
“Ülkemizin ve insanlarımızın geleceğini belirlemek için siyasete girdim” diyen Başkan Çiçek, Türkiye’de 1980 sonrası siyaset ahlakının bozulduğunu söyledi. Çiçek, “Benim ailem 1923’ten beri Atatürk’ün partisini destekliyor. Ben de Atatürk’ü sevdiğim için CHP’liyim. Cumhuriyet ve Atatürk için namusum haricinde her şeyimi veririm.” şeklinde konuştu.
Gölbaşı’na bağlı Belören Beldesinin CHP’li Belediye Başkanı Yusuf Çiçek, “Bir bakana ulaşmak için bir ay Meclis’e gitmem gerekir. İktidarın belediye başkanı ulaşabilir; ama muhalefetteysen ulaşamıyorsun.” diyerek muhalefette olmanın zorluğunu dile getirdi. Adıyaman Gölbaşı’na bağlı Belören Beldesinin CHP’li Belediye Başkanı Yusuf Çiçek, insanlara hizmet için siyasete girdiğini, fakat 80 sonrası siyasetin yozlaştığını belirtti. Çiçek, muhalefette siyaset yapmanın bir kat daha zor olduğunu dile getirirken, halkın desteği ile pek çok sorunun üstesinden geleceğini söyledi. İkinci kez başkanlığa seçildiğini belirten Çiçek, “Eğitimde sorun yok, ama sağlık sıfır. Doktor sorunumuz var.” dedi. Yusuf Çiçek, belde ile ilgili gazetemize şu açıklamalarda bulundu:
SİYASET AHLAKI BOZULDU
Ülkemizin ve insanlarımızın geleceğini belirlemek için siyaset gerekli. Yalnız dürüst siyaset. 80’den sonra siyaset ahlakı bozuldu Türkiye’de. Benim ailem 1923’ten beri Atatürk’ün partisini destekliyor. Ben de Atatürk’ü sevdiğim için CHP’liyim. Atatürk’ün ilkelerine bağlıyım. Cumhuriyet ve Atatürk için namusum haricinde her şeyimi veririm.
DİLENCİLİĞİ ÖĞRENDİM
Ben 5 yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Yaptığım projeler karşılığında tek bir kuruş almadım devletten. İller Bankasından gelen paylarla idare etmeye çalıştık. 99’da göreve geldiğimde belediyede 47 personel vardı. Bunların 23’ü geçici işçi, 24’ü kadrolu personeldi. Geçici işçileri içerde olan beşer maaşlarını ödeyerek çıkardım. Tazminatları vardı, ödedim. SSK primlerini ödedim. Bu durumdayken ne çalışması yapabilirdim ki. Şu beş yıllık belediye başkanlığı dönemimde yalancılıkla dilenciliği öğrendim. Bizim 3670 nüfusumuz vardı 2000 sayımında. Sonra bu rakama itiraz edildi, 500 aşağı düşürdüler. Adıyaman genelinde 2 MHP’li belediye vardı, onlar haricinde hepimizin nüfusunu düşürdüler.
80 MİLYAR BORÇ
Personele 1.5 maaş borcum var. Son altı ayı sıkıntılı geçirdik. 2000 yılında 20 kilometreden su getirdik. Bu nedenle İller Bankasına 18 milyar borulardan dolayı borçlandık. Onu da 60 aya yaydırdık. Bu para bizim payımızdan kesiliyor. Maliye’ye, Emekli Sandığına borcumuz var, ama SSK’ya borcumuz bulunmuyor. Bunlar da ben belediyeyi devraldığımda varolan borçlardı. Bir de ben beşkan olduğumda 23 bin litre yakıt borcu vardı. Bütün bunlarla birlikte toplam borcumuz 80 milyarı buluyor.
YENİ PERSONEL ALMADIM
Yeni personel almadım, bu dönem de almayacağım. Zaten şu şartlar altında istesem de yeni personel alamam. Yasalar değişir, gelirim de artarsa belki alabilirim.
SU PARASI TOPLANACAK
Bu arada emlak, çevre vergisi ve su parasını halktan alamıyoruz. Suyu getirirken vatandaşa dedim ki “Bu proje 10 milyar tutuyor. Bana yardımcı olun, ben sizden 5 yıl su parası almayacağım.” Ama, vatandaş yadımcı olmadı. Topu topu iki milyar toplandı. Bu sefer de söz verdik diye su parasını alamadık. Ama bu dönem kararlıyım bu paraları tahsil edeceğim.
İMAR PLANI VE ALTYAPI
Burası 68 yılında belediye oldu. Geçen süre içerisinde imar planı yapılmış, ancak yeterli değil. Yol yapımı konusunda imar planına uyulmuş. Konut konusunda da plana uymayanlara ruhsat vermiyoruz. Bu dönem yeni bir uygulamayla fen memurunu dışarıdan getirtip onun söylediklerine göre hareket etmek istiyorum. Bu arada, önceki dönem 8 kilometrelik kanalizasyon çalışması yaptırdım. Sadece atık suları bağlatıyorum. Foseptik çukurlarla idare ediyoruz. Beldemizde daha önce su sıkıntısı yaşanıyordu. Halkımız 1963’te yapılan su şebekesiyle idare ediyordu. Gelmiş geçmiş belediye başkanları içme suyu konusunda hiçbir çalışma yapmamıştı. Ben göreve geldiğimde hemen bu konuya eğildim ve su sorunun çözdüm. O nedenle içme suyu miktarımız şu anda yeterli. Sayaca bağlanırsa daha rahat edeceğiz. Başıboş bıraktığımızda tam yeterli olmuyor. Örneğin, vatandaş bahçesini bile içme suyuyla suluyor. Suyumuzu sayaca bağlayabilirsek bu suyun bize 10-20 yıl yeteceğini tahmin ediyorum. Beldemizde yollarımız sağlıklı değil. İlçe ile bağlantılı yolumuzda çalışmalar devam ediyor. Bu çalışma, programa alınmış, belli bir süre içinde de genişletme ve tamirat yapılacak.
ULAŞIMDA BİR SIKINTI YOK
Belediyemize ait iki Fatih kamyonumuz, bir traktörümüz var. Kepçe, kazıcı, itfaiye ve vidanjörüm de var, ama sağlıklı değil. Bir kazıcı ve bir servis aracına acilen ihtiyacımız var.
EĞİTİM
Burada hizmet veren bir lisemiz var; ancak özellikle dersaneye giden çocuklar çok mağdur oluyor. Ulaşımın zorluğu nedeniyle özellikle erkek çocuklarını Gölbaşı’na gönderiyorlar. Oysa bir servis aracımız olursa böyle bir sıkıntı kalmaz. Şu an ulaşımı tamamen özel sektör yapıyor. Halkın ilçeye ulaşımında bir sıkıntı yok. Halkımız resmi dairelerdeki işleri için Adıyaman’a gitmesine rağmen ticari anlamda bizim işlerimiz daha çok Antep’le bağlantılı.
GEÇİM KAYNAKLARI
Belören’de bağcılık yapılıyor; halkımız genellikle buğday, arpa, nohut gibi ürünler ekiyor. Bir de herkes kendi gücüne göre 1-4 arasında hayvan besleyerek onun sütünden ve yavrusundan faydalanıyor. Bir de beldemizde frikçilik yapılıyor. Frik, pişmiş bulgurdan elde ediliyor. Halkımız bunu özellikle Araplara satıyor. Eskiden frikten daha fazla gelir elde ediliyordu, ama son 2 yıldır gelir biraz azaldı. Genel anlamda beldemiz, ekonomi konusunda diğer çevre köylere göre daha iyi durumdadır diyebilirim. Yine burada Besni üzümü yetişiyor. Besni üzümü de iyi para ettiği için halkın geçimine bir katkı sağlıyor.
SAĞLIK HİZMETLERİ SORUNLU
Beldemizde eğitimin iyi olmasına karşın sağlık hizmetleri sıfır denebilecek durumda. Üç yıl önce doktorumuzu aldılar, ondan sonra da buraya doğru düzgün doktor gelmedi. Gelen de Gölbaşı’nda kalıyor. Günlük gidiş geliş yapılıyor. Ebe, hemşire ve sağlık memuru için de aynı durum geçerli. Oysa burada lojman var, sadece bakımı yapılacak. Lojman hizmete sokularak bu sorun ortadan kaldırılabilir.
İLERİYE DÖNÜK PROJELER
Su depomuz yetersiz. Projesi Bayındırlık Bakanlığında bekliyor. Elektrik hattımız Besni-Suvarlı istikametinden 55-60 kilometreden geliyor. Başka bir hat daha var. O da 8 kilometreden geliyor. En ufak bir yağışta, rüzgârda elektrik kesiliyor. Elektrikli aletler bozuluyor. Ben bu hatla ilgili bir proje yaptırdım. Ödenek sağlanırsa bu sorun çözülmüş olacak. Çevre düzenlemesiyle ilgili iki park projemiz var. Bunların desteklenmesini bekliyoruz. Yeni yapılan yerlerimizde kanalizasyon çalışmaları konusunda altyapı malzemesi olarak büz sıkıntımız var.
MUHALEFETİN İŞİ ZOR
Şu anda gündemde olan yerel yönetimler yasasının ne getireceğini bilmiyoruz biz. Söylendiğine göre paylar arttırılacak, yetkiler fazlalaştırılacak. Biz Ankara’dan kurtulursak ve paylarımız artarsa yeter bize. Payımızı artırsınlar, devletten başka bir şey istemeyiz. Bir proje için sürekli Ankara’ya gidiyoruz. Aldığımız maaş harcamalara yetmiyor. Bakana ulaşmak için bir ay Meclis’e gitmem gerekir. İktidarın belediye başkanı ulaşabilir; ama muhalefetteysen ulaşamıyorsun. Onun için ben olaya siyasi olarak değil, hizmet açısından bakıyor.
YUSUF ÇİÇEK KİMDİR?
1946 Belören doğumlu. İlkokulu Belören’de bitirdi. Evli. Sekiz çocuk babası. CHP’den ikinci dönem belediye başkanı seçildi.