
Günebakan Kasabasının bağımsız Belediye Başkanı Hasan Polatkan, beldesinin bu güne kadar hak etmediği olumsuzlukları peş peşe yaşamasının talihsizlik olduğunu belirtti. Tokat’ın Günebakan Kasabasının bağımsız Belediye Başkanı Hasan Polatkan, beldesinin bu güne kadar hak etmediği olumsuzlukları peş peşe yaşamasının talihsizlik olduğunu belirterek “Günebakan’da eğitim ve sağlıkta ciddi sorunlarımız var. Ekonomi de kötüye gidiyor ama beldemizin kaderini değiştirmekte kararlıyız” dedi. Gazetemize beldesinin durumunu, belediye olarak yaptığı hizmetleri anlatan Günebakan Belediye Başkanı Hasan Polatkan şunları söyledi: “ANAP’tan seçildim ama partimizin de iktidar olduğu 3’lü koalisyon döneminde, çok sayıda proje götürmemize rağmen, zerre kadar bir yardım göremedik. Görevimin kutsal olduğuna inanıyorum. Ama kısacası ben siyasete ısınamadım. 3 Kasım seçimleri sonrasında ANAP, barajın altında kaldığı için biz halkımızın menfaatlerini düşünerek bağımsız kalmayı tercih ettik. Bağımsız olmamız da bir çare değildir.
İKTİDAR BASKI YAPIYOR
Maalesef bugünkü iktidar belediyeleri sürekli baskı altında tutmuştur. İller Bankası paylarını 5’ten 3’e indirmiştir. Yılda 2-3 defa verilen hazine yardımlarını kaldırmıştır. Kendi yandaşı olan belediyelere çok fazla imkanlar sağlanmıştır. Mesela Niksar Belediyesine 20 milyar, kendi partisinden olan Serenli’ye 40 milyar göndermiştir. Partinin adı Adalet ve Kalkınma ama bunların hiçbirini görmedik. Yerel seçimlerde tekrar adayım.
NÜFUS YAPISI
1997’de Günebakan’ın nüfusu 2.563’tü, şimdi nüfus 2.600 civarında. Burası göç vermeyen bir belde, çağın çok gerisinde kalmış bir belde. Okulun buraya geç yapılması, daha önceden de köyden bir ağanın tekelinde oluşu, sürekli halkın üzerindeki baskısı ve sömürüsü nedeniyle okul yapımına engel olunmuştur. Beldenin ekonomisi sürekli geriye gidiyor. Ben 1979’da buradan ayrıldığımdan 1990’lara kadar ekonomik durum normaldi. Ama bugün gittikçe kötüleşmiş durumda. Buranın bir memuru, bir işçisi yok. Burada 2500 kişilik bir yerde sadece 4 emekli var. Avrupa’da bir insanımız bile yok. onun için burası çağın çok gerisinde kalmıştır. Devletin dikkatini buraya çekmeye çalışıyoruz, çünkü devletin burada icraatı yok. Çünkü bürokratik engellere takılıp gelmiştir. Geçen hükümet döneminde MHP buradan 2-3 vekil ve bir bakan çıkardı, hükümetin 2. ortağıydı ve bu kasabada birinci olmuştu. O günlerde MHP’li arkadaşlar ANAP’lı olmamızın faturasını sözde bize ödettireceklerdi, ama kendileri ödediler. Çünkü kendi seçmenlerine ceza verdiler. Belediye başkanı siyasi olarak seçilir ama mazbatasını aldıktan sonra siyaseti bir kenara fırlatır. Belediye başkanlığı tarafsızdır. Sayımda karşı partiler bir çalışma yaptılar ve 400’e yakın hane sayılmadı. Oysa burada ilköğretim okulumuzda bir taşıma olmadan 365 çocuk okumaktadır. Bu sayı nüfusa bir ölçüdür. Buranın nüfusu herkes sayılsaydı 5.000 civarında çıkabilirdi.
SAĞLIK İSTASYONU ŞART
Kasabanın rakımı 1.175’dir. Oysa Niksar’da rakım 300, 10 kilometrede 1175’e çıkıyor. Yani burada, bizim çevre köylerimizde bir sağlık ocağına ihtiyaç var. Bunun için biz elimizden ne geliyorsa yaptık. Sağlık ocağı kurulması için taleplerimizi 99’da yaptık. Belediye Başkanı olarak talebimizi yaptık, 57. hükümetin Sağlık Bakanlığı bize köy muhtarı olarak yanıt verdiler. Niksar’a uzaklık ve coğrafi konum da göz önünde bulundurularak burada bir sağlık ocağı istasyonuna ihtiyacımız var. Burada bir sağlık ocağı yapıldığında çevre köyler de hizmet alacaktır. Ama dediler ki, sağlık ocağı kurulacak yerlerin nüfusunun 5000 olması lazımdır. Burada çok az ürün elde etmiş köylüler bile zamanında Bağ-Kur’a üye edilmiş, onlar da taksitleri ödeyememiş; şimdi ödemek isteyenin karşısına 8-10 milyar borç çıkıyor. 1 dönüm arazisi olandan yeşil kartı geri aldılar, Bağ-Kurlulara yeşil kart vermediler. Beldemizde sağlık en önemli sorun.
EĞİTİMDE GERİYİZ
Bir yerin kalkınması eğitimden ve öğrenimden geçer. Bizim geril kalmışlığımızın suçlusu budur. Eğitim bu beldede yerleşmemiştir. onun için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. 1960 yılında ilköğretim okulu yapılmıştır. Aslında 1940’ta yapılacak okula buradaki ağalar engel olmuş, okul 1960’da yapılmıştır. Buradaki çocuklar okuyamazken ağa kendi çocuklarını okutmuş ve halk da hiç sorgulamamıştır. Burada öğretmen konusunda sıkıntı yok. Ama burada kalmıyorlar ve taşımayla gidip geliyorlar. Burada da bir eksiklik var; eğitim kalitesi düşük. Beldemizde üniversiteyi kazanan kimse yok.
KÖTÜ GİDEN EKONOMİ
Beldede 1979’la 1990 arası ekonomi süperdi. Burada bir Hereke halı dokumacılığı vardı, hayvancılık vardı; şimdi hayvancılık ölmüş durumda. Hayvancılığı yok eden traktör oldu. Beldemizde herkesin bir traktörü var; tarlalar küçülürken traktörler çoğaldı. Traktörün deposuna şimdi mazot koyamıyorlar, demir yığını halinde evlerin önünde bekliyor. Sağmaya inekleri yok ama traktörleri var. Biz hep uyarıyoruz. Bu kasabanın şu anda bulunduğu bataktan çıkmasının yolu hayvancılığa geri dönüştür. Tarlalara hayvan yemi ekilmelidir.
YAPILAN HİZMETLER
1999’da seçilip mazbatayı elimize aldığımızda bize hayırlı olsun dediler. Ama belediye binamız bile yoktu, yolumuz belli değildi. Burayı çocuğumuz gibi çıplak ele aldığımızı farz edip giydirmeye çalıştık ve bugünlere getirdik. İlk talebimiz hali hazır haritamız oldu. onu hayat geçirdik. Belediye hizmet binasını Milli Eğitim Müdürlüğü’nden aldık; restore ettik ve taşındık. Bir adet 4 x 4 hidromek iş makinası, otobüs, 1 makam aracı aldık. İller Bankasından teminat mektubu aldık ve Vakfbank’tan 24 ay vadeli kredi kullandık. Damperli bir kamyon ile 1 tane de traktör aldık. Belediye iş hanı binasına başladık. Binanın 200 m2, 4 kat, 2001 birim fiyatlarıyla keşif bedeli 173 milyardı. 2001’de Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü o proje için bize 21 milyar çıkarmaya karar vermişlerdi. Biz kendimiz bir müteahhide ihaleyi verdik. Ama o 21 milyarı göndermedikleri gibi 5 milyar gönderdiler. Biz 100-120 milyar harcayarak projeyi yaptık. Proje de ekmek fırını, düğün salonu, pasaj olarak tasarlandı. Kasabanın dışında arazi yollarında büyük sıkıntılarımız vardı ve traktörler kaza yapıyordu. Biz bu arazinin her tarafının, bir semt haricinde yollarını yaptık. İçme suyunu götürdük, hayvanlar için su içme yerleri yaptık. Bu makama biz öğrenci olarak geldik, şimdi mezun olduk diye düşünüyorum. Eğer halkımız bir daha bu görevi bize verirse en azından bilgimiz daha fazla olacak, üretmeyi öğrendik. Halkımız takdir ederse bu sefer uzman olarak göreve başlayacağız.
ALT YAPI VE YOL
İmar planını yaptırdık. Kanalizasyonun %80’i tamamlandı. İçme suyu köy hizmetleri zamanında yapılmıştı. Merkeze bağlantı yolunda sorunu vardı; 3 tane yolu yaptırdık, asfaltladık.
BAŞKANDAN MESAJLAR
Siyasetin mektebi yok. Burada en büyük eksiğimiz 99’dan beri burada bir ikircilik doğdu. Başarının yolu sevgiden geçer. İnsanlarımıza lütfen birilerini başkan, birilerini meclis üyesi yapmak uğruna birbirinizi kırmayın diyorum. Burada birlik beraberlik içinde olunmalıdır. Ne yapıldıysa 2.600 nüfus için değil, ilerde gelecek yeni nüfuslar için de yapılmıştır. Burası babamızın çiftliği değil. Herkes yaptığını burada bırakacak. Burada kaybeden başkan olacak ama kazanan beldenin insanları olacak. İnsanlarımız birlik, beraberlik içinde olsunlar, birbirlerini sevsinler diyoruz. Hükümet siyasi ayrıcalıkları bıraksın; partilerinin adına yakışır şekilde adaletli olsunlar. Siyasi ayrıcalıklar bir tarafa atılsın, eşitlik ilkesine bağlı kalınmasını istiyoruz. Bana ceza verirken bu beldenin insanlarını da cezalandırmasınlar.”
BAŞKAN HASAN POLATKAN KİMDİR?
1954, Günebakan doğumlu. 1979’da Niksar’da ticarete atıldı. Uzun süre ticaretle uğraştı. 1999’da yapılan seçimlerde Anavatan Partisi’nden Günebakan Belediye Başkanı seçildi. Daha sonra partisinden istifa ederek bağımsız olarak görev yapmaya başladı