
“Türkiye’yi haçlı seferleri gibi topla tüfekle değil; ekonomik olarak çökertmek istiyorlar” diyen Salih Gün “AB’ye kesinlikle giremeyiz ve 30 sene daha bizi oyalarlar. Dün, Gümrük Birliği’ne alındık, sanayimizi bitirme noktasına getirdikleri gibi, şimdi de karşımıza yeni bir model çıkaracaklar. AB üyeliği ile oyalayarak bizi daha zayıf konuma getirecekler. Kıbrıs da verilirse tamamen kuşatılmış olacağız” dedi.
Kocaeli Milletvekili Salih Gün, bir zamanlar iş kapısı olarak görünen ve cazibe kenti olan Kocaeli’nde de işsizler ordusunun ortaya çıktığını bildirdi. Kocaeli’nin 81 ilden göç alan bir kozmopolit yapısı olduğuna dikkat çeken Salih Gün, Gümrük Birliği antlaşmasının yaşanan sorunların kaynağı olduğunu, şimdi de Avrupa Birliği üyeliği ile Türkiye’nin oyalandığa dikkat çekti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Milletvekili Salih Gün, özelleştirmeden dış politikaya Türkiye’nin gündemini gazetemize değerlendirirken, sorunların çözümü için herkesi birlik olmaya çağırdı. “Türkiye’yi haçlı seferleri gibi topla tüfekle değil; ekonomik olarak çökertmek istiyorlar” diyen Salih Gün “AB’ye kesinlikle giremeyiz ve 30 sene daha bizi oyalarlar. Dün, Gümrük Birliği’ne alındık, sanayimizi bitirme noktasına getirdikleri gibi, şimdi de karşımıza yeni bir model çıkaracaklar. AB üyeliği ile oyalayarak bizi daha zayıf konuma getirecekler. Kıbrıs da verilirse tamamen kuşatılmış olacağız” dedi. BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ’ne açıklamalarda bulunan CHP Kocaeli Milletvekili Salih Gün, bir zamanlar iş kapısı olarak görünen ve cazibe kenti olan Kocaeli’nde de işsizler ordusunun ortaya çıktığını bildirdi. Kocaeli’nin 81 ilden göç alan bir kozmopolit yapısı olduğuna dikkat çeken Salih Gün, Gümrük Birliği antlaşmasının yaşanan sorunların kaynağı olduğunu, şimdi de Avrupa Birliği üyeliği ile Türkiye’nin oyalandığı görüşünü savundu. CHP Kocaeli Milletvekili Salih Gün, yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi:
KOCAELİ’NİN SORUNLARI ÇOK
“Türkiye’nin bazı yerlerinde insanlar mutlu, bazı yerlerinde mutsuzsa bir ahenk söz konusu değildir. Kocaeli’nde 81 ilden göç almış kozmopolit bir yapıya sahiptir. Ulaşımı çok kolay ve kara ulaşımında Avrupa’ya çok yakın olan bir kent. Sanayisi gelişmiş fakat bu, çevre ve görüntü kirliliğini de beraberinde getirmiştir. Göçle birlikte gecekondulaşma arttı. Fakat gecekondu halkın değil, Türkiye’nin bir ayıbıdır. Hiç kimse gecekondu ya da çadırda oturmak istemez. İnsanlarımız ekmek, aş bulmuş ama başını sokacak bir ev bulamamışlardır. İnsanlar, ekonomik durumları nedeniyle modern olmayanı tercih etmişlerdir. Bu duruma gelinmesinin tek sorumlusunu devlet olarak görüyorum. Bunun yanı sıra fabrikaların, derelere ve denize atıklarını deşarj etmeleri çevre kirliliğine sebebiyet veriyor. Arıtma tesisleri modern durumda değil ve periyodik bakımları yapılamıyor.
ÖZELLEŞTİRME İŞSİZ ORDUSU YARATTI
Özelleştirme nedeniyle Türkiye’de bir işsizler ordusu oluştu. Kocaeli de bundan fazlasıyla nasibini aldı.TÜPRAŞ, İPRAŞ ve PETKİM gibi Türkiye’nin can damarı fabrikalar Kocaeli’nde toplanmışsa; Kars’ta, Kütahya’da bu tür yatırımlar yoksa ekmek kavgasıyla insanlarımız sanayinin olduğu illere göç etmek zorunda kalacak. Bu insanlarımızın suçu değil. Ekonomik krizden sonra fabrikaların %35 kapasite ile çalışmaya başlaması bu işsizliği daha da körükledi. Dolayısıyla üretim azaldı ve Kocaeli’nin de ülke ekonomisine katkısı buna bağlı olarak düştü. Bir zamanlar iş kapısı olarak görünen ve cazibe kenti olan Kocaeli’nde de işsizler ortaya çıktı. Ancak bunların geneline baktığımızda Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanların Kocaeli’nde suni bir işsizlik sorunu oluşturduğunu görüyoruz. Yaklaşık 2000 işçimiz özelleştirme sonucunda mağdur oldu. Oysa özelleştirme sonucunda kimse işsiz kalmayacak diye söz verilmişti.
KRİZ TÜRKİYE’Yİ ETKİLEDİ
Ekonomik kriz sadece Kocaeli’ni değil Türkiye’nin her tarafını etkiledi. Tütünü Yunanistan’dan, elmayı İran’dan, şekeri Bulgaristan ve İngiltere’den alıyoruz. Anadolu’daki insanların ziraatı bıraktığını görüyoruz. Sonuç itibariyle hem ziraat kültürümüzü kaybettik hem de sanayide erozyona uğradık. Bu da Gümrük Birliği’ne girmemizden kaynaklandı. Kocaeli’nde bir fakirlik varsa Ankara’da, İzmir’de de var demektir. Kısacası Türkiye’nin durumu neyse Kocaeli’nin durumu da aynıdır. Yatırımlar ülkenin dış borç ödemeleri nedeniyle şu anda durdurulmuş durumda.
YATIRIMLAR DURDU
Sanayi bölgesinde başlayan bütün yatırımlar durmuş durumda. Gölcük yolunun İzmit’le olan bağlantısının tamamlanması, İzmit ile Gebze arasındaki duble yolun tamamlanması yerine Eskişehir’de, Manisa’da duble yol çalışmalarına giriştiler. Bunun sebebi de yandaşları olan müteahhitlere iş temin etmekti. Çünkü bir önceki hükümet döneminde bunlar ihale edildiği için, o işi alan müteahhitler bu hükümettekilerin yandaşı değildi. Mevsimi olmadığı halde duble yol yapımlarına başlandı. Mart ayında asfalt dökümleri yapılıyor. Bütün bunlar kambur üstünde kamburdur.
DEMİR İTHALİ DENETLENMELİ
Kocaeli’nde demir üzerine 33 tane fabrika var ve bunların 24 tanesi Gebze’dedir. Bu işle uğraşanların % 60’ı kanserden ölüyor. Çünkü dışardan denetimsiz demir ithal ediyoruz. Bugün Irak’tan harp hurdaları giriyor ve hepsinde yoğun bir şekilde radyasyon bulunuyor. Bu konuya ilişkin Meclis’te de soru önergesi verdim.
TURİZM DE OLUMSUZ ETKİLENDİ
Bir kenti kent yapan sanayi, eğitim ve turizmdir ama biz işsizler ordusu yetiştirmeye devam ediyoruz. Sanayi ile birlikte bir çok sorunu getiriyoruz. Turizm de sanayiden olumsuz etkileniyor. Çünkü turist temiz hava ve oksijen almaya gelir. 5000 metrekarelik bir alanda hem sanayi hem de turizm olur mu? Bütün sorunlar plansızlıktan kaynaklanıyor. e-devlet olacağız diyorsunuz ama plan ve program yok.
TÜRKİYE KUŞATILIYOR
Türkiye bu kafayla giderse, radikal İslamcıların cirit attığı bir ülke olacak. Romanya ve Bulgaristan AB’ye girmek üzere ve Bulgaristan şimdi bize vize uygulamaya başladı. Doğuda Ermenistan ve Gürcistan AB’ye girmek için kabul gördü. Güneyde Kıbrıs Rum kesimi yine aynı durumda. Yani, güneyden, batıdan ve doğudan bizi kuşatıyorlar. Türkiye’yi haçlı seferleri gibi topla tüfekle değil; ekonomik olarak çökertmek istiyorlar. Türkiye burada kararlı bir biçimde yeni bir oluşumun içine girmelidir. AB’ye kesinlikle giremeyiz ve 30 sene daha bizi oyalarlar. Dün, Gümrük Birliği’ne alındık, sanayimizi bitirme noktasına getirdikleri gibi, şimdi de karşımıza yeni bir model çıkaracaklar. AB üyeliği ile oyalayarak bizi daha zayıf konuma getirecekler. Kıbrıs’ı da verirlerse tamamen kuşatılmış olacağız. Arkasından Ermeniler’in soykırım iddiası gündeme gelecek. Borçtan başımızı kaldıramıyoruz; bizden toprak talep edecekler. Zaten var olan Kürt Devleti kurma çabaları artacak. Ardından Suriye ve Ege sorunu çıkacak. Türkiye’nin sorunları, ciddi ve kararlı bir hükümet olmadığı sürece bitmez. Türkiye’nin örnek alacağı tek alternatif Lozan Antlaşması kararlarıdır. Güya Yunanistan’la dostluk kuracağız. Yunanistan’la dostluk kurmak için tarihe bir bakmak gerekiyor. Bir Yunanlı’ya 700 yıldır İstanbul’a İstanbul dedirtebilirseniz, Yunanlılarla dostluk kurulur. Hiçbir Yunanlı İstanbul demez. Barış kültürlerin kaynaşmasıdır. Amerika, Kıbrıs ve İsrail’i kontrol etmek için Kıbrıs’tan üs isteyecek. Kıbrıs Amerika için çok güzel bir uçak gemisi konumunda. İsrail ve Arapları oradan kontrol edecek. Ömrümüzün bile görmeye yetmeyeceği, 100 senelik bir doğalgaza bağlandık. Bugün Rusya ile kötü bir duruma girsek camlarımıza soba borusu takmak zorunda kalacağız. Alternatiflerimizi kullanmalıyız. Rüzgar ve jeotermal enerjimiz var ve bunu mutlaka değerlendirmeliyiz.
BÜYÜK AYRIMCILIK İDDİASI
Devlet baba, yasa ana... Anayasa sizi korumuyorsa, devlet de sahip çıkmıyorsa sokak çocuğu olursunuz. Türkiye’de büyük bir ayrımcılık var. 16 büyükşehirimiz var. Ankara’da yaşarken alınan hizmetle, daha küçük illerde yaşayanların aldığı hizmet arasında neden farklar var? Bu 16 büyükşehir Türkiye’nin kaymağını yiyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Bey binlerce top dağıtırken, Kırıkkale Belediye Başkanı, voleybol takımına bile bir top hediye edemiyor.
BİRLİK OLMAMIZ ŞART
Herkes elini şakağına şöyle bir koyup düşünmeli. Türkiye Cumhuriyeti’nde laiklik, demokrasi, nereye gidiyor? Gençler neden iş bulamıyor. Laiğim, cumhuriyeti korumak istiyorum, Atatürkçüyüm, çağdaşım diyen herkesin partisi tek olmalıdır. Türkiye’de durum bu noktaya geldi. Hangi partiden olursa olsun herkesin bunlara karşı birleşmesi gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti elden gidiyor. Türk halkı bu seçimlerde, yani 28 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde tüm bunları yaşatan hükümetin kulağını çekmelidir. Türk halkı bu fırsatı çok iyi değerlendirmelidir.”
SALİH GÜN KİMDİR?
1946 Tavşancıl doğumlu. 14 yıl Tavşancıl Belediye Başkanlığı yaptı. 3 Kasım 2002 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Kocaeli Milletvekili olarak seçildi. Evli, 2 çocuk babası.