
Özellikle Aydın seçmeninin bilmesi gereken en önemli konunun, Mecliste parti gözetmeksizin yaptığı çalışmalar olduğunu söyleyen CHP Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu “Sorunlara kişisel olarak değil, toplumsal çözüm anlayışı içerisinde çıkış noktaları arıyoruz” dedi.
Özlem Çerçioğlu “Benim en büyük hayalim; Aydın’ın gelişmiş bir kent olarak ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasını tamamlamış bir kent olmasıdır. İşte benim temel manada en büyük sorumluluğum budur” diye konuştu.
• MERYEM KOCABAY
Bu dönem parlamentoya giren ve parmakla sayılan kadın vekillerimizden bir isim de Özlem Çerçioğlu. CHP Aydın Milletvekili olarak görevini sürdüren Özlem Çerçioğlu, verdiği soru önergeleri ve yaptığı konuşmalarla Aydın’ın savunucusu durumunda. CHP’nin Parti Meclisi’ne giren en genç milletvekillerinden olan Özlem Çerçioğlu; Aydın’ın ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminde canla-başla çalışacağını söylüyor. Annelik gibi kutsal bir sorumluluğu olan Özlem Çerçioğlu, tüm zamanını daha iyi bir Aydın için harcıyor. Meclisin kasvetli ve ağır havasını, yüzündeki tebessümü ile atan bir milletvekilimizin odasında çaylarımızı yudumlarken, memleketin ne kadar önemli bir ismi parlamentoya taşıdığına tanık oluyorum. Aydın’ın sorunlarını su gibi içmiş, her platformda dile getirerek çözüm arayan bu parlamenterimiz Özlem Çerçioğlu. Bu dönem Meclise giren yeni milletvekillerimizden biri olan Özlem Çerçioğlu, aynı zamanda iki çocuk annesi. Siyasette var olma çabasından çok, sorumluluğu yerine getirme çabası içinde olan CHP Aydın Milletvekili Özlem Cerçioğlu, “Zaten çalışınca görevler size gelir. ben göreve talip olmadığım gibi takdir edilerek görevler verildi. Bunlar benim sorumlu olduğum Aydın halkı ve Türkiye’dir” diyor. Özgüveni yerinde olan ve çıkışları ile Aydın’ın haklı gururu olan Özlem Çerçioğlu, sıcak bir havada sorularımızı yanıtladı.
CHP Aydın Milletvekili olarak görevini sürdüren Özlem Çerçioğlu’na sorularımız ve yanıtları şöyle:
Milletvekili olarak içinde bulunduğunuz CHP’yi anlatır mısınız?
CHP, bağımsızlık mücadelesini yürüten Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin devamı olarak, Atatürk tarafından 9 Eylül 1923’de kuruldu. CHP, kökleri toplumumuzun tarihinde ve ulusal kurtuluş savaşımızda olan bir partidir. CHP, Türkiye Cumhuriyeti ile iç içe gelişti, birlikte olgunlaştı ve toplumumuzun temel değerlerini paylaşıp gelişerek büyüdü. CHP, her dönemde günün koşullarının gerektirdiği yeni fikirleri benimseyerek toplumumuzda değişimin gücü oldu. Her zaman yenileşmenin ve büyük dönüşümlerin öncülüğünü üstlendi. CHP, kurucusu ve ilk genel başkanı Atatürk’ün önderliğinde saltanatı kaldırdı. Cumhuriyeti kurdu, hilafete son verdi, ulusal birliği sağladı. CHP’nin gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyeti biçimlendi, kökleşti, gelişti. Bu özellikleriyle Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihi, ulusal kurtuluş mücadelesi ve Türkiye Cumhuriyeti tarihiyle özdeştir.
CHP halka nasıl yansıyor?
CHP, Türkiye Cumhuriyetini oluşturan tüm yurttaşların birliğini, bağımsızlığını, egemenliğini, güvenliğini, esenliğini ve dünyadaki saygınlığını, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü, siyasal ve ekonomik haklarını korumakla görevlidir; bu görevi tarih boyunca onurla taşımıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde gereksinim duyulan bir “uluslaşma sürecinin” işlevi olarak bakınız, milliyetçilik ilkesi benimsenmiştir. CHP’nin uluslaşma anlayışı, geçmişten devralınan feodal kümelenmelerin, ırk, bölge, inanç ayrışmasına dayalı yapılanmaların tarihe bırakılmasıdır; ülkede kader ortaklığının oluşumudur; çağdaş topluma geçişin çok önemli bir aşamasıdır. Bu yüzden, milliyetçilik “ırka” indirgenemez; Türkiye bütününü oluşturan çok sayıdaki etnik özellik karşısında devletin yanlılığı, öncelik tercihi söz konusu olamaz. Devlet, herkesi eşit şekilde temsil ve ifade eder. CHP, milletine bölgecilik anlayışlarının, kavimcilik benzeri küçük bağlılıkların, kan-köken bağımlılıklarının ulusal düzeyde aşılmasını ister. CHP, ayrışma değil, bir bütünleşme hareketidir.
CHP sanki laikliğin teminatıymış gibi bir hava yaratılıyor. Bu diğer partiler için de geçerli değil midir?
Öncelikle, bütün inançlar, devlet önünde eşittir. CHP, devleti dinsel inançlara karıştırmaz, dinsel inançların da devlet işlerine karışmasına kesinlikle izin vermez. İnanç ve ibadet özgürlüğünü, kişinin kutsal ve dokunulmaz hakkı sayar. Dinin baskı unsuru olmasını da, din duygusunun ve dinsel inançların baskı altına alınmasına da karşıdır. Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulmasıdır. Bugün iktidar kimlik arayışını ortaya koymuşsa buna muhafazakar mı diyelim, yoksa yenilikçi muhafazakar mı diyelim. Bu millet, Allah-din-peygamber adını kullanarak oy isteyen partilere tanıklık etmiştir. Bugünün iktidarı öncekinin devamı aynı görüşü benimseyen MNP, MSP, RP, FP devamı değil midir? Bu düşünceleri MGV ve MTB’de şekillenmedi mi? İşte bu soruları irdelemeye başladığınız zaman içinde laiklik anlayışının CHP’de nasıl oluştuğunu çok net görebilirsiniz. Ayrıca laiklik, Cumhuriyetin ve demokrasinin, ulusal bütünlüğün ve iç barışın temel taşıdır. Laiklik, toplumdaki farklı inançların barış içinde birlikte yaşama yöntemidir. Laiklik, inananların, farklı inananların, farklı düşünenlerin kendi tercihlerinin ortak güvencesidir. Laikliğin temel özelliği, toplumun bütünlüğüne katkı yapmasıdır; barışı ve karşılıklı anlayışı, hoşgörüyü kurumsallaştırmasıdır. Laik devlet, din-inanç-düşünce özgürlüklerinde farklılaşanlar arasında bir taraf değildir; ortak güvencenin düzenleyicisidir. Bunu Mustafa Kemal Atatürk, 82 yıl önce görmüş ve uygulanmasını istemiştir.
CHP, değişime ayak uydurabiliyor mu?
CHP, toplumsal ve ekonomik düzen ile devlet yapısında çağın, gelişmenin, insanca ve hakça yaşamanın gereği olan değişimlerin öncüsü olmuştur. CHP, halkın ekonomik ve siyasal gücünü arttırıcı, yönetim yetkisini ve sorumluluğunu geliştirici kurumsal düzenlemelerin tarih boyutundaki sahibidir. CHP, tarihsel temelleri üzerinde ve sosyal demokrat kimliği doğrultusunda, sürekli bir yenileşmenin takipçisidir. CHP geleneğinin özelliği budur. “Süreklilik içinde değişim”ve “kendi özünün doğrultusundaki yenileşme”, CHP’nin gücü, ayrıcalığı, üstünlüğü olmuştur. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. Hiç kimse CHP için, teknolojiden ve dünya değişimine ayak uyduramadığından söz edemez. Köklü bir partinin bir önemli unsuru da kurumsal siyaset anlayışı içinde, değişime ayak uydurabilmektir. Bizler toplumun talepleri doğrultusunda, siyaset anlayışımızı değiştirip, geliştirip bunu zaten sunuyoruz.
Sivil toplum örgütleri hakkında CHP olarak ne düşünüyorsunuz?
CHP, sivil toplumu her düzeyde geliştirerek ve demokratikleşmeyi her alanda hızlandırarak, bireyin ve bireylerin oluşturduğu beraberlikleri katılıma, kendileriyle ilgili kararları paylaşmaya özendirerek, Türkiye’yi ileri bir demokrasiye yöneltmesinde önemli bir mihenk taşı olarak görmekteyiz. CHP, örgütlenme özgürlüğünü, sağlıklı katılımcı sivil toplum yapısının güvencesi ve vazgeçilmez koşulu olarak halka anlatırken, bu konuda görüş ve ortak hareketi de her zaman gündeminde tutmuştur.
Sayın Çerçioğlu, izin verirseniz birazda parlamento çalışmalarına girmek istiyorum. Burada ne yapıyorsunuz, gününüz nasıl geçiyor?
Siyaset zor bir iştir. Hele annelik gibi kutsal bir sorumluluğunuz varsa, bu zorluk ikiye katlanır. Benim en büyük mutluluğum, buraya beni seçen halkıma sorumlu olduğum konularda yaptığım icraatlardır. Sabahın erken saatinden, gecenin ilerleyen saatlerine kadar gerek Aydın ve gerekse ulusal sorunları meclis gündemine getirerek, soru önergeleri ve gündem dışı konuşmalarla bunları gerekli mercilere iletiyorum. Artık halkın yaşam standardını yükseltecek ve geliştirecek politikalar için var olduğumuzu herkesin bilmesi gerekir. Özellikle Aydın seçmeninin bilmesi gereken en önemli konu, burada bizim parti gözetmeksizin çalıştığımdır. Sorunlara kişisel olarak değil, toplumsal çözüm anlayışı içerisinde çıkış noktaları aramamızdır. Benim en büyük hayalim; Aydın’ın gelişmiş bir kent olarak ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasını tamamlamış bir kent olmasıdır. İşte benim temel manada en büyük sorumluluğum budur.
Soru önergeleri konusunda bayağı hızlı çalışıyorsunuz. Bunu neye bağlayabiliriz?
Milletvekillerinin bir diğer asli görevi de denetimdir. Eğer bir ilde veya ulusal bir alanda sorun varsa, bunun kaynağını irdelemek bizim işimizdir. Bakanların çalışmasında partizan veya yasaya aykırı bir durum varsa bunu araştırmak, sormak ve öğrenmek biz parlamenterlerin görevidir. Eğer bugün Aydın’da bir sorun varsa, Anayasada bana verilmiş haklar içerisinde denetim görevi yoluyla bunu lüzumlu bakana sormak ve öğrenmek bizim işimizdir.
Aydın’da jeotermal sorunu için bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?
Aydın’da jeotermal sorunu için bir girişimde bulunmayı tabii ki düşünüyorum. Aydın Valiliğince, Aydın merkezinin jeotermal enerji ile 1. etap 85 bin konut kapasiteli merkez soğutma, sera, ısıtma, termal su ve sıcak kullanım suyu üretim sistemlerini kapsayan teknik ve ekonomik projeyi, Sayın Valimizin bizlere yaptığı toplantıda ayrıntıları ile dinledik. Aslına bakarsanız, bu son derece önemli bir projedir. Bunun İzmir’de uygulanan bir benzeri var ki; harika. Hem ucuz, hem de doğanın kaynaklarını siz kullanılmak üzere değerlendiriyorsunuz. Bu yüzden CHP’li olarak üzerime düşen görevi yerine getirirken, umarım iktidar partisi de aynı sorumluluk içinde hareket eden ve bu sorunu ortak gideririz diye düşünüyorum.
Sayın Çerçioğlu, uygulamayı düşündüğünüz projelerden kısaca söz eder misiniz?
Aydın ili, CHP’den aday olan Belediye Başkanımız Hüseyin Aksu ile birlikte gerçekleştirmeyi düşündüğümüz iki büyük projeden bahsetmek istiyorum.
1. Güç Birliği Projesi (Yerel Kalkınma Projesi): 5.000 kişiye istihdam sağlayacağız. Önce holding çatısı altında, nasıl ihracat yapıldığı öğretilecek; Aydın’da işyeri açmaya teşvikler yapılacak. Öncelikle yerli teşebbüsler, ardından yurt genelinde ve son aşamada da uluslararası bir platformda yatırımlar gerçekleştirmek için gayret edeceğiz.
2. Sosyal Kent Projesi: Aydın’da 0-6 yaş grubunun barınacağı Çocuk Esirgeme Kurumu kurulacak. Kadın sığınma evleri kurulacak. Kısaca, bu proje ile mağdur kalan bedensel engelli vatandaşlarımıza, çalışamayanlara, uyuşturucu kullananlara, bakıma muhtaç kişilere hizmet götürmeyi hedefliyoruz.
Sayın Çerçioğlu, yerel seçimlerle ilgili görüşlerinizi ve Aydınlılara mesajınızı alabilir miyiz?
CHP olarak Aydın merkezde birinci parti çıkacağımızı, Aydın merkezde bayrağımızı dikeceğimizi biliyoruz. Çünkü belediyecilik, sosyal demokratların, ufku geniş olanların işidir. Aydın halkına, biz yönetim değil, hep birlikte halkla iç içe bir yönetişim uygulayacağız. Amacımız, Aydın’ı daha güzel bir şehir yapmak ve istihdamı arttırmaktır. Demokratik, laik, ülkesini seven herkesi de CHP’nin geniş yelpazesi içine katmayı, Aydın’ı ekonomik ve kültürel bakımdan hep birlikte ileriye taşımayı umut ediyorum ve tüm Aydın halkını kucaklıyorum.”
ÖZLEM ÇERÇİOĞLU KİMDİR?
1968 yılında Aydın’ın Nazilli ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Nazilli’de tamamladı. 1988’de Selçuk Üniversitesi’nden mezun oldu. Üniversite öğreniminden sonra yurt dışında başarılı çalışmalara imza atarak adından söz ettirdi. Özellikle kurduğu sosyal ilişkilerdeki başarısı Türk cemiyetlerinde etkin ve saygın görevlerde bulunmasına neden oldu. Eğitime destek çalışmaları, uyuşturucuyla mücadele, sokak çocuklarını kazanma, Atatürkçü düşüncelere sahip çıkma, nüfus planlaması gibi toplumsal içerikli projelerde görev aldı. 3 Kasım 2002 seçimlerinde CHP Aydın Milletvekili olarak parlamentoya seçildi. Evli, 2 çocuk annesi.