
Gerger Kaymakamı Abdullah Uçgun, “Gün geçtikçe buradan kaçış hızlanıyor. İlkokul öğrencisinde bile buradan kaçıp kurtulma düşüncesi ağır basıyor.” dedi. Uçgun, bu durumu ancak eğitim kalitesini yükselterek ve istihdamı sağlayarak çözebileceklerini dile getirdi.
Kaymakam Uçgun, Gerger’de yaşanan heyelanlar nedeniyle yolların sürekli bozulduğunu belirtti. Uçgun, “Yollarımızı düzeltiyoruz, stabilize çalışmasını yapıyoruz. Şansımız yaver giderse bir veya birkaç ay çok şiddetli yağmur yağmıyor, kullanılıyor. Aksi taktirde yol tekrar kapanıyor, biz tekrar açıyoruz.” dedi.
Milletvekillerinin Gerger’in sorunlarıyla ilgilendiklerini söyleyen Uçgun, bu ilginin devam etmesini istediklerini vurguladı. Gerger Kaymakamı Abdullah Uçgun, gün geçtikçe Gerger’den göçün hızlandığını söyledi. Uçgun, “Burada bir İstanbul sevdası oluşmuş. Özellikle ilköğretim öğrencilerinde bu çok fazla. Yüzde doksanı istisnasız İstanbul’a gitmek istiyor.” dedi. Halıcılıkla ilgili ilçede önemli bir mesafe katettiklerini belirten Uçgun, göçü durdurma ve istihdam yaratma yolunun bu tür faaliyetlerden geçtiğini belirtti. En çok üzerinde durduğu konunun eğitim olduğunu vurgulayan Kaymakam Abdullah Uçgun, nüfus planlaması konusunda da aileleri bilinçlendirmek için ellerinden geleni yaptıkları söyledi. Uçgun, Gerger ilçesinin sorunlarını ve kaymakamlık olarak ürettikleri projeleri Bizim Mahalli İdareler Gazetesine anlattı:
İSTANBUL SEVDASI
Merkezimizin nüfusu 4230, köylerimizin ise 28 bin civarında. İstanbul’da belki 100 bin civarında Gergerli var. Özellikle Eminönü’nde, Laleli’de ticarette bir hayli etkililer. Yani zenginimiz çok fazla. Gördüğümüz kadarıyla gün geçtikçe buradan kaçış hızlanıyor. Buna arazi yapısı da sebep oluyor. Burada bir İstanbul sevdası oluşmuş. Özellikle ilköğretim öğrencilerinde bu çok fazla. %90’ı istisnasız İstanbul’a gitmek istiyor. Böyle bir sorunumuz var. Lise ve üniversiteye devam oranı çok düşük. İlköğretimde yaklaşık yedi bin öğrencimiz var, ama liseye gidenler 190 kişi. Öğrencilerin okumaya pek hevesi yok. Aileler çok kalabalık, 10-15 nüfusa sahip. Çocuklarını okutmak isteseler de hepsini okutmaları mümkün olmuyor. Bu nedenle aileler; çocuklarını “Çalışsınlar, bir an evvel para getirsinler”, diye İstanbul’a yolluyorlar. Gerger’in pek bürokratı da yok. Gergerli memur yok. Yabancı da zaten buraya gelmiyor. Öte yandan Gerger’in kötü bir ünü var. Uzak, çıkmaz nokta olarak görülüyor. O nedenle memurlar buraya gelmek istemiyor. İstanbul’da çok zenginimiz olduğu halde onlardan pek yararlanılamamış bugüne kadar. Mesela, Eğitime %100 Destek Kampanyasında bu kişilerden pek yardım alamadık. Ben bunda kusuru bizde de görüyorum. Hiçbirine sağlıklı bir şekilde ulaşamadık. Ama en büyük sıkıntı buradan çıktıktan sonra Gergerli’nin burayı unutması, memleketlerine sahip çıkmamaları.
ALTERNATİF ÜRÜN: NAR
Buranın en büyük geçim kaynağı hayvancılık. Onun haricinde çok fazla bir üretim olmuyor. Belki nar, burası için bir alternatif geçim kaynağı olabilirdi. Bununla ilgili çalışmalarımız oldu. Ama bu çalışmalarımız çok başarılı geçmedi. Halka 10 milyarlık nar fidanı dağıtmak istedim, ancak 4.5 milyarlık dağıtabildim. Fidanların maliyetinin %30’unu halktan aldık. Parasını verirlerse daha çok sahip çıkacaklarını düşündük. Beklediğimiz gibi olmadı. Halkımız belki bir müddet sonra o fidanların meyvelerini gördüklerinde nar, gerçekten Gerger için bir alternatif ürün olabilecek. Yine burada 2003’ün ekiminde Nar Festivali düzenledik. Festivalle insanlara bir nebze de olsa ışık tutabilmeyi amaçladık. Ben bu çalışmaların uzun vadede meyvesini vereciğini tahmin ediyorum.
HEYELAN TEHLİKESİ
İlçemize bağlı 45 köyümüz, 107 mezramız var. Gerger, çok dağınık bir yerleşim ve aynı zamanda Adıyaman’ın en büyük ilçelerinden birisi. İlçenin arazi yapısı heyelana çok meyilli. O nedenle burada sürekli heyelan tehlikesi yaşanıyor. Yaptığımız çalışmaların çoğunluğu heyelan nedeniyle iptal oluyor. Yollarımızı düzeltiyoruz, stabilize çalışmasını yapıyoruz. Şansımız yaver giderse bir veya birkaç ay çok şiddetli yağmur yağmıyor, kullanılıyor. Aksi taktirde yol tekrar kapanıyor, tekrar açıyoruz. Gerger’in en büyük talihsizliği bu. Hizmet geliyor, ama görünmüyor. Yapılan tüm çalışmalar her defasında bozuluyor, hep sıfırdan tekrar başlıyoruz. İçme suyu noktasında da sıkıntılı olduğumuz köylerimiz var. Aşağı yukarı köylerimizin üçte ikisinde içme suyumuz var. Sadece bir mezramızda hiç suyumuz yok. Üçte birinde de çok sağlıklı bir şekilde olmasa da suyumuz var. Sayın valimiz sağolsunlar, Köylere Hizmet Götürme Birliğini çok aktif kullanıyorlar burada. Bu da bize aynı parayla iki kat daha fazla hizmet yapma imkanı sağlıyor. Keşif bedeli 10 milyar olan bir işi, aşağı yukarı 5 milyara bitiriyoruz.
BİRLEŞTİRİLMİŞ SINIF VERİMSİZ
Eğitimde öncelikle fiziki altyapı olarak eksiğimiz yok denebilir. 45 köyümüz var, 100 tane okulumuz var. Aslında mezraların bazılarında sadece birkaç ev oluyor. Ama haneler çok kalabalık olduğu için okullarda öğrenci sıkıntısı olmuyor. Bir okulda en az 15 öğrenci oluyor. Şu anda tek yatılı ilköğretim bölge okulumuz var. Bana göre eğitimin kalitesini artırmak için birleştirilmiş sınıftan kurtulmak lazım. Okullarımızın çoğunluğu, sanırım 95 tanesi birleştirilmiş sınıflı. Buna paralel olarak eğitim kalitesi düşüyor. Bir öğretmen beş sınıfa ders vermek zorunda kalıyor. Bu bakımdan iki tane daha yatılı ilköğretim bölge okulu açılması halinde sorun çözülecektir diye düşündük. Tespitlerimizi yaptık. Bu iki okulu da yapabilirsek, birleştirilmiş sınıflı okulları kapatıp yatılı ilköğretim bölge okuluna taşıyacağız. Bu şekilde her sınıfın bir öğretmeni olacak. Öğrencilerin beslenme noktasında sıkıntıları olmayacak. Gidiş geliş noktasında sıkıntıları olmayacak ve o zaman eğitim kalitesi artacaktır, diye düşünüyorum. Gerger’in yol altyapısı çok bozuk ve yollarımız çok sık ulaşıma kapandığından burada taşımalı eğitim çok aksıyor. Yatılı ilköğretim bölge okulu bu açıdan da çok faydalı olacak. Aileler yatılı ilköğretim bölge okuluna çok sıcak bakmıyor. Ama bu bölge için şart. Eğitimin aksamaması için yapılacak en iyi şey yatılı bölge ilköğretim okullarıdır düşüncesindeyim
DOKTOR SIKINTISI VAR
Bir tane sağlık merkezimiz ve verem savaş dispanserimiz var. Verem savaş dispanserinde teknik personel olmadığı için sağlık ocağı gibi hizmet veriyor. Yardımcı sağlık hizmetleri konusunda merkezde sıkıntımız kalmadı, fazlamız bile oldu. Sözleşmeli personelle bu sıkıntımızı giderdik. Şu anda dört doktorumuz var, ama iyi hizmet verebilmek için toplam 12-13 doktora daha ihtiyacımız var. Merkez haricinde iki sağlık ocağı var, buralara sadece yardımcı sağlık hizmetleri elemanları verebildik, doktor veremedik. Doktor sıkıntısı haricinde yardımcı hizmetler noktasında pek sıkıntımız kalmadı. Belli köylerdeki sağlık hizmetlerini de faaliyete geçirebilirsek Gerger, sağlık konusunda epey ilerlemiş olacak.
PROJELERİMİZ
Orijinal projelerimiz olmadı henüz. Ama yapmak istediğimiz projeler oldu. Mesela narcılığın geliştirilmesi gibi. Bu projeye başladık, ama biraz önce anlattığım gibi daha hedeflediğimiz noktaya gelemedik. Ben, narcılığın geliştirilmesinin Gerger için olmazsa olmazlarından biri olduğunu düşünüyorum. Gerger’de göreve başladığımdan beri üzerinde en çok durduğum konu eğitim ve öğretim oldu. Köylerde ve merkezde sürekli olarak okullara ziyarette bulunuyorum. En büyük kavgamız da okul idarecileri ile olmuştur, daha iyiyi yapmaları noktasında mücadele veriyoruz. Eğitim konusunda bir de öğrencilerin kafalarındaki İstanbul’a gitme düşüncesini atabilirsek, o zaman sorunumuz büyük oranda halledilmiş olacaktır. Nüfus patlaması konusunda yavaş yavaş çalışma yapmaya başladık. Özellikle müftü beyle birlikte halkımıza zaman zaman bu konudan bahsediyoruz. Bu memleket aydınlanacaksa Diyanet Teşkilatı sayesinde aydınlanacaktır, diye düşünüyorum. Çünkü insanlarımız kötü niyetli değil. Çocuk sahibi olurken bile bunu dine dayandırıyorlar. Maalesef imamlarımız bu konuda önder olamıyor. Bir de köy gezilerimize başladık. Tüm köylerimizi geziyoruz. Gittiğim köylere doktor, ebe götürüyorum. Biz köylülerle konuşurken ebeler evleri geziyor, bayanlara yardımcı oluyor. Gerger’in halledilmesi gereken en önemli sorunlarından biri nüfus artışı. Bilinçsizce, bakamayacakları kadar çok çocuk sahibi oluyorlar, sonra da bu çocuklar eğitim ve öğretimden uzak yetiştirilmek zorunda kalınıyor.
SORUNLAR EL ELE ÇÖZÜLECEK
İlçemizin en önemli sorununu eğitim ve öğretime yeterince önem verilmemesi olarak görüyorum. Zaten birçok sorun da bundan kaynaklanıyor. Köylerimizin altyapısı gerçekten çok bozuk. Benim, Gergerlilerden, bazı köylerden isteğim, bizim çalışmalarımıza destek olmalarıdır. Bazı köylerde istediğimizden bile fazla destek oluyorlar, ama bazı yerlerdeyse her şeyi devletin çözmesini bekliyorlar. Bu da bizi ciddi anlamda sıkıntıya sokuyor. Çünkü elimizde 1 m2’lik bir yama parçası var, ama delik 5 m2. Diyoruz ki el ele verelim, siz de birer ucundan tutup çekin, belki sündürebiliriz. Bunu yapabilirsek Gerger’de birçok sorun hallolacak. Ayrıca sıkıntılarımız arasında merkezde yaşanan içme suyu sorununu sayabiliriz. Bu arada konut sıkıntısını da unutmamamız gerekiyor. Memurlarımız geldiğinde kendilerine yakışabilecek bir konut bulmakta zorlanıyorlar. Onun için en kısa zamanda bir toplu konut yapılmasında fayda var. Çünkü gelen memur kalacak yer sıkıntısı çektikleri için buradan çok çabuk kaçıyor. Gerger, üzerine düşen görevi yapmadan memurdan bir şey bekleyemez.
GÜVENLİK ÇOK İYİ
Asayiş yönünden çok iyi durumdayız. Birçok zaman asayiş toplantılarımızın gündemi attan düşme, damdan düşme gibi sadece küçük olaylardır: Bunların haricinde önemli olaylar olmamaktadır. 80 öncesinde asayiş bozukmuş, ama 80 sonrasında hızla iyiye gitmiş. Gün geçtikçe daha da iyiye gidiyor. Örneğin ben gece on ikide burada çok rahat dolaşabiliyorum tek başıma.
HALICILIK
Gerger kalemizden başka tarihi bir kalıntımız yok. Ancak el sanatları konusunda Gerger, bir hayli ileri. Burada halı atölyeleri var. 400 civarında bayanımız bu kurslarda çalışıyor. 2003 yılı rakamıyla ilçeye 120 milyar civarında girdisi oldu bu sektörün.
MİLLETVEKİLLERİNE MESAJ
Milletvekillerinden istediğimiz, Gerger’e sahip çıkmaları, Gerger’in meselelerini kendi meseleleri gibi görmeleridir. Zaten sağolsunlar sorunlarımızla ilgileniyorlar. Bu ilginin devam etmesi arzusundayız.
HALKIMIZ, SORUNLARINA SAHİP ÇIKSIN
Halkımızdan öncelikli isteğim, eğitim ve öğretim üzerinde önemle durmaları. Çünkü, eğitim olmadan hiçbir şeyi halledemeyiz. Her şeyin temeli eğitimdir. Eğitilmemiş toplumlar geri kalmaya ve yönlendirilmeye mahkumdur. Bu nedenle insanlarımız her şeyden önce eğitime önem vermeli, kendini geliştirmeli. Okuma yazma çağındaki tüm Gergerlilerin, en az lise mezunu olmasını isterim. Bürokrasiye Gergerli insanlar kazandırmalarını arzu ederim. Neticede her şey halk için. Halk, hakkını hukukunu iyi bilmeli ve kendi meselesine bizden daha çok önem vermeli.
GAZETEYE TEŞEKKÜR
Bize bu imkanı verdiğiniz için sizlere çok teşekkür ederim. Bu söyleşinin Gerger’in tanıtımı açısından faydasının olacağını düşünüyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
ABDULLAH UÇGUN KİMDİR?
1975 Mersin-Erdemli doğumlu. ilk, orta ve liseyi Erdemli’de bitirdi. Süleyman Demirel Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunu. Mesleğe 2000 yılında başladı. Staj döneminden sonra bir süre çeşitli ilçelerde çalıştıktan sonra 13 Ekim 2003’te Gerger’e atandı.