goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 07.01.2009 07:17:26, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1782215 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 21 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Her Şey Türkiye İçin

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, Tokat özel sayımıza “AYIN KONUĞU” olarak önemli açıklamalar yaparken “Her şey Türkiye için. Sorunların üstesinden gelmek için Türkiye tek vücut olmak zorundadır. Siyasi irademizin kararlılığı bürokratik mekanizmayı harekete geçirecektir. Ülkemize ve Tokat’ımıza sevgimizi göstermenin en güzel yolu ülkemizin önceliklerinin gerektirdiği şekilde davranmak ve ülkemizin önceliklerini kendi önceliğimizin önüne koyabilmektir. Ülkemize ve Hükümetimize aziz milletimizin güvenmesini bekliyor, ortak akıl ve işbirliği içinde geleceğe, aydınlık yarınlara birlikte yürümeye davet ediyoruz. Türkiye iyi yoldadır çok daha iyiye gidecektir” dedi. AK Parti Milletvekili Zeyid Aslan, “2002 Kasım’ında Türkiye ümitsiz, karamsar, geleceğe içi karartıyla bakan bir Türkiye idi. Bütün bu şartlar altında Türkiye gemisi kayaya çarptırılmadan bugünkü noktaya getirildi. 2003’e baktığımızda bugün Türkiye de bir ümit var. Bugün Türkiye de herkes geleceğe aydınlık bakıyor. Büyük bir heyecan var. Gece gündüz 24 saat herkesin çalışma azmi var. İnsanlara sorulduğunda gelecekten çok büyük beklentileri var” diye konuştu. AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, Tokat özel sayımıza “AYIN KONUĞU” yaptığı değerlendirmelerde şunları söyledi:

3 KASIM DÖNÜM NOKTASI

“3 Kasım 2002 seçimi sonuçları Türk siyasetinde bir dönüm noktasıdır. Bu seçim köhnemiş siyasi anlayışa ve eski siyasi mantığa derin milletimizin derin itirazıdır. İşte bu tablodan kurtulma iradesi AK Parti’nin vizyona taşıdığı yeni siyaset anlayışıyla ortaya çıkmış ve milletimizin doğrudan desteğine muhatap olmuştur. Göreve geldiğimizde ekonomiden sağlığa eğitimden mahalli idarelere kadar ülkemizde her alan tıkanmış buna bağlı olarak milletimizin siyaset kurumuna olan güveni sarsılmış bir durumdaydı. Milleti gibi düşünen ve milleti gibi yaşayan Ak Parti Hükümeti dürüst, cesur, bilgili ve ehliyetli kadroların öncülüğünde siyaseti ve devleti yeniden milletle buluşturmak için kapsamlı bir programla umut ve güven dolu bir geleceği yeniden tesis etmek üzere yola çıkmıştır. Yoklukların, kıtlıkların kalkabileceğini, refah seviyesinin yükselebileceğini, yatırımların katlanabileceğini, üretim ve istihdamın artırılabileceğini, özgürlüklerin yaşanabileceğini, gölgesiz bir adaletin tesis edilebileceğini, kalkınmanın tabandan tavana sağlanacağını, milletimizin taleplerini maşeri vicdanının yankısı haline getirmiş olan Ak Parti Hükümetimiz sosyal siyasi ve ekonomik alanlarda yapmış, yapmakta ve yapacak olduğu atılımlarla milletimizin iradesini hayata geçirerek beklentilerine cevap verecektir, vermek zorundadır. Türkiye’nin ortak aklının ve vicdanının ifadesi olan hükümetimiz aziz milletimizin güvenine layık olmaya çalışacaktır.

SORUNLARA DOĞRU ÇÖZÜM

Meclis ve Hükümet olarak milletimizin bizlere verdiği bu fırsatı en üst seviyede değerlendirme ve önümüzde bekleyen sorunlara doğru ve hızlı çözümler getirme sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu ağır olduğu kadar da o­nurlu sorumluluğu ciddiyetle taşıma kararlılığındayız. Ülkemize ve Tokat’ımıza sevgimizi göstermenin en güzel yolu ülkemizin önceliklerinin gerektirdiği şekilde davranmak ve ülkemizin önceliklerini kendi önceliğimizin önüne koyabilmektir. Ülkemize ve Hükümetimize aziz milletimizin güvenmesini bekliyor, ortak akıl ve işbirliği içinde geleceğe, aydınlık yarınlara birlikte yürümeye davet ediyoruz. Türkiye iyi yoldadır çok daha iyiye gidecektir. Öncelikle Türkiye’de neler değişti buna değinelim. 2002 Kasım’ı ile 2003 Kasım’ını mukayese etmemiz lazım. Ve Türkiye nereden nereye geldi; bunu görmemiz lazım. 2002 Kasım’ında Türkiye ümitsiz, karamsar, geleceğe içi karartıyla bakan bir Türkiye idi. Geçen bir sene içinde çok önemli olaylar oldu. Dünya konjonktüründe çok önemli olaylar yaşandı. Savaşlar oldu. Dengesizlikler oldu. Büyük konjonktürel olaylar oldu. Bütün bu şartlar altında Türkiye gemisi kayaya çarptırılmadan bugünkü noktaya getirildi. 2003’e baktığımızda bugün Türkiye de bir ümit var. Bugün Türkiye de herkes geleceğe aydınlık bakıyor. Büyük bir heyecan var. Gece gündüz 24 saat herkesin çalışma azmi var. İnsanlara sorulduğunda gelecekten çok büyük beklentileri var.

HER KONUYA EL ATILDI

Henüz birinci yılını yeni doldurmuş bulunan hükümetimiz, göreve geldiği günden bugüne Türkiye’nin önünde problem olarak duran her konuya el atmış, çözümler getirerek, projeler geliştirerek tıkanıklıkları aşmıştır. Ancak ekonomiden sosyal alanlara, kamu yönetimi, adalet ve hukuk reformundan dış politikaya uzanan geniş bir yelpazede 3 Kasım 2002 tarihinden bugüne icraatımızı ortaya koymak gerekirse; 3 Kasım öncesini şöyle bir hatırlayın. Büyük miktarda kamu açıkları, yüksek miktarda kamu borç stoku, borç stokunun sürdürülebilirliği tartışmaları, reel faiz oranlarının yüksekliği, istikrarsız büyüme hızları, enflasyonun düşmesi hususunda yerleşik tereddütler, dengesiz gelir dağılımı, yüksek oranda işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk... 2002 yılının ilk aylarından itibaren dönemin koalisyon hükümetine yönelik şüphelerin artması ve Mayıs ayından itibaren siyasi belirsizliğin ön plana çıkmasıyla, makroekonomik göstergelerde olumsuz gelişmeler yaşanmıştır. 2002 yılının Mayıs-Ağustos aylarında yaşanan politik çekişmeler nedeniyle, Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde önemli bir adım olan uyum yasalarının kabulü konusunda koalisyon ortakları arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar, yılın ilk aylarındaki ekonomik tabloyu iyice bozmuştur. Halkın büyük fedakarlıkları ile yürütülen ekonomik program; kısır çekişmeler ve kısa vadeli hesaplarla, neredeyse heba edilme noktasına gelmiştir. Seçim sonrasında oluşan güçlü siyasi irade ve sürdürülen istikrar programının etkisiyle, belirsizlik yerini güven ortamına bırakmıştır. Tek başına iktidara gelen hükümetimiz daha icraatına başlamadan toplumda ve piyasalarda güven artmış, ekonomik göstergeler iyileşme yoluna girmiştir. Hızlı ve sistemli şekilde birbiri peşi sıra ortaya koyduğumuz icraatlar sonucunda, bu güven kısa zamanda pekişmiştir.

ENFLASYONU DİZE GETİRDİK

Sürdürdüğümüz politikalar ve oluşturduğumuz güven ortamı içinde enflasyon 1977 yılında sonraki en düşük seviyesine gerilemiştir. Ancak biz bu seviyeleri de yeterli görmüyoruz. Sağlanan siyasi istikrar ve güven ortamında: enflasyonda ve faizlerde düşme devam edecektir. Bu çerçevede; 2003 yılı sonunda enflasyon hedeflenen yüzde 20’nin altında kalacaktır. 2004 yılı sonunda Ak Parti hükümeti olarak hedefimiz enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek olacaktır. Sürdürdüğümüz politikalar ve oluşturduğumuz güven ortamının sonucu iç borç faiz oranları son 20 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşmiştir. 3 Kasımda 2003 öncesi bileşik faiz oranı yüzde 64 iken bugün yüzde 30 seviyesine inmiştir. Yatırım programının rasyonelleştirilmesi ile kamu yatırım harcamalarında israfın önüne geçilmeye çalışılmıştır. En büyük israfın disiplinsiz ve belli bir stratejiye dayanmadan yapılan harcama olduğu bilinciyle, özellikle tamamlanma aşamasına gelen projelere öncelik verilerek, bu projelerin bir an önce tamamlanması ve halkımıza hizmet üretmesi hedeflenmiştir.

MALİ ALANDA İYİLEŞTİRMELER

İş dünyasının talepleri dikkate alınarak, ekonomide güvensizliği ve belirsizliği artıran ve ülkeden sermaye çıkışına neden olabilecek mali milat uygulaması kaldırılmıştır. Vergi oranlarını düşürme ve vergiyi tabana yayma hedefleri doğrultusunda; kurumlar üzerindeki vergi yükü yüzde 65’den yüzde 45’e indirilmiş, vergi tabanının genişletilmesi için gerekli çalışmalar ve mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır. Vergi denetimleri etkinleştirilerek tahsilat süreleri kısaltılmıştır. Birinci vergi paketi adı altında yapılan düzenlemeler ile beyan sistemi yeniden düzenlenerek basitleştirilmiş, vergi iadesi sistemi yeniden düzenlenmiştir. Vatandaşlarımızın eğitim ve sağlık harcamalarının bir kısmını vergi matrahından indirebilmesine imkan sağlanmıştır. Dar gelirli vatandaşlarımızın tüketim kalıpları içinde önemli paya sahip olan temel gıda ve ilaçta KDV indirimine gidilmiştir. Değeri 10 milyar lirayı aşan ödemelerin bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesini sağlayan düzenlemenin yapılması ve kredi kartı sözleşmelerinden alınan damga vergisinin kaldırılması ile kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması yönünde adımlar atılmıştır.

GERİ KALMIŞ YÖRELERDE YATIRIMI TEŞVİK

Devlet doğrudan ekonomik faaliyetlerden çekilmeli ve rekabeti bozmayan, uluslararası normlara uygun bir şekilde özel kesim yatırımlarını desteklemelidir. Bu kapsamda, çeşitli devlet yardımlarına bütüncül bir yaklaşım ve disiplin getirecek olan Devlet Yardımları Çerçeve Kanunu ve Devlet Yardımları Koordinasyon Birimi oluşturulması Bakanlar Kurulumuzun gündemindedir. Ekonomik gelişmenin belli bölgelerde yoğunlaşmasının getirdiği ekonomik ve siyasi sorunları ve bu sorunların sonuçta ülkenin büyüme potansiyeline olumsuz etkilerini hepimiz biliyoruz. Bu çerçevede, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere ekonomik açıdan geri kalmış yörelerde yatırımların teşvik edilmesi hususu Hükümetimizin üzerinde durduğu ve desteklediği öncelikli konular arasında yer almaktadır. Biz kalkınmayı bütün yurt sathına yaymak ve halkımızı büyük şehirlere yoğun bir şekilde göç etmekten kurtarmak istiyoruz. Bu konudaki çalışmalar son aşamaya gelmiş ve Kanun Taslağı hazırlanmıştır. Kanun Taslağı, Hükümetimizce en kısa sürede Meclise gönderilecektir. Söz konusu Kanun Taslağı ile kişi başına milli geliri 1500 doların altında kalan geri kalmış illerimizdeki ilave istihdama yönelik yatırımlara, sigorta primi işveren paylarının Hazinece karşılanması, çalışanlardan kesilen gelir vergilerinin ertelenmesi ve bedelsiz arazi veya arsa tahsisi gibi teşvik tedbirleri uygulanacaktır. Bu çerçevede geri kalmış bölgelerimizde hat safhaya varan işsizlik sorununa da çözüm getirilmesi sağlanacaktır.

ÇÖZÜLEMEYEN SORUNLARA EL ATTIK

Bunlardan en önemlisi vergi barışı projesidir. Vergi barışı projesine hayata geçirilmiş, böylece hem önemli miktarda gelir elde edilmiş hem de mükellef ile vergi idaresi arasındaki ihtilaflar giderilmiş, yargı rahatlatılmıştır. Vergi barışı projesi ile 8 katrilyon liralık hazine alacağı yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapılandırmadan 2003 yılında 2,5 katrilyon lira tahsil edilecektir. SSK ve Bağ-Kur prim borçlarının yeniden yapılandırdık. Bu yapılandırma sonucunda yaklaşık 800 bin kişinin 3,7 katrilyon liralık prim borcu sorunu çözüme kavuşturulmuştur. Zorunlu tasarrufları hak sahiplerine ödemeye başladık. Yıllardır çözümsüz bırakılan ve yaklaşık 11 katrilyon lirayı bulan çalışanların tasarrufa teşvik hesabının tasfiyesine yönelik takvim belirlenmiş, ödemelere başlanmıştır. Son derece kısıtlı imkanlar altında atılan bu önemli adım, hükümetimizin çalışanların hakkına duyduğu saygının bir göstergesi niteliğindedir.

SANAYİ VE TİCARETİN ÖNÜ AÇIK

Sanayi ve ticaret, her geçerli ekonomik programın olduğu gibi bizim programımızın da belkemiğini oluşturan bir faaliyet alanıdır. Türkiye’nin yaşadığı kriz dönemleri boyunca kaderlerine terkedilen bu önemli sektörlerin birikmiş problemlerini çözebilmek için kısa bir zaman içinde bir çok adımlar attık. Bu çerçevede, geçtiğimiz o­n aylık dönemde 12.438 hektar büyüklüğünde 68 adet organize sanayi bölgesi projesi ile 14. 355 işyerinden müteşekkil 102 adet küçük sanayi sitesinin yapımına destek verilmiştir. Türkiye’de baştan beri şirket kurmak isteyen girişimcimizi bu yaptığına pişman eden bir yığın bürokratik işlemle boğuşmak gerekiyordu. Biz bu eziyete son verdik ve girişimcimizi teşvik ettik. Yaptığımız yeni yasal düzenlemeyle artık şirket kurmak için 19 ayrı işlemden geçmek gerekmiyor, bunun yerine sadece birkaç saatinizi ayırmanız ve toplam 3 işlem gerçekleştirmeniz yeterli oluyor. Sektörü tıkayan bürokratik engelleri kaldırmak ve girişimcimizi teşvik edecek bir işlem hızına ulaşabilmek için başka yasa tasarılarının da hazırlıkları son aşamaya gelmiş durumdadır. Tüketicilerimizi dünyanın en gelişmiş tüketim standartlarına kavuşturan teknik ve yasal düzenlemeler de yine bu dönemde gerçekleştirilmiştir. 80.000 ailemizin kredi kartı mağduriyetlerine son verilmiştir. Göreve geldiğimizde büyük bir icra-haciz baskısı altında olan ve bir kısmı da maalesef işyerlerini kapatmak zorunda kalan esnaf ve sanatkarlarımızın kredi borçları makul ölçülerde yeniden yapılandırılarak nefes almaları sağlanmıştır. Kooperatif kredilerinde faiz oranları yüzde 30’a kadar düşürülmüştür.

TARIM SEKTÖRÜNE CAN SUYU

Nüfusumuzun yüzde 40’lık bölümünün ekonomik ve sosyal yaşamında belirleyici bir konumu bulunan tarım sektörüne, makro dengelerimizi ve mali disiplinimizi bozmadan özel bir önem ve öncelik verdik. Ülkemizde son yıllarda art arda yaşanan afet, kuraklık ve ekonomik kriz diğer kesimlerin yanı sıra tarım üreticilerini de etkilemiş ve çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nden kullanmış oldukları kredilerin geri ödenmesinde zorluklar yaşanmıştır. Bu sorunu çözmeye yönelik olarak tarımsal kredilerin yeniden yapılandırılması yönünde 4876 sayılı kanun çıkarılmış ve çiftçi borçları yeniden yapılandırılmıştır. 30 Eylül 2003 tarihi itibariyle 700.000 çiftçimiz 1 katrilyon TL’yi aşkın borcu için bu kolaylıktan yararlanmıştır. Seçimlerde ortaya koyduğumuz taahhütlerimize uygun olarak ve doğrudan gelir ödemeleri sistemine entegre edilmek suretiyle çiftçilere mazot desteği sağlanmıştır. Bu çerçevede, 2003 yılı için dekar başına 3.900.000 TL mazot desteği veriyoruz. Toplam maliyeti 650 trilyon lirayı bulan mazot desteğinin ilk taksidinin ödemesi yapılmış olup ikinci taksidi 2004 yılında ödenecektir. Hayvancılık destekleri kapsamında üreticilerimize 170 trilyon lira aktarılmış, bir önceki yıla göre yüzde 135’lik bir destek artışı sağlanmıştır. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu kaynaklarından her ay o­n tarımsal kooperatifin destekleneceği yeni bir proje başlatılmıştır. “1000 Köye 1000 Tarım Gönüllüsü” projemiz de tarımsal kalkınmada yeni açılım arayışlarımızın bir yansıması olarak gündeme gelmiştir. Bu proje ile atıl durumdaki ziraat mühendislerimiz ve veteriner hekimlerimiz, ülkemizin değişik bölgelerinde üretici ile yan yana çalışacak, tarımsal üretim konusunda üreticimizi bilgilendirecek ve yönlendirecektir. Tarım sektöründe ayrıca, Çerçeve Tarım Kanunu, tohumluk sanayii desteklenmesi ve hayvancılığın geliştirilmesi gibi konularda çalışmalar sürdürülmektedir.

ENERJİDE BÜYÜK İYİLEŞTİRMELER

Enerji siyasetimizi genel olarak, sınırlı doğal kaynaklarımızı çevresel etkileriyle birlikte en iyi şekilde değerlendirerek, ülke kalkınmasını sağlayacak şekilde, daha temiz, güvenli, ucuz ve ticari açıdan ulaşılabilir bir enerji arzına dönüştürmek hedefi üzerine kurduk. Öncelikli hedeflerimizden biri de doğunun zengin kaynaklarını batı piyasalarına taşıyarak Türkiye’yi bir enerji koridoru haline getirmektir. Rekabet gücümüz ve halkın refahı açısından son derece önemli temel girdilerde uluslararası ölçülerde fiyat oluşturma yönünde çabalarımız sürdürülmektedir. Bu girdilerin başında enerji gelmektedir. Doğal gaz fiyatları kademeli olarak indirilmektedir. 1 Nisan 2003’ten sonra elektriğe zam yapılmamıştır. TRT payı düşürülerek fiyatlarda indirim sağlanmıştır. Ayrıca, 2003 yılı içinde mesken abonelerinden alınan 1.000.000 TL/ fatura-ay güç bedeli ve 150 kwh üzeri tüketimden alınan yüksek tarife kaldırılmıştır.. Kaçak elektrik kullanımından doğan kayıpların önüne geçilmesi için başlatılan yoğun denetim faaliyetleri sonucunda 4 milyonu aşkın abone taranmış, 220.000 civarında kaçak kullanım tespiti yapılmış ve bugüne kadar 50 trilyonu aşan bir tahsilat yapılmıştır. Madencilik çalışmalarının ülkemiz için önemini bilen hükümetimiz, arama faaliyetlerine ağırlık vermiş, işletilebilir maden rezervlerimizin arttırılması yolunda önemli adımlar atmıştır. Ülkemizin zengin bor kaynaklarından yararlanabilmek için Bor Araştırma Enstitüsü kurulmuştur. Maden arama ve üretim faaliyetlerinin teşvik edilmesi için Kanun tasarısı hazırlanarak TBMM’ye sevk edilmiştir.

GELECEĞİN ALTYAPISI KURULUYOR

İnşaat sektörünü canlandırma, istihdamı artırma ve fiziki altyapımızı geliştirerek trafik kazalarını azaltma ve seyahat sürelerini kısaltma gibi birçok fayda üretmesini beklediğimiz bölünmüş yol yapımına süratle başladık. Halen toplam uzunluğu 3.607 km’ye ulaşan 60 adet projede bölünmüş yol yapım çalışmaları sürdürülmektedir. Bu rakama ilave olarak, 2003 yılı içinde toplam uzunluğu 1000 km civarında olan 44 adet bölünmüş yola daha başlanmıştır. 2003 yılında yatırım programında yer alan bölünmüş yollar için 360 trilyon TL’nin üzerinde harcama yapılması beklenmektedir. Dolayısıyla, yapımına başlanan yollar süratle tamamlanarak trafiğe açılmaktadır. Bir örnek olarak, trafik kazalarının en yoğun olduğu güzergahlardan birisi olan 128 km uzunluğundaki Aydın-Nazilli-Denizli arasındaki bölünmüş yol yapımı, bir yıla bile varmadan tamamlanarak geçtiğimiz Eylül ayında trafiğe açılmıştır. Afyon-Sandıklı, Denizli-Çardak-Dazkırı, Sivrihisar-Eskişehir-Bozüyük, Ankara-Kulu-Aksaray-Ereğli ayrımı ve Kırıkkale-Kırşehir-Kayseri yolları, yapım çalışmaları devam etmekte olan ve kısa bir süre içerisinde açılacak bölünmüş yol projelerinden ilk akla gelenleridir. 2004 yılında da bölünmüş yol yapımları için yaklaşık maksimum düzeyde harcama yapılması planlanmaktadır. 2004 yılı içinde yurt sathına yayılmış 100’ün üzerinde projede yürütülecektir. Bu çalışmalar ile 15.000 km bölünmüş yol yapımı hedefinde önemli aşamalar kaydedilmiş olacaktır. Yine Bayındırlık alanında en önem verdiğimiz konulardan biri de konut üretimi ve planlı kentleşme olmuştur. Toplu Konut İdaremiz çalışmalarında önceliği afet konutlarına vermiştir. Ancak artan konut ihtiyacına cevap verebilecek toplu konut projeleri de ihmal edilmemiştir. Hükümetimiz 2003 yılı sonuna kadar, sosyal donatı ve alt yapıları ile birlikte 22.000, 2004 yılı sonuna kadar da 100.000 konutun yapımını başlatacaktır. Bu konutların bedellerinin yüzde 20-25’lik kısmı peşin, geriye kalanı 10 yıl gibi uzun vadeye yayılacak, vatandaşlarımız bu sayede rahatlıkla konut sahibi olabilecektir. İller Bankası aracılığıyla belediyelerimize verdiğimiz kredi faizlerinin oranı yüzde 50’den yüzde 36’ya düşürülmüş, parti ayrımı gözetilmeksizin belediyelerimizin kredi imkanından yararlanmasına imkan sağlanmıştır. Yatırım planında yer alan işler için verilen kredilerin vadeleri 5 yıldan 10 yıla çıkarılmıştır. Ülkemiz bilindiği gibi dünyada en çok afet riskine maruz kalan ülkelerden biridir. Hükümetimiz döneminde meydana gelen Tunceli-Pülümür. Bingöl, Malatya, Elazığ, İzmir, Erzincan ve Denizli depremleri sonrası gerek geçici, gerekse daimi iskana yönelik tedbirler zamanında alınmıştır. Evini Yapana Yardım Kredisi yoluyla toplam 12.700 hak sahibinin konut edindirme çalışmaları başlatılmıştır. Dar gelirli vatandaşlarımızı konut sahibi yapmak üzere Ankara Temelli’de 100.000 kişilik bir gecekondu önleme bölgesi planlanmış, 25.000 konutluk bu projenin kooperatiflere dağıtımına da başlanmıştır. Bu proje, ülkemizin çeşitli yerlerindeki diğer gecekondu önleme bölgelerini de yeniden harekete geçirecek bir örnektir.

DİĞER ÇALIŞMALARIMIZ

Yaşanan sorunlar ve bu sorunları acil olarak aşma gereği ekonomik alandaki faaliyetlerimizin öncelik kazanmasına neden olmuştur. Ancak, bu durum sosyal alanda çabalarımızı engellememiş, tam aksine sosyal alanda yürütülen çalışmalar ekonomik politikalar ile entegre bir şekilde ve paralel olarak yürütülmüştür. Sosyal dayanışma alanında devletin sorumluluğun doğru ve etkili bir şekilde yerine getirilmesi sağlıklı bir veri tabanı kurulması ile mümkündür. Bu kapsamda Devlet Bakanlığı aracılığı ile yaklaşık 1,5 milyon hane ve 6 milyonu aşkın kişi yoksul olarak belirlenmiştir. Bu kabil çalışmaların daha sistematik olarak yapılması amacıyla 2002 yılında DİE tarafından yapılan gelir dağılımı araştırmasının sonuçları Kasım 2003’te yayınlanacaktır. Bu çalışma aynı zamanda yoksulluğa yönelik ilk resmi verileri de verecektir. Dar gelirlilerin ve emeklilerin durumunu iyileştirdik. Bu kapsamda destek mahiyetinde Ramazan ve Kurban bayramlarında yoksul ailelere il ve ilçe vakıflarından 37 trilyon para aktarılmıştır. 2002-2003 öğretim yılı için; öğretim yılı başlangıcında, ilk ve ortaöğretimde okuyan dar gelirli aile çocuklarının kitap-kırtasiye-önlük gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 35,5 trilyon TL yardım yapılmıştır. 8 yıllık temel eğitim kapsamında taşımalı sisteme tabi yoksul öğrencilere verilen öğle yemeği yardımları için 35,1 trilyon TL kaynak kullanılmış olup, uygulama devam etmektedir. Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve Adana illerinde yoksulluğun belirginlik taşıdığı semtlerdeki ilköğretim okullarında süt dağıtım projesi için 3,5 trilyon TL kaynak kullanılmış olup, uygulamaya devam edilmektedir. Dar gelirli ailelerin yüksek öğrenimde okuyan çocuklarına verilen burs için 42,5 trilyon TL kaynak kullanılmış olup, uygulama devam etmektedir. Ülkemizde yaşanan ekonomik krizlerin yoksul vatandaşlarımız üzerindeki etkilerini azaltmak ve bu kesime daha fazla destek sağlamak amacıyla, 2001 yılında Sosyal Riski Azaltma Projesi uygulamalarına başlanılmıştır. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ve Tarım Bakanlığı arasında bir protokol imzalanarak 10 aylık süre içerisinde 10 bin çiftçinin süt inekçiliği ve koyunculuk yapmasına dair bir proje Ağustos ayı içerisinde uygulanmaya başlamıştır. 2022 sayılı Kanun gereğince 65 yaşını doldurmuş muhtaç güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına aylık ödeme miktarları iki kat yükseltilerek gelirlerinde artış sağlanmıştır. Bu düzenlemeden yaklaşık bir milyon yoksul vatandaş yararlanmıştır. Uygulanmakta olan ekonomik programın sosyal boyutları da dikkate alınarak, SSK ve Bağ-Kur’dan aylık ve gelir almakta olanlara 75-100 milyon TL sosyal destek ödemesi 8 Ocak 2003 tarih ve 4784 sayılı kanun ile kabul edilmiştir. Ayrıca 2022 sayılı kanun gereğince yaşlılık ve sakatlık aylığı alanların aylıkları da yüzde 100 oranında artırılmıştır. Ayrıca, yoksul vatandaşlarımıza 800 bin ton kömür dağıtma konusunda çalışmalar yürütüyoruz. 1.5 milyon aileyi hedefleyen bu çalışma, aynı zamanda TKİ’nin üretim kapasitesinin devreye sokulmasına da destek verecektir.

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI

Hükümet olarak sağlıkla ilgili ihtiyaçların ertelenemez ve vazgeçilemez özelliklere sahip olduğunun bilinci içerisindeyiz. Bu gerçekten yola çıkarak; gerek sağlık sistemimizi, gerek ülkemizin genel sağlık göstergelerini çağdaş seviyeye çıkarmak üzere Sağlık Bakanlığımız çok boyutlu bir program hazırladı. “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adını verdiğimiz bu program, hükümetimizin insan öncelikli hizmet anlayışının da somut bir göstergesi olacaktır. Bugünden sonra insanlarımızın ücret ödeme güçlükleri yüzünden hastanelerde rehin tutulması ayıbına son verilecek, hiç kimsenin o­nuruyla oynanmayacaktır. Bir başka büyük atılım gerçekleştirilerek, sağlık sistemimiz içinde yer alan bütün sağlık ocağı, dispanser ve hastaneler, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’na tâbi hastalarımızın ortak kullanımına açılmıştır. Şu anda üç büyük ilimizin de içinde bulunduğu 11 ilimizde uygulanan bu sistem yakın zamanda bütün illerimize yaygınlaştırılacaktır. Ayrıca memur, emekli, dul ve yetimlerimize özel sağlık kuruluşlarından yararlanma yolu da açılmış, vatandaşlarımızın hakettikleri sağlık hizmetini istedikleri sağlık kuruluşundan almalarına imkan sağlanmıştır. Hekimler için yıllardır sıkıntılarına rağmen ısrarla sürdürülen “Mecburi Hizmet Uygulaması”na son verilmiş, sözleşmeli sağlık personeli uygulamasına geçilerek eleman temininde güçlük çekilen bölgelere gitmeyi gönüllü olarak seçen personel gönderilmeye başlanmıştır. Yine Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde Sağlık Bakanlığı bünyesinde Alo 184-SABİM adıyla bir iletişim merkezi oluşturulmuştur. Bu merkez, Sağlık Bakanlığımızla ilgili her türlü sorun, şikayet, öneri ve talepleri değerlendirecek sorunlara hızla çözüm üretme gayreti içinde olacaktır. Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın getirdiği bir başka yenilik de çok önem verdiğimiz “Aile Doktorluğu” uygulamasıdır. Vatandaşımıza kendi doktorunu seçme hakkı tanıyan bu uygulamanın 2004 yılında başlatılması için hazırlıklar tamamlanmak üzeredir.

HER ŞEY TÜRKİYE İÇİN...

Bütün bu sıralanan icraat ve ortaya konan politikalar bu kısıtlı zamana hükümet olarak sığdırabildiklerimizdir. Yapılan icraatın olumlu etkileri insanlarımızın hayatına kısmen de olsa yansımaya başlamıştır. Ancak, yapısal dönüşüm içeren bu kapsamlı çalışmaların asıl etkisi orta vadede net bir şekilde hissedilecektir. Biz acil sorunları ihmal etmeden, sorunlara kısa vadeli kolaycılığa kaçarak yaklaşmadan, halkımızın sağduyusuna dayanarak uzun vadeli ve esaslı çözümler arıyoruz. Bu yolda kararlılığımızı ve çalışma azmimizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

İLKELİ, TARAFSIZ GAZETE

Bizim Mahalli İdareler Gazetesi, Tokat’ta 2 aya varan süre ile bir çalışma yaptı. Bütün beldelerimizi, ilçelerimizi, Tokat’ı bizim kadar iyi tanıdılar. Bu, ilimizin tanıtımı açısından fevkalade yararlı olmuştur. Çünkü Bizim Mahalli İdareler Gazetesi bütün parlamenterlere ve Türkiye’de bir çok yere gidiyor. Bu çalışma, ilimize yapılmış bir hizmettir. İlkeli, tarafsız yayınlarınız dolayısı ile gazetenize teşekkür ediyor, çalışmalarınızda da başarılar diliyorum.” “Hedef kalkınmış bir Tokat” AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, “Kalkınmış bir Tokat için, yaşanabilir bir Tokat için el ele omuz omuza tek yürek tek bir hedef” olduklarını belirterek; yatırımda, istihdamda, üretimde, topyekun kalkınma hedeflediklerini bildirdi. Tokat’ın ülkemizin ortalama geliri düşük olan illerinden birisi olduğuna dikkat çeken Zeyid Aslan “2001 yılı itibariyle kişi başına GSYİH’sı 1370 $’dır. Bu düşük gelir ve sınırlı istihdam olanakları nedeniyle ilimiz sürekli göç veren iller arasındadır. İşte bu kaderi kader olmaktan çıkarmak imkanı hasıl olmuştur. Hükümetimiz milletimiz adına bu duruma el koymuştur. Gün bu gündür” dedi.

TOKAT’A HİZMETLERİMİZ

2003 yılı içinde Tokat’ta yapılan hizmetleri anlatan AK Parti Milletvekili Zeyid Aslan şunları söyledi: “Öncelikle Hükümetimizin iş başına gelir gelmez startını verdiği 15.000 km’lik bölünmüş yol programı (Devlet Yolu) kapsamında yapımı son aşamaya gelen Tokat/Turhal etabı tamamlanmak üzeredir. Yine Sağlık Bakanlığımızın Sözleşmeli Sağlık Personeli Projesi kapsamında ilimize merkez olmak üzere, Almus, Artova, Reşadiye, Niksar, Erbaa, Yeşilyurt, Zile ve Sulusaray ilçelerimize bağlı sağlık ocaklarında görev yapmak üzere tabip atamaları yapılmış olup eksik ve ihtiyaç olunan diğer yardımcı sağlık personelinin de atamalarının yapılması için bakanlığın yapacak olduğu sınav sonuçları beklenmektedir. İlimiz Köy Hizmetleri köy yolları, içme suları ve kanalizasyon gibi kırsal altyapının iyileştirilerek geliştirilmesine yönelik projelerine devam etmektedir. Yerel yönetimlerimizin il ve ilçelerimizin alt yapılarının tamamlanması ve iyileştirilmesine yönelik yol, içme suyu, arıtma, kanalizasyon ve imar uygulamaları türünden projeleri bulunmaktadır. Bu projelerimizin de tamamlanması için gerekli destek bölge ve siyasi parti ayırımı yapmaksızın verilmiştir. Eğitim sektöründe gerek yüksek öğrenim gerekse ilköğretim yatırım projelerinin çalışmaları devam etmektedir. 2002-2003 Eğitim öğretim yılında ilimiz Gaziosmanpaşa Üniversitesine bağlı 5 fakülte, 4 yüksekokul, 9 meslek yüksekokulu bulunmaktadır. Üniversitemizin ihtiyacı olan personel ve öğretim görevlisi kadrosuna bütçe imkanları da zorlanarak gerekli destek verilmiştir. Çağdaş, evrensel değerlere sahip, bilimsel ve teknolojik yeniliklere yatkın insan gücünün yetiştirilmesi amacıyla İlköğretimde; yatılı ilköğretim bölge okullarına (YİBO) ve pansiyonlu ilköğretim okullarına (PİO) önem verilerek, okullarımızda bilgisayar destekli eğitimin yaygınlaştırılması konusunda il müdürlüğümüzle eş güdümlü bakanlık imkanları zorlanarak önemli mesafeler aldığımızı ifade edebilirim. İlimiz Merkez, Erbaa, Turhal, Niksar ve Zile İlçelerinde sanayi sektörünün gelişmesinde etkin bir rol oynayacağı muhakkak olan organize sanayi bölgeleri bulunmaktadır. Tokat merkezde bulunan organize sanayi bölgesinin 503 ha. arazi üzerinde toplam 173 parseli mevcut olup, halen 40 parseldeki üretim tesisi faal, 16 parseldeki tesis üretime ara vermiş, 27 parselde tesis inşaatı sürerken 17 parsel tahsisli, 73 parsel ise yatırımcıların talebine hazır durumdadır. Erbaa da ise organize sanayi bölgesi 1997 yılında kurulmuş olup 170 hektar toplam alana sahiptir. 140 parsel mevcut olup 100 parsel satışa hazırdır. 19 parselde 7 firma üretimde olup 920 kişi istihdam edilmektedir. İki adet inşaat halinde tesis ve 3 adet proje aşamasında tesis vardır. 2003 yılı için kamulaştırma, elektrik alt yapısı, sevk ve idare hizmetleri için ödenek ihtiyacı vardır. Turhal OSB 125 Hektar, Zile OSB 100 Hektar, Niksar OSB ise 210 hektar alana sahiptir. Bu üç ilçemizdeki organize sanayi bölgelerinin de kamulaştırma çalışmaları devam etmektedir. D.S.İ. tarafından Tokat, Erbaa, Niksar, Zile sulamaları ve Artova, Dutluca, Büyükaköz, Uluöz, Bedirkale, Akbelen göletleri ile toplam 47.490 ha tarım arazisi sulanmaktadır. inşaatlarına devam edilen Aşağı Çekerek Projesi (Süreyyabey Barajı-HES), Güzelce Barajı, Alpu Barajı, Erbaa-Karakaya Projesi, Erbaa-Değirmenli Projesi, Kazova II. Merhale Projesi, Akarçay Sulaması ve Kızık Göleti ile toplam 41.038 ha tarım arazisi sulama imkanına kavuşacaktır. Planlaması bitirilmiş olan Turhal Gülüt Projesi ve Turhal Çivril Projesi ile de 4.780 ha arazinin sulaması amaçlanmaktadır. Ayrıca Kazova II. Merhale Projesi ile çiftçilerimize büyük yük getiren Pompaj Sulamaları devre dışı kalacaktır. D.S.İ. tarafından yapılan ve halen enerji üretimi gerçekleştirilen Almus Barajı-HES (27 MW-99 GWh/yıl), Köklüce HES (90 MW-584 GWh/yıl) ve Ataköy HES (5MW-GWh/yıl) tesisleri faaliyette bulunmaktadır.İnşaatına devam edilen Süreyyabey Barajından 14 MW-50 GWh/yıl enerji üretimi gerçekleştirilecektir. Planlama ve kesin proje safhasında olan Aşağı Kelkit Projesi (Erbaa HES) ile 49 MW-412 GWh/yıl enerji üretimi ve Karakuş Projesi (Şahin Kaya Barajı-HES) ile 72 MW-276 GWh/yıl enerji üretimi gerçekleştirilecektir. Bunlarla birlikte enerji üretimi amacıyla Kelkit Irmağı üzerinde master planı tamamlanan tesislerin de planlama ve projelendirme çalışmaları devam etmektedir. Taşkın koruma amacıyla; Yeşilırmak, Kelkit ve Çekerek ırmakları ıslahı ile birlikte yatırım programında bulunan 24 adet Taşkın Koruma Projeleri devam etmektedir. Bununla birlikte 72 adet taşkın koruma projesinin planlama raporları hazır olup yatırım programına girmesi için girişimlerde bulunulmuştur. 2003 yılı için Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce köy yollarının tesviyesi ve o­narımı, stabilizesi, asfalt yapımı, altyapı ve köprüler olmak üzere Köy Yolları çalışmaları aralıksız devam etmiş olup, Ayrıca 133 köyün kanalizasyonunun yapılması için çalışmalar sürmektedir. Yine, içme suları için , küçük sularda devam eden ve yeni işler için, sulama göletleri, arazi toplulaştırması ve toprak muhafaza için ödenekler büyük ölçüde temin edilmiştir. Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen Tokat - Niksar Yolu Projesi kapsamında 43 km’lik yol (Erbaa-Reşadiye) ayrımı-Tokat (Tokat Çevre Yolu dahil) olarak 1996’da programa alınmıştır ve bu yılın sonunda bitirilmesi planlanmaktadır. Bu yol üzerinde (Erbaa-Reşadiye) ayrımı-Tokat (Tokat Çevre Yolu dahil), Tokat-Gümenek kesimlerinin de ihaleleri yapılmıştır. Trafiği rahatlatmak ve kazaları önlemek için bu projenin en kısa sürede tamamlanması konusunda çalışmalar devam etmektedir. (Zile-Çekerek) Ayrımı-Alaca Devlet Yolu Projesinin hayata geçirilmesi ile Tokat-Ankara yolu kısalacak ve böylece ilimizin ekonomik ve sosyal gelişimi hızlanacaktır. Bu projeye 1997 yılında başlanmıştır ve 2004 yılında bitirilmesi için gerekli kararlılık hükümetimizce bölünmüş yol çalışmalarımızla eş zamanlı olarak gösterilecektir. Erbaa-Reşadiye Karayolu İyileştirme Projesi ise 1992 yılında programa alınmış ve 2004 yılında tamamlanması öngörülmüştür. Fiziki gerçekleşmesi % 80 düzeyinde olan bu projenin, planlandığı gibi 2004 yılında bitirilebilmesi için gerekli ödenek sağlanarak tamamlanması sağlanacaktır. Tokat, Karadeniz Bölgesi ile İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinin ulaşımında kilit noktada olduğundan bölgelerarası işbirliğinin gelişmesinde önemli roller üstlenebilecek bir konumdadır. İlimiz gümrüğünden içme suyu, muhtelif meyve suyu, vişne konsantresi, kavak panel levha, yonga levha, suntalam, kavak kereste ve kontraplak ve kiremit ihracatı 3.401.757 dolar iken, ithalat tutarı 22.162 dolar olarak gerçekleşmiştir. Tarım İl Müdürlüğümüzün 2003 yılı içerisinde uyguladığı projeler arasında Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri kapsamında mısır, çeltik, Macar fiği, silajlık mısır, çayır-mera ve yem bitkileri üretimini geliştirme, açıkta sırık domates yetiştiriciliği, örtüaltı yetiştiriciliğini geliştirme, kekik üretimini geliştirme ve Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projelerini sayabiliriz. Tarım İl Müdürlüğümüz İl Özel İdareden, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından ve Köylere Hizmet Götürme Birliklerinden sağlanan kaynaklarla; yonca, korunga, silajlık mısır, yem bitkileri, çilek, şeftali, elma bahçesi, kiraz bahçesi, vişne ve ceviz bahçeleri, Bağ tesisi ve Aşılı asma fidanı Üretimini Geliştirme Projelerini uygulamıştır. Müdürlük Hayvancılığı ve Su Ürünlerini Geliştirme Projelerinin yanı sıra bitki ve hayvan sağlığı konularında da çalışmalarda bulunmuştur Bölgeler arası gelir dağılımının iyileştirilmesi Hükümetimizin önem verdiği bir kalkınma temel amaçlarından bir tanesidir. Bu iyileştirme ülkemizin iktisadi, sosyal, kültürel ve siyasal yaşamında kuşkusuz büyük katkılar sağlayacaktır. Bölgeler arası dengenin sağlanması amacı ile Hükümetimiz hazırlamış olduğu sosyal ekonomik ve hukuki düzenlemelerle bunun ilk adımını kararlı bir şekilde atmıştır. Organize Sanayi Bölgeleri oluşumları, Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi, Kelkit Platformu, sulu tarım imkanlarının artırılması ve üniversite şehri olmamız ilimizin kalkınmasına yönelik yeni fırsatları da beraberinde getirmektedir. Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesinin DPT tarafından master proje olarak ihalesinin yapılacak olması topyekun kalkınma hamleleri açısından bölgemiz açısından büyük önem arzetmektedir. Bu konuda gerekli siyasi ve bürokratik destek alınmış olup konunun takipçisi olacağımızı da açıkça ifade etmek isterim

 

© Copyright-2005