goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

6 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
“Kaynaklarımız Ziyan Ediliyor”

Türkiye’yi yöneten bürokrasi ve mahalli idarelerin görevini tam olarak yapmadıklarını söyleyen Erzincan Valisi Refik Arslan Öztürk, “Eğer bürokrasi ve mahalli idareler başarılı olmuş olsaydı, Türkiye bugün bu kadar borçlu olmazdı.” dedi.

Öztürk, yönetimdeki kadroların sanki bitmez tükenmez bir kaynağa sahiplermiş gibi harcamalar yaptıklarını vurgulayarak, “Bu kadrolar, lojmanlar, eğitim tesisleri yaptılar, kamp tesisleri kurdular. Yurdun çeşitli yerlerine oteller yapıldı, %100 zarar eden fabrikalar kuruldu. Böylelikle kaynaklar ziyan edildi.” diye konuştu.

24 yıldır idarecilik yapan Erzincan Valisi Refik Arslan Öztürk, Türkiye’yi yöneten bürokrasi ve mahalli idarelerin görevini tam olarak yapmadığını söyledi. Öztürk, “Eğer bürokrasi ve mahalli idareler başarılı olmuş olsaydı, Türkiye bugün bu kadar borçlu olmazdı.” dedi. Türkiye’deki gereksiz ve atıl yatırımın çoğunun devleti yönetenler tarafından yaptırıldığını söyleyen Öztürk, “Araç alındı; yetinilmedi, bir daha alındı. Lojmanlar, villalar yapıldı. Dağ evlerini niye yaptılar acaba. Buranın sorgulanması lazım.” dedi. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine açıklamalarda bulunan Erzincan Valisi Refik Arslan Öztürk, şu değerlendirmelerde bulundu:

BÜROKRASİ GÖREVİNİ TAM OLARAK YAPMIYOR

Devlette çalıştığım süre içerisinde şunu gördüm: Türkiye’yi yöneten bürokrasi ve mahalli idareler görevini tam olarak yapmıyorlar. Eğer bürokrasi ve mahalli idareler başarılı olmuş olsaydı, Türkiye bugün bu kadar borçlu olmazdı. Bu kadrolar, gerek merkezi idare gerekse yerel idare; sanki bitmez tükenmez bir kaynağa sahiplermiş gibi binalar yaptılar, yollar yaptılar, dağ evleri, kayak evleri yaptılar. Lojmanlar, eğitim tesisleri yaptılar, kamp tesisleri kurdular. Yurdun çeşitli yerlerine oteller yapıldı, %100 zarar eden fabrikalar kuruldu. Böylelikle kaynaklar ziyan edildi. Ne etüt yaptılar, ne projeleri vardı. Çoğu kez benim adım anılsın, adı altında kaynaklar israf edildi. Bugün borçlarımızı telaffuz etmekte dahi zorluk çekiyor isek sebebi budur. Kimdir bu kadrolar? Bunun sebebini bulmak çok önemli. Gerek merkezi idarelerdeki, gerek mahalli idaredeki bürokrat kadrolar hep orta halli aile çocukları. Orta halli aile çocukları olması Türkiye’nin yöneltilmesi adına çok büyük şans. Türkiye’yi çok iyi bilen insanlar; yokluğu, çaresizliği, okulsuzluğu çok iyi bilen bu insanlar niye başarılı olamıyor. Sorgulanması gereken bu. Bunları bilen insanlar neden bina yapma hastalığına tutuldu. Makamların peşine düştü. Araç alındı; yetinilmedi, bir daha alındı. Lojmanlar, villalar yapıldı. Dağ evlerini niye yaptılar acaba. Buranın sorgulanması lazım. Çalıştığım her yerde şunu gördüm. Yaptıklarımızın %90’ı okullar hariç insanlarımıza ulaşmadı. Çoğu atıl kaldı. Yapanın yanına kâr mı kaldı. Bunlar için hiçbir şey diyemiyorum. Sizin gazetenizin her sayısını okuyorum. Valilerimizin, belediye başkanlarımızın, kaymakamlarımızın söylediklerini okuyunca Türkiye’nin çok kalkınmış bir ülke olduğunu düşünüyorum. Oysa bu ülkenin yönettiğimiz insanların hali hal değil. Milyonlarca genci üniversiteyi bitirdiği halde işe girme şansı olmayan bir ülkeyiz ne yazık ki. Bu kadar büyük hayaller kurması ve kaynaklarını ziyan etmemesi lazım, diye düşünüyorum.

YÖNETENLER SORGULANMALI

İnsanlarımızın iyiliğine, sağlığına, eğitimine ve geleceğine yatırım yapmalılar. Bunu yapamadığımız sürece yatırımlarımız hep binalara gider, hayaller uğruna harcanır. İllerin yaptıklarının sorgulanmasını istiyorum ve hangi yaptığımızın içi doludur. Hangisi zarar etmiyor bunların. Hem binalar olarak hem sosyal tesis olarak hem eğitim hem de sanayi kuruluşları olarak hangisi kâr ediyor. Hele sosyal tesisler, tesisin iki aylık giderini karşılayabiliyor mu? Hepsinin önümüze konulması lazım. Bu sorgudur bana göre. O zaman gerçek tablo ortaya çıkacak. Ben, öncelikle kendi yönetimimdeki il özel idaresinden bir örnekle başlamak istiyorum. İl özel idaremizin %52 hissedarı olduğu Doğu Halk Holding Mermer Fabrikasının özel idareye her yıl yükü 1 trilyon lira civarındadır. 1 trilyon kaynak ayıran idareyi nasıl izah edeceğiz. İl özel idaremizin yapmış olduğu kayak tesislerinde doluluk oranı %1 civarındadır. Niğde’den buraya atanıp geldiğimde Niğde ilinde yapılmış barajlar boştu, yapılmış öğrenci yurtları boştu. Hangisi eserimizdir bizim. Bu tablonun bir günahkarının bulunması lazım. Vay canına biz çok günah işlemişiz dememiz lazım. Ben böyle bir Türkiye’yi özlüyorum. Türkiye’yi yönetenler, asgari ücretle ailesini geçindiren babadan farksız olarak ve ona benzeyen anlayışla Türkiye’yi yönetmeliler. Bu anlayışın hakim kılındığı gün Türkiye başını çok yukarılara kaldırır ve başı göklere erişir.

YASA DENENMELİ

Türkiye bu yasayı muhakkak çıkaracak. Tabii bedelinin ne olacağını bilmiyoruz. Dahamı iyi olacak, bunun denenmesi gerekiyor. Bu bir süreçtir. Umarım pişman olmazlar. Şunun için söylüyorum. Yukarıda anlatmaya çalıştığım mahalli idarelerdi. Belediyeler ve özel idareleri anlattım. Onların tablosunu ortaya koydum. Yani il özel idareler ve belediyeler başarılı olmuş mudur? Hangi belediyeyle konuşursanız konuşun, dünya kadar borcu var. Borçlu belediye kendisini istihdam sağlamakta mükellef saydığı için, zaten şişkin kadrosunu biraz daha şişirmiş. İl özel idareleri de, unuttuğu köyleri hatırlayamazs;a yani onların suyunu, yolunu hatırlamazsa oteller, hanlar, yine benzer şeyler yapacaktır. Zaten bunları yaptığı için böyle bir acı tablo çıktı ortaya. Şimdi daha çok parası olan il özel idareleri ve belediyelerin bol parayla bunlara benzer şeyleri yapacağını da bekliyorum. Bütün kalbimle mahalli idarelerin başarılı olmasını istiyorum.

REFİK ARSLAN ÖZTÜRK KİMDİR?

24 yıldır idarecilik yapan Öztürk, çeşitli tarihlerde Reşadiye, Silopi, Finike ve Söğüt’te kaymakamlık yaptı. 2 yıl Sivas vali yardımcılığı yaptıktan sonra 8 yıla yakın Bilecik valiliği görevinde bulundu. Üç yıllık Niğde valiliği hizmetinden sonra bir seneye yakındır da Erzincan’da görev yapıyor.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis