
Türkiye’de gelir dağılımı açısından yaşanan dengesizlik ve bölgeler arası yatırım farklılığının insanları Aydın’a ya da başka yerlere göç etmeye zorladığını söyleyen Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Aydın Milletvekili Ahmet Rıza Acar, “Türkiye’deki iç borç durumu yavaş yavaş düzeliyor. Bugün hükümet 700 günlük tahvil çıkarıyor. Bu, iç borçlarda vadeler 700 güne çıkıyor demektir. Bu da rahatlamanın göstergesidir” dedi.
“Yerel seçimlerde AK Parti olarak hedefimiz; kaliteli belediye başkanları, kaliteli meclis üyeleri, kaliteli il genel meclisi üyeleridir” diyen Aydın Milletvekili Ahmet Rıza Acar, “Genel seçimlerde sağladığımız başarıyı, yerelde de sağlayıp kenetlenmek istiyoruz. Seçimlerde iyi bir netice alıp, Türkiye’yi kalkındıracağız diye düşünüyorum” diye konuştu.
Türkiye’de gelir dağılımı açısından yaşanan dengesizlik ve bölgeler arası yatırım farklılığının insanları Aydın’a ya da başka yerlere göç etmeye zorladığını söyleyen Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Aydın Milletvekili Ahmet Rıza Acar, “Türkiye’deki iç borç durumu yavaş yavaş düzeliyor. Bugün hükümet 700 günlük tahvil çıkarıyor. Bu, iç borçlarda vadeler 700 güne çıkıyor demektir. Bu da rahatlamanın göstergesidir” dedi. “Yerel seçimlerde AK Parti olarak hedefimiz; kaliteli belediye başkanları, kaliteli meclis üyeleri, kaliteli il genel meclisi üyeleridir” diyen Aydın Milletvekili Ahmet Rıza Acar, “Genel seçimlerde sağladığımız başarıyı, yerelde de sağlayıp kenetlenmek istiyoruz. Seçimlerde iyi bir netice alıp, Türkiye’yi kalkındıracağız diye düşünüyorum” diye konuştu. Adalet ve Kalkınma Partisi Aydın Milletvekili Ahmet Rıza Acar, gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi:
TİCARETTEN SİYASETE...
“Aydın’da ticaretle uğraşan Acar ailesinin 3. kuşağıyım. Petrol ticaretiyle uğraşıyoruz. Yaklaşık 16 yıl Aydın Ticaret Odasında yöneticilik ve başkanlık yaptım. Aydın Organize Sanayi Sitesi ve Aydın Toptan Gıda Çarşısının kuruluşunda hizmetlerim oldu. Odalar ve Borsalar Birliği ile Türk Standartları Enstitüsü’nde de görevlerim oldu. Dedem, 1930’larda Akseki’den Aydın’a göç etmiş ve böylece Aydın’ın siyasi ve ticari yapısında yer almışız.
AYDIN, GÖÇ ALAN İL
Aydın, geçmişten bu yana göç alıyor. Demografik yapısına baktığımızda Denizli’nin Buldan, Babadağ, Kale gibi yerlerinden gelen insanları görebilirsiniz. 1970’lerin başından bu yana da, doğudan göç almaya başladı. 1970’lere kadar yakın civardan göç almıştı. Nüfusun yaklaşık %12-13’ünü doğu ve güneydoğudan gelen vatandaşlar oluşturuyor. Tabii ki insanlar doydukları yere gider. Türkiye’de gelir dağılımı açısından dengesizlik, bölgeler arası yatırım farklılığı insanları Aydın’a ya da başka yerlere göç etmeye zorluyor. Aydın’ın ekonomik yapısı tarıma dayanır. İncirin neredeyse tamamı, zeytinyağının, kestanenin, çileğin üretiminin oldukça büyük bir kısmı Aydın’da üretilir. Dolayısıyla tarıma has bir sanayisi vardır. Tarımsal zirai aletleri Aydın ve Söke’de gelişmiştir. Bu sanayiler her geçen gün de ilerleme kaydediyor. Tabi, Türkiye’de bugüne kadar rant ekonomisinin öne çıkmasından dolayı sanayide, ticarette, pazarlama ve hatta ihracatta istediğimiz boyutlarda büyüyemedik. Her yıl yüzde 2-3’lük büyüme oranında kaybımız var. Bunu 15 yıla vurduğumuzda bir Türkiye kaybını gündeme getirir ve gelir dağılımının vatandaşa ters yansımasına neden olur. Sanayi ve istihdam gelişmeyince, üretim artmayınca okuyan insanlar şehirlerinde kalmayıp farklı yerlere göç ediyorlar. Aydın göç aldığı kadar da göç veriyor.
TÜRKİYE RAHATLIYOR
Türkiye’deki iç borç durumu yavaş yavaş düzeliyor. Bugün hükümet 700 günlük tahvil çıkarıyor. Bu “bizim iç borçlarımızda vadeler 700 güne çıkıyor” demektir. Bu da rahatlamanın göstergesidir. Oto alım kredilerinde, konut ve tüketici kredilerinde bu rahatlamayı görmek mümkün. Aydın’a geldiğimiz zaman; ilimizde müteşebbis insanlarımız var. Aydın’ın, çevredeki illerden ekonomisi küçük değildir. Ancak Aydın’ın sanayisi, tarımı, turizmi, eğitimi gözden ırak tutuluyor. Didim, Kuşadası, Davutlar ve Güzelçamlı, Aydın’ın turizmini ayakta tutuyor. İç taraflara geldiğimizde Apradosias, Nysa ve Prene gibi arkeolojik değerlerimiz var.
MADEN SEKTÖRÜ ÖNEMLİ
Aydın’ın önemli bir sektörü de maden sektörüdür. Feldispat, kuvarts gibi madenlerimiz var. Bütün bunları güzel bir şekilde harekete geçirip, sanayi yatırımlarının olması ve ihraç edilmesi gerekir. 1989 yılında Amerikan Başkonsolos Yardımcısı “Aydın’ın Denizli ile İzmir arasında kasaba hüviyetinde kalmış bir olduğunu” söyleyip, buna katılıp katılmadığımı sordu. Bu görüşe katılmadığımı ve Aydın’ın tarıma dayalı planlı, temiz bir şehir olduğunu ve kendine has sanayisi olduğunu ifade ettim.
MENDERES’İN KİRLİLİĞİ
Menderes nehrinin durumunu araştırdım. İnsanların ellerinin, ayaklarının yara olduğunu; yine insanların sulamada çektikleri zorlukları pazara gelen meyve ve sebzelerin bu sularda yıkandığını öğrendik. Sarayköy’de Menderes’in içindeki balıkların bile öldüğünü biliyoruz. Oysa Menderes’in 40 yıl önce suyunun içildiğini söylüyorlar. Bütün bu yapı, Uşak’tan başlayarak Aydın’a geliyor.
ÇİNE BARAJI ÖNEMLİ
Aydın için Çine Barajı çok önemli. Elektrik üretiminden önce taşkınları önlemesi ve sulama açısından bu barajın önemi büyük ama 15 yıldır bitirilemedi. Barajın bitmesi halinde kârlılık daha fazla olacaktır. Çünkü geçtiğimiz iki yılda taşkınlar nedeniyle ürün kaybı oldu.
JEOTERMALDEN YARARLANILMALI
Jeotermal kaynaklardan Avrupa’da yolları bile ısıtıyorlar. Aydın’ımızın jeotermal kaynakları Türkiye’nin en zengin, dünyanın da 7. sırasında yer alıyor. Elektrik enerjisi, şehrin ısıtılması ve soğutulması için jeotermalin kullanılması gerekiyor. Bunun için yeni teknolojiyi araştırmamız ve bunu halka ulaştırma yollarını bulmamız gerekiyor. Bu enerjinin sağlık hizmetlerinde kullanılması durumu da var. Ayrıca seraların ısıtılmasında da ucuz maliyet sağlayacak. Aydın zeybeği tek oynanır. Aydın efesi de tek oynar. Ancak kolektif çalışma metotlarının gelişmesi gerekiyor. Burada da meslek kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Paylaşım anlayışının gelişmesi de şart. Söke, Ortaklar, Çine, Buharkent ve Nazilli’de organize sanayi çalışmaları var. Buralara yatırım yapacak insanların yatırımlarını büyütme adına adım atmaları gerekiyor. Ama orada vatandaşlarımız gayrimenkule doğru yöneliyor. Türkiye’de tarım nüfusu %40’larda ve bu nüfus % 10’a inmelidir. Ancak burada boşalan insanlarımızın da sanayide, hizmet sektöründe iş bulabilir olması gerekir. Bu konuda da yatırımcılarımıza iş düşüyor.
YENİ YAPILANMA ŞART
Mahalli İdareler Yasa tasarısı üzerinde çalışmalar devam ediyor. Üniversitelerden, kurum ve kuruluşlardan görüş alınıyor. Avrupa, yerel yönetimler ağırlıklı yönetilmektedir. Firmaların yatırım yapması, arazi tahsisi hatta vergi toplanmasına kadar yerel yönetimler etkendir. Türkiye’de ise merkezi bir yönetim var. Türkiye’nin yeni bir yapılanmaya gitmesi gerekiyor. Kamu İdaresi Reformu ve Yerel Yönetimler Yasasının çıkması gerekiyor. Çıkacak ki, insanlar kendileriyle ilgili karar alanları hesaba çekebilsinler. Toplanan vergilerin yerinde kullanılması gerekir. Bu yasalar da bu dönemde çıkacak kanaatindeyim.
YEREL GAZETECİLİK ÖNEMLİ
Ben, yerele hitap eden basın ve yayın kuruluşlarının yararlı olduğunu, mutlaka yaşaması gerektiğini düşünüyorum. Ortaya koydukları fikirlerle topluma zenginlik kattıklarını düşünüyorum. Gazetenizin mahalli yönü ağır bastığı için daha da yararlı olduğunu söyleyebilirim.”
AHMET RIZA ACAR KİMDİR?
1947 Akseki doğumlu. Acar Petrol Tekstil Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi ortağı ve yöneticisi. Yaklaşık 16 yıl Aydın Ticaret Odası Yöneticiliği ve Başkanlığı görevinde bulundu. Evli 4 çocuk babası.