
Sanayi profilinin bölgede geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Yakup Canpolat, “Kahta’da çevreyi kirletmeyen, ama insanlara iş imkânı verebilen sanayi sektörünün gelişmesini istiyoruz.” dedi.
Kaymakam Canpolat, turistlerin Kahta’ya günübirlik geldiklerini belirterek, “Turist geliyor belki, ama ciddi bir para bırakmıyor. O nedenle yeterli tesis de yapılamıyor.” şeklinde konuştu.
Yarım kalmış bir hastane ek binası için ödeneğin çıktığını belirten Yakup Canpolat, yazın bu projenin biteceğini tahmin ettiğini söyledi. Canpolat, bir doğumevi ve çocuk hastanesi yapmak istediklerinin de müjdesini verdi. Kahta Kaymakamı Yakup Canpolat, ilçenin pek çok sorunu bulunduğunu, fakat bu sorunların teker teker çözüleceğini söyledi. Canpolat, içme suyu sorununun bu sene çözümleneceğini bildirerek bu yönde önemli projelerin devam ettiğine dikkat çekti. Kaymakam, sağlık sorunlarının tamamen biteceğini vurgulayarak önümüzdeki dönemde Kahta’ya bir doğumevi ve çocuk hastanesi yapılacağı müjdesini de verdi. Kaymakam Yakup Canpolat, Bizim Mahalli İdareler Gazetesine, ilçeye yönelik çalışmalarla ilgili şu açıklamaları yaptı:
DOĞURGANLIK ORANI YÜKSEK
Kahta’nın nüfusu son sayıma göre merkezde 60 bin 400, köylerde 59 bindir. Doğuda pek çok yerde olduğu gibi Kahta’da da göç olayı var. Tarımın sadece buğdaya dayalı olması, sulanabilir arazinin az olması ve hanelerdeki çocuk sayısının fazla olması göçün temel nedenlerinden birkaçıdır. Ancak bir yandan da ailelerdeki doğurganlığın yüksek olması nedeniyle nüfus büyüyor. Ailelerde ortalama çocuk sayısı 8-10 civarında. Bu nedenle nüfus planlaması konusunda bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarına hızla devam etmekteyiz.
İÇME SUYU SORUNU ÇÖZÜLÜYOR
Köylerimizin altyapısında içme suyu konusunda sıkıntımız var. Tahmin ediyorum bu sene sonu itibariyle bu sorun bitecek. Bölgemizde 60’a yakın yerleşim birimine su verecek Recep Suyu projesi devam ediyor. Bu proje, Adıyaman’dan başlayıp bu tarafa doğru gelen bir çalışma. Onun dışında, 26 yerleşim birimine su verecek olan bir projenin de boruları geçen sene alınıp Köy Hizmetlerine teslim edildi. Bu sene hasatla birlikte borular döşenecek. Ayrıca özel idare kaynaklı, birlik vasıtasıyla yürüttüğümüz 21 tane içme suyu projesi var. O proje de %95’ler seviyesinde bitti. Kalan kısım da tahmin ediyorum bir ayda bitecek. Geriye sadece 10 yerleşimde içme suyu sıkıntısı kalıyor. Onların bir kısmında kaynak bulunamamasının, bir kısmında da kaynağın sağlıksız olmasının sıkıntısı yaşanıyor.
EĞİTİMDE ÇOK YÖNLÜ ÇALIŞMALAR
Eğitimde nüfus artışından kaynaklı olarak, sınıflarda mevcut öğrenci sayısı biraz fazla. Köyler ve merkezde aşağı yukarı 33 bin öğrencimiz var. Bunların 3 bine yakını lise, 30 bine yakını ilköğretim düzeyinde eğitim görüyor. İlçemizde 4 tane bölümü olan bir de yüksekokulumuz var. Harran Üniversitesine bağlı bu Meslek Yüksek Okulunda 150’ye yakın öğrenci eğitime devam ediyor. Eğitimdeki iki sıkıntı, fiziki yapılaşma ve okullaşma oranında yaşanıyor. Ortalama sınıf mevcutları 50 civarında. Bunun nedeni nüfus potansiyelinin hızla büyümesidir. Kahta merkez nüfusunun büyümesinin nedeni, barajın yapılmasından sonra, 52’ye yakın köyün Adıyaman ve Kahta’ya göç etmesinden kaynaklanıyor. Bu hızlı büyümeye karşı okullaşma oranında yeterli olunamadığı için fiziki yapılanmada sıkıntı oluyor. Diğer bir sıkıntımız da kız çocuklarının okula gönderilmemesi konusudur. Bu konuda, özellikle taşımalı eğitim kapsamında olan yerlerde konuyla ilgili çalışmamızı başlattık. Şu anda tetkik yapıyoruz. Bölgede dar gelirli vatandaşın mevsimlik göçlerinin sonucu eğitime de yansıyor. Nisan sonunda göç hızlanıyor, ekime kadar sürüyor. Aileler giderken çocuklarını da yanlarında götürüyorlar. Bu nedenle öğrencilerde devamsızlık sorunu yaşanıyor. Bütün bunlar bir araya geldiğinde bir sorun yumağı haline geliyor. Mesela nüfusun %0,02’si ancak üniversiteye gidebiliyor. Nüfusun ancak %3’e yakını lise mezunu. Bunlar çok vahim tablolar. Biz bu konuda sayın valimizle, milletvekillerimizle bir gayret içerisine girdik. Okullardaki eğitim kalitesinin artırılması konusunda bir çalışma yürütüyoruz. Yeni okulların yapılması konusunda da bir gayretimiz var. Ayrıca öğretmenlerin çalışmaları ve velilerin okullara ilgisini artırma konusunda çalışmalarımız hızla devam ediyor. Halk Eğitim’de yaygın eğitim kapsamında çalışmalar yapıyoruz. Aşağı yukarı 1300’e yakın bayan, halıcılık alanında çalışıyor. Bir yandan da yöredeki hediyelik eşyanın gelişmesi konusunda uğraş veriyoruz. Özellikle boyama ve ahşap işçiliği konusunda Nevşehir’le bağlantımız sürüyor. Nevşehir’den silikon kalıp getirtip, hediyelik eşya üretmeyi planlıyoruz. Bu arada trikotaj ve dikiş-nakış kursları da devam ediyor. İdare olarak tüm sorunların farkındayız. Sorunları masaya yatırdık, bir plan proje dahilinde bu işleri götürmeyi planlıyoruz.
TURİZME YENİ AÇILIMLAR SAĞLANMALI
Bize göre Kahta’nın kalkınmasının yolu turizmden geçmektedir. Ama maalesef Kahta’da bu anlayışın yeterince oluştuğu kanaatinde değiliz. M.Ö. 2000’lere dayanan eserler burada; fakat turizmden yeterince nasibimizi almadığımızı düşünüyoruz. Geçen sene buraya 30 bin civarında turist geldi. Bu rakam, daha önceki seneler 150 binler civarındaydı. Irak Savaşı nedeniyle geçen sene ciddi bir düşüş yaşandı. Şu an için turizmle ilgili sorunların başında öncelikle Nemrut yolunun iyileştirilmesi geliyor. Bu yolda son yedi kilometrelik parkur, ciddi bir ödenek istiyor. Turistler buraya günübirlik gelip gidiyorlar. Konaklama hizmetleri daha ziyade Urfa ve Antep’te yapılıyor. Turizmin sadece Nemrut Dağını ziyaret ile kalmayıp çeşitlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Turist geliyor belki, ama ciddi bir para bırakmıyor. O nedenle yeterli tesis de yapılamıyor.
İSTİHDAMA YÖNELİK SANAYİ
İlçemizin temel sorunlarına gelince;
• Eğitim burada önemli bir sorun. Türkiye’nin de sorunu bu. Bunu doğru bir yönteme kavuşturmamız gerekiyor.
• Sanayi profilinin bu bölgede geliştirilmesi gerekiyor. Bölgemizde 3-5 işletme dışında, istihdamı sağlayan işletme yok. Bu sene bir tekstil fabrikamız yapılma aşamasında; bittiğinde ortalama 1000 kişiye istihdam sağlayacak. Onun dışında bir fayans fabrikası, 3-5 tekstil atölyemiz, 1 iplik fabrikamız var. Ne var ki, bunlar istihdam için yeterli değil. Kahta’da çevreyi kirletmeyen, ama insanlara iş imkanı verebilen sanayi sektörünün gelişmesini istiyoruz.
• Kahta’da sulanabilir arazinin çoğaltılması ve buna bağlı olarak alternatif tarım ürünlerinin geliştirilmesi lazım.
• Turizmin çeşitlendirilerek geliştirilmesi gerekiyor.
• Atatürk Barajı, Kahta ile sınır. Ancak Kahta’nın topraklarının %17’si sulanabiliyor. Bu durum aradaki yükseklik farkından kaynaklanan bir sorun. Baraj seviyesiyle ekilen alanlar, maalesef yükseklik seviyesi nedeniyle sulanamıyor. Burada tek yapılması gereken şey, pompajların kurulması. Bu da maliyetli bir iş. Kahta Çayı üzerine, yöreye ait sulama amaçlı bir göletin kurulmasıyla ve mevcut olan bir iki göletin amaca uygun hale getirilmesiyle ovalarımız sulanabilir hale gelecektir.
DOĞUMEVİ VE ÇOCUK HASTANESİ
Kahta’da devam eden ve yapmak isteğimiz projelerimiz ise şöyle:
• Geçmişin devamı olan içme suyu ve yol çalışmaları devam ediyor.
• Yarım kalmış bir hastane ek binamız var. Onun ödeneği çıktı. Sanırım yaz sonu itibariyle sağlık konusunda da sıkıntımız kalmayacak.
• Okullaşmayla ilgili çalışmalarımız var. Ümit ediyorum, bu sene iki yeni okulumuz yapılacak. Biri Özel İdare bütçesinden, diğeri Bakanlık merkez bütçesinden ihale edilecek.
• Hükümet Konağımız biraz yetersiz. Bu konuda çalışmamız var. O gerçekleşirse hükümet konağımız Adliye binası olacak. Adliye’den boşalan yeri öğrenci pansiyonu yapacağız. Milli Eğitim’in boşalttığı yeri ise öğretmen evi olarak düşünüyoruz.
• Bir doğumevi ve çocuk hastanesi planlıyoruz.
YETKİLER TAŞRAYA DEVREDİLMELİ
Yetkinin merkezde toplanması, Türkiye’de 150 yıldır tartışılan bir konu. Tabii ki demokratik ülkelerde artık bazı sorunların merkezden değil, taşradaki yetkililer eliyle halledilmesi en tabi sonuçtur. Şahsi kanaatim; yetkiler ve mali birtakım konular taşraya devredilmeli. Ama yerel yönetimler yasasının da yeniden dizayn edilmesi gerekir. Yerel yönetimlerde sadece seçilme, siyasal sorumluluk gerektirir. Bunun hukuki sorumluluğunun da ciddi anlamda düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim. Bugünkü yerel yönetim yapımızla sorunları kısa vadede aşma şansımız maalesef yok. Çünkü Türkiye’de borcu olmayan belediye, kendi bütçesiyle ayakta durabilen, ayağını yorganına göre uzatan bir belediye örneğine şimdiye kadar rastlamadım. Bu bir geçiş süreci. Bazı şeyleri deneyip görmek, ona göre tedbir almak gerektiğini düşünüyorum.
YAKUP CANPOLAT KİMDİR?
1969, Çorum-Alaca doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Alaca’da yaptı. 1991’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi. Mülki idare mesleğine 1992 yılında başladı. İlk görev yeri olan Konya maiyet memurluğundan sonra Kahramanmaraş’ın Andırın ve Afşin ilçelerinde kaymakam vekilliği yaptı. Asaleten ilk görev yeri Sinop - Durağan. Daha sonra Bingöl-Yedisu, Düzce-Cumayeri’nde görev yaptıktan sonra şimdiki görev yeri Adıyaman-Kahta’ya atandı.