
Şanlıurfa’nın sorunlarının çözümü için birlik ve beraberlik çağrısı yapan Cevheri, “Biz, sorunların çözümü için buradayız. Birlik ve beraberlik içinde çözülmeyecek hiçbir problem yoktur. Turizmiyle, tarihiyle, geleceği açık bir Urfa’mız var. Sadece üç milletvekili ile değil, küçükten büyüğe aynı yolda ilerlersek çok daha başarılı olacağımıza eminim.” dedi. AKP Şanlıurfa Milletvekili Sebahattin Cevheri, “Su Urfa’da, tarla orada; ama çalışan burada” diyerek GAP İdaresi Başkanlığının Urfa’da olmasını istedi.
Şanlıurfa’nın tanıtımı için belediyeye önemli görevler düştüğünü hatırlatan Cevheri, “Örneğin; Faruk Saraç, Urfalı bir işadamımız ve dünya çapında bir üne sahip. Belediye başkanımız bu adamı çağırsa, birlikte bir aktivite yapılsa; bu, medyanın da, tüm halkın da dikkatini çekmez mi?” diye konuştu.
AKP Şanlıurfa Milletvekili Sebahattin Cevheri, Güneydoğu Anadolu Projesinin Urfa’da uygulanmasına karşın yönetimin Ankara’da olmasının yanlış olduğunu belirtti. Cevheri, “GAP İdaresi Başkanlığı Urfa’da olmalıdır” dedi. Devletin Şanlıurfa’ya önemli yatırımlar yaptığını ancak bunun iyi değerlendirilemediğini söyleyen Cevheri, “İnşallah bundan sonraki dönemde Şanlıurfa hakettiği yere gelecektir” dedi. Şanlıurfa’daki tarım, eğitim ve sağlık konularında da bilgi veren Cevheri gazetemize şunları söyledi:
HALKIN İSTEDİĞİNİ YAPTIM
Hayatımın büyük bir bölümü Ankara’da geçti. Aile olarak zaten 1946 yılından bu yana siyasetin içindeydik. Demokrat Parti ile başlayıp, sonradan Adalet Partisi’nde ve daha sonra da Doğru Yol Partisi’nde politika hayatımızı devam ettirmiştik. Bugün bulunduğumuz noktada ne ailemizde, ne duruşumuzda, ne de çizgimizde hiçbir kırıklık yoktur. Üç dönem DYP il başkanlığı yaptım. 3 Kasım seçimlerinde de il başkanlığından istifa edip milletvekilliğine aday olmuştum. Listeye alınmayınca bağımsız olarak adaylığımı koymuştum. Sağolsunlar tüm Şanlıurfalılar bu konuda desteğini esirgemeyerek beni Meclise gönderdiler. Benim AKP’de olmam bir kırıklık değildir, halkımızın da büyük isteğiyle bu partinin bir parçası oldum. Ben halkın istediğini yaptım.
HARRAN OVASI İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ
Şanlıurfa’ya nasip olan şeyler, başka hiçbir ile nasip olmamıştır. Ovanın Urfa’da olması ve buna ilaveten suyun gelmesiyle bambaşka bir Urfa çıktı karşımıza. GAP’ın genelinde Şanlıurfa’ya baktığımızda yıllık olarak 300-500 trilyon bir girdi var pamuktan dolayı. Kentte işsizlik var, ama dün Adana’ya, Maraş’a giden insanlar, şu anda dışarıdan pamukla ilgili pazarlarda çalışmaya başladılar. Ama halkımız elindeki nimeti iyi değerlendiremiyor. Şu an Harran Ovası elden çıkmak üzere. Kullanmayı bilmediğin taktirde bu zenginlikler birer tehlike nedenidir. Halkın daha çok bilinçlenmesi, kazandığı parayı lüks yerine işsizliği önleyici yatırımlarda kullanması daha mantıklı sonuçlara götürecektir. Urfa’nın en büyük kazancı ise, geçmişte hiçbir fabrikası bulunmaz iken şu anda 100’e yakın fabrikaya sahip olmasıdır. Yani işsizliği önleyebilmek aslında çok da zor değil.
DUBLE YOLLAR YAPILMALI
Bugün Urfa’nın en büyük problemi; 7-8 bin tane yüklü araba Urfa’nın içinden geçiyor. Bu dolu tırların şehir içinden geçmesi nedeniyle her ay yüzlerce kaza meydana geliyor. Dolayısıyla acilen bu çevre yolunun tamamlanması, yolların duble olması, en azından Mardin yolunda üniversiteye kadar olan kısmın yapılması ve ikinci organizenin önünün açılması gerekiyor. Yatırım yapmak için bekleyen birçok işadamımız var. Bunların önünü açabilmek ve işsizliği en az seviyeye düşürmek için ikinci organizeye de destek vermek gerekiyor. Köylerimizin yüzde yetmişinde su var. Sonuçta ovamızın sulanması çok daha önemli. Eğer gerekli çalışmalar yapılıp eksikler tamamlanırsa Şanlıurfa, Güneydoğu’nun Paris’i de olur, incisi de.
YATIRIMLAR
Geçmişe baktığımızda devletin en çok yatırm yaptığı illerden biri Şanlıurfa’dır. Son 25 yıl içinde barajın yapılması, suyun gelmesi, 30 bin kişilik stadın yapılması bu yatırımlardan bazıları. Ayrıca dergâhın o makama yakışır bir biçimde onarılıp düzenlenmesi, hipodrom, tüm bunlar devletin Urfa’ya yatırımları sonucunda olmuştur. Ayrıca Harran Üniversitesinin yapmış olduğu bir kampusün içinde Araştırma Hastanesi bittiği taktirde, Urfa zaten bölgenin sağlık merkezi konumuna geçecek, ama bunlar tabi bir günde olacak şeyler değil. Sayın Başbakanımız 2-3 ay önce 500 Yataklı Devlet Hastanesini açtı. Gerçekten devletin Urfa’ya yaptığı yatırım hiçbir ile nasip olmamış. Örneğin; Antep’te, Mardin’de veya diğer çevre illerde bile böyle yatırımlar sözkonusu değil. Bazı noktalarda devletin de yapmayacağı şeyler var, önemli olan herkesin elinden geleni yapmasıdır. Örneğin, eğitim Urfa genelinde büyük bir sorun. Bunun nedeni de, biliyorsunuz Güneydoğu fakir, Urfa Güneydoğu genelindeki illerden daha da fakir. Araştırma yapıldığı taktirde her yerde aşiretçilik var, Urfa’daysa %90’ın üzerinde aşiretçilik var. Güneydoğu’da zamanında sıkıntılar olmuşsa tabii ki Urfa’da da olmuş. Ama eğitime daha çok önem verilseydi bu günlere geldiğimizde her şey çok daha farklı olurdu. Belediyecilik açısından bakıldığında ise, Şanlıurfa’nın son 20 yılı kayıptır. Mesela; Gaziantep çalışan, üreten insanı tercih etmiştir. Bunu başarmıştır. Ama maalesef son 20 yıldır Urfa gelişeceği yerde sadece GAP’ın büyük bir köyü olarak kaldı. Şimdiki belediye başkanımız eğitimli ve yetenekli birisi. İyi bir çalışmayla olumlu sonuçlar alınacağını ümit ediyorum.
TURİZM POTANSİYELİ
Bizim için turizm de çok önemli. Urfa, Mardin ve Hatay bu bölgenin önemli yerleridir. Eski Urfa’yı koruma altına almak da çok önemliydi. Örneğin, eski Urfa’yı turizme açmak bize çok şey kazandıracaktı. Ancak maalesef biz eski Urfa’yı da bitirdik. Tarihi binaların yanında yeni yapılmış modernize binalar hiç de hoş görüntüler değil. Artık bu sorunların çözümlenmesi şart oldu. Şanlıurfa’nın hakettiği yere gelmesi için öncelikle mevcut olan Urfa’yı pırıl pırıl yapmak gerekiyor. Belediyeye bu anlamda çok iş düşüyor. Örneğin; Faruk Saraç, Urfalı bir işadamımız ve dünya çapında bir üne sahip. Belediye başkanımız bu adamı çağırsa, birlikte bir aktivite yapılsa; bu, medyanın da, tüm halkın da dikkatini çekmez mi? İbrahim Tatlıses gibi bir cevherimiz var. Sonuçta bunları harekete geçirdiğimiz taktirde Urfa mevcut olan turizmini en iyi şekilde canlandırmış olacaktır.
HALKIN İSTEĞİNE UYARIZ
Siverek’in il olma arzusu yıllardan beri süregelmektedir. Bu Ankara’nın bileceği bir iştir. Siverek gerçekten büyük bir ilçe, böyle bir şey sözkonusu olduğu taktirde biz de insanlarımızın isteği doğrultusunda hareket ederiz.
GAP İDARESİ BAŞKANLIĞI URFA’DA OLMALI
Öncelikle GAP başkanlığının doğrudan Urfa’da olması gerekiyor. Su Urfa’da, tarla orada, çalışan burada. Çiftçiyi bilinçlendirmek için yetkililerin de orada olması gerekir. Birilerinin çiftçilerin yanında olarak onlara yol göstermesi gerekir. GAP İdaresi, Ziraat Odası ve tarım. Bunlar bir arada olmalı. Birilerinin gidip oradaki insanlara her şeyi anlatması, bilgi vermesi ve yönlendirmesi şart. Bir bakıyorsunuz insanlar sadece pamuk ekiyor, oysa pamuğun yanısıra da yetiştirilebilecek alternatif o kadar çok ürün var ki. Halkımız yıllardır susuzluk çektiği için şimdi ne kadar çok sularsa daha fazla ürün alırım diye yanlış bir bilinçle üretim yapıyor. İşte bu gibi konularda halkımız uyarılmalı. Onun için de oradan idare edilip, oradan yönlendirilerek planlı bir çalışma yapıldığı taktirde halledilmeyecek bir durum kalmaz.
KRİZDEN AZ ETKİLENDİK
Şubat 2001 krizinde en az etkilenen illerder birisidir Urfa. Fıstıktan, buğdaydan, arpadan, pamuktan girdisi olan ve doğrudan geliri olan bir il. Urfa’nın girdisi olduğunda çıkışı İstanbul’dan, Ankara’dan olur. Kentin diğer illere göre en büyük avantajı sürekli girdisinin olması ve 140 trilyona yakın doğrudan destek gelirinin olmasıdır.
GELECEK İYİ OLACAK
Gelecekte belediye hizmetleri anlamında kesinlikle bugünden daha iyi bir Urfa olacağına inanıyorum. Bizi sadece dışarıda lahmacun, çiğ köfte ve sıra geceleriyle tanıyorlar. Ama kimse 12 bin yıllık kültürümüzü gözönünde bulundurmuyor. 1-2 yıl içinde çok daha yol katedecek bir Urfa bekliyor bizi.
YERİNDEN YÖNETİM ESASTIR
Her şeyin yerinden yönlendirilmesi düşüncesindeyim. İnsan orada, proje orada, malzeme orada, buradan karar çıkıyor, buradan idare ediliyor. Tabii ki sağlıklı bir yerinden yönetimin yapılması için de öncelikle altyapının temelinin atılması gerekiyor. İnsanların üç günde bir Ankara’ya gelip iş takip etmeleri hem zaman kaybı hem de doğru bir yöntem değil. Sonuç olarak bu yasaya çok olumlu bakıyorum. Bu yasa kendi şahsımca Türkiye için oldukça getirileri olan bir yasa.
ELELE HAREKET EDELİM
Biz tüm bu sorunların çözümü için buradayız. Urfa’yı genel olarak ele aldığımızda, birlik ve beraberlik içinde çözülmeyecek hiçbir problem yoktur. Turizmiyle, tarihiyle, geleceği açık bir Urfa’mız var. Sadece üç milletvekili ile değil, küçükten büyüğe aynı yolda ilerlersek çok daha başarılı olacağımıza eminim.
ZOR OLANI YAPIYORSUNUZ
Bizim Mahalli İdareler Gazetesi olarak sorunları bir buçuk ay boyunca yerinde tesbit edip, yerinde gördünüz, emek sarfettiniz ve zaman harcadınız. Sizi bu konudaki çalışmalarınızdan dolayı kutluyorum. Başka yöntemlerle de telefonla ya da bilgisayarla da Urfa hakkında bilgi sahibi olabilirdiniz, ama siz kolay olmayanı tercih ettiniz ve çalıştınız. Size de gazetenize de bu anlamda teşekkürlerimi sunuyorum.
SEBAHATTİN CEVHERİ KİMDİR?
1950 Şanlıurfa doğumlu. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Turizm bölümü mezunu. Uzun yıllar politikanın içinde oldu. 3 Kasım 2002 seçimlerinde Şanlıurfa’dan bağımsız milletvekili seçildi. Daha sonra AKP’ye geçti. Aynı zamanda Şanlıurfaspor Kulüp Başkanlığını da yapıyor.