goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

9 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Aksoy, Petrol Yasasını Değerlendirdi

AK Parti Kütahya Milletvekili, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Dr. Y. Müh. Soner Aksoy, Petrol Yasasını, BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ’ne değerlendirdi.

Günümüzde izlenen çağdaş politikalarda halkın kullandığı ve sanayicinin ana girdilerinden olan enerji maliyetlerini ucuzlatmanın, sürekli ve güvenli olmasını sağlamanın gerektiğine dikkat çeken Aksoy “Bir çok hizmeti halka ucuz vermenin yolu da enerji maliyetlerini düşürmekten geçmektedir. Hükümetimiz de bu noktada başarılı çalışmalar yapmaktadır” dedi. AK Parti Kütahya Milletvekili, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Dr. Y. Müh. Soner Aksoy, Petrol Yasasını, BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ’ne değerlendirdi. Günümüzde izlenen çağdaş politikalarda halkın kullandığı ve sanayicinin ana girdilerinden olan enerji maliyetlerini ucuzlatmanın, sürekli ve güvenli olmasını sağlamanın gerektiğine dikkat çeken Aksoy “Bir çok hizmeti halka ucuz vermenin yolu da enerji maliyetlerini düşürmekten geçmektedir. Hükümetimiz de bu noktada başarılı çalışmalar yapmaktadır” dedi.

AK Parti Kütahya Milletvekili, Komisyon Başkanı Dr. Y. Müh. Soner Aksoy, petrol yasası ile önemli bir boşluğun doldurulduğunu belirterek şunları söyledi: “21. Yüzyılla beraber ileri teknoloji ve bilgi çağına girerken tüm sektörlerde olduğu gibi enerji sektöründe ve petrol sektöründe de aktif ve çağdaş politikaların oluşturulması ve uygulanması gerekmektedir. Günümüzün çağdaş politikalarında halkın kullandığı ve sanayicinin ana girdilerinden olan enerji maliyetlerini ucuzlatmak, sürekli ve güvenli olmasını sağlamak gerekiyor. Bir çok hizmeti halka ucuz vermenin yolu da enerji maliyetlerini düşürmekten geçmektedir. Hükümetimiz de bu noktada başarılı çalışmalar yapmaktadır.

Bu bağlamda temelde maliyetleri düşürmenin ve enflasyon canavarıyla mücadele etmenin bir yolu da dünyada ve AB ülkelerinde olduğu gibi enerji kalemlerini serbest piyasada alınıp satılan bir mal haline getirmektir. Bunun için nasıl elektrik ve doğalgazda serbest piyasa koşullarını tanzim eden 4646 ve 4628 sayılı yasaları bu meclis 2001 yılında çıkartmışsa bu seferde, enerji sektöründe önemli bir yer tutan petrol piyasası yasa tasarısını da kanunlaştırarak çok önemli bir boşluğu doldurmuş, enerji sektörünün önünü açmış ve halkımıza da ciddi ve çağdaş bir hizmet vermiştir. Yasa, bir milyon çalışanı, 29 milyar dolarlık bir piyasası ve 70 milyon Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir. Yasanın amacı, enerji sektörünün tüm kalemlerinde olduğu gibi kaliteli, ucuz, sürekli ve güvenli enerji verebilmenin, petrol piyasası içinde sağlanmasını temin etmek ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) kontrolünde serbest rekabet koşullarını ortaya koyabilmektir.

KURUMLAŞMIŞ PİYASA ŞART

Petrol piyasasında ihtiyaç duyulan yeni yatırımların yapılabilmesi ve istenilen rekabet koşullarının oluşması için kurumlaşmış bir piyasanın varlığına ihtiyaç vardır. Elektrik piyasası ve doğalgaz piyasası kanunlarının işlerlik kazandığı günümüzde petrol piyasası yasasının da kanunlaşması piyasaların enerji kalemlerinde rekabete dayalı arz talep dengesini oluşturmasına neden olacak ciddi bir hamle yapmıştır. Daha sonra Enerji Bakanlığımızca hazırlanmış ve sektörün diğer önemli parçaları olan LPG piyasası kanunu ile petrolün aranması ve üretilmesini düzenleyen 6326 sayılı kanunun tadil tasarısı da meclisimize gelecek ve böylece enerji sektörü bütünüyle serbest ve kurumlaşmış bir piyasaya ve yapıya kavuşacaktır.

DÜNÜ VE BUGÜNÜYLE PETROL SEKTÖRÜ

Cumhuriyetimizden günümüze kadar petrol sektörü ile ilgili ilk yasal düzenleme 1926 yılında çıkartılan 2804 sayılı kanunla Maden Tetkik Arama Enstitüsüne (MTA) verilmiştir. 1954 yılında ise bugün yürürlükte bulunan en uzun ömürlü 6326 sayılı petrol kanunu çıkartılmıştır. Bu yasa, petrol kaynaklarımızın milli menfaatlere uygun olarak hızlı, sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Bu yasa da günümüze kadar 1955’den 1994’e kadar altı defa değişikliğe uğramıştır.

1954’TEN BU YANA YAŞANAN SÜREÇ

Olayı mevcut 6326 sayılı petrol yasası penceresinden bakarak, 1954’den bu yana petrolde 4 ana sürecin yaşandığını söyleyebiliriz.

• 1954-1973 yılları; bu dönemde petrolün arama, üretim, taşıma ve rafinaj faaliyetlerinin oldukça liberal bir anlayışa göre yürütüldüğü bir dönemdir. Bu dönemde petrol fiyatları hayli düşüktür ve tüketimi de hızla artmıştır.

• 1973-1989 yılları Türkiye’de dünyanın tersine, kamu etkinliğinin artış dönemidir. Petrol aramalarında TPAO’nun, rafinajda TÜPRAŞ’ın, boru hatları ve petrol taşıma ve dağıtımında BOTAŞ’ın, akaryakıt dağıtımında ise Petrol Ofisi’nin etkin olduğu yıllardır.

• 1989-1998 yılları ise tekrar, serbest piyasaya geçiş sürecidir. Bu dönemde ülkemizin dışa açılması, devletin ekonomik faaliyetlerinden uzaklaşması, ekonomik ve ticari faaliyetlerin özel sektöre devri ve serbestleşme ilkelerinin geçerli olmaya ve yayılmaya başladığı dönem olarak kabul edebiliriz.

• 1998-2003 yıllarına da otomatik fiyat dönemi diyebiliriz.

1998 yılında petrol ürünlerinin rafineri çıkış fiyatlarının yurt dışı piyasalara endekslenerek hesaplandığı bir sisteme geçilmiş olan bir dönemdir. Bu dönem serbestleşmeye bir adım kabul edilebilir.

Ancak bu dönemde; özel sektörün etkinliğinin artmasına sebep olan tedbirler alınırken, piyasaların şeffaf, adil ve rekabetçi bir ortamda çalışmasını teşvik edici düzenlemeler maalesef yapılamamıştır. İşte bu amaçla hükümetimiz enerji sektöründe petrol ticaretinin ve piyasasının serbestleştirilmesini sağlayacak ve piyasalarda istikrar ve güven ortamının yasal ve idari temellerini oluşturacak bu yasayı getirmiştir. Bu yasayı getirirken de, ilgili bakanlığımız sektörün tüm temsilcileriyle aylar süren tartışmalı toplantılar tertip etmiş, alınan sonuçları da yayımlayarak, herkesle bütünleşmesini sağlamıştır. Böylece geniş bir katılım sağlanmış, her tür fikir ve düşünce ile kucaklaşma imkanı olmuştur. Aynı işlem yasa maddeleri komisyonda tartışılırken benzer bir çalışma sergilenerek, yasanın piyasaya ve sektöre en yararlı bir şekilde çıkmasını sağlamaya çalıştık. Enerji sektörü içerisinde önemli paya sahip olan petrol alalındaki faaliyetleri iki ana başlık altında toplayabiliriz:

1. PETROL FAALİYETLERİ: Bunlar, yeraltı kaynaklarının aranmasına, yeryüzüne çıkartılmasına, üretimine ve tüketiciye teslimi sürecine kadar olan faaliyetlere kapsar. Bu faaliyetler 6326 sayılı petrol kanunu kapsamında kalmaktadır.

2. PİYASA FİYATLARI: Yurt içinden veya yurt dışından teslim alınan ham petrol ve petrol ürünlerinin kullanıcısına sunumuna kadar yapılan ithalat, rafinaj, iletim, ihrakiye teslimi, taşıma, depolama, dağıtım ve bayilik gibi faaliyetleri kapsar. Petrol piyasası faaliyetlerinin güven ve istikrar içerisinde geliştirilmesi ve sürdürülmesi amacını taşıyan “Petrol Piyasası Kanunu”nda temel olarak;

• Günümüzde benimsenen sistem ve uluslararası yükümlülüklerimize uyumlu,

• Halkımızın ve piyasa aktörlerimizin çıkar ve beklentileri ile ulusal politika ilkelerini ortak paydada buluşturan,

• Şeffaf, eşitlikçi, sürekli, verimli ve güvenli işleyişini sağlayacak,

• Rekabetçi bir yapının oluşmasına

çalışılmıştır.

GETİRİLEN YENİLİKLER

Bu temel ilkelere bağlı olarak yasanın getirdiği yenilikler şöyle özetlenebilir:

• Petrol piyasası faaliyetleri içinde bulunmak isteyenlere lisans alma mecburiyeti getiriliyor. Rafinaj, dağıtım, taşıma, işleme, depolama, iletim, serbest kullanıcı, ihrakiye teslimi, madeni yağ üretimi ve bayilik faaliyetleri lisansa tabidir.

• Her tür petrol ürünlerinin ithalatı rafinericiye, dağıtıcıya ve ihrakiye teslim şirketlerine lisan almaları şartıyla serbest hale getiriyor.

• Solvent ve benzeri ürünler EPDK’nun iznine tabi tutuluyor.

• 1989 yılında yapılan kanun değişikliği ile düzenlendiği halde uygulanamayan “petrol fiyatlarının serbest piyasa koşullarına göre oluşması” sağlanıyor.

• Rafinericiler ve dağıtıcılar için ulusal marker uygulaması getiriliyor.

• Rekabeti teşvik edici hükümler ve kalite güvencesi getiriliyor.

• Yatırımcılar için istikrar ve güven ortamı oluşturuluyor.

• Petrol piyasasında her türlü temin ve sunumun, standarda tabi tutulması sağlanıyor.

• Özelleştirme sonucu doğabilecek risklerden petrol piyasasının korunması sağlanıyor.

• Ulusal petrol stok sistemi oluşturuluyor.

• Sektöre disipline edici ve ihlalleri önleyici idari ve mali yaptırımlar getiriliyor.

• Petrol piyasası kurumsallaştırılıyor.

• Yerli üreticilerin ürettiği petrolü rafinericilerin öncelikle almasına imkan sağlanıyor.

• Petrol sektörü, aramadan petrolün tüketiciye ulaştırılmasına kadar entegre bir faaliyetler zinciridir. Dünyada petrol faaliyetleri dikey bütünleşmiş yapılan sayesinde yatırım yapabilmekte ve maliyetini düşürebilmektedir. Bu suretle ucuz ve kaliteli ürün tüketiciye verilebilmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi, bu yasada da dikey entegrasyona imkan sağlanıyor.

• AB düzenlemelerine ve uluslararası anlaşmalara uyum sağlanıyor.

Bu bağlamda yapılan düzenlemelerle ve lisans vermek suretiyle, her türden haksız rekabetin, başı bozuk bir piyasanın ortadan kaldırılmasına, gerçek rekabet ortamının iyileştirilmesi ve geliştirilmesine, beklenen kaliteli ürün sunumuna, halkın can ve mal güvenliğine, piyasanın kavuşması sağlanacaktır.

Böyle önemli bir yasanın hazırlanmasında katkısı bulunan tüm taraflara teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.”

YABANCILARA 2. EL TAŞIT SATIŞI ÖNEMLİ

AK Parti Kütahya Milletvekili Aksoy, yabancılara ikinci el taşıt satışı hakkında kanun tasarısıyla ilgili olarak görüşlerini açıklarken de şunları söyledi: “Türkiye son yıllarda otomotiv endüstrisinde ve yan sanayisinde ciddi atılımlar içerisindedir ve bölgesinde giderek otomobil ihracatçısı bir ülke durumuna gelmektedir. Ancak taşıtların ihracatında bir takım izinler söz konusudur. Yabancılara ikinci el taşıt satışı hakkında kanun tasarısı ile bunlar asgariye indirildiğinden ticaretin önündeki engeller kalkacak, böylece otomotiv sektöründe ve ülke ekonomisinde canlanma meydana gelecek ve taşıt parkında bulunan 50 binin üzerinde otomobil, kamyon, otobüs, tır, traktör gibi araçların yabancılara ikinci el taşıt olarak satışı gerçekleşecektir. Böylece otomotiv sanayii sektöründe bir canlanma meydana gelecek, ihracatımıza önemli katkılar sağlayacaktır. Yasa, ülkemize önemli oranda döviz girdisi de sağlayacaktır.”

GÜNEY KORE DEĞERLENDİRMESİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore’ye yaptığı resmi ziyarette yer alan Soner Aksoy, bu geziyle ilgili olarak da şu değerlendirmede bulundu: “Bu gezinin amacı Güney Koreli yatırımcıları Türkiye’ye çekmek ve iki ülke arsındaki ticaret hacmini artırmaktır. Dünyaca ünlü Daewoo ve Hyundai firmalarının yapacağı yatırımlarla Türkiye, Ortadoğu ve Balkanların iş makinası, otomotiv üretim üssü olacak. Üretilen bu mamuller Ortadoğu, Avrupa ve Kafkaslara pazarlanacaktır. Bu sayede ülkemizde istihdam artacak, önemli ölçüde döviz girdisi sağlanacak ve ekonomide büyük bir canlanma meydana gelecektir.”

 

© Copyright-2005

Sonhavadis