goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

18 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
“Belediye Başkanının İktidara İhtiyacı Yoktur”

Hitit Kulka, İskit Pres, Urartu, Pontus ve Osmanlı uygarlıklarının izlerinin görüldüğü Arhavi'de, Sarp Sınır Kapısı'nın açılmasından sonra ticari bir canlılık da başgösteriyor. 3 çay fabrikası, çimentolu yonga levha fabrikası ve Arsan Salih Fabrikası'nın faal olduğu Arhavi'de, yöre halkı geçimini çay, kivi, mısır ve fındık üretimi yaparak da sağlıyor.

"Ben diyorum ki, belediye başkanının iktidara ihtiyacı yoktur. Belediye başkanı zaten kendisi iktidardır, kendi kaynaklarının içinde iktidardır." diyen Arhavi Belediye Başkanı Musa Ulutaş, proje üretmek isteyen belediyelere kredi vermesi gerektiğini de vurguladı.

Hitit Kulka, İskit Pres, Urartu, Pontus ve Osmanlı uygarlıklarının izlerinin görüldüğü Arhavi'de, Sarp Sınır Kapısı'nın açılmasından sonra ticari bir canlılık da başgösteriyor. 3 çay fabrikası, çimentolu yonga levha fabrikası ve Arsan Salih Fabrikası'nın faal olduğu Arhavi'de, yöre halkı geçimini çay, kivi, mısır ve fındık üretimi yaparak da sağlıyor. Arhavi Belediye Başkanı Musa Ulutaş, görevde bulunduğu 1.5 yıl içinde, belediyenin kurumsallaşması ile ilgili çalışmalara ağırlık verdiğini, daha önceki dönemde alınan malzemenin nerelerde kullanıldığının dahi belli olmadığını söyledi. Belediyenin gelir-gider dengesindeki büyük açıklıkları giderdiklerini söyleyen Belediye Başkanı Ulutaş, Belediye Başkanı - Hükümet ilişkisine de ilginç bir yaklaşım getiriyor. "Ben diyorum ki, belediye başkanının iktidara ihtiyacı yoktur. Belediye başkanı zaten kendisi iktidardır, kendi kaynaklarının içinde iktidardır." diyen Arhavi Belediye Başkanı Musa Ulutaş, proje üretmek isteyen belediyelere İller Bankası'nın kredi vermesi gerektiğini de vurguladı. Belediye Başkanlığı görevinde bulunduğu 1.5 yılı BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ'ne değerlendiren Musa Ulutaş, Arhavi'nin bugünü ve geleceği ile ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi:

SİYASETİ BEN TERCİH ETMEDİM

Ben mühendisim ve mesleğini seven bir insanım, siyaseti ben tercih etmedim. Herşeyi eksiksiz ve doğru yapmaya, büyük bir titizlikle yapmaya özen gösteren bir yapım var. Ancak 1999 seçimlerinde Artvin Milletvekilimiz Yüksel Çorbacıoğlu'na destek vermiştim. O şimdi milletvekili, ben de belediye başkanıyım. Siyasete bu vesileyle girdik. Biz, Atatürk ilkelerine bağlı, demokrat ve sosyal bir çizgide, sosyal açılımları öngören, Cumhuriyetin bekçisiyiz. Bu anlamda bize daha büyük görevler de düştüğüne inanıyorum.

KİMSENİN KİMSEDEN HABERİ YOKTU

Birbuçuk yıldır belediye başkanlığı görevimde, önce kendi iç bünyemizdeki kurumsallaşmayı ele aldık. Yani burada yapılan bir işten bir kişi haberdar oluyorsa, diğer birimlerin haberi yok. Bu da buranın kurumsallaşmadığını gösteriyor. Yani alma-verme, projelendirme, onun sahaya yansıması durumlarında herkesin birbirinden haberi olmalı. Örneğin fen işlerinin hazırladığı bir proje ile ilgili maliyet keşif raporlarının satınalmaya gelmesi lazım. Satınalmanın bunu olgunlaştırıp, başkana sunması lazım, başkanın bunu inceledikten sonra karar verip bu alımların yapılması gerekir. Bundan sonra da faturaların muhasebede ödeme durumlarına göre yapılması gerekir. Burada bu şekilde bir yapı yoktu, hatta burada satınalma birimi yoktu. Bu işleri sadece muhasebe yapıyordu. Arkadaşlar gidiyor, çimento-demir vs. alıyor, bunların nerelerde kullanıldığı belli değil. Böyle sistem olmaz deyip, mantıklı bir düzenlemeyle sistemi yeniledik. Bu işleri yapmak 6 ay zamanımızı aldı. Başarıyı yakalamanın en önemli noktası kurumsallaşmaktı.

BELEDİYE HALKIN GÖZETİMİNDE

Eğer biz bunu başaramasaydık, kaynakların israfını önleme şansımız mümkün değildi. Bu uygulamalarla kaynak birikimini sağladık, hizmete dönüştürecek olduğumuz sermaye birikimini sağladık. Burada biriken kaynakların eşe-dosta dağılımı sözkonusuydu, artık harcamalar kayıtlarla yapıldığından dolayı, sadece halka gidiyor. Arhavi Belediyesi artık halkın gözetiminde, halkla birlikte hareket eden bir belediye haline geldik. Belediyenin gelir gider bilançosuna baktığımızda ve ödemeler dengesinde korkunç bir açık vardı. Şimdi bu tabii ki, iktidarın gücüyle telafi ediliyordu. Düzenin, planın, programın olmadığı bir yerde ne kadar para olursa olsun, sorunu çözemezsiniz. Paranız az olsa bile, planlı, programlı hareket ederek bunları çözmeniz mümkündür. Biz onu yaptık ve sorunu çözdük.

BELEDİYE BAŞKANININ İKTİDARA İHTİYACI YOK

Ben de biliyorum ki, belediye başkanının iktidara ihtiyacı yoktur. Belediye Başkanı zaten kendisi iktidardır, kendi kaynakları içerisinde iktidardır. Hani diyorlar ki, "Ben hizmet getirmek için iktidara gidiyorum". Ben hizmet getirmek için iktidara giden belediye başkanlarına inanmıyorum, inanmak da istemiyorum. Belediye başkanlığı yaptığım dönemde, 1 trilyona yakın bir borç ve hizmet yaptım. 1 trilyonluk borcu oluşturmasaydım, bu işler yapılır mıydı? Ben iktidarda değilim ama trilyonluk borcu da ödüyorum. Protokole bağlamışım, ödüyorum. O zaman, iktidar neyin iktidarı? İktidar belediyelere karşı sorumluluklarını yerine getirsin, kısmasın, siyasetle partizanlık yapmasın. O zaman ben burada sonuna kadar iktidarım.

İLLER BANKASI KREDİ VERSİN

İller Bankası artık banka görevini yapmalı. Banka olmalı, belediyelere kredi vermeli. Ben istiyorsam, İller Bankasından uygun faizle kredi talebim karşılanmalı. Proje benim olsun, onu ben ihale edeyim, ama, İller Bankası da kredi versin. Devletten aldığım payla, benim ödeme yapmama durumunu kontrol edebilir, ancak benim projeme karışmasın. Projeyi, ihaleyi ben yapacağım, herşeyini ben yapacağım. Ben mühendisim, bilirim, İller Bankasının yapmış olduğu bir su deposundan memnun kalmadım.1998 birim fiyatlarıyla 150 milyara keşif yapılmış, bizim 150 milyar borcumuz var, tabii bunu taksitlendirerek bugün 70 milyara kadar düşürdük. Ancak büyük kaynaklarımızı faize ödüyoruz. Bütün bunlara hiç gerek yoktu. Biz bunları kendi kaynaklarımızla yapabilirdik. Kendi kredimizi alarak ayağımızı kendi durumumuza göre uzatırdık.

BELEDİYE BAŞKANI İŞİ BİLEN OLMALI

Belediye başkanları mutlaka bu işi bilen kişilerden olmalıdır. Çağdaş şehirleşme ve kent dokusunu bu şekilde başarabiliriz. Herkes öyle çıkıp "ben belediye başkanı olacağım, ben siyasette deneyimliyim" demekle olmaz. Biz herkesin emeğine saygı duyuyoruz, ancak, bilgiye, kariyere, deneyime de önem verilmesi gerektiği bir çağda yaşıyoruz.

BAŞKANLIK KRİTERLERİ

Buradan halkımıza ciddi bir mesajım olacak. Belediye başkanı seçerken iktidar olacak belediye başkanı diye bir şey yok. Etiğe, kariyere, bilgiye, donanıma sahip bir insanı, yetenekli bir insanın bu makama oturmasıyla kendi iktidar belediye başkanı seçmiş olacaklardır. Benim bu kadar sorunum var, iktidara geçeyim diye hiç düşünmedim. Belli teklifler geldi ama aklımın ucundan bile geçmedi. Bizim görevimiz sadece yol, su, kanalizasyon değil. Bizim vermemiz gereken başka mesajlarımız da var. Aydın bir insan olarak nedir bu? Bulunduğu siyasi noktada halkına karşı sorumluluğunu yerine getirmektir ve bu da siyasi parti değiştirmeksizin, işini biliyorsanız iktidarsınız.

BİLGİSAYAR SİSTEMİ OLUŞTURDUK

Su gelirleriyle ilgili ciddi sıkıntılarımız vardı, yaklaşık üçte biri sorunluydu. Bunları tespit ettik, yeni bir bilgisayar programı sistemi oluşturduk. Bu sistemle vatandaş borcunu direkt bilgisayar ekranında görebiliyor. Ödeme kolaylıkları da getirdik, taksitlendirme de yapabiliyor vatandaş. Bu şekilde gelirlerimizi 8 kat artırdık. Çok önemli bir rakam. Kendi masamdaki bilgisayardan bile buradaki işleyişi izleyebiliyorum, ödemelerimizi ve gelir-giderlerimizi takip edebiliyorum. İşte iktidar olmanın gerekleridir bunlar.

ALMAN BANKASI İLE İŞBİRLİĞİ

Bölgemizde 10 tane belediyenin çöp sorunu vardı, Çayeli'nden Sarp'a kadar. Çöp sorununun çözümüyle ilgili olarak, Alman Kalkınma Bankası (KHW) ile yapılan ve Temmuz ayında başlayan görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmeler doğrultusunda önce hazineye, Devlet Planlama Müsteşarlığına takıldık. Ancak Aralık ayında Müsteşar ile yaptığım görüşmede, programa aldırma imkanım oldu. İktidarım işte ben. Yani, doğruyu iktidar da kabul eder, devletin başka birimleri de kabul eder. İktidardaki hükümet gerekli kaynağı versin, belediyeyi incitecek partizanca tutum yapmadığı sürece ben o kaynağı halkım için kullanırım.

İLERİYE DÖNÜK PROJELER

Arhavi'nin içme suyu sorununun kesinlikle çözülmesi gerekiyor. Bizim Yolgeçen mevkiinde bir içme suyumuz var. Dağdan getireceğiz, saniyede 140 litre bir su. Bu suya, cazibeyle getireceğimiz için ihtiyacımız var. Burada artı bir enerji kullanmayacağız, enerji sarfiyatını engelleyeceğiz. Sahil yoluyla ilgili projelerimiz olacak. Sahil yolu geçişi konusunda bizim ürettiğimiz bir projemiz var. Bir rekreasyon alanı olarak düzenlenmesini istiyorum. Arhavi, turizm kenti ve bunun yanında eğitim ve öğrenimin yapıldığı bir kent olacak. 80 dönümlük bir arazide 10 bin kişilik bir anfi tiyatro ve bir üniversite alanı oluşturmak, bunun yanısıra kolej alanları, burada insanlarımızın yarınlarını yetiştirmek için bir projemiz var. İkinci projemiz sanat ve kültürle beslenen bir proje. Yüksek tahsil, eğer sanatla, kültürel değerlerle verilmiyorsa, ekmeği almışsınız ama katıksız bırakmışsınız demektir.

GENÇLERE İŞ ALANLARI

Yayla ve dağ turizmiyle ilgili çalışmalarımız da var. Gençlere mesajım şu; Arhavili gençler işsizdir, bu yönde çalışma yapılmamıştır, devletten beklenmiştir. Buradaki yerel yönetim iktidarının hiçbir proje üretmediği maalesef ortadadır. Ben düşündüğüm projeleri hayata geçirdiğimde hem Arhavili gençler iş bulacak, hem de dışarıdan Arhaviye iş için gelenler olacak.

ARHAVİ'NİN GELECEĞİ İÇİN 5 YIL DAHA

Bizim sahil bandımız 2 km'dir. Bu 2 km. boyunca bir kollektör yapıp, yaklaşık 1 km. derin deşarj yapıp, Arhavi'nin kanalizasyon sorununu ve sahilindeki kötü görüntüsünü çözmek istiyoruz. Eğer bir 5 yıllık süreç alırsam, Arhavi'nin geleceğini tümden şekillendirmek istiyorum.

BATI STANDARTLARINDA YEREL YÖNETİM YASASI OLMALI

Yeni bir yerel yönetim yasasına ülkemizin ihtiyacı var. Amerika'yı yeniden keşfetmek gibi bir şey sözkonusu olamaz.Batı toplumlarında çok çağdaş, medeni şehirleşmelerin yapılanmalarını oluşturabiliyorlarsa ve o kentin yöneticilerini çağdaş yasalarla idare etmesini başarabiliyorlarsa, bizim de onlardan alacağımız hazır örnekler var. Bunun üzerinde kafa yormaya gerek yok. Batı standartlarında bir yasa çıkması lazım. Ancak bizde çıkartılan şeyler, biraz da bir tarafa yontar gibi, bazı şeyleri bir yerlere götürür gibi yasalar çıkartılmasın. Buna karşın, yasaları artık Türkiye'de yaşayan her insan için çıkartılsın. Geçmişte öyle yasalar çıkartıldı, hayali ihracatlarla başlayan bir günlük kararnamelerle bu ülke yönetilmiş, böyle şeyler olmasın.

FESTİVALİ KONSER HAVASINDAN ÇIKARDIK

Arhavi, bulunduğu güzergah içerisinde, sahil bandında olan ilçeler arasında biraz daha farklı konumu var. Hem sosyal-kültürel, hem ekonomik boyutuyla çok farklı. Arhavi'nin 37. Kültür ve Sanat Festivalini yaptık ve çok başarılı geçti. İlk defa bir festival, konser havasından çıkıp, yöremize ait kültürel değerlerin ön plana çıktığı bir festival oldu. İlk defa bu festivalde yamaç paraşütü yapmak şansına kavuştuk. Bu sayede Arhavi'de yamaç paraşütü yapmanın önemi ortaya çıktı. Biz orada yamaç paraşütü yapılabilmesi için bir platform oluşturmayı düşünüyoruz.

CENEVİZLİLER'DEN KALMA KALE

Turizme açmayı düşündüğümüz bir başka yer de Ciha Kalesi. Cenevizliler'den kalma, ancak kaderine terk edilmiş durumda. Biz burayı da kafeterya, restaurantların olduğu bir mekana getirmeyi düşünüyoruz. Aynı zamanda bu kaleye bir teleferik projesi de var. Bir de parklarımızın olduğu sahil bölgemizde marina projemiz var. Gençlerimizi deniz sporlarına açık tutmak açısından, sağlıklı gençlik yetiştirme açısından denizi onlara açmak istiyorum. Ayrıca yatçılığı ön plana çıkarmak ve Karadeniz'de bunları bilinçli bir şekilde geliştirmek istiyorum.

KÜLTÜR-SPOR ETKİNLİKLERİ

Çarmıklı Eğitim ve Kültür Vakfı'nın olduğu binada bir sinemamız var, içinde yaklaşık 25 bin kitabın bulunduğu bir kütüphanemiz var, bir tiyatromuz var. İlçemizde bir de sağlıklı koşu parkuruna ihtiyacımız var. Arhavili hanımlar, gençler, ileri yaştaki vatandaşlarımız sabah yürüyüşleri ve sağlıklı yaşam yürüyüşü yapıyorlar. Bu da kültürel birikimi olan toplumlarda mümkündür.

FESTİVALE 75 KURUŞ HARCAMADIK

Bizim yaptığımız festivalde Sayın Cengiz Kurtoğlu'nun büyük katkısı vardır, Arhavi'nin medar-ı iftiharıdır kendisi. Bu festivale, Arhavili işadamlarının, Çarmıklı Ailesinin, Nurol Holding, MNG Holding, Özaltın A.Ş. ile Ankara ve İstanbul'da yaşayan hemşehrilerimizin ciddi katkıları oldu. 75 milyar liraya malolan bu festival için belediyenin bütçesinden 75 kuruş harcamadık. Saydığım kişi ve kuruluşların katkıları ile gerçekleştirdik Arhavi Kültür ve Sanat Festivali'ni.

FESTİVALLER BELEDİYELERE YÜK OLMAMALI

Bu tip festivaller hep belediyeye yük oluyor. Biz bu festivali yapmayalım diyenler var. Be o düşüncede değilim. Ama bu festivali de belediyeye yük etmemek gerekir. Biz bu işi Arhavili işadamlarıyla birlikte ilk defa 31. Festivalde çözdük ve belediye bütçesinden hiç para harcamadık. Kaymakamımızla birlikte oluşturduğumuz bir komiteyle beraber bunun üstesinden geldik. Buradan Arhavi halkına bunu duyurmak istiyorum ve halkın huzurunda işadamlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

KARADENİZ DUBLE YOL PROJESİ'NİN EKSİKLİKLERİ

Bu projeye mühendis kimliğimle bakmak istiyorum. Karadeniz'e bir hizmetin gelmesi, yol projesinin yapılması gerekiyor, bu kesin. Karadeniz'e ulaşım olmamasından dolayı gelişimini tamamlayamamış, açılımını sağlayamamış. Ama böyle bir yola ihtiyaç var mı? Samsun'dan Sarp'a kadar dolguyla bir yol yapılmasına bence gerek yoktu. Tabii ki dolgular da yapılabilir, yapılması gereken yerler vardır. Bugünkü mühendislik teknolojisiyle yapılamayacak yol şekli, standardı olamaz. Sahil dolgusuyla gelen bir yolda raylı sistem düşünülmemiş, büyük bir eksiklik. Bu yol transit olarak düşünülüyorsa, tırların, kamyonların naklinde kullanılacaksa, bu anlamda kullanılacak standartta bir yol değil. Bir kere, çok kesintili olacaktır, şehirlerden, ilçelerden geçtiği için, dolayısıyla yine trafik yoğunluğu yaşanacaktır.

PROJE RANTABL DEĞİL

Bir projenin yapımında dikkat edilecek nokta rantabl olup olmadığı, ülke ekonomisine uygunluğudur. Getirip götürdükleri nelerdir, bunun oranına bakmanız gerek. Bir ülkenin öz kaynaklarını harcıyorsunuz, üstelik de borçlanarak harcıyorsunuz. Biz bu harcamalarla çocuklarımızı da borçlandırıyoruz. Eğer bu borçlanma doğruysa, ülke ekonomisine katkıda bulunuyorsa, amenna. Hopa'dan Sarp'a kadar yapılan yol 17 sene sürmüştür. Bir kere projelerin kaynağı ayrılmalı ve öyle başlamalıdır. 17 yıl süren bir proje bu ülke ekonomisinde kanser hücresi gibidir ve ülkeye çok şey kaybettirir. O yolun gidiş bandı kullanılmamaktadır, çünkü, o yamaçlardan, dağlardan taş yola düşmekte, insan hayatını tehdit etmektedir. Denizleri taşla doldurmakla bir şey yaptığınızı ifade edemezsiniz. Bunları önceden görebilmek gerekirdi.

SİYASİLER MÜDAHALE ETMEMELİ

Siyasiler, mühendislerin karar verdiğini rantabl olarak ekonomiye yarar sağlayacak projeleri kabul etmeli, illa şuradan yol geçsin diye diretmemelidir. Bir de Karayolları Genel Müdürlüğü'ne müdahale etmemeleri gerekir. Karayolları, ülke ekonomisine katkıda bulunan yolları üretecek kapasiteye, mühendisine, bilgisine sahiptir. Bazı kurumların artık özerkleşmesi lazım. Siyasilerin bazı yerlerden ellerini çekmesi lazım. Siyasiler şunu diyecek, "Karadeniz'e bir yol yapılacak, bunun projesini yap", o kadar.

ÜLKE KAYNAKLARINA YAZIK

Türkiye'de 10 tane havaalanı yapılmış, ancak bazı havaalanlarına yılda 2 uçak iniyor, inmiyor. Antalya'da Gazipaşa havaalanı üzerinde uçak inme risklerini taşıyor. Bunlara bu ülkenin kaynakları harcanıyor. Atıl vaziyette bekliyorlar. Bu kaynaklara günah. Bunlarla üretim yapılsa, fabrikalar kurulsa bu ülkede bir tane işsiz kalmaz. Bunun sorumluları, doğru makama yanlış kararlar aldıran siyasilerdir, bürokratlar değil. Samsun'dan Sinop'a bir yol yapılacak. Doğa orada da katlediliyor. O zamanın bakanı karar veriyor "Bu yol buradan gidecek" diyor, olay orada bitiyor. Bakansan bakanlığını bileceksin, sen kimden ne proje isteyeceğini, makamı bileceksin. O makamın ürettiği projenin yanlışlarını değerlendirmesini bilmiyorsan, o makamı da işgal etmeyecek, bakanlık da yapmayacaksın.

KAYNAKLAR ARHAVİ'YE

Ben bütün kaynaklarımı Arhavi halkı için kullanıyorum. Bu toplum bir şekilde birilerini cezalandırdı. Bir zamanlar tek başına iktidara gelenler yüzde 1'lere vurdular. Bu iktidar da saman alevi gibidir, külü bile kalmaz diyorum. Ama, tabii pire için yorgan yakılmaz. Doğru, dürüst, dinamik, namuslu, şerefli olmak bir değer olmaya başlamış olması gereken zaten bu değil mi?

BİR DÖNEM DAHA GÖREV İSTİYORUM

Öncelikle Arhavi halkına şunu iletmek istiyorum. Ben 1.5 yıldır Arhavililer'le birlikte belediyecilik ortamını yaratmak istiyorum, halkımla çok içiçeyim. Kapım her zaman, herkese açık, telefonum gece gündüz açık. Arhavi'ye ve Arhavi'nin dışına dahi olmak üzere doğru dürüst bir belediyeciliğin, şeffaf, net bir belediyeciliğin ne şekilde olacağını başarıyla 1.5 yıl içinde ortaya koyduk. Çok ciddi bir yapılanma gerçekleştirdik. 1.5 yıl kısa bir dönemdir. Devamlılık arzeden projelerimiz var. Hükümetler de 5 yıllık kalkınma programlarını yaparlar. 5 yıl gibi bir zaman için Arhavi halkı yine bize bu yetkiyi verirse, Arhavi'ye hizmet etmekten gece gündüz çalışmaktan büyük bir onur duyacağım. Bana destek veren herkese buradan sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bütün siyasi parti adaylarına da başarılar diliyorum.”

MUSA ULUTAŞ, KİMDİR?

1962 Arhavi doğumlu. İlk, orta ve lise tahsilini Arhavi'de tamamladıktan sonra, 1986 yılında İTÜ İnşaat bölümünü bitirdi ve aynı yıl yüksek lisans eğitimini tamamlayarak mühendis oldu. İstanbul 2. Boğaz Köprüsü şantiyesinde çalıştı. 1993 yılında kendi şirketini kurdu ve müteahhitlik hizmetleri verdi. 1999 seçimlerinde Belediye Meclisine girdi. Belediye Başkanının istifa etmesi üzerine, 18 Ağustos 2002'de Belediye Meclisi tarafından Başkan seçildi. İngilizce bilir, bekar. 28 Mart seçimlerinde CHP'den Belediye Başkanlığına aday.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis