
Beyşehir ilçesine bağlı Doğanbey Kasabasının AK Partili Belediye Başkanı Hasan Ocaklı, “Yaptığım işler, beldelerde yapılması çok kolay olan işler değil. Ben, dönüşüm projeleri uyguladım ve başarımın altında yatan da budur. Bu da İstanbul kültüründen geliyor” dedi.
Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Doğanbey Kasabasının AK Partili Belediye Başkanı Hasan Ocaklı, 28 Mart seçimlerinde yeniden aday olduğunu belirterek “AK Parti kurulmadan yıllar önce benim sayın Başbakanımızla beraberliğimiz devam ediyordu. Parti kurulduğunda da Konya’da partiye katılan 4 belediye başkanından biri ben oldum” dedi. Doğanbey’in 93 senelik bir belediye olduğunu ve resmi nüfusunun 6 bin 130 olduğunu bildiren Başkan Hasan Ocaklı, kasabanın 22. belediye başkanı olduğunu, son 5-6 yıldan beri de göç alan bir ilçe olduklarını söyledi. “Açık sözlü, çalışkan, dürüst ve halkın dilinden anlayan bir Başbakana Türkiye’nin ihtiyacı vardı ve sayın Tayyip Erdoğan ile bu gerçekleşti” diyen Doğanbey Belediye Başkanı Hasan Ocaklı, siyasete giriş öyküsüyle ilgili olarak şunları söyledi: “Dışarıda olduğum dönemlerde memleketimize alakamız devam ederdi, sorunlarla ilgilenirdim. Bir gün adaylık teklif edildi. O zamanki siyasi partimizin lideri sayın Necmettin Erbakan’a durumu bildirdiler, o da onayladı. 1989’da aday oldum ve o tarihten bu yana başkanlık görevimi sürdürüyorum.” Doğanbey Belediye Başkanı Hasan Ocaklı, kasabasının durumunu gazetemize değerlendirirken şunları söyledi:
İLLER BANKASINDAN UZAK BELEDİYE
“İller Bankasından uzun yıllardır kredi kullanmadım. 1993 yılından başlayarak İller Bankasından kullanılan kredilerin maliyeti belediyelere çok yüksek. O kredi maliyetiyle hizmet üretmenin imkanı yok. Küçük çaplı yatırım, mesela memba suyu Beysu tesislerimiz var ve Doğanbey’in mülkiyetinde. Ama şu anda kiracı üretim yapıyor. Bu tesisin yapımında kredi kullandım, inşaatı da İller Bankası yaptı. SSK, Emekli Sandığı ile Maliyeye borçlarımızı taksitlendirdik ve ödeniyor.
İMAR PLANINDA DURUM
İlk imarımız 1951 yılı onaylı. İkinci imar planımızın genişletilerek onaylanması yılı da 1978’dir. 1989 yılında göreve geldiğimde imar planındaki yeri 730 hektara çıkardım. Daha sonraki ilavelerle birlikte şu anda uygulanan imar planı 817 hektar civarında. İmar planlı alanımız yeterli. Saha bakımından bir sıkıntımız yok. Hatta belki de 10 yıldan fazla Doğanbey’e yetecek kadar imar sahamız var. Kasabamız, hayvansal ağırlıklı dokusu çok yüksek bir yerleşim birimi. Hayvancılıkla ilgili alanları da fazlasıyla ayırdık. Bunun yanı sıra ticaret alanlarını, küçük sanayi alanlarını, alternatifli konut alanlarını da ayırdık. Neticede biz kırsal bir kesimdeyiz. İnsanların yaşamsal alışkanlıkları var. Bu yaşamsal alışkanlıklarını çok kısa vadede değiştirmenin imkanı yoktu, eşyanın tabiatına da aykırıdır. Ama yine de bölgemizdeki beldeler içinde imar planını uygulama pratiğini en iyi ve en yüksek düzeyde yapan bir belediyeyiz. Belediyenin bilgisi dışında imar planı uygulaması pek yok.
ALT YAPIDA ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR
İçme suyumuz cazibeyle geliyor, hatta şebekemizdeki su da cazibeyle geliyor ve böyle bir şansa sahibiz. Sularımız birkaç kaynaktan geliyor. Şebekenin 1953’lerde yapılan bir kısmı eski. Zaman zaman arızalardan kaynaklanan sıkıntılarımız oluyor. Ama su talebi noktasında bir sıkıntımız yok, suyun ulaşmadığı bir yerimiz de bulunmuyor. Kanalizasyon çalışmalarını % 98 oranında bitirdik. Çok uzak birkaç ev de fosseptikle devam ediyor ve bir problemimiz yok. Su ve kanalizasyondan sonra cadde ve sokakların düzenlenmesi; asfaltla, betonla ya da parke taşıyla kaplanması noktasında bir sıkıntımız yok. Kenar mahallelerde 100 hane dışında cadde ve sokak düzenlemelerinde bir sıkıntı bulunmuyor. Kasabamızda 1400 hane var ve bu 100 hanenin yolları da stabilize durumdadır.
TEMEL SORUNLAR
İşsizlik, temel sorun. Beldemiz 120 sene önce göç vermiş bir belde. Büyük şehirlerde 3. ve 4. kuşak insanlarımız var. Doğanbey birbirine bağlı, birbirini sevip sayan, yardımsever insanların olduğu bir yer. Devletin yapamadığını ya da ya da insanların bir şekilde elde edemediği çok acil ihtiyaçların çoğu hayırsever insanlarımız tarafından karşılanıyor. Böyle bir sosyal dayanışmayı da sergileyen bir yöreyiz. Çok ağır sıkıntılarımız yok ama Türkiye’nin şartlarından da ayrı olamayız.
HİZMETLER VE VAATLER
Benim yaptığım işler, beldelerde yapılması çok kolay olan işler değil. Ben, dönüşüm projeleri uyguladım ve başarımın altında yatan da budur. Bu da İstanbul kültüründen geliyor. 10 liram varsa, bunun 5 lirasını dönüşümü olmayan alt yapı gibi zaruri ihtiyaçlara harcamışsam 5 lirasını da dönüşüm projelerine uyguladım. Projenin biri diğerini tamamladı, bu böyle de gidiyor. Mesela su tesisi, un fabrikası, mezbaha var. Tekstil ve dokumacılık dedelerimizden gelen ata mesleğimiz. Burada belediye başkanı olarak bu işleri yapacak insanlara katkılarım oldu. Battaniye fabrikası kurdum ama yürümedi, ikinciyi kurdum ve çalışıyor. Her zaman rehberlik yaptım. İstihdama ve katma değer üretimine yönelik bu tür yatırımlarımız oldu. Ticaretin yayılmasıyla ilgili çalışmalar yaptık. Battaniye fabrikasında 18’e yakın bayan çalışıyor. Köylerde böyle şeyler pek görülmez. Hayvancılıkla ilgili projelerimiz var. Orta ve büyük boyda açık besicilik, bir sanayi sitesi gibi hayvancılık üretim düşüncelerim var. Sulamayla ilgili büyük bir projemiz var. 15 yıldır uğraşırız, benden önce de 20 yıl uğraşılmıştır. Bu proje 12 milyon metreküp su hacimli, 10 bin dekar sulama kapasiteli. Geçen yıl Devlet Planlamadan geçti ve şimdi DSİ’nin orta vadeli yatırım programında. Su şebekemiz eski olduğu için bunun değiştirilmesiyle ilgili bir projemiz var. Doğanbey’in kanalizasyonu bitti ama arıtması eksik; bununla ilgili çalışmalar devam ediyor.
YASA ACİLEN ÇIKARILMALI
1993 yılındaki Mahalli İdareler Yasası taslak tasarı komisyonunda belde belediyeleri adına ben de bulundum. 1996 yılında da yine komisyonda yer aldım. Şu anda da taslakla ilgili ciddi çalışmalar var. Yasanın acilen çıkması lazım ve Türkiye bu yasayı 10 sene önce çıkarmalıydı. Tıraşlanmış olsa bile çıkması lazım. Kanunun yeniden yapılandırılması da lazım. Ülkenin bu yasaya ihtiyacı var. Yerinden yönetim, kaynakların alanında kullanılması ve kontrol edilmesi gibi durumlar acilen çıkarılmalıdır.
BAŞKANDAN HÜKÜMETE MESAJ
Bizim vatandaş olarak, belediye olarak, devlet olarak rantabilitesi olmayan, popülist lüksleri yapmaya tahammülümüz yok. Artık gemi karaya vurdu, gideceği başka bir yer de yok. Rantabl olmayan, kalitesi, maliyeti, rekabeti, kârlılığı olmayan hiçbir şeyi devlet olarak yapmamalıyız. Devlet mutlaka küçülmeli. Kamu personel stoku süratle azaltılmalı.
Devlet çiftçilik yapmamalı, otelcilik yapmamalı, hayvan kesimciliği ile uğraşmamalı, demiryolu taşımacılığı, havayolu taşımacılığı ile uğraşmamalı. Bunların hepsini vatandaş yapmalı. Devlet vergisini iyi takip etmeli, kayıt dışı hayatı mümkün olduğu kadar sınırlandırmalı, güvenliğimizi sağlamalı, sağlıktan ve eğitimden de yavaş yavaş çıkmalı. Kaliteyi, Avrupa standardını ve ardından da dünya standardını böyle yakalayabiliriz. Devlet kendi işlerini yapmalı, asli işlerinin dışındaki işleri bırakmalı; bankacılık yapmamalı, kredi vermemelidir. Devlet, hastanede sağlık hizmetini satın almalı diye düşünüyorum.
BAŞKAN’DAN HALKA MESAJ
Ben, Türkiye’nin yarınlarını daha iyi görüyorum. İnsanlarımızın daha iyi şartlar içerisinde, daha iyi hayat standartlarıyla beraber yaşamalarını temenni ediyorum. Daha güzel günlerin geleceğine inanıyorum. Rasyonel düşünürsek, iyi şeylerin olmaması için de bir sebep yok diye düşünüyorum. Herkese ömür boyu saadet, sağlıklı yaşam diliyorum.”
HASAN OCAKLI KİMDİR?
1947 Doğanbey doğumlu. 30 yıl İstanbul’da kaldı, tekstil işiyle uğraşırken sendikacılık da yaptı, 1976-79 yılları arasında Başbakan Erdoğan ile birlikte yönetimde yer aldı. Bir süre yurt dışında bulundu. 1989 seçimlerinde belediye başkanı seçildi. 3 dönemdir belediye başkanı olarak görev yapıyor.