goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Referandum ve Sivil Yönetim

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
 DERGİ VE GAZETEMİZE;

Aktüel, Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal, Bağımsız, Tarafsız) Muhabirliği;


- Amaç ve meslek haline getirecek,

- Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan,

- İstikrarlı, heyecanlı, azimli, kararlı, fedakar, kendine güvenen

- Prezantabl,Yaş sınırı max 35,

- Tecrübeli,Tecrübesiz (Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin.               
- Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir,

ÖNEMLİ HUSUSLAR;


-  Ailevi, Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar (Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler. Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır.

- Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz.
  
Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr
  
Dergimiz   ; www.yyplatformu.com.tr
- Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz.
Lütfen ! 
Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz.
İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

7 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Bitlisli Ekecek, “Yaprak Tütün” İşleyecek

AKP Bitlis Milletvekili Vahit Kiler, Bitlis Yaprak Tütün Bakım ve İşletmeevi’nin yeniden açıldığını belirterek, böylece hem Bitlis tütününün işleneceğini hem de bir istihdam sağlandığını söyledi.

Bu zamana kadar verdikleri tüm sözlerin arkasında durduklarını belirten Vahit Kiler, “Üzülerek söylüyorum ki, siyasetçilerimiz Bitlis’in hakkını hep teslim etmiş, biz temsil edeceğiz” dedi. Bitlis’e hizmet amacıyla “Bitlis Feneri Derneği”ni kurduğunu söyleyen Vahit Kiler, “Çok titiz çalışarak, okula gidemeyenlere, geçim sıkıntısı çekenlere, hastası olanlara, parası olmayanlara, hatta düğün yapacaklara bile yardım edeceğiz” diye konuştu.

Dernekte ayrıca “Gıda Bankacılığı”nın da olacağını belirten Kiler, “Kim ne kadar yardım yaparsa yapsın, bunu vergiden düşebilecek.” dedi. Bitlis Milletvekili Vahit Kiler, Bitlis’te işsizliğin had safhada olduğunu bu nedenle sorunu çözmek için üç aşamalı bir kalkınma projesi hazırladığını söyledi. Bu projeyi olabildiğinice kısa sürede uygulamaya çalıştıklarını belirten Kiler, “Projeyi üç aşamaya yaymamızdaki sebep; herkes olanağına ve iş alanına göre aşama seçme şansına sahip olacak. Hiç parası olmayan dahi memleketine katkı sağlayabilecek.” dedi. Vahit Kiler, “Bitlis’e Adını Yazdır Kampanyası” kapsamında devlet ile milleti kaynaştırarak birlikte sorunları çözebileceklerini belirterek, “Hastane yapan, çeşme yaptıran, sokak yapan oralara adını koyacak” diye konuştu. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine konuşan Kiler, şunları söyledi:

ZOR GÜNLERİ AŞIYORUZ

Bitlis’in ekonomisi, 81 ilin içerisinde sondan ikinci sıradadır. Burada ekonominin daima ileriye gitmesi gerekirken, geriye gittiği gözlenmiştir. En son ilçe sıralaması bizdeyken, en kötü belde de bizde bulunmaktadır. Bunun en büyük nedenlerinden biri terörün etkisidir. Hayvanlarımız telef olmuş, insanlarımız şehit olmuş, analarımız gözyaşı dökmüştür. Bu sıkıntıları bizim 3-5 senede bitirmemiz mümkün değil. Bölgemizin kalkınması hayvancılıkla olacaktır. Ancak bu da terörle yok olmuştur. 20-30 sene önce KARS-MUŞ-BİTLİS gibi illerde dağ taş hayvan dolu iken, şu anda parmakla sayılacak kadar azdır. Hayvan sayısını çoğaltmak için elimizden geleni yapıyoruz.

TÜTÜN KOTASINDA ARTIŞ

Bitlis, tarım konusunda da yine geri kalmış ve kalkınamamıştır. Çünkü, çiftçi bu konuda alternatif ürünlerden habersiz olduğundan tütünden başka bir şey ekemiyor. Bitlis’in gerek arazi gerekse toprak yapısı, tütünden başka ürünlerin ekimi için uygun olmadığından, tütüne getirilen kota halkımızı zor durumda bırakmıştır. Kota sadece hükümetin yapısı ile ilgili değil, dış baskılarla İMF nin dayatması ile getirilmiştir. Gayretlerimizle memleketimizin durumunu, tütünümüzün kalitesini anlatarak, alternatiflerimizin olmadığını da ifade ederek, 3 Kasım dan sonra söz verdiğimiz gibi tütün kotasını 200’den 400’e çıkardık. Bundan dolayı çok mutluyuz. Geçmiş dönemlerde siyasetçilerimiz bu konu ile ilgili ısrarlı bir biçimde çalışmalarını sürdürselerdi yine kotayı yükseltebilirlerdi. Doğrudan gelir desteğine karşıyım. Ekip biçmeden emek vermeden devletten para alınmasını önlemek için çalışmalara başladık. Mutki ilçesine 750 küçükbaş hayvan verildi. Bu konuda 3 kooperatifimiz var; Bitlis, Tatvan, Adilcevaz, 2004 yılında onlara da hayvancılık konusunda kredi vereceğiz. Ancak geçmiş dönemde kimse aldığı krediyi hayvancılık yönünde kullanmamış, bu konunun da yakın takipçiyiz. Tarım Bakanlığı da bu konu üzerinde çok ciddi çalışmalar yapıyor ve sürekli bütçelerini arttırıyor. İlimize ayrılan bütçenin daha fazla olması için gayret ediyoruz. Çünkü Bitlis’in fiziki, coğrafi yapısı sanayileşmeye imkan vermiyor. Tarım ve hayvancılık da olmazsa kalkınmamız mümkün değildir.

YAPRAK TÜTÜN’DE ÇARKLAR DÖNÜYOR

İstihdam konusuna iki noktadan bakmak istiyorum. Birincisi, Bitlis’teki işsizlik ve yarattığı olumsuz iklim; ikincisi, Türkiye’deki işsizlik ve yarattığı olumsuz iklim. Bugün ekonomimizi daha iyi bir forma kavuşturmak için arayışlar sürüyor. Örneğin 4325 sayılı kanunun kapsamını genişletiyoruz. Yine AKP olarak 5084’ü çıkarıyoruz. Diyoruz ki yatırımcıya, “Gel kardeşim, bu kolay imkanlarla çalışma alanı yarat burada.”. Ama bu yetiyor mu? Hayır. Dış kaynağa ihtiyacımız hâlâ var. IMF, Dünya Bankası, niye kredi veriyor? Bugün ihtiyacımız var da ondan. Ama bizim globalleşmeye, yerelleşerek ulaşmamız şart. Yani, iç dinamikler, iç güçler, iç kaynaklarla. Bu da yerel kaynakların seferber edilmesi anlamına geliyor. Mesela, Bitlis’in ekonomisi tarıma dayalıdır. Öyleyse tarımsal sanayi desteklenmelidir Bitlis’te. Bitlis’te tütün ekildiğine göre o zaman burada tütün sanayisi geliştirilmeli. Çünkü Bitlisli tütün eker, tütün biçer. Bitlis’te tütüne dayalı sanayi, istediğimiz ölçüde olmamakla birlikte, var. Ama bu artırılmalı. Örneğin, Bitlis’te Yaprak Tütün Bakım ve İşletmeevi, 2000 yılında, yeterli randıman sağlanamıyor, diye kapatılmış. Ama sonra bu kararın doğru olmadığı fark edildi. 2003 yazında yeniden açıldı. Biz gittik, orada incelemelerde bulunduk, daha sonra gerçeği, bölgede yaşayan ve dert çeken vatandaşın sorununu yetkililere anlattık. Şimdi biz burayı yeniden açtıktan sonra, daha önce işe gitmeden maaş alan personel çalışmaya başladığı gibi yeni eleman istihdamı da oldu. Bu girişim bize çok şey sağladı: Bir kere artık Bitlik Yaprak Tütün’de makineler, insanlar çalışıyor, çarklar dönüyor. Geçimi tarım olan ve sadece tütün ekimi yapan Bitlis’in yorgun ekicisi, ürününü satabiliyor. O nedenle oradaki insanı, şartları ve ekonomik durumu anlamak gerekiyor. Eskiden birçok ile tütün yollardık. Şimdi buna gerek kalmıyor. Bitlis’in tütünü Bitlis’te işleniyor. 25 kişiye işbaşı yaptırdık. Biz diyoruz ki; Bitlis Yaprak Tütün açılmıştır ve üretimi yüce Allah’ın izniyle hep sürecektir. Çarklar, Allah kuvvet verdikçe dönecek ve Bitlis ekicisi hep korunacaktır. Biz kararımızı verdik. Ne pahasına olursa olsun Bitlis’in çıkarları korunacak.

BİTLİS’İN KALKINMA PROJESİ

Bitlis’in geneline baktığımızda işsizlik had safhadadır. 20 yıldır devlet dairesinde çalışmak için bekleyen, şu anda 50 yaşında olan ve benden iş isteyen insanlarımız mevcut durumdadır. İlimizi kalkındırmak için öncelikle Bitlis’in yangınını söndürmeye çalışacağız. Bunun için üç aşamalı bir proje hazırladım. Birinci aşama: 2004 yılındayız, 21. yüzyıldayız. Ama memleketimizde evine ekmek götüremeyen insanlarımız var. Önceliğimiz bu problemi iş adamlarımızla aşmaktır. Bitlis’te ‘BİTLİS FENERİ’ adlı bir dernek kurdum. Bitlisli nerede yaşarsa yaşasın, bu dernek onların yanında olacak. Öncelikle Bitlis’in haritasını çıkartacağız. Ne kadar fakir var, kaç çocuk var, kaç tanesi okuyor, evi kira mı; hepsini kalem kalem kayıt tutacağız. Ben kendimi bu derneğe adadım. Çok titiz çalışarak, okula gidemeyenlere, geçim sıkıntısı çekenlere, hastası olanlara, parası olmayanlara hatta düğün yapacaklara yardım edeceğiz. Bunun tespit edilmesinde, Bitlis’i çok iyi bilen, güvenilir, sağlam bir eleman bulunduracağız. Bu çalışmalarda Bitlisli işadamlarımıza çok görev düşüyor, mobilyasını değiştiren mobilya, beyaz eşyasını değiştiren beyaz eşya, modası geçmiş diye düşünüp bir kenarda bekleyen kıyafetlerini, derneğe göndererek katkıda bulunmuş olacaklar, dağıtımları yerlerine bizzat gönderilmiş olacaktır. Derneğimize 10-15 bin insanın kayıtlı olacağını düşünüyorum. Ayrıca dernekte ‘GIDA BANKACILIĞI’ da olacak. Kim ne yardım yaparsa yapsın faturayı kendi carisine işlediği zaman giderinden düşebilecek. Tabelada hem ‘BİTLİS FENERİ’ hem de ‘GIDA BANKACILIĞI’ bulunacak. İkinci aşamada, devlet-millet arasında ‘ADINI YAZDIR’ kampanyası başlatacağız. Devlet ile milletimizi kaynaştıracağız. Devletin yapamadığı okul, hastane, çeşme, sağlık ocakları var. Devletin bunları yapmaya imkanı yok. 5-10 yıl önce başlatılan çalışmalar hâlâ bitirilememiş. İşadamlarımıza bunları yapın diyeceğiz. Şu anda ‘AHMET EREN’ eski öğretmen lisesini Anadolu yaptırıyor, adı ‘NURULLAH EREN’ olarak verilecek. Hastane yapan adını verecek, çeşme yaptıran adını verecek, sokak yapan adını koyacak. Devlet millet işbirliği ile böylece hizmetlerimiz çoğalacaktır. Üçüncü aşama, en önemli aşamadır. Bitlis’i, gençliğimizi ,geleceğimizi kurtaracak en büyük adımdır. İşadamlarımızın Bitlis’te yatırım yapmasını, istihdam sağlamasını isteyeceğiz. Memleketimizin kendi öz kaynaklarını harekete geçirecek, kendi dinamitlerini ateşleyecek, ayakları üzerinde durdurabilecek, başlı başına kendine yetebilecek bir il olmasını gerçekleştireceğiz. Üretime yönelik fikirler daima genişletilecek. Bu projeyi üç aşamaya yaymamızdaki sebep; herkes olanağına ve iş alanına göre aşama seçme şansına sahip olacak. Hiç parası olmayan dahi memleketine katkı sağlayabilecek. Bu hizmetler bir anda olmuyor; ancak zamanla Bitlis’imiz daha iyiye, daha güzele doğru emin adımlarla ilerleyecek. Üçüncü aşama için proje ofisleri kuracağız. Sivil insiyatifle, toplum örgütleriyle, üretken, yeni fikirler üreten işadamlarımız orada proje oluşturacaklar. İstanbul-Ankara ve Bitlis’te olacak ofisler. Böylece üçlü koordinasyonla çok büyük, faydalı hizmetlere imza atacaklardır.

TURİSTİK YATIRIMLAR

Bitlis’te olan turizm hiçbir yerde yok. Hem kış, hem yaz, hem inanç turizmi vardır. İnanç turizmi bakımından dünyanın her yerinden turist gelmektedir. Turizm ile ilgili toplantımız olacak, Sayın Bakanımız da gelecek. En büyük güzelliklerimizden gölümüzde deniz otobüsü düşünülürken, su sporlarını da geliştireceğiz. Van Gölünün; Tatvan’daki Adilcevaz’daki Ahlat’taki sahil şeridini hâlâ görmeyenler var ki, büyük kayıp olduğunu düşünüyorum. Altyapı sıkıntımız olduğundan, gelen turistler tesis sıkıntısı yaşıyor, günübirlik turlarla geliyorlar. Bu zamana kadar açmazımız haline gelen bu konuda en kısa zamanda bir şeyler yapılacak. Yollarımız güzelleşiyor. Nemrut Krater dağında kayak merkezi kurma düşüncemiz var. Turizm altyapı ister, hem millet hem devlet işbirliği ile bu konuda da gayretimiz devam etmektedir.

EĞİTİM VE SAĞLIKTA ATILIMLAR

Sağlık konusunda çok ciddi sıkıntılar vardı. Seçimlerde, seçmenlerimizle yaptığımız her görüşmede, her evde dile getirilen sıkıntı hep aynıydı. Hastanede dahiliye doktorunun olmadığı yönündeydi. Çok büyük bir yara oluşturan bu durum bizi üzmüştü ve hemen çalışmalarımıza süratle başladık, şu anda 2 tane dahiliye, 2 tane kadın-doğum, 2 tane genel cerrah doktorumuz mevcut durumdadır. Doktorlarımız gelmek istemezken, hepsini tek tek arayıp ikna ettik, her türlü destek vereceğimiz yönünde teminatlar verdik. Bugün itibari ile sağlık konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Bir günde 279 kişi göreve başladı. Bakanlığımızın, bizlerin gayretli çalışmaları sonucu sunulan bu hizmetlerin ardı arkası kesilmeyecektir. Çocuklarımızı, geleceğimizi düşünmek zorundayız. Her zaman söylenmek yerine iğneyi başkasına, çuvaldızı kendimize batırmak suretiyle, elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Şehrin girişinde 12 yıldır yapımı devam eden hastane var, ilgilenmeseydik 12 yıl daha sürerdi. Gayret ve emeğimiz sonucunda bu sene hastaneyi açacağız. Millet olmazsa devlet olmaz, millet olmazsa devlet kime hizmet edecek. Sürekli Bitlis’e gidip inşaatı kontrol ediyoruz. Çalışanlarla konuşup, moral verip, hastanenin hemen bitmesi yönünde gerekeni yapıyoruz. İl merkezinde 2 tane sağlık ocağı varken, biz 4 tane sağlık ocağı, 2 tane sağlık evi ilave ettik, sadece 1 yıl içinde yaptık. Her mahallede 1 sağlık evi olsun istiyoruz,1 pratisyen hekim ile hemşire görevlendireceğiz. Halkımız hem zaman kaybetmeyecek, hem rahat bir sağlık hizmeti alacaktır. Malzeme sıkıntısı çekilirken, Ankara’da kapanan Trafik hastanesi vardı,çabalarımızla o malzemeleri aldık ve 9 kamyon sağlık malzemesi gönderdik. Bitlis’in bu zamana kadar görmediği, kullanmadığı yataklar, sedyeler, sakat arabaları, daha nice sağlık malzemeleri ilimize teslim edildi ve dağıtımı yapıldı. HİZAN, GÜROYMAK ve MUTKİ’nin yatak sıkıntısı vardı, çözüldü. Tatvan’a da 50 tane yatak gönderdik. Eğer ilgilenmeseydik, bu kadar hizmet götüremezdik. Hâlâ aynı sıkıntılar devam edecekti. Ankara-Balgat semtinde kreş binası vardı, bağlantılarımız sonucunda oradaki malzemeleri de alarak, 4 kamyon eşyayı Milli Eğitim’e gönderdik. Ziraat Bankası da 50 adet bilgisayar gönderdi. Hem eğitim, hem sağlık, hem maddi, hem manevi her türlü imkansızlığın üzerine gidiyoruz, her şeyi zamanla çözüme kavuşturacağız.

KANUN TEKLİFİ

Bir milletvekilinin iki dönemden fazla seçilememesi hususunda bir kanun teklifi verdim. Bu, memleketimin önünü açmak için önemli bir adımdır. Çünkü insanlar siyaset yapma uğruna memleketin kaderiyle oynayabilirler. Ben bu koltuk bana değer katsın diye biraz daha oturayım, kalkmam mümkün olmayabilir. Koltuğa değer katan insanlar, maalesef değer alan insanlarımızdan az bulunmakta. İkinci grupta yer alanlar, buralarda dört beş dönem kalmak istiyor.Dolayısıyla yeni, genç beyinlerin, fikirlerini söyleme şansı kalmıyor.

VERDİĞİMİZ HER SÖZÜ TUTACAĞIZ

Bitlis halkı önce memleketini sevecek. Herkes kendine düşen ne varsa yapacak. Birisi hiçbir şey yapamaz; dereyi kirletmesin, çöpü sokağa atmasın. Ne yapabilirse yapsın, gayret etsin. Biz siyasi-ekonomik yönde ne gerekiyorsa onu yapacağız. İnsani yönde, maddi, manevi hepimiz işbirliği yapmalıyız. Bu memleket bizim, yarınımız çocuklarımız bizim, bugün ne yaparsak yarın onlar rahat edecek. Tabii ki 80 yıllık sıkıntıyı AKP iktidarımız hemen gideremez, ancak zamanla herşey düzelecek. Ne kadar süre, o kadar hizmet olarak geri dönecektir. 18 ayda gerçekleşen ilerlemeyi görmeyen kalmamıştır. Eğitimde 1916 yılından bu yana sıkıntı vardı, üniversite alanında gelişme kaydettik. Herkes zamanında söz vermiş, ama hiçbir şey yapılmamış. Üniversiteye de kavuşacağız. Biz sözlerimizin arkasındayız, şimdiye kadar durduk, daha da devam edeceğiz. Geçmiş yıllarda üzülerek söylüyorum, siyasetçilerimiz BİTLİS’in HAKKINI HEP TESLİM ETMİŞ, BİZ TEMSİL EDECEĞİZ.

Bitlis’te ağaç dikilmemiş, bu sene ağaç kampanyası başlattık. Ceviz dikme ihalesi açtık.1987 yılında Bitlis ağaçlandırma projesi başlamış, ama dosya sadece rafa kaldırılmış. O projeyi Orman Bakanlığımıza sunduk, hem ekonomiye hem toprak yapısına, hem erozyona katkıda bulunacak. Bizim meşhur Dideban dağımız var. 3 Kasım seçimlerinde söz vermiştik, dağımızı ağaçlandırmak için. İhalesi bitiyor. Sene sonunda 5 ay boyunca 50 kişi orada çalışacak, evine ekmek götürecek. 3-5 sene sonunda 700 bin civarında ağaç dikeceğiz. Bitlis tarihinde yapılmayan, yine gayretlerimizle gerçekleşecek.

Bitlis’e bir çivi dahi çakıldığı zaman, o çiviyi sökmeye çalışmayalım. O çiviyi çakanın alnından öpelim. Memleketimizi karalayacak, zarara uğratacak her şeyden kaçınalım. Bitlis bizim, sahip çıkalım. Kendini düşünen insanlar, menfaatleri için memleketine zarar vermesin, Bitlis’imizi yakmasın. Sabır ve azmimizle başaramayacağımız iş yoktur, yeter ki millet-devlet işbirliği içinde olalım. Biz verdiğimiz her sözün arkasındayız.

GAZETEYE TEŞEKKÜR

Bizimle halkımızı buluşturuyorsunuz, bundan daha güzel ne olabilir. Bizimle seçmenimizi, hemşehrimizi, vatandaşımızı yüz yüze getirir gibi görüştürüyorsunuz. Sıkıntıları ve icraatları dile getiriyor, aramızda köprü oluşturuyorsunuz. Memleketimize gidip, dağ, dere, tepe demeden birebir bizimle birlikte her şeye şahit oluyor, tüm gerçeğiyle Bitlis ilimizi yansıtıyorsunuz. Takdire şayan çalışmalarınızdan, verdiğiniz olağanüstü emekten dolayı teşekkür ediyor, daha büyük başarılara imza atmanızı temenni ediyorum. Allah ne sizi ne de bizi mahcup etmesin.

VAHİT KİLER KİMDİR?

1966, Bitlis doğumlu.17 yaşından sonra Doğu ve Güneydoğu’da yaşanılan sıkıntılardan dolayı İstanbul’a yerleşti. İstanbul’da ticaretle uğraştı. Son seçimlerde AKP’den Bitlis Milletvekili seçildi.

 

© Copyright-2005