
Artvin Valisi Orhan Kırlı, gazetemize, Artvin’in geleceğini ilgilendiren önemli açıklamalar yaptı. Artvin Valisi Orhan Kırlı, gazetemize, Artvin’in geleceğini ilgilendiren önemli açıklamalar yaptı
İnsanlığın artık doğal koşullarda üretilen ürünlere önem verdiğini özellikle vurgulayan Artvin Valisi Orhan Kırlı, Artvin'in organik tarım açısından son derece elverişli imkanlara sahip olduğunu belirtiyor. Vali Kırlı, Çoruh üzerine kurulacak barajlarla Artvin'in turizm alanında gelişeceği umutlarını taşıyor. Çoruh Havzası'nın kalkındırılması gerektiğine inanan Vali Orhan Kırlı, sınır ticaretinin de önemine değinerek, "Sınır ticareti ile ilgili şirket kuruyoruz. Bölgemizde sınır ticareti ayrıcalığı tanınan tek il biziz" dedi.
Artvin'in kıyı kesimi ve iç kesim olmak üzere iki kesimden oluştuğunu söyleyen Artvin Valisi Orhan Kırlı, son dönemlerde enerji yatırımları ile Artvin'in bir cazibe merkezi olmaya başladığını belirtiyor. "Enerji yatırımları, turizm potansiyeli ve Çoruh Havzasının kalkındırılması konularında, hükümetimizin buraya özel bir ilgiyle baktığını ifade edebilirim." diyen Vali Orhan Kırlı, "Barajlar ortaya çıktığında birtakım yerler su altında kalacak. Buralara yeniden hastane, sağlık ocakları, okullar, sulama kanalları yapılacak. Bunlar bir bütün olarak değerlendirilmeli, hizmetlerin aksamaması için ilgili bakanlıklar birbirleriyle koordineli olarak çalışmalıdır" şeklinde konuştu. Hopa-Batum arasındaki 18 kilometrelik demiryolu projesinin tamamlanması halinde hem bölgeye, hem de Artvin'e büyük katkı sağlanacağını belirten Artvin Valisi Orhan Kırlı, BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ'nin sorularını şöyle cevaplandırdı:
MEDENİYETLER KURULMUŞ BİR BÖLGE
"Artvin, yüzölçümü geniş, kısıtlı ekonomik kaynaklarını kullanamayan bir il pozisyonunda. Bizim en önemli geçim kaynağımızın hayvancılık olması gerekir, fakat maalesef o da sorunlu bir sektör. Tarım için geniş emitasyonları içeren tarım uygulama alanlarımız yok. Çünkü, dağlık, kıvrık bir arazimiz var ama, geçmişte buralarda bağcılık benzeri sektörler gelişmiş. 8-9. yüzyıllarda şarap endüstrisinin gelişmişliğini tarihi kayıtlardan öğreniyoruz. Gördüğünüz gibi tarihi kiliseler, manastırlar var; insanlar burada geniş yerleşim birimleri oluşturmuş ve bir medeniyet bırakmışlar. Burada böylesine medeniyetler kurulduğuna göre, yeniden kalkınma elbette söz konusu olabilir.
ORGANİK TARIM, ENERJİ SEKTÖRÜ, SINIR TİCARETİ
Bilindiği üzere, organik tarım, bütün dünyada artık önemi anlaşılan bir sektör. İnsanlar artık gıda konusunda daha titiz, suni üretimden çok, doğal ortamda elde edilen ürünlere yöneliyor. Bu anlamda Artvin çok uygun coğrafi, doğa koşullarına sahip. Bunu teşvik ediyoruz, ama, bizim esas sorunumuz, insanlarımızın göç etmesi. Bölünmüş aile tabiri, Artvinimiz'e çok uygun. İnsanların yüzde 100'üne yakınının Bursa'da, Kocaeli'de, İstanbul'da, Samsun'da, Ankara'da yakınları var. Burada tarıma yönelme tercihen söz konusu değil. Benim düşüncem, 200-250 bin nitelikli yaşam kurabilen bir toplum düşünüyorum. Buranın istikbalini enerji sektörüne bağlıyorum, hayvancılığa bağlıyorum, sınır ticaretine bağlıyorum. Sınır ticaretinin sahil kesimlerimizde gelişeceğine inanıyorum.
MİLLİ GELİR YÜKSEK, AMA...
İlimiz 2 kesimden ibarettir. Bir iç kesimler, iki kıyı kesimler. Kıyı kesimlerimizin geçim durumu oldukça iyi. Çay endüstrisi, sorunları olmasına rağmen halkın geçim bakımından önemli durumda. Bu nedenle kıyı kesiminde kişi başına milli gelirimiz oldukça iyi. Bizim bir paradoksumuz, Devlet İstatistik Enstitüsü'nün çeşitli hesaplamalarına göre ortaya koyduğu rakam 3 bin dolar. Birincisi, nüfus azlığı ile bu rakam ortaya çıkıyor. Daha önce bakır fabrikaları, çay fabrikaları olduğu için, sınır ticareti, ithalat-ihracat rakamları da buradan elde edilen milli hasıla kapsamına girdiği için milli gelir şişiyor. O nedenle son teşvik yasasından yararlanamadık. Bunun zamanla düzeleceğine inanıyorum.
YATIRIMLAR VE EKONOMİK GELECEK
Ayrıca, enerji yatırımları itibariyle düşünecek olursak, kişi başına düşen kamu yatırımları yönünden Artvin çok önlerde yer almaktadır. Hükümetimizin de buraya özel bir ilgiyle baktığını ifade edebilirim. Turizm, zaten geçim kaynaklarımızla ve barajlarımızın ortaya çıkmasıyla gelişebilecek bir sektör. Artvin'in sorunlarına uzun vadeli, orta vadeli bir perspektiften bakarak planlama yapılmalıdır. Artvin'de çok önemli barajlar meydana gelir, Çoruh Havzasının kalkındırılması için bu gerekli. Barajlar ortaya çıktığında birtakım yerler su altında kalacak. Buralara yeniden hastane, sağlık ocakları, okullar, sulama kanalları vs. yapılacak. Bunları bir bütün olarak ele almak lazım. İlgili her bakanlık birbirinden kopuk olarak değerlendirme yaparsa, hizmetlerimiz aksayacaktır. Kalkınma, artık bir bilim dalı, bugün-yarın olacak bir şey değil bu süreç. Planlı bir şekilde ele almak gerekiyor. Örneğin, turizm, bir tesis yapmakla bitmiyor, onun altyapısını, hizmet sektörünü vs. hazırlamak gerekiyor.
PLANLI YAPILANMA ŞART
Borçka-Artvin arasında çevre düzenlemeleri yaptırıyoruz. Daha sonra da köylerimizde imar planları yaptırıyoruz ki, buradaki yapılaşmayı kontrol almak, yatırımcılara da imkan tanımak istiyoruz. Turizm açısından Artvin tanınmıyor. İlimiz sınırları içerisinde 3 tane Milli Park var. Kaçkal, Hatilat, Saharan milli parklarımız var. Ayrıca tabiat parkları var. Örneğin Camili Tabiat Parkı, Çamburnu Tabiat Parkı, yaban hayvanı koruma alanları var, Dünya Bankası'nın bir projesi uygulanıyor orada. Yaşlı ormanlar ve dünyada görülmeyen çeşitler. Camili bölgesinde, sadece o bölgeye mahsus bitkiler yetişiyor. Turizm açısından hem doğal coğrafi alanlarımız var, hem de tarihi turistik yerlerimiz var.
SINIR TİCARETİ İMTİYAZI OLAN TEK İL
2003 yılında Artvin ve benzer sınır vilayetler, sınır ticareti kapsamına alındı. Amaç, yöre halkının komşu ülkelerle ticaretini geliştirmek ve iç piyasalardan temin edilemeyen ya da pahalıya mal edilen malların komşu ülkelerden sağlanarak, buranın ekonomisine canlılık kazandırmak. Sınır ticaretiyle ilgili şirket kurmaya başladık; sınır ticaret merkezi. Karadeniz bölgesinde sınır ticareti ayrıcalığı ve imtiyazı tanınan tek il biziz. Bundan yararlanacağız inşallah.
81 İL İÇİNDE 43. SIRADAYIZ
Artvin altyapı bakımından, söylediğim ekonomik göstergelerden dolayı 81 il arasında maalesef sonlarda. Ancak sosyal ekonomik göstergeler bakımından ön sıralardayız. O nedenle Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan sosyal ekonomik gelişme endeksine göre 81 il içerisinde 43. sırada yer almaktayız.
OTELCİLİK TURİZM OKULU GEREKLİ
Eğitimde önemli bir altyapı sorunumuz yok. Merkezde, otelcilik turizm okulu olarak hizmet verebilecek bir liseye ihtiyacımız var. Okul öncesi eğitime özel bir önem veriyoruz ve her ilçede bir anaokulu yapılmasını planlıyoruz. Her ilde olduğu gibi, bizim de üniversite beklentimiz var. Artık halk benimsetti, her ilde bir üniversite, doğal olarak biz de istiyoruz. Burada bin öğrenci yüksek öğrenim görüyor, bu en az 5-6 bin olmalı.
UZMAN DOKTOR SIKINTIMIZ VAR
Sağlıkla ilgili ciddi bir problemimiz yok, yalnız uzman doktor konusunda sorunlarımız var. Artvin, Erzurum'a 3.5 saat, keza Trabzon'a da. Bir iliz ama, bir bölge merkez oluyor bu özelliğiyle. Ancak hastalarımızı bir burada tedavi etmek zorundayız, oralara yetiştiremeyiz.
HOPA TÜNELİ, ARTVİN-HOPA DEMİRYOLU
Artvin'in ulaşım planı, kalkınmasında son derece önemli. Sahil yolunun tamamlanması, Artvin ekonomisinin iyileştirilmesi için şart. Özellikle Hopa Tüneli'ni, Karadeniz sahil yolunu tamamlayıcı bir unsur olarak görmeliyiz. Artvin'i Karadeniz'e açmak için bu yolun mutlaka yapılması gerekiyor. Önce 2.5 km'lik bu tünel yapılmalıdır. Orta ya da uzun vadede Artvin'in Hopa'ya demiryoluyla bağlanması gerekir. Hopa-Batum arasındaki 18 km. demiryolu yapılması projesi var, Gürcistan'la anlaşıldı. Bu yolun demiryoluyla tamamlanması, hem bölgemize, hem ilimize büyük bir katkı sağlayacaktır. Baraj altında kalan karayollarının yeniden yapılması sözkonusudur. Barajların önemi ne ise, yolların da önemi odur Artvin'de. Su altında kalan yollar yeniden yapılırken, standarda uygun olarak planlanıp yapılmalıdır. Bu işin takipçisi olacağım.
KAYNAKLAR DA VERİMLİ KULLANILMALI
Yeni mahalli idareler, yeni yasa ile çalışacak gibi görünüyor. Yeni şekillenme, yapılanma ve yeni hukuk ile çalışacaklar. Yasa tasarısını inceledim, çok olumlu gördüm. Ama şu esas da çok önemli. Özellikle başkanlarımızdan çok duyuyorum, Ankara'nın izni olmadan hiçbir şey yapamıyoruz, diyorlar. Ankara tabii ki para veriyor, tabii ki soracak. Kaynak başka yerden gelsin, harcansın, bu mümkün değil. Gidin bakın, İngiltere'de dahi, hükümet verdiği paranın takipçisi oluyor. Çünkü, o tahsis edilen para milli para. Mahalli idareler sadece özerklik değil, kaynakların verimli kullanılması açısından da yetkin hale gelmelidir. Özerklik, milli menfaatlerimiz doğrultusunda gerçekleşmelidir. Yeni yapılanmada bunların gözetildiğini düşünüyorum. Önemli olan, yerel halkın ihtiyaçlarının buradan tespit edilmesi, kaynakları önceden bilmesi, kendi seçtiği insanları kontrol edebilmesi, seçilen insanların da seçmenlerine karşı sorumlu olmasıdır. Yerel demokrasinin geliştirilmesi son derece önemli. Yerel feodalitenin de doğmaması lazım.
HALKIN İHTİYAÇLARINI GÜN, GÜN TAKİP EDİYORUZ
Bizim burada bulunma amacımız, Artvin'in kalkınmasını ve gelişmesini bir plan dahilinde gerçekleştirmek. Halkın günlük hayatını kolaylaştırmak, bürokrasiyle vatandaş arasındaki ilişkilerin çok uygar geçmesini, verimliliğini, karşılıklı anlayış ile düzenlemek istiyoruz. Kapımız herkese açık. Buna bağlı olarak bütün kurumlar arasında işbirliği, koordinasyon üzerinde çok titizlikle duruyoruz. Milli kaynaklarımızın rasyonel kullanılması konusunda hassasız, tasarrufa dikkat ediyoruz. İlin güvenliği, esenliği konusunda jandarma komutanımızla konuşarak, ilde ne olup bittiğini, vatandaşın güvenliğini, ne gibi tedbirler alınması gerektiğini belirliyoruz. Halkın her türlü ihtiyaçlarını gün, gün takip ediyoruz. Elbette yapabildiğimiz şeyler var, yapamadığımız şeyler var. Yapamadığımız şeyler zaman alan, sürece bağlı şeyler. İlimize ve sorunlarımıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı sizlere de çok teşekkür ediyorum."
ORHAN KIRLI, KİMDİR?
1946 Muğla Yenice doğumlu. 1968 Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Aynı yıl Muğla maiyet memurluğu, daha sonra, Yatağan Kavaklıdere Bucak Müdürlüğü, Konya Doğanhisar, Edirne Havsa ve Denizli Çardak Kaymakam vekilliği görevlerine atandı. Kaymakamlık kursundan sonra, Rize Ardeşen, Eskişehir Seyitgazi, Tunceli Hozat, Aydın Kuyucak ve Afyon Çay kaymakamlıklarında bulundu. 1980-1991 yılları arasında Kastamonu, Bursa ve Isparta Vali Yardımcılıkları görevlerinden sonra, İstanbul Gaziosmanpaşa Kaymakamlığına, 1996 yılında da Ankara Yenimahalle Kaymakamlığına atandı. 2001 Ocak ayında Ankara Vali Yardımcılığı görevinden sonra, 1 Şubat 2003'de Artvin Valiliği görevine getirildi. İyi derecede İngilizce bilen Orhan Kırlı, evli ve bir kız çocuk babası.