goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

4 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Muş, Sel Baskınına Çözüm Arıyor

Muş Vali Yardımcısı İbrahim Küçük, her yıl bahar aylarında yaşanan sel baskınları nedeniyle tarımda önemli bir gelir kaybı yaşandığını söyledi. Küçük, bu sorunun çözümü için “Karasu Islah Projesi”nin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. İbrahim Küçük, bu konuda Devlet Su İşleri’nin proje ile ilgili yapacağı çalışmaları beklediklerini vurguladı.

EĞİTİM FAKÜLTESİ AÇILIYOR

“Muş’ta üç tane yüksekokul, bir de Fırat Üniversitesine bağlı Eğitim Fakültesi var. Şu anda bina var, fakülte adı var; ama eğitim yok. Son dönemde Fırat Üniversitesine bağlı bir bölüm açılması kararı alındı. Fakülteye, dekan ve fakülte sekreteri atandı, önümüzdeki günlerde YÖK’ten onay alınırsa, seneye eğitime açılacak. İlk olarak bir bölümle başlayacak, daha sonra da beş bölüme kadar çıkarılacak.” “İlimizde sanayi alanında gelişmek biraz hayalcilik gibi görünüyor. Oysa, tarım ve hayvancılığa dayanarak güçlü bir şekilde hareket etme durumumuz olabilir.” Muş Vali Yardımcısı İbrahim Küçük, her yıl bahar aylarında yaşanan sel felaketinin Muş’ta tarımı tehdit ettiğini söyledi. Normal dönemde iki veya üç kez ürün alınırken, sel baskınının olduğu dönemlerde bir kez ya da hiç ürün alınamadığını belirten Küçük, bu sorunun çözümü için Karasu Islah Projesinin hayata geçmesi gerektiğini vurguladı. Projenin hazırlık aşamasında olduğunu dile getiren Küçük, “Eğer mümkün olursa DSİ bunu bitirip teslim edecek. Bu projenin uygulama aşamasında ovayı toplam 124 km. olarak geçen Karasu Nehrinin yeni değerlendirilen yatakla 70 kilometreye düşürülmesi planlanıyor. Dolayısıyla ovadaki menderesler yok edilirse ve yatağın eğimi ona göre açılırsa, su baskınlarının azalacağını düşünüyoruz.” dedi. Muş’ta lale üretimi konusunda Ankara Üniversitesi ile birlikte önemli bilimsel çalışmalar yapıldığına dikkati çeken İbrahim Küçük, lale üretiminin gelecekte çok önemli ekonomik girdi sağlayacağını belirtti. Vali Yardımcısı İbrahim Küçük, son yıllarda tarım ve hayvancılıkta yeni ve önemli çalışmalar yapıldığını; tarımda alternatif ürünlerin geliştirilmesiyle yeni bir ekonomik kaynak sağlanacağını belirtti. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine Muş’la ilgili tüm sorunlarını ve çözüm önerilerini anlatan Küçük, şu değerlendirmelerde bulundu:

GÖÇ VERİYORUZ

Muş’un toplam nüfusu 153 bin. Bu oranın yüzde altmışın üzerindeki bölümü köylerimizde yaşıyor. Genel olarak ilimizde göç yaşanıyor, zaten daha önce de göçler yaşanmış. İlimizden büyük şehirler göçler yapılmış. Bunun nedeni ise bilindiği gibi başta işsizliktir. Göçler genellikle İstanbul, Ankara, Mersin ve Bursa gibi şehirlere oluyor. Son yıllarda göç olayı geçmişe oranla biraz daha azalmış durumdadır.

ALTERNATİF ÜRÜN EKİLMELİ

Son yıllarda tarım alanında olsun, hayvancılıkta olsun bazı girişimler oldu. Valilik odaklı ama Tarım Müdürlüğü ve Tarım Bakanlığı işbirliğinde, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesine yönelik projeler var. Buranın tarım ve hayvancılığa dayalı olmasına rağmen gelir düzeyini yükseltici nitelikte üretim yapılmıyor. Bunun en büyük nedeni, kırsal kesimde varolan üretim alışkanlıklarıdır. Hayvancılık açısından ise; hayvan cinslerinin iyi olmamasından kaynaklanan bir üretimsizlik var. Bunları giderici bazı çalışmalar yapılıyor. Hayvan ıslahıyla ilgili projeler var, yine tarımsal alanda, tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve verimliliği ile ilgili çalışmalar sürüyor. Bir de tarımsal alanda tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve zenginleştirilmesi konusunda çalışmalarımız var. Muş, Türkiye’nin en büyük ovalarından birine sahip. Muş Ovası 1647 km.lik bir alanı kapsıyor. Muş’ta tarımsal alanların az olmasının çok makul nedenlerinin olduğunu düşünmüyorum. Bu amaçla da başlatılan birtakım projelerimiz var. Muş Ovasında alışılagelmiş bazı ürünler yetiştirilmeye devam ediliyor. Belki verimi düşük, belki de kota uygulanan ürünler yetiştirilmeye çalışılıyor. Bunların yerine verimi ve ekonomik değeri daha yüksek olan ürünler yetiştirilmesi için birtakım çalışmalarımız devam ediyor. Başta brokoli olmak üzere ayçiçeği ve diğer sanayi ürünleri de dahil tamamının yetiştirilebileceğine dair elimizde mevcut Tarım İl Müdürlüğünün yapmış olduğu çalışmalar var. Örnek çalışmaları buradaki TİGEM Müdürlüğü bizzat kendisi uyguluyor ve doğrudan halka götürüyor. Alternatif ürünlerin yaygınlaşması gerekiyor. Bu da ancak vatandaşların desteğiyle yapılabilir.

MEYVECİLİK PROJESİ

Meyvecilik konusunda da valiliğin başlatmış olduğu “yeşil kuşak” projesi var. Bu proje kapsamında meyvecilik, sebzecilik ve bağcılıkla ilgili çalışmalar giriyor. Örneğin, meyveciliğin geliştirilmesine yönelik çalışmalarda vatandaşlara fidanlar dağıtıldı ve dikimi yapıldı. Dikilen fidanların bir kısmı önümüzdeki yıl meyve vermeye başlayacak. Dağıtılan fidanların yanısıra halk kendi imkanlarıyla da katkıda bulundular.

MUŞ ÜZÜMÜ

Bunların dışında Muş üzümü diye bilinen üzüm türü geçmişte biraz sekteye uğradı. Ekonomiye tekrar kazandırılması için bağcılık projesi başlatıldı. Onunla birlikte Muş’un bazı bölümlerinde üzüm yetiştirilmeye başlandı. Muşlu işadamlarımızın Ankara’dan bakanlıklardan çeşitli yetkilileri de çağırarak Muşla ilgili yaptıkları toplantılarda önümüzdeki yıllarda belli bir seviyeye ulaştıktan sonra şarap fabrikası dahil birtakım tesislerin buraya kurulacağı yönünde görüşmeler oldu. Bizim tahminimiz bir süre sonra önemli bir üzüm potansiyeli olacağı ve özellikle Muş üzümünün tadıyla, aromasıyla, her şeyiyle birlikte ekonomiye önemli bir girdi sağlayacağı yönündedir.

SANAYİYİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ

Muş’ta sanayi gelişmemiş; burada sadece şeker fabrikası var. Süt konusunda çalışan bazı firmalar krizler nedeniyle kapanmış durumdalar. Ancak hayvan ırkını ıslah etmeden zaten süte dayalı fabrikaların ayakta durması mümkün değil. Yem fabrikalarının da ona endeksli olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla hayvan ırkını ıslah ettiğimiz zaman dolaylı olarak süt ve yem fabrikalarının çalışacağını düşünüyorum. Mevcut olan şeker fabrikasının olmamasının nedeni buranın şu anki yapısının sanayi modelinin çok uygun olmamasından kaynaklanıyor. Burada sanayide gelişmek biraz hayalcilik olur. Daha çok tarım ve hayvancılığa dayanarak güçlü bir şekilde hareket etmek gerekiyor.

SEL, TARIMI YOK EDİYOR

Sel, ilimizin en büyük sorunudur. Her yıl baharın gelmesiyle ovada hareketlilik başlıyor, sular kabarıyor. Bu olayın en büyük sebebi, Karasu yatağının ovayı geçmesi, eğimin az oluşu ve menderesler nedeniyle de yer yer taşmaların olmasıdır. Bu durum ovanın neredeyse % 80-90’ının su altında kalmasına neden oluyor. Su baskını zaman zaman 20 gün veya bir aya kadar uzayabiliyor. Dolayısıyla değişik şekilde zararlar meydana geliyor. İnsanların sağlığıyla ilgili problemler oluyor ya da evlerini su basıyor. Biz her bahar ayında operasyon çalışmaları yapıyoruz. Sivil savunma ve halk işbirliğinde yapılan çalışmada, ovada kurtarma operasyonu düzenliyoruz. Vatandaşları tahliye ediyoruz, yer yer evleri, köyleri boşaltıp spor salonlarına ve yurtlara yerleştiriyoruz. Bizlere bu su baskınının önemli zararları oluyor. Tarımsal açıdan ciddi bir olumsuz etki sözkonusu. Normalde iki veya üç defa ürün alınırken sel olduğu dönemlerde bu bire düşüyor ya da hiç ürün alınamıyor. Ayrıca sadece ovada değil, Bulanık ilçemizde de aynı durum yaşanmaktadır. Karasu nehri sorununu halledebilmek için Karasu Islah Projesini hayata geçirmek gerekiyor. Bu proje şu anda hazırlık aşamasında. Eğer mümkün olursa DSİ bunu bitirip teslim edecek. Bu projenin uygulama aşamasında ovayı toplam 124 km. olarak geçen Karasu nehrinin yeni değerlendirilen yatakla 70 km.ye düşürülmesi planlanıyor. Dolayısıyla ovadaki menderesler yok edilirse ve yatağın eğimi ona göre açılırsa, su baskınlarının azalacağını düşünüyoruz. Ayrıca Alparslan 2 barajımızda drenaj boyutu da var. Karasu yatağının açılması da bu drenaja bir hazırlık olacak. Yaşanan bu su baskınları yıllardan beri Muş’u vuruyor, yeni bir olay deği,l ancak ovadaki yerleşimler arttıkça bu olayın boyutu büyümeye başladı. Çünkü ova tamamen tarımsal ve eğimin az olduğu bir arazidir. Biz, ovada yaşayanlara başka köylerde mevcut yerleşimler önermiştik. Ama halk oraları tercih etmediğinden sıkıntılar devam ediyor.

EĞİTİM FAKÜLTESİ AÇILIYOR

Muş’ta üç tane yüksekokul, bir de Fırat Üniversitesine bağlı Eğitim Fakültesi var. Şu anda bina var, fakülte adı var; ama eğitim yok, öğrenci, hoca, hiçbir şey yok. Son dönemde Fırat Üniversitesine bağlı bir bölüm açılma kararı alındı. Fakülteye, dekan ve fakülte sekreteri atandı, önümüzdeki günlerde YÖK’ten onay alınırsa, seneye eğitime açılacak. İlk olarak bir bölümle başlayacak, daha sonra beş bölüme kadar çıkarılacak. İlk sene 50 öğrenci alımı yapılacak. Bölüm olarak da öğretmenlik bölümü bulunacak.

PERSONEL SIKINTISI

Kadastro, tapu ve diğer bölümlerde personel sıkıntımız var. Bunlar bakanlıklara yazıldı; ama bilindiği gibi personel alımında valiliklerin ya da buradaki idarelerin kendi taktirleri yoktur. Yani Ankara’dan bazı yerlerden kadro tahsisi yapılıyor. Belediyelerde de bu sıkıntı yaşanıyor. Ancak belediye personeli tamamiyle mevcut başkana bağlıdır. Bu olay da bizden kaynaklı değildir. Başkanların her zaman söyledikleri konu; daha önceki başkanlar çok personel almışlar. Bu problem tamamiyle onlarındır. Yasalar çerçevesinde işçi alımında valiliğe verilen yetkiler var, o yetkileri de valilik uygun şekilde kullanmaya çalışıyor.

DOKTORLAR MUŞ’A GELMİYOR

Buradaki hastanelerde özellikle uzman doktor konusunda önemli sıkıntılar yaşanıyor, ardından pratisyen doktor, dahiliye ve diğer sağlık ekipleriyle birlikte sıkıntılar devam ediyor. Atanan doktorların bir kısmı buraya gelmiyorlar. Bir de gelen personelin mesleki tecrübelerinin az olmasından kaynaklanan sıkıntılar oluyor. Bu konuda eğitimde de aynı şey yaşanıyor. Türkiye’nin bazı bölgelerinde çalışıp, hiç doğuyu görmeden emekli olanlar da var. Bundan dolayı buralara gelip 3-5 yıl çalıştıktan sonra gitmelerini makul karşılamak gerekiyor. Bunu aşabilmenin yolu Türkiye’de bazı mesleklerde uygulanan sistemin diğer mesleklerde uygulanması; yani mülki idare, adliye, emniyet ve askeriye gibi mesleklerde olduğu gibi zorunlu hizmet olması gerekiyor. Aksi taktirde yeterli eleman bulundurulamıyor. Son zamanlarda sağlık konusunda sözleşmeli mecburi personel konusunda bir alternatif sunuldu, aynı konu eğitimde de geçerlidir. Umarım gerçekleşecektir.

TAŞIMALI EĞİTİM YAPILAMIYOR

Burası Türkiye’nin eğitim konusunda en çok yatılı ilköğretim bölge okuluna sahip ilidir. Toplam 22 yatılı ilköğretim bölge okulumuz var. Bu bölgede taşımalı eğitim yapılamıyor. Çünkü burada kış şartları çok kötü, ulaşımda da sıkıntılar fazla oluyor.

KALİFİYE PERSONEL SIKINTISI

Merkezi yönetimin bazı konulardaki tasarruf tedbirlerinin olmasının bürokrasiyi çoğalttığı konusunda herkes hemfikirdir. Özellikle taşrada görev yapan tüm birimler böyle düşünüyor. İleride şöyle bir sıkıntı yaşanabilir; tabii bunu deneyimle birlikte atlatmak gerekiyor: Özellikle taşradaki yerel yönetimlerin teknik olsun, idari olsun, personellerinin hangi düzeyde olduğu biraz kuşku götürür. Çünkü büyük şehirlerdeki belediyelerin personeli yetişmiş elemanlardan oluşuyor. Ancak biz genel idare olarak birtakım kalifiye elemanları sağlayamıyoruz. Türkiye’nin böyle bir deneyime ihtiyacı var. Belediyenin personel konusunda alım yaparken iyi düşünüp öyle karar vermesi gerekir. Dolayısıyla bu şekilde daha verimli olacaklarını düşünüyorum.

LALE FESTİVALİ

Lale Festivali, Muş’un kurtuluş törenleriyle birlikte yapılıyor. Lale, artık Muş’ta sıradan bir ürün değil; ekonomik anlamda da sembol olarak da önümüzdeki yıllarda muhtemelen karşımıza çıkacak. İleride önemli ekonomik girdiler sağlayacak. O nedenle burada bir Lale Festivali düzenliyoruz. Bu yıl ilk olarak Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından bu konuda bir çalışma başlatıldı. Önümüzdeki yıllarda lale ile ilgili olarak hem isim hakları alınmış olacak hem de ekonomik anlamda önemli bir destek sağlacaktır. Bilindiği gibi Hollanda lale üretiminden ciddi anlamda bir ekonomik girdi sağlamaktadır. Bizde de böyle bir ekonomik katkı neden olmasın ki? Bu arada son bir şey daha belirtmek istiyorum. Bu sene Muş’un kurtuluşunun 87. yıldönümüydü. Biz bu yıldönümünü coşkulu bir şekilde kutladık.

YENİ PROJELER

• Hayvancılık alanıyla ilgili bir ıslah projesi geliştiriliyor.

• Tarımda verimli ve ekonomik değeri yüksek alternatif ürünler geliştiriliyor. Bu kapsamda Muş Ovasında başta brokoli, ayçiçeği ve sanayi ürünleri olmak üzere farklı türlerde ürünlerin ekimi konusunda çalışmalar yapılıyor.

• Her yıl bahar aylarında oluşan sel baskınını önlemek için Karasu Nehri Islah Projesi çalışmaları sürüyor.

• Yeşil Kuşak Projesiyle meyve, sebze ve bağcılık alanında gelişme sağlanacak

• Muş üzümü yaygınlaştırılıyor.

• Lale üretimi konusunda patent alma ve üretimi yaygınlaştırma projeleri üzerinde çalışıyor. Lale Festivali düzenleniyor.

İBRAHİM KÜÇÜK KİMDİR?

1969 Trabzon doğumlu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Daha sonra mülki idare amirliğine girdi. On yıl değişik yerlerde kaymakamlık görevi yaptı. Şu anda Muş Vali yardımcılığı yapıyor.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis