
Bütün Belediye hizmetleri aslında özelleştirilmeli. Bir tek zabıtayı özelleştiremezsiniz. Büyük Şehirlerde de gördüğümüz halk ekmek uygulaması tamamen oy kaygısıyla ilgilidir. Tekrar söylüyorum, özelleştirmeden yanayım. Burayı bir işletme gibi düşünmek gerekiyor. Çünkü kaynak yaratmak gerekiyor.
“Sabit bir nüfusumuz yok.” diyen Banaz Belediye Başkanı Öztürk nedenlerini şöyle açıkladı: “Sahil şeritlerinde olduğu gibi yaz aylarında çok artan bir nüfusumuz var. Vatandaşlarımızın çoğu yurt dışı bağlantılı. Nüfusumuz 16.500 olmasına rağmen, yazın 25-30 binlere çıkıyor. Haziranda nüfusun %50 si Banaz'a akın ediyor, köylerdeki yakınlar da Banaz'a geliyor. Banaz'ın sosyal refahı yüksek. İzmir-Ankara asfaltı, içinden geçiyor. Demiryolu ve karayolu ile Türkiye'nin her yerine bağlantısı var. Burası dolayısıyla içine kapalı bir Anadolu kasabası değil.” Borçlar Belediyecilik açısından Türkiye şu anda Cumhuriyet Tarihi'nin en kötü dönemini yaşıyor. Banaz çok geniş bir alana yayıldığı için hizmet götürmekte zorlandığımız zamanlar oluyor. Sabit bir gelirimiz yok. İller Bankası'ndan ne gelirse ve su emlak gibi vergilerden topladıklarımızla ayakta duruyoruz. Böyle bir yerde hizmet götürmeye çalışıyoruz. Buna rağmen dürüst yönetim anlayışıyla hareket edi-yoruz ve sıkıntılarımızı vatandaşımıza da sürekli anlatıyoruz. Ekonomik sıkıntımız olmasına rağmen vatandaşla iletişim sıkıntımız yok. Çok az işçiyle çalışmamıza rağmen nakit ödememiz 52 milyar. Aslında belediyelerin ve belediye başkanlarının daha iyi denetlenmesi lazım. Göreve geldiğimizde bizden önceki belediye başkanı 250 civarında işçi almış, son bir yıllık dönemde. İşçilerle ilgili SSK, Emekli Sandığı, Vergi dairesi gibi kamu kurumlarına hiçbir ödeme yapılmamış. Bizim mal varlığımız haciz edildi. 4 yıl boyunca borç ödedik. Buna rağmen güzel çalışmalar da yaptık. Şu anda 150 milyar civarında özel şirketlere borcumuz var sadece. Banaz Belediyesi'nin dişe dokunur hiçbir geliri yok. Kiramız, kum ocağımız yok. Sonuç itibariyle İller Bankası'ndan başka gelirimiz yok. Banaz'ın giriş ve çıkışı arasındaki mesafe, şehrin oturduğu alan 13 km. Uşak bu kadar geniş değil, 150.000 nüfusu olmasına rağmen. Kadro 120-125 civarında geçici işçimiz ve 25 kadrolu personelimiz mevcut. İmar ve Altyapı Banaz 1953'te ilçe olmuş ama 5 mahallesi var. Bunun 3'ü yeni mahalle, 10-15 senede şekillenmiş. İmar planı yeni. Dolayısıyla imar planımızda bir sıkıntı yok. İçme suyumuz ilçemizin kuzeyinde bulunan Kütahya'yla sınır olan Murat Dağı'ndan ca-zibeyle geliyor. İçme suyu sıkıntımız yok. Saniyede 50lt'lik girişi var ilçemize, 25-30lt'likte iki tane kuyu kazdık. Yetmezse veya ana hatta arıza olursa takviye yapı-yoruz. Yaz aylarında nüfus arttığı için sulamaya izin vermiyoruz. Bu konuda vatandaşı da duyarlı olmaya çağırıyoruz. İçme suyu çok elzem değil ama Banaz'ın en büyük sorunlarından biri alt yapı. Kanalizasyonda çok büyük sorunlar var. Geçmiş yönetimde yapılan kanalizasyon, keşke hiç yapılmasaymış. Kötü malzeme kullanıldığı için çökmüşler. Ve bozuk olan bir alanı tamir etmek kadar zor bir şey yok. Bizde makyajdan ziyade alt yapıya önem veriyoruz. Geçen yıl 12-13 km'lik bir kanalizasyon yaptık. Bu uzunluk sanıyorum geçen yıldan daha fazla olacak. Şu anda yol, kanali-zasyon ve asfaltlamada yoğunlaştık. 3,5 yıl borç ödemeseydik çok daha güzel çalışmalar yapabilirdik. Belediye iş ve işçi bulma kurumu gibi gösterilmiş. Emniyet Müdürlüğünde belediyenin işçisinin ne işi var? İhtiyaç varsa al burada çalıştır. Tabi ki o kadar işçi alınırsa nereye oturtacaksın? Televizyonun üstüne mi?Bu yüzden çok sıkıntılar yaşadık. Belediye hizmetlerinden bedava faydalanılması belediyecilik değildir. Bu anlayışın değişmesi gerekiyor. Şu anda yaz sezonu ve halk vergilerin ödenmesi konusunda da rahata alıştırılmış. Vatandaştan 100 milyar alacağımız var. Gerçekten fakir olanlara zaten yardımcı oluyoruz. Ama "ben sana oy verdim, yine kapımı çalarsın" diyenlere taviz vermiyoruz, ama şu da var ki iş adamları bile vergilerini 250 milyon komik rakamlarla gösteri-yor. Park Çalışmaları Banaz'ın Karadeniz'den bir farkı yok. Diğer adı da Yeşil Banaz. Ulaşım sorunumuz yok. Şu anda orman içinde 8-10 göletimiz var. Yani burası bir doğal park gibi. Türkiye'nin birçok yerini gezmiş biri olarak şunu söylüyorum: Banaz Türkiye'nin en şirin ilçelerinden biri. Suyu ve yeşili bol. Ama geldiğimizde "Şurada bir çay içelim" diyeceğiniz bir parkımız yoktu. Şu anda kendi imkanlarımızla yapmış olduğumuz 7 tane parkımız var. Her mahalleye eşit olarak dağıtıldı. Akşamları özellikle çok yoğun, Ankara'da ki Sakarya Caddesi gibi. Burada Kızılcahamam ve Haymana'da olduğu gibi bir termal tesis oluşturacağız. Buraya gelen memurlar bir süre sonra artık Banaz'dan ayrılmak istemiyor. Modern şehircilik anlayışı neyi gerektiriyorsa onu uygulamaya çalışıyoruz. Bunu yaparken de hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Vatandaş belki ilk anda tepkili olabiliyor, kent bilinci çok fazla yerleşmemiş olduğu için. Vatandaş belki köyden gelmiş, iki dönüm yer almış, onun da belki % 35'i yola gidiyor. Halbuki oradan yol geçtiğinde elindeki arsası daha kıymetli olacak. Ama yavaş yavaş halkımızı şehircilik anlayışına alıştırıyoruz. Birden olması çok zor zaten. Eski gelenekleri bir kenara bıraktık. Oy kaygısıyla bir şey yapmaktan çekinmiyoruz, hiçbir zaman. Siyasi ayrım yapmıyoruz A veya B partisi fark etmiyor. Halk da bunun bilincinde. MHP'den olmama rağmen, bir kahveye gidip sorduğunuzda MHP'ye 10 kişi oy verirse Avni Öztürk'e 35 kişi oy verir. Ulaşım ve Araç Parkı Bütün Belediye hizmetleri aslında özelleştirilmeli. Bir tek zabıtayı özelleştiremezsiniz. Büyük Şehirlerde de gördüğümüz halk ekmek uygulaması tamamen oy kaygısıyla ilgilidir. Tekrar söylüyorum, özelleştirmeden yanayım. Burayı bir işletme gibi düşünmek gerekiyor. Çünkü kaynak yaratmak gerekiyor. İlk altı ay içinde donanımlı bir itfaiye aracı aldık. Sıkıştırmalı çöp aracı, su tankerleri, cenaze yıkama aracı, greyder ve kepçelerimiz var. Geldiğimiz ilk altı ay içinde bütün araç eksikliklerini gidermeye çalıştık. Araç parkımız yeterli, bir ihtiyacımız yok. Bir zarfı düşünecek olursanız Banaz zarfın tam ortası gibi. Ankara üç saat, İzmir üç saat, Antalya ve İstanbul yaklaşık dört saat sürüyor. Dolayısıyla buraya gelen memurlar buradan ayrılmak istemiyor. Temizlik Hizmetleri Yaz aylarında her gün çöpler alınıyor. Ama temizliği de özelleştirmeyi düşünüyorum. 400 lt'lik 50 tane konteynır getirttim. Bunları merkezi yerlere yerleştirdik. İmkanımız olsaydı, borç ödemekle uğraşmasaydık her evin önüne de getirilebilirdi. Diğer bölgelerde de varillerle idare ediliyor ama bu İzmir'de bile zaten bu şe-kilde. Eğitim ve Sağlık Banaz'da okullaşma oranımız çok iyi. Şu anda yardım sever bir vatandaşımızda bir okul yapıyor, Eylüle yetişecek Okul ve derslik sorunumuz yok. İngilizce öğretmeni dışında öğretmen açığımız yok. Sağlık alanında da sorun yok, Uşak'a gitmeye gerek kalmadan ameliyatlar bile yapılabiliyor. Yapılan Hizmetler Öncelikle Banaz'ın tanıtımına çok yer verdim, basında ön palana çıkmasını sağladık. Şu anda Banaz Uşak'ta hak ettiği yeri aldı. Banaz mahrum kalmış bir jeotermal bölge, bu nimeti Allah buraya vermiş. 4 yıldır MTA ile çalışıyoruz. Mahalli İdareler Yasa Tasarısı Merkezi idare yetkilerini yerele vermek istemiyor. Belediye başkanları dilenci konumuna düşüyor. Günlerce, haftalarca kapılarda beklediğimiz zamanlar oldu. Bu anlayışın artık değişmesi lazım. Dünyaya ayak uydurmamız lazım. Yeniden bir yapılanma şart. Gazeteyle ilgili düşünceler Bir mahalli idareci olarak, bizim sıkıntılarımızı halkımıza ve merkezi otoriteye yansıttığınız için çok önemli bir görev üstleniyorsunuz. Başarılarınızın devam etmesini diliyorum. “Öncelikle Banaz'ın tanıtımına çok yer verdim, basında ön palana çıkmasını sağladım. Şu anda Banaz Uşak'ta hak ettiği yeri aldı. Banaz mahrum kalmış bir jeotermal bölge, bu nimeti Allah buraya vermiş. 4 yıldır MTA ile çalışıyoruz.”