda. Göreve geldikten sonra, kasaba içerisinde ara yollar açtık. Belediye başkanları buraları "şu anda ihtiyaç yok" diye açmamış, ama biz öyle yapmıyoruz. Hangi vatandaş imarlı ev yaptırdıysa hemen oraya kepçeyi gönderiyoruz, kumlatıyoruz. Bu konuda insanlarımızı da ikna ettik yollarımızı açıyoruz. İtfaiye aracımız var ama tam teşekküllü değil. Her an bir yangın olacak diye tedirginiz. Çöp aracını Çevre Bakanlığı'ndan talep ettik, milletvekili varsa alabilirsin dedi-ler. Gelir Kaynakları Ekonomik gücümüz az. Gelirlerimiz su parası, çevre te-mizlik ve emlak vergisi. İş makinelerimiz da ancak kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Bunlara rağmen, yurt dışında çalışan "Almancı" diye tabir ettiğimiz vatandaşlarımızın bize çok büyük desteği var. Şu anda bir park yapıyoruz. Bunun banklarını, oturaklarını kafeterya masraflarını kendi halkımızdan alıyoruz. Sağ olsunlar bu konuda çok yardımcı oluyorlar ve hepsine teşekkür etmek istiyorum. Yani kendi yağımızla kavruluyoruz. Bunu bir atasözüyle anlatmak istiyorum; "Kuyu derin değil ama ip kısa". Zaten kaynaklarımız çok kısıtlı geliyor. Ama kendi imkanlarımız-la bir şey yapmaya kalktığımız zaman da önümüze bürokratik engeller çıkıyor. Biz 1999'da buraya geldik, ben ordudan emekliyim. Bizim sistemimizde her şey dört dörtlük çalışırdı. Ne yapılacaksa her şey olması gerektiği gibi dört dörtlük yapılırdı. Ama buraya geldik, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, deniyor ki "bunu yapamazsın", peki neden yapamam? Şudur da, budur da, bir yığın engeller, prosedürler... Bize destek olunması gerekirken daha çok sorunla karşı karşıya kalıyoruz. Örneğin, Sivaslı'ya gelirken geçtiğiniz yolların kenarlarını ben kendi imkanlarımla genişlettim. Trafik rahatlasın ve sağlı sollu gidebilelim istedik. Yol kenarlarına ağaç diktik. Bu konuda çok destek istedik, ama ilgili kişiler hep ödeneğimiz yok yapamayız dediler. Devletin belli bir gücü var, nasıl yapamaz, bize hiç mi bir şey düşmüyor? Siz belediyesiniz, kendi imkanları-nızla yapacaksınız diyorlar. Belki o­nlar haklı olabilirler ama bize yardımcı olabilecek hiçbir kurumdan bir kürek dolgu malzemesi, iki taş veya ağaç, hiç bir faydasını göremedik. Sadece Kültür Bakanlığından kütüphane için masa, sandalye, dolap, kitap getirdik. Üst kurumlardan aldığımız tek şey budur, ama her şeye rağmen biz kendi gücü-müzle, yeri geldiğinde vatandaşımızın desteğiyle savaş ver-meye çalışıyoruz. Temizlik Hizmetleri 3 Mahallemiz var, yoğun çöp oluyor, ama bir tane traktör aracımızla temizlik hizmetlerini veriyoruz. 1 şoför, 2 işçi ile günlük devamlı (Pazar günü hariç) çöpler alınıyor. Ancak yaz günlerinde biraz yoğunluk artıyor. Eğitim ve Sağlık Eğitim; kör topal devam ediyor. Yalnız kadrolaşma yoluna gidiyorlar. Senin adamın benim adamım diyorlar. Buradaki ilköğretim okulunun müdürü, ben kendi adamımla çalışırım, ben kendi öğretmenimi getireceğim diye uğraşlar veriyormuş. Eğitimde, sağlıkta, askeriyede benim adamım kelimesi bulunmamalı. Eğitim yine kör topal idare ediyor, ama sağlıkta hiçbir şey yok. Halktan çok şikayet var. Sağlık ocağına gidip hemşirede doktorda bulamıyorlarmış, yok şuraya gitti, yok buraya gitti. Sağlık sıfır, gereken önem verilmiyor. Doktorumuz halkla ilgilenmesi gerekirken, parkta köpek gezdiriyor. Çok acil durumlarda bile eğer hafta sonu ise bugün tatil bakamam diyor, bu yaptıkları doktorluk bir yana insanlığa sığmaz. Acil Çözüm Gerektiren Sorunlar En büyük sorunumuz Türkiye’nin bir çok yerinde olduğu gibi, işsizlik ve yoldur. Vatandaşın %80'i yurt dışında. Dönüp geldiklerinde burada sosyal faaliyetlerin arttırılmasını istiyorlar. Park, bahçe yerlerimizin arttırılması gerekiyor. Uygulanan Projeler Benzinlik yaptık, kütüphane açtık, camilere çadırlar kurduk, tuvaletler yaptık, mezarlıkların etrafına tel örgü çektirdik, içlerine çeşme yaptırdık. Mahalli İdareler Yasa Tasarısı Çıkması çok iyi olur. Ama oyalayıp duruyorlar. Bu yasa çıkarsa belediye başkanları daha yetkili olacaklar, ama daha ne olduğunu bile anlayamadık. Milletvekili seçimleri olacağı zaman buralara her gün gelirler. Seçimler bittikten sonra ise uğramazlar. Ama CHP Milletvekili Çoşkunoğlu birçok kez geldi. Tatar Belediye Başkanı Ahmet Karataş bize kısaca kendini anlattı: Ben sefer oğlu 1955 doğumlu emekli Astsubayım. Evli ve iki çocuk babasıyım. 1975 yılından bu güne, yani 1999’a kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde görev yapmış, bunun devamını sürdürerek kendi doğup büyüdüğüm topraklarıma minnet borcumu ödemek için Tatar Kasabası Belediye Başkanlığına talip oldum. Allah razı olsun kasaba halkı bizi bu göreve layık ve uygun görerek oy verip başkan seçti. Bu vesile ile tüm kasaba halkına teşekkür ediyor o­nlara layık olmak için var gücümle çalışıyorum ve çalışmaya devam edeceğim. Yapılan İşler 1999 yılı -Benzinlik istasyonu, -Morg yapımı için metal alımı -Morg yapımı için soğutucu alımı, -Hizmet binasının sıva yaptırılması, -Belediye araçlarının garaj sıvası, -Kasabaya asfalt yapımı, mıcır alımı, -5 km.lik kasaba yolunun asfalt yapımı, -Kasabanın imar planlarının yapımı, -Ağaçlandırma çalışmaları, 2000 yılı -Büz alımı, -Yol kenarlarına bordür taşı yapımı, -3 adet akaryakıt pompası alımı, -Benzin istasyonunun fayans döşemeleri, -Kasabanın ağaçlandırılması için fide alımı, -Saka mevkiindeki ağaçların genel bakımı, -Eksik kanalizasyon şebekesinin döşenmesi, 2001 yılı -Aşağı camii tuvalet inşaatı yapımı, -Kasabanın ağaçlandırılması, -Ağaçlandırma için fide alımı, -Belediye hizmeti için baga alımı, -Büz alımı, -Büz döşeme işçiliği, -Su şebekesi için su borusu alımı, -Sakaya su götürülmesi, 2002 yılı -Baga garajına demir örme işi, -Baga garajının inşaat yapımı, -Güneş caddesine büz döşeme işi, -Güneş caddesine büz alım işi, -Sanayii caddesine taş alımı işi, -Büz döşeme işçiliği, -Taşınmaz tarlaların sürüm işi, -Sanayii caddesine taş döşeme işçiliği, -Hediyelik bayrak yapımı, -Güneş caddesine büz alım işi, -Güneş caddesine taş döşeme işçiliği, -Park tuvalati kapı pencere alımı, -Dedeballar Mahallesi’nin temizliği, -Tarlaların sürümü, -Atatürk Mahallesi mezarlığının te-mizliği, Güneş Caddesi’ne taş döşenmesi, -Sanayii Caddesi’ne taş alımı, -Büz döşeme işçiliği, -Bilgisayarların güncelleştirilmesi, -Düğün salonuna plastik masa alımı, -Elektrik trafo binası yapımı, -Revizyon imar planı ve projesi yapımı, -Kanalizasyon lagor kapakları yapımı.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis