1996 yılından itibaren Konya’da aktif ticaret hayatına atıldı. İletişim sektöründe Konya’da bir ilk olarak fuar stand sistemleri imalatını gerçekleştirdi. Ayrıca Konya Sanayi Odası’nda danışmanlık, Lonca dergisi genel yayın yönetmenliği, Armağan A.Ş. yönetim kurulu başkanlığı yaptı. 28 Mart yerel seçimlerinde %65 oy oranı ile Ak Parti’den Meram Belediye Başkanı seçildi. Evli ve 3 çocuk babası. Meram Belediye Başkanı Refik Tuzcuoğlu, belediye binasının olmaması nedeniyle Büyükşehir Belediyesi binasında kaldıklarını, bu nedenle birimler arası koordinasyonda zorluklarla karşılaştıklarını söyledi. Tuzcuoğlu, “Gerek vatandaşa hizmet, gerekse yeni projeler için hizmet binası problemine bir an önce çözüm getirmemiz gerekiyor” diye konuştu. Meram’ın kültür ve tarih mirasının zengin olduğunu vurgulayan Tuzcuoğlu, “Konya’nın iki temel imaj figüründen biri Mevlana, diğeri Meram’dır.” dedi. Bu nedenle ilçeye hizmette ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Tuzcuoğlu, “Son yıllarda kentleşme hamleleri içerisinde tarımsal faaliyetlerin pasifize edildiği ve tarımsal görünümden kent görünümüne geçişin yoğunluğu göz önüne alındığında; kentleşmenin sağlıklı yapılabilmesi için geliştirilecek projelerin tespiti ve de özellikle yeşil Meram’ın korunarak bu hamlelerin gerçekleştirilmesi Meram için önemli projeler arasındadır.” şeklinde konuştu. Başkan Tuzcuoğlu, şehirleşme konusunda da açıklamalarda bulunarak, “Bir belediye başkanı olarak; yapılacak bütün hizmet ve yatırımların çok daha öncesinde Belediye Başkanı arkadaşlarımın, çok kıymetli meslektaşlarımın, şehirleşme disiplini ve düşüncesi üzerine beyin jimnastiği yapmak zorunda olduğunu düşünüyorum.” şeklinde konuştu. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine önemli açıklamalarda bulunan Meram Belediye Başkanı Ak Partili Refik Tuzcuoğlu şunları söyledi:
ERDEMDEN BESLENEN BİR SİYASET ANLAYIŞINI BENİMSİYORUM
Siyaset kelimesi köken itibariyle "terbiye etmek" anlamına gelmektedir. Ehlileştirmek, eğitmek, disipline etmek benzeri yan anlamları olabileceği gibi günümüz terminolojisinde "idare kabiliyeti", "yönetim sanatı" olarak kullanılmaktadır. Bu tanımlar çerçevesinde siyaset, insanoğlunun her zaman ve her şekilde iç içe olduğu bir kavramdır. Bireyin ictimai koşullar içerisinde sağlıklı bir biçimde varolabilmesi için siyaset gereklidir. Hem varoluş hem varoluşun muhafazası siyasetle mümkündür. Yani bugün hepimiz öyle ya da böyle siyaset yapıyoruz. Çünkü hiçbirimiz hayat arenasında zarar görmek ve bu mücadeleden yara almak istemiyoruz. Bir bakıma siyaset, benliğin öteki olanla ilişkisini düzenleyen bir formdur. Elbette siyaseti kuşatan, yahut yöneten diyelim, iki ana unsur var: birincisi hakikat, erdem ve iyilikler bütünü; ikincisi dalalet, erdemsizlik ve kötülükler bütünü. Bugün aktif siyasetin içinde yer alan bir kimse olarak hakikat ve erdemden beslenen bir siyaset anlayışını benimsiyorum. Daha doğrusu siyasetin asıl kaynağına, kimliğine dönmesi gerektiğine inanıyorum. Terbiye edilmiş ve hakikatin üstün kabul edildiği bir toplum arzu ediyorum. Kentin ve kent insanlarının bu minvalde ortak şeylere muhtaçlıklarının farkında bir kimse olarak kendi siyasetime yeni bir yön verdim. Bu yön, kendi hayatımın ve çevremdeki dünyanın aynı kulvarda gelişmesi ve serpilmesine hizmet edecek vasıflara sahip bir yöndür.
YİRMİ DÖRT SAAT MESAİ
Belediye başkanı olmam hasebiyle halkımızla iç içeyim. Aktif siyasete girmeden önce aile çevrem ve iş çevrem vardı. İlişkilerim, kendiliğinden oluşmuş ve bu çerçeveye göre şekillenmişti. Şimdi öyle değil, toplumun her kesiminden insanla her gün bir aradayım. Onların türlü problemlerine çözüm üretmek için kafa yoruyorum. Daha önceden mental anlamda ilgilendiğim şehir kültürü, sosyal yapı, şehirleşme gibi kavramlarla, göreve başladıktan sonra teknik olarak da ilgilenmek durumundayım. Yerleşik kalıpları kullanmamaya çaba gösteriyorum. Mesela mesai mefhumu; hizmet sektöründe mesai diye bir şey yoktur. İnsanların her an, her yerde bir şekilde hizmete ihtiyacı olabilir. Bu sebeple mesai arkadaşlarımla neredeyse 24 saatin tamamını kullanmaya gayret gösteriyorum. Gelen vatandaşların tamamını dinlemeye ve sorunlarına çözüm üretmeye gayret sarfediyorum. Aileme gelince, tabi halk ile ne kadar yakınlaşırsak aileden o kadar uzaklaşıyoruz. Devamlı toplantılar, görüş günleri derken sanırım aile biraz ihmal ediliyor. Önümüzdeki günlerde bunu da telafi edeceğiz.
ŞEHİR YAŞAYAN BİR ORGANİZMADIR
Şehircilik; kentlerin kurulmasını, düzenlenmesini, imarını, sosyal ve ekonomik ihtiyaçların belli bir tutarlılık içerisinde giderilmesini sağlayan felsefedir. Şehircilik, şehrin gelişme, büyüme ve estetiğinde öncülük eden bir bilim dalı, sanatı ve yönetim becerisidir. Şehirciliğin en önemli ögesi insandır. Ve şüphesiz ki toplumun fiziksel, sosyal, kültürel ve estetik kamusal sorunlarını inceleyerek onlara çözüm getirme çabalarının tamamı "insan" içindir. Bununla beraber şehirler de toplumun mutluluğu ile pozitif korelasyona sahip bir iyileşme, gelişme gösterirler. Şehirlerin de insanlar gibi doğuşu, gelişimi ve gelecekten beklentileri vardır. Şehircilik hizmetlerinden maksat, insan ve toplumun mutluluğudur. Bu anlam çerçevesinde her türlü kentsel tasarım projesinde bu önemli gerçek başat faktör olmalıdır. Aynı şekilde bir şehri yarınlara hazırlama gayreti ile ortaya çıkan şehirleşme felsefemizde şehri yaşayan bir organizma gibi kabul etmeli, bilimsel, sanatsal ve doğal boyutları gelişmiş bir idari yapılanmaya gidilmelidir. Bir belediye başkanı olarak; yapılacak bütün hizmet ve yatırımların çok daha öncesinde Belediye Başkanı arkadaşlarımın, çok kıymetli meslektaşlarımın, şehirleşme disiplini ve düşüncesi üzerine beyin jimnastiği yapmak zorunda olduğunu düşünüyorum.
ŞEHİRCİLİK İNSANA HİZMET EDER
Bugün Türkiye’deki şehirleşmeyi ve dolayısıyla yerel idareleri ilgilendiren iki önemli faktör var: Birincisi nüfus artışı ve göç. İkincisi, buna mukabil şehrin büyümesiyle ilgili planlama. Mevcut örneklere baktığımızda çok büyük bir hızla nüfus yoğunluğu köyden kente geçmiş, fakat şehirler bu hıza uyum sağlayamamış. Yani şehir plancılığı noktasında zaaflar göstermiş. Böyle bir durumun sonuçları oldukça rahatsız edici boyutta zuhur ediyor. Kültürel travmalar ve sosyal dalgalanmalar toplumsal huzuru tehdit ediyor. Bahsettiğim olumsuz süreci önleyecek en etkin yol sıhhatli bir planlamadır. Şehri planlamak; günün şartlarına uygun, geleceğin getireceği yüke hazırlıklı şehirler imar etmektir. Şehirciliği fiziki, sosyal, ekonomik, teknik, tarihsel, hukuki ve estetik kaideleri ile birlikte düşünerek planladığımızda her zaman bir hedef olarak bir adım ötemizde var olan "yarının şehri" ideasının içeriğini de doldurmuş olacağız. Yinelemekte fayda var; şehirciliğin hizmet ettiği yegane düstur insandır ve belediye başkanları bu rolü üstlenmeleri bakımından çok fonksiyonlu bir bakış açısı geliştirmekle yükümlüdür. Öyle ki Roosvelt’in tespiti meseleyi öz olarak ifade etmektedir: "Şehircilik uygarlık kadar eskidir, fakat hâlâ yerleşme olan ve olmayan alanların uygun bir şekilde düzenlenmesi modern uygarlığın gereksinimleri arasındadır…"
MERAM, NÜFUS YOĞUNLUĞU OLARAK PEK ÇOK İLDEN BÜYÜK
2000 yılı sayım sonuçlarına göre Meram ilçemizin nüfusu 300.000’dir. Nüfus yoğunluğu olarak Meram, Türkiye’nin pek çok ilinden büyüktür. Konya ölçeğinde ise Selçuklu ilçesinden sonra nüfus artışı olarak en çok hareketlilik gösteren ilçedir. Bu nüfusun 50.000’i köylerde yaşıyor. Meram, tarihi ve doğal zenginlikleri bakımından çok büyük bir şöhrete sahiptir. Bu özelliği şehircilik noktasında Meram’ı kısıtlamıştır. Meram’ın nüfus yoğunluğunu taşıyan iki ana arter Yeni Yol ve Yaka’nın dışında ilçenin diğer bölgeleri kentleşme noktasında pasif alanlar olarak durmaktadır.
BORÇLAR VE PERSONEL DURUMU
Meram Belediyesi’nin halihazırdaki en büyük sorunlarından biri borçlarıdır. Önceki dönemden kalan borçları ödeyebilmek şöyle dursun İller Bankası’ndan bize gelen pay, personel giderlerine bile zor yetmektedir. Gelirlerinin çok üzerinde harcama kalemlerine sahip bir belediye olarak yönetilmiş bugüne kadar. Meram Belediyesi’nin öncelikli olarak finans problemini çözmeden, kaynakların geliştirilmesi noktasında iyileştirici adımlar atmadan yatırım olmaz. Bir diğer mevzu personel motivasyonu ile ilgili. Yeni bir belediye olarak ilk başlarda motivasyonla ilgili olumsuz durumlardan menfi etkilendik. Verimli işgücü için personel motivasyonuna dönük çalışmalar ve eğitim seminerleri düzenliyoruz. Personelin eğitilmesi hususunda profesyonel çabalarımız var. Özellikle genç ve yetenekli arkadaşlarımızın yükselmesine yardımcı olacak bir idari yapılanmayı tesis etmek istiyoruz.
HİZMETTE SİYASİ TERCİHLERİN ÖNEMİ YOKTUR
Her alanda hızlı bir değişim ve yeniden yapılanma süreci içine giren Türkiye’nin çağı yakalama mücadelesinde halkımızın bize göstermiş olduğu teveccühü, sorumluluğu üstlenmiş bulunan Ak Parti kadrolarının en büyük destekçisidir. Partimizin kuruluş manifestosunda; yerel yönetimler "demokrasinin kılcal damarları" olarak ifade edilmiştir. Halkın kendisine en yakın idari birim ile her türlü sorununu görüşmesi ve çözüm arayışının bu noktada başlaması, kılcal damarların açık ve sağlıklı olmasına bağlıdır. Ak Parti hükümetinin yerel yönetimlerin güçlenmesi, hantal ve işlemez hale gelen bürokratik yapının işler hale gelebilmesi için verdiği uğraşın farkındayım. Genel Başkanımız ve T.C. Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, belediye başkanlığı yapmış bir siyasetçi olarak belediyecilik sorunlarına hassas çözümler üretmekte ve mevcut belediye başkanlarımıza güçlü bir model oluşturmaktadır. Her ne kadar Ak Parti’den belediye başkanı olsam da partizan tutumlar içinde olmayacağız. Hizmette siyasi tercihlerin bir önemi yoktur. Bütün grup ve kesimlere aynı mesafede yakınlık duyacağız. Katılımcı demokrasi, dışarıdan bakıldığında pozitif çağrışımları olan bir kavram. Ama iş başa düştüğünde çok iyi hazmedilemediğini görüyoruz. Katılımcı demokrasi, şeffaf yönetim diyerek işe başlayanlar "demokrasi... ama bir yere kadar" düşüncesinin bir parçası olmaktan öte gidemiyorlar. Biz bugün Türkiye’nin dört bir yanında halkımızın teveccühüyle göreve gelmiş belediye başkanları olarak İstanbul, Ankara, Kayseri gibi kentlerde hakim olan felsefeyi kendi görev sahalarımızda canlandırmalıyız.
PROJELER
Meram, kültür ve tarih mirası zengin bir ilçemizdir. Konya’nın iki temel imaj figüründen biri Mevlana, diğeri Meram’dır. Meram, tarihin çeşitli dönemlerinden bugüne gelinceye kadar bağlık, bahçelik bir yer olarak tanınmış, Gedâvet rüzgârı ve deresiyle türkülere konu olmuş bir beldedir. Son yıllarda kentleşme hamleleri içerisinde tarımsal faaliyetlerin pasifize edildiği ve tarımsal görünümden kent görünümüne geçişin yoğunluğu göz önüne alındığında; kentleşmenin sağlıklı yapılabilmesi için geliştirilecek projelerin tespiti ve de özellikle yeşil Meram’ın korunarak bu hamlelerin gerçekleştirilmesi Meram için önemli projeler arasındadır. Yine bu hizmetlerin rahat çalışma ortamlarında gerçekleştirilebilmesi için yeni hizmet binasının tespiti ve buraya nakil işlemleri öncelikli projelerimiz arasında sayılabilir. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü’ne ait gayrimenkulun kamulaştırma çalışmalarına başladık. Şu an Büyükşehir Belediyesi binasında misafir olarak kalmamız sebebiyle birimlerimiz arası koordinasyonda bazı sıkıntılar yaşandığı için gerek bu sıkıntıların yok edilmesi, gerek vatandaşımızın işlerini en kolay bir biçimde halledebilmesi için hizmet binası problemine bir an önce çözüm getirmek zorundayız. Yine önemli gördüğümüz ve hayata geçen projelerimizden Çocuk Meclisimiz 23 Nisan 2004 itibarıyla faaliyete geçmiştir. Çocuklarımızın sosyal ve kültürel ilgilerinin desteklenmesi, birlikte hareket edebilme kabiliyetlerinin geliştirilmesi, millî ve manevî meziyetlere sahip olabilmeleri amacıyla oluşturduğumuz Çocuk Meclisi, Meram bölgesinde yaşayan tüm çocukların katılacağı çok fonksiyonlu bir projedir. Küçültülmüş Büyük Millet Meclisi formunda, çeşitli komisyonların aktif halde çalıştığı Çocuk Meclisimizde özellikle çevre, zararlı alışkanlıklardan korunma, temizlik ve sosyal yardımlaşma timleri kurularak çocuklarımızın dönüşümlü olarak bu projede yer alması sağlanacaktır. Kültürel programlarımızda da Konevi Kültür Merkezi’mizin mekan avantajını, rantabl kullanarak Türkiye’nin önde gelen sanatçı ve fikir adamlarını Konya’da konuk edeceğiz. Konferans, panel, sempozyum, kongre, konser, sergi, tiyatro ve sinema etkinlikleri ile Meram bölgemizi Türkiye’nin kültür beldesi haline getireceğiz. Aynı düşünce çerçevesinde süreli yayın ve kitap çalışmaları ile bir belediye kitaplığı oluşturmayı hedefliyoruz.
HER ŞEYİ DEVLETTEN BEKLEMİYORUZ
Tabi büyük proje ve yatırımlar için ciddi kaynaklara ihtiyacımız var. Bu kaynakların oluşması için her şeyi devletten beklemek yanlış olur. Kendi çabalarımızın kaynak yaratma açısından daha etken bir rol üstlenebileceğini söyleyebilirim. Avrupa Birliği Bilgi Merkezi üyeliğimiz bu çabanın en bariz göstergesidir. Konya’da böylesi bir üyeliği ilk gerçekleştiren belediyeyiz. Özellikle tarihi dokunun canlandırılması ve bu canlılığın sağlayacağı turistik hareketlilik bölgemizin tanınmasına ve kalkınmasına doğrudan etki edecektir. Meram’ın sadece bugünü için değil, yarını için de çalışan; sahasında becerikli ekip arkadaşlarımla Meram, şöhretine layık bir pozisyona gelecektir. Seçim çalışmalarımızın öz mesajı "Her şey güzel olacak" idi. Hakikaten öyle, Meram’da her şey güzel olacak. Meram Belediye Başkanı Refik Tuzcuoğlu, belediye binasının olmaması nedeniyle Büyükşehir Belediyesi binasında kaldıklarını, bu nedenle birimler arası koordinasyonda zorluklarla karşılaştıklarını söyledi. Tuzcuoğlu, “Gerek vatandaşa hizmet, gerekse yeni projeler için hizmet binası problemine bir an önce çözüm getirmemiz gerekiyor” diye konuştu. Meram’ın kültür ve tarih mirasının zengin olduğunu vurgulayan Tuzcuoğlu, “Konya’nın iki temel imaj figüründen biri Mevlana, diğeri Meram’dır.” dedi. Bu nedenle ilçeye hizmette ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Tuzcuoğlu, “Son yıllarda kentleşme hamleleri içerisinde tarımsal faaliyetlerin pasifize edildiği ve tarımsal görünümden kent görünümüne geçişin yoğunluğu göz önüne alındığında; kentleşmenin sağlıklı yapılabilmesi için geliştirilecek projelerin tespiti ve de özellikle yeşil Meram’ın korunarak bu hamlelerin gerçekleştirilmesi Meram için önemli projeler arasındadır.” şeklinde konuştu. Başkan Tuzcuoğlu, şehirleşme konusunda da açıklamalarda bulunarak, “Bir belediye başkanı olarak; yapılacak bütün hizmet ve yatırımların çok daha öncesinde Belediye Başkanı arkadaşlarımın, çok kıymetli meslektaşlarımın, şehirleşme disiplini ve düşüncesi üzerine beyin jimnastiği yapmak zorunda olduğunu düşünüyorum.” şeklinde konuştu. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine önemli açıklamalarda bulunan Meram Belediye Başkanı Ak Partili Refik Tuzcuoğlu şunları söyledi:
MERAM BELEDİYE BAŞKANI 1967 Konya doğumlu. İlk ve ortaöğrenimini Konya’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi. Üniversite yıllarında profesyonel anlamda gazeteci-yazarlık yaptı. Bu alanda Genel yayın yönetmenliğine kadar yükseldi.