
Kaymakam Ahmet Odabaş, Halfeti’yi Güneydoğu’nun Saklı Cenneti olarak tanımlayarak, “Burada mutlaka değerlendirilmesi gereken bir potansiyel var. Önümüzde bir iki sıkıntı var. Bunları çözümledikten sonra turizm konusunda istediğimiz noktaya geleceğimizden eminim. Şu anda GAP turları kapsamındaki turlar da buraya mutlaka uğruyorlar.” diye konuştu.
Halfeti Kaymakamı Ahmet Odabaş, ilçede turistik canlanmayı sağlamak için her türlü çalışmayı yapmak istediklerini söyledi. Odabaş, “En büyük sorun yapılaşma konusunda yaşanıyor” dedi.Halfeti Kaymakamı Ahmet Odabaş, ilçede en büyük sıkıntının yapılaşma konusunda yaşandığını belirtti. Odabaş, “Çevre yönetmeliği yeniden düzenlenmeli ve yapılaşma konusu çözümlenmelidir” diye konuştu. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine konuşan Odabaş şunları söyledi:
İLÇENİN BİR KISMI TAŞINDI
Halfeti, tüm Güneydoğu’da olduğu gibi göç veren bir yapıya sahip. Burada özellikle köylerden, kırsal alanlardan Batı ve Akdeniz’deki illere büyük göç veriliyor. Mevsimlik de olsa özellikle yaz aylarında büyük bir göç yaşanıyor. Merkez nüfusumuz 2 bin 800. İlçe merkezinin beşte ikisi 1999 yılında Birecik Barajında su tutulmasıyla sular altında kaldı. Dolayısıyla ilçe merkezinin beşte ikilik bu kısmını Yeni Halfeti diye adlandırdığımız Karaotlak adını verdiğimiz bir yerleşim alanına taşıdık. Köylerle birlikte toplam nüfusumuz ise 36 bin civarında.
COĞRAFİ YAPI
Özellikle Halfeti merkezinin çok farklı bir yapısı var. Burası vadi arasında bir yerleşim yeri. Bu bölgede mikroklima iklim özelliği hüküm sürüyor. Burada görülen bu iklim, Türkiye’nin hemen hemen hiçbir yerinde görülmüyor. Mesela; Halfeti sular altında kalmadan önce Türkiye’deki ilk erikler burada yetişirmiş. İlk meyveleri burası veriyormuş. İlçenin vadi içinde olması nedeniyle maalesef ilçe merkezinde tarıma elverişli bir yer yok. O yüzden ilçemizin böyle bir iklim özelliğinden çok da fazla faydalanabildiği söylenemez.
TARİHİ GEÇMİŞİ
Halfeti’nin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. M.Ö. 855 yılında Asur kralı Solmanasor tarafından burada ilk yerleşim oluşturulmuş. O zamanlar burası Şitomrat adını taşıyormuş. Yunanlılar daha sonra buranın adını değiştirerek Urima koymuşlar. Halfeti’nin Romalılara kadar dayanan bir geçmişi olduğu anlatılıyor. Şehir Arapların eline geçtikten sonra “Rum Şehri” anlamında Kalatul Rum adını alıyor. II. yüzyılda Bizanslılar Halfeti’ye Romanyon Kolyo adını vermişler. Şehri ele geçirenler değiştikçe, isimler de değişmiş elbette. Günümüzde Halfeti için önem arzeden tarihi yapı Rum Kalesi’dir. İlçemize gelen yerli ve yabancı turistleri kaymakamlığımızın teknesiyle kaleye götürerek gezdiriyoruz. Rum Kalesinin tarihi de çok ilginç. Burası 1313’te Başpiskoposluk olarak ilan edilmiş. Yine ilginç notlardan biri de İncil’in nüshalarından birisi burada yazılmış. Onun dışında Halfeti merkezin tamamı kentsel sit alanı olarak belirlenmiştir. Evlerin hemen hemen çoğu koruma altına alındı. Kaymakamlık olarak bizim de restore edeceğimiz birkaç tane ev var.
SİYAH GÜL
Bunların dışında bir de bizim çok meşhur “siyah gülümüz” var. Bunun tescili ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bu gülün özelliği koyu kadife renkli olması ve sadece burada, bu iklim şartlarında yetişen bir gül olmasıdır. Bunun tanıtımıyla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor.
KÖYLERDE DURUM
35 köyümüz var. Tüm Urfa genelinde olduğu gibi, bizim köylerimizde de önemli sorunlarımız oluyor. Yerel Yönetimler Yasası çıktığında Köy Hizmetlerinin kapatılıp bizlere devredilmesi söz konusu. Böyle bir şey olduğu taktirde bu sorunların üstesinden gelineceğini düşünüyorum.
EĞİTİM VE SAĞLIK
Özellikle, Sağlık Bakanlığı’nın sözleşmeli personel uygulama kararıyla birlikte hekim, hemşire ve sağlık personeli konusunda sıkıntımız kalmadı. Ancak Halfeti’nin kentsel sit alanı olarak ilan edilmesi ve Birecik Barajından dolayı yaşanan bir sıkıntımız var. Baraj gölünün etrafındaki 1 km’lik alanda yapılaşma yasak. Merkezde kamu binası ihtiyacımız olmasına rağmen hiçbir faaliyette bulunamıyoruz. Örneğin; şu anda ilçe merkezinde okulumuz yok. Türkiye genelinde ilçe merkezinde okul olmayan tek yer belki de burasıdır. Yapılaşma konusundaki bu sıkıntılar Halfeti’yi gerçekten çok etkiliyor. Yürürlükteki yönetmelikte değişiklik yapılmasını bekliyoruz. Değişiklikle birlikte problemler mutlaka daha çabuk çözümlenecektir. Güneydoğu’nun tamamında kız çocuklarını okula göndermede ailelerin olumsuz tepkileriyle karşılaşıyoruz. Biliyorsunuz ki şu an “Halfeti Kızlar Okulu” diye bir kampanya başlatıldı. Türkiye genelinde. Biz de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile birlikte önümüzdeki 2004-2005 öğretim yılında ailelere tek tek ulaşarak “Haydi Kızlar Okula” kampanyasını başlatacağız. Ancak Urfa geneline bakıldığında diğer ilçelerle karşılaştırdığımızda, Halfeti’de eğitim anlamında daha az bir sıkıntı var diyebiliriz.
TARIM MODERNİZE EDİLMELİ
Halkımız geçimini özellikle fıstıkçılık ve meyvecilikle sağlıyor. Çiftçilerimize doğrudan gelir desteği ve mazot paralarının verilmesiyle ekonomik durumları geçmiş dönemlere göre daha iyi. Ancak vatandaşın mutlaka İl Tarım Müdürlüğü ve İlçe Tarım Müdürlükleriyle irtibata geçerek daha bilinçli tarım konusunda bilgilenmesi ve modernize ekipmanlardan yararlanması lazım. Yeni teknikleri öğrenmeleri açısından bizler de çaba sarfediyoruz.
SAKLI CENNET
Baştan beri vurguladığım gibi burası için yapılabilecek en büyük çalışma turizmi güçlendirmek olacaktır. Halfeti’ye Güneydoğu’nun Saklı Cenneti diyoruz. Mutlaka değerlendirilmesi gereken bir potansiyel var. Önümüzde bir iki sıkıntı var. Bunları çözümledikten sonra turizm konusunda istediğimiz noktaya geleceğimizden eminim. Şu anda GAP turlarının içindeki turlar da buraya mutlaka uğruyorlar. Ancak bunun artırılması lazım. Benden önceki kaymakam arkadaşımız “Şelaleli Konak” adında küçük bir oteli ilçemize kazandırmış. Bunun benzeri birkaç otel daha ya da pansiyon şeklinde konaklama tesisi olarak yapılacak. Uygulanacak bu projeler ve yatırımlar Halfeti’ye çok şey kazandıracaktır. Yine, AB’nin hazırlamış olduğu proje vardı. Bu projeyle evleri restore ettirerek hizmete sunmak istiyoruz. Eğer yapabilirsek, teknik destek sağlayarak, pansiyon oluşturarak halk arasında pansiyonculuğu teşvik etmeye çalışacağız. Yine GAP’la birlikte siyah gülü tescil çalışmalarımız da devam ediyor.
YÖNETMELİK DEĞİŞMELİ
İlçenin bir kısmının sular altında kalmasından sonra Karaotlak yerleşim yerine yapılan 190 tane ev ve 20 tane konutumuz var. Bunların satışı tamamlandı. Yeni Halfeti diye bahsettiğimiz yere 150 tane daha konut yapılacak. Yapılaşma şu an için en büyük sorunumuz. Bu sorunun çözümlenmesi için her şeyden önce, “Su Kirliliği Çevre Kontrol Yönetmeliğinde” mutlaka bir esneklik tanınması lazım. Yeni Halfeti’de yerleşim yerinin statüsü henüz belli değil, buranın statüsünün belirlenmesi lazım. Dolayısıyla yeni çıkacak yerel yönetimler yasa tasarısında belediyelerin mahalli olarak kabul etmeleriyle ilgili olan maddede Halfeti’ye yönelik bir esneklik sağlanması sorunumuzu çözebilecektir.
AHMET ODABAŞ KİMDİR?
1975 Adana doğumlu. Konya Selçuk Üniversitesinden 1997 yılında mezun oldu. Askerlik döneminden sonra İçişleri Bakanlığının açmış olduğu kaymakamlık sınavlarını kazandı ve 2000 yılında kaymakamlık yapmaya başladı.