
GAP’ın uygulamaya geçmesiyle Harran’da göçün durduğunu belirten Kaymakam Adil Karataş, “Hatta, ilçemiz özellikle yaz mevsiminde 4-5 aylık sürelerle Suruç’tan, Şırnak’tan, Mardin’den, Diyarbakır’dan göç almaya başladı.” diye konuştu.
Harran’ın sit alanı üzerinde kurulu bulunduğunu vurgulayan Karataş, “Vatandaşımızın fazla arazisi olmadığı için sit alanı üzerinde yapılaşmaya gitmektedir. Bu nedenle tarihi ve turistik dokuya zarar verilmektedir.” dedi.
Öncelikle eğitime yatırım yapılmasını isteyen Harran Kaymakamı Adil Karataş, “Bu bölgede bir şeyler yapılmak isteniyorsa, öncelikle eğitime önem vermek gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilirsek gelecekte çok daha güzel ve çok daha gelişmiş bir Harran olacak.” dedi. Bölgenin yapısı itibariyle özellikle kız çocuklarının okutulması konusunda sıkıntılar yaşadıklarını belirten Kaymakam Aktaş, “Bunun yolunu açmak için öncelikli olarak kız çocuklarını okula göndermeyen ailelere uyarı mektupları gönderdik, arkasından hiçbir ayrım gözetmeden Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vasıtasıyla öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşıladık.” dedi. Harran Kaymakamı Adil Karataş, Harran’da öncelikle eğitime yatırım yapılmasını istediğini belirterek, “Çünkü, eğitim konusu halledildiğinde pek çok konu çözümlenmiş olacaktır” dedi. Kaymakam Karataş, Harran Ovasında sadece pamuk üretimi yapıldığını vurgulayarak halkın farklı ürün yetiştirilmesi ve sulama konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karataş, gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi:
GAP’LA BİRLİKTE GÖÇ DURDU
Harran, 1993 yılına kadar, daha doğrusu GAP gelmeden önce çevre illere geçici tarım işçisi olarak göç vermekteydi. Bu tarihten sonra, Harran Ovasının sulanmasıyla, arazinin tam olarak değerlendirilmesi ve pamuğun başlıca geçim kaynağı haline gelmesinden dolayı Harran’da artık göç durmuş durumdadır. Hatta, ilçemiz özellikle yaz mevsiminde 4-5 aylık sürelerle Suruç’tan, Şırnak’tan, Mardin’den, Diyarbakır’dan göç almaya başladı. Normal şartlarda ilçe nüfusu 95 köy ve 115 mera ile birlikte 58 bindir. Fakat bu sayı Mayıs ve Ekim ayları arasındaki sürede 150 bini bulmaktadır.
İLÇENİN TARİHİ DOKUSU
Harran, daha önce Akçakale ilçesine bağlı bir köy iken, daha sonra tarihi ve turistik yerleri de göz önünde bulundurularak ilçe statüsüne kavuşturulmuş bir yerdir. Harran Ovası çok geniş bir alanı kapsadığı için zamanla burada Harran’a bağlı 95 köy oluşmuş. Harran’ın ilçe olmasındaki en büyük etken olarak GAP projesiyle birlikte ovada sulamanın gelmesi ve nüfusun bu bölgede yoğunlaşması olarak belirtilebilir. İkinci etken, Harran ilçesinin merkezinde ve köylerinde çok fazla tarihi ve turistik yerlerin olmasıdır. Turistik eser olarak özellikle ilçe merkezinde bulunan Emeviler döneminden halen kalemiz, ilk islam üniversitemiz, Hz. Yakup Kuyusu, Hz. Şuayip Peygamberin bulunduğu, yaşadığı Şuayip şehrimiz, eski Harran evlerimiz sayılabilir. Bu saydıklarımız Harran’ın önemini belirleyen en büyük değerlerimizdir. Burada, günde yaklaşık onbeş yirmi otobüsle gelen turistlerimizi ağırlıyoruz ve ilçemiz hakkında bilgi veriyoruz. İlçemizin en büyük sıkıntısı, ilçe merkezinde sit alanı olarak ilan edilen yerlerle ilgilidir. Şöyle ki; buradaki yerleşim tamamen sit alanı üzerine kuruludur. Bu nedenle bu bölgede Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu görev yapmaktadır. Bu tarihi eserlerden kale, ikinci derece sit alanı kabul edilmişken, kale dışındaki yerler birinci derece sit alanı olarak belirlenmiştir. Oysa bunun tam tersi olmalıydı. Kalenin birinci derece sit alanı olması gerekiyordu. Vatandaşımızın fazla arazisi olmadığı için sit alanı üzerinde yapılaşmaya gitmektedir. Bu nedenle tarihi ve turistik dokuya zarar verilmektedir. Bu konuda biz idare olarak elimizden geleni yapsak da kanunların yetersiz olması ve cezaların caydırıcı olmaması nedeniyle vatandaş rahat davranmaktadır. Bu kapsamda doğu ve güneydoğu bölgemizdeki diğer ilçeler de dahil olmak üzere böyle tarihi ve turistik değerlere sahip ilçelerde vatandaşları bu konuda bilinçlendirmek gerekiyor. Konuyla ilgili bir önceki dönemde kaymakamlık çeşitli faaliyetlerde bulunmuş. Harran ile ilgili kitapçıklar bastırılıp, vatandaşlarımıza bilgiler verilmiş. Ama, biz bu konuda ne kadar çabalasak da maalesef bu çaba yeterli gelmemektedir.
KÖYLERDE ALTYAPI VE SORUNLAR
İlçe merkezine bağlı 95 köy ve 115 mezramız var. Akçakale ilçesinden ayrıldığımız dönemde 49 köy varken, ovanın çok geniş olması sebebiyle köy sayısı 75’i bulmuş. İster istemez köy ve mezra sayısının fazla olduğu yerlerde devletin hepsine birden yatırım yapması mümkün olmuyor. Bu nedenle birçok sıkıntı yaşanıyor. Örneğin köylerimizde içme suyu sıkıntısı yaşanıyor, köy yollarımızda sıkıntılar var, bölgenin koşullarından dolayı özellikle eğitimde çok büyük sıkıntılar oluyor.
ÖNCELİKLE EĞİTİME YATIRIM YAPILMALI
Bölgenin yapısı itibariyle özellikle kız çocuklarının okutulmasında büyük sorunlar yaşanıyor. Bunun yolunu açmak için öncelikli olarak kız çocuklarını okula göndermeyen ailelere uyarı mektupları gönderdik, arkasından hiçbir ayrım gözetmeden Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vasıtasıyla öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşıladık. Bunlar elbette yeterli gelmiyor. Ayrıca 8 yıllık temel eğitimin ikinci kademesinde özellikle dağ köylerinde büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu köylerde yaşayan öğrenciler ailelerine tarımda yardımcı oldukları için okullar 15 Mayıs’tan itibaren neredeyse tatile giriyor. Bu durum yeni öğretim yılının açılmasında da yaşanıyor. Okullar Eylül’de açılmasına rağmen bu öğrenciler ancak 15 Ekim’den itibaren okula gelmeye başlıyorlar. Bu durum eğitim kalitesine de etki ediyor. Bunun için yapılması gereken en büyük yatırım bölgemize iki tane yatılı ilköğretim bölge okulunun yapılmasıdır. Bu sene sayın valimizin de destekleriyle ilçe merkezine 18 derslikli, dağ köylerimize 8 derslikli ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının desteğiyle de 10 derslikli bir okul proğrama alındı. Sanıyorum 2005 öğretim yılının ortasında bu okullar faaliyete geçecek. İlçemizde öğrencilerin çoğu taşımalı olarak ilçe merkezindeki Cumhuriyet ilköğretim okulunda eğitim görmekte, uzak olan dağ köylerimizde ise İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yaptırmış olduğu YIBO’da okumaktadırlar. Dolayısıyla birçok sıkıntı yaşanmaktadır. Bu bölgede bir şeyler yapılması isteniyorsa, öncelikli olarak eğitime önem vermek gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilirsek gelecekte çok daha güzel ve çok daha gelişmiş bir Harran olacak. Benim de en büyük projem, temel hedefim eğitim konusundaki düşüncelerimi gerçekleştirmek olacaktır. Çünkü eğitim konusu halledildiği taktirde her türlü hedefe ulaşılır.
SAĞLIK
İlçe merkezinde sit alanı ilan edilen yerde bir tane sağlık ocağımız var. Burada 3 pratisyen hekimimiz, ebe ve hemşirelerimiz hizmet veriyor. Yine ilçe merkezinde Harran Devlet Hastanemiz var. 2004 yılının başına kadar hastanede çok fazla verim olmamasına rağmen, Sağlık Bakanlığı’nın sözleşmeli personel atamasıyla birlikte başhekimimiz dahil, 3 tane uzman doktorumuz, 6 tane pratisyen hekimimiz ve 40 tane de yardımcı personelimizle birlikte hastanemiz yeniden faaliyete geçmiştir. Devlet hastanemizin sıkıntıları elbette var, ancak bugün eskiye oranla çok daha iyi durumdayız. Hastaneye alınacak ekipman ve makinelerle ilgili bir ihale açıldı. Bu malzemeler zaman içinde alınarak tam teşekküllü hizmet veren bir hastane konumuna geçebileceğiz. Sağlıkta en büyük sorun, tifo hastalığı ve yazın inanılmaz derecede çoğalan sivrisinek vakalarıdır. Çocuklarımızla ilgili gerekli aşılamalar yapılıyor, fakat daha fazla çalışma yapılması gerekiyor. Ayrıca ilçemiz halkında aile planlamasının olmayışı, her ailede en az 8-10 çocuk olması, bu çocukların yarısının nüfusa kayıtlı olmayışı gelecek için çok büyük önem arz ediyor. Bunun için sağlık sektöründe ne kadar başarılıyız, onu zamanla göreceğiz diyorum.
TEK ÜRÜN, PAMUK
Halkımızın başlıca geçim kaynağı, GAP projesinden sonra tamamen pamuk oldu. Bununla beraber bölgede ekim yapan çiftçiler, tarlasını çok fazla suladığı için tarlaların tuzlanmaya başlamasıyla birlikte verimde azalma olmaktadır. Pamuğun getirisi, devletin desteği de fazla olduğundan ürün çeşitliliğine gidilmiyor. Araziye sürekli olarak pamuk ekildiği için de toprağın verimliliği düşmektedir. Bölgemizde bu konuyla ilgili 5 tane sulama birliği vardır. Yine valiliğimizin ve Tarım Bakanlığımızın da çalışmalarıyla birlikte bir tane köyümüz de tarım elemanı çalışmakta ve vatandaşı tarımla ilgili bilgilendirmektedir. Ama dediğim gibi, vatandaşın ürün çeşitliliğine gitmemesinden, çok fazla sulama yapmasından ve sadece pamuk üretiminden dolayı ortalama on yıl içerisinde tarlalar tamamen verimsizleşecektir. Bu nedenle biz bu konuda halkın daha fazla bilinçlendirilmesi ve alternatif ürün geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapılmasını arzu ediyoruz.
SOSYAL VE KÜLTÜREL FAALİYETLER
Kaymakamlık olarak ağırlık verdiğimiz en büyük konu eğitimdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve eşinin himayesinde başlatılan okuma-yazma seferberliği ve Milli Eğitim Bakanlığının başlatmış olduğu “Haydi Kızlar Okula” kampanyası gereği bölgede en fazla savaşını verdiğimiz konu eğitim olmaktadır. Bu konuda çalışmalarımız ve faaliyetlerimiz sürekli devam etmektedir. Bununla beraber ilçe merkezinin küçük olması, bölgenin çoğunluğunun sit alanı içinde bulunması, çok fazla tarihi ve kültürel faaliyetler yapabilecek olmamıza rağmen bu konuda biraz kısıtlı olduğumuz için istediklerimizi tam olarak gerçekleştiremiyoruz. İlçemizde Halk Eğitim Müdürlüğümüz tarafından halkımıza çeşitli kurslar verilmektedir. Kültürel anlamda da kaymakamlığımız tarafından Harran ile ilgili bir kitapçık bastırıp yerli ve yabancı turistlere dağıtıyoruz. Öğrencilerimizi zaman zaman Urfa’daki tiyatro gösterilerine yönlendiriyoruz. Kaymakamlığımızın yapmış olduğu yüzme havuzu ve çim sahamız da vatandaşımızın hizmetine sunulmuştur. Öte yandan vatandaşımızı ağaçlandırma konusunda daha fazla bilinçlendirmeye çalışıyoruz. En son 1 ay önce ilçemize 1000 tane çam ağacı dikimini gerçekleştirdik.
ASAYİŞ İYİ
Bölge halkının devletine, vatanına bağlı olmasından dolayı zaman zaman gerçekleşen ufak tefek olaylar dışında ilçemizde çok fazla asayişe müessir olay olmuyor. Bunun dışında Harran geniş bir ova olduğu için vatandaşlar arasında arazilerden dolayı tartışmalar yaşanıyor. Bu da zaten hukuk mahkemelerinde çözülüyor.
KAMU REFORMU YASASI
Mahalli idarelerin geliştirilmesi için bu kanun mutlaka gereklidir. Bununla beraber İl Özel İdare Yasası ve Mahalli İdareler Yasası da değiştiği taktirde yerel yönetimler güçlenecek, hizmet etme olanakları daha fazla artacaktır.
HÜKÜMETE MESAJ
Merkezi yönetimden ve bölge milletvekillerimizden Harran’a yatırım yapılması yönünde çalışmalar gerçekleştirmelerini talep ediyorum.
HALKIMIZ BİZE DESTEK OLSUN
Halkımıza mesajım; birlik beraberlik içinde olsunlar. Bilinçli üretim yapıp, bilmediklerini öğrenmek için çaba sarfetsinler. Çalışmalarımızda bize destek olsunlar.
ADİL KARATAŞ KİMDİR?
1970 İstanbul doğumlu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi. 1996 yılında Niğde kaymakam adayı olarak göreve başladı. Ekim 2003’ten itibaren Harran kaymakamı olarak görev yapıyor.