
Bodrum’a bağlı Gümüşlük Belediye Başkanı Mehmet Ülküm, beldede yapılacak imar çalışmalarının koruma amaçlı olması gerektiğini belirtti. Ülküm, kendilerinin bu yönde hareket ettiklerini belirterek, “Kentin doğal yapısını bozmamak için parke dahi sokmuyoruz. Burayı kasaba limanı özellikli bir yer olarak muhafaza ediyoruz.” diye konuştu.
Altyapı konusunda farklı bir açıdan bakan Mehmet Ülküm, “Altyapı çalışmaları deyince Bodrum yarımadasının tamamını ele almak gerekiyor. Sözgelimi, Bodrum yarımadasında su sorunu, katı atık sorunu, yol ve elektrik sorunu gibi temel sorunlar var. Bu sorunlardan Gümüşlük’ü ayrı tutmak mümkün değildir. Yarımadadan oluşan bir belediye dediğiniz zaman 11 belediye hep beraber aynı gemide yolculuk yapan insanlar gibidir. Birinin sorunu diğerini etkilemektedir” dedi. Mehmet Ülküm, Bodrum yarımadasındaki turizim pastasından Gümüşlük’e de pay verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu kapsamda Gümüşlük Belediyesinin mega bir projesi var. Bu da; kendi ineğinin sütünü, kendi tavuğunun yumurtasını sabah kahvaltısında verebilen, bahçesinden topladığı taze sebzeleri insanlara kendi elleriyle toplatıp kahvaltı sofrasına getirebilen eko turizm de denilen bir sistemi ortaya koymaktır.” dedi. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine konuşan Ülküm, şunları dile getirdi:
VEFA BORCUNU ÖDEMEK İÇİN SİYASETE GİRDİM
Gümüşlük doğumluyum. 35 yıllık kamu hizmetim var. Bu bölgeye, doğup büyüdüğüm topraklara vefa borcum vardı. Bu borcumu ödemek için vatandaşların da taleplerini dikkate alarak hizmet için geldik. Halkın da teveccühüyle geldik ve bir dönem daha belediye başkanlığı yapacağız.
DEĞİŞKEN NÜFUS ZORLUYOR
Belediyemizin değişken bir nüfusu var. Kış nüfusu son sayıma göre 3 bin 589’dur. Yaz aylarında bu nüfus 12 binle 15 bin arasında değişmektedir. Bu değişken nüfus elbette bazı sorunlar yaratıyor. Özellikle İller Bankasından alınan paylarla ilgili olarak ciddi sorunlar yaşıyoruz. Hizmetlerimizi ve araç gereç durumunu neye göre ayarlayacağız bilemiyoruz. Örneğin 15 bin nüfusa göre mi çöp arabası alacaksınız, yoksa 3589 nüfusa göre mi? 15 bin nüfusa göre alacaksanız 9 ay atıl durumda kalacak, bu durumda araç gereci ne yapacaksınız. Resmi nüfusa göre alacaksanız yaz aylarında hizmeti nasıl göreceksiniz. Bu sorun sadece Gümüşlük Belediyesinin değil, tüm değişken nüfuslu belediyelerin sorunu.
PERSONEL DURUMU
Şu anda 40 personelle çalışıyoruz. Yaz aylarında bu sayı elbette yeterli olmuyor. Bu durumda geçici işçileri devreye sokuyoruz.
İMAR PLANI
Göreve geldiğimizde, Gümüşlük belediyesinin belli bir kesiminin (sahil) 1/5 millik imar planı vardı. Ancak bu yeterli değildi. Bu plan, değişen şartlara, gelişen Gümüşlük’ün ihtiyacına cevap vermiyordu. Gümüşlük aynı zamanda çok özel tarihi ve kültürel değerleri olan bir kent. Burası tarihte Karyalılara ait bir Myndos kentidir. Zamanında 60-70 bin nüfusun yaşadığı bir kent olarak süregelmiş. M.Ö. 132-133 yıllarında yer sarsıntıları nedeniyle batmış, şimdi bir kısmı deniz altında, bir kısmı karada olmak üzere batık Myndos kenti Gümüşlük belde sınırları içerisindedir. Bu nedenle de buranın bir adı batık şehirdir. Böyle bir beldede, koruma amaçlı bir imar planına ihtiyaç vardı. Batık şehir nedeniyle 2. derece arkeolojik, 3. derece arkeolojik ve doğal sit alanları vardır. 1700 hektarlık Gümüşlük’ün tamamında koruma amaçlı imar planı yapıyoruz. Bugüne kadar bu şekilde yaptık. Anıtlar Kurulu’yla son aşamaya geldik. 8 Haziran’da arkeologlarımız Anıtlar Kurulu’nda şu anda onaylanan planı almaya gitti. Hemen akabinde ilana çıkıyoruz. İmar planları çok önemlidir, çünkü kentlerin kimliğini ortaya koyar. Bu nedenle imar planlarını dikkatle ve özenle hayata geçirmek son derece önem taşır. İmar planına başlamadan önce halihazır haritaları yaptırdık. Bütün bunları da Gümüşlük Belediyesi kendi imkânları ve bütçesinden yaptı.
ALTYAPI ÇALIŞMALARI
Altyapı çalışmaları deyince Bodrum yarımadasının tamamını ele almak gerekiyor. Sözgelimi, Bodrum yarımadasında su sorunu, katı atık sorunu, yol ve elektrik sorunu gibi temel sorunlar var. Bu sorunlardan Gümüşlük’ü ayrı tutmak mümkün değildir. Yarımadadan oluşan bir belediye dediğiniz zaman 11 belediye hep beraber aynı gemide yolculuk yapan insanlar gibidir. Birinin sorunu diğerini etkilemektedir. Ancak kendi beldemizde de görebildiğimiz kadarıyla su şebekemizde bir problem yoktur. Belde içi yol çalışmalarını yapmaktayız. En önemlisi de imar planı çıktıktan sonra bütün bunları yapmak, altyapıya ağırlık vermek daha doğru olur.
İMAR PLANI BELİRLEYİCİ OLUYOR
İmar planı çıkmadan nerede ne yatırım yapacağımız belirlenmiş değildir. Onun için yarın bozacağımız bir yolu bugünden yapıp kamuya ait bir kaynağı çarçur etmek doğru olmaz diye düşünüyorum. Ama Gümüşlük olarak altyapı alanında belli projelerimiz vardır. Örneğin antik liman, plajımıza atık su kuşaklama ve biyolojik arıtma çok önemli bir projeydi ve Anıtlar Kurulu’ndan bu konuda izin alındı, olabilirliği için bir konuda yetkili ve etkili kurum-kuruluşlarla görüşmelerimiz devam etmektedir. Belde çevresinde ana arterlerde yol düzenleme çalışmalarına devam ediyoruz. Asfaltlama çalışmalarımız, bazı yollarda, özellikle değişmeyecek yollarımızda ıslah çalışmalarımız vardır.
ARAÇ PARKIMIZ YETERLİ
Gümüşlük Belediyesi araç parkı tamamlanmış durumdadır. İş makinasından traktöre, otobüsünden büyük kamyona bütün binek otomobiller, transit taşıtlarına kadar hatta motosikletine kadar araçlarımız vardır.
TEMİZLİK HİZMETLERİ
Temizlik hizmetleri beldemizde iki çöp kamyonuyla yürütülmektedir. Kışın bu çöp araçlarının birisi faaldir. Şu anda yeterli görülüyor. Ancak belediyemizde temizlikle ilgili ihtiyaçlar hiçbir zaman bitmemektedir. Fakat bu konuda yaptığımız çalışmalarda herhangi bir aksama söz konusu değildir.
KAYNAK SORUNUNU ÇÖZDÜK
Gümüşlük belediyesinde ilk geldiğimizde, bütün belediyelerde olduğu gibi bir kaynak sorunu olduğunu tesbit ettik. Eğer kaynaklarınız sürekli ve güvenilir değilse ileriye dönük projeleri gerçekleştiremezsiniz, insanlara verdiğiniz sözleri yerine getiremezsiniz. Bu sebeple göreve gelince ilk olarak kaynak sorununa el attık. Bu bizim iki-üç yılımızı aldı. Kaynaklarımızı güvenilir ve sürekli bir başka dış kaynağa ihtiyaç duymayacak noktalara getirdik. Gümüşlük Belediyesi hiçbir kamu kuruluşuna ve hiçbir özel sektöre borçlu değildir. Bir belde belediyesi için azımsanmayacak bir nakit kaynağa sahip olan bir belediyeyiz.
İLERİYE DÖNÜK PROJELER
İleriye dönük projelerimizin başında öncelikle imar planlarını hayata geçirmek gelmektedir. Çünkü Bodrum artık bir şehir oldu. Yanıbaşımızda bir Turgutreis bir kentsel kimlik edindi. Kuzeyimizde Yalıkavak aynı şekilde gelişti. Biz, Bodrum yarımadasının antik yapısını ve bunun yanında doğal yapısını da koruyan bir çalışmayla aynı zamanda kentsel kimliğini de oluşturma noktasındayız. Bodrum yarımadasındaki turizmin pastasından da Gümüşlük’e pay vermek gerekiyor. Bu kapsamda Gümüşlük Belediyesinin mega bir projesi var. Bu da; kendi ineğinin sütünü, kendi tavuğunun yumurtasını sabah kahvaltısında verebilen, bahçesinden topladığı taze sebzeleri insanlara kendi elleriyle toplatıp kahvaltı sofrasına getirebilen eko turizm de denilen bir sistemi ortaya koymaktır. Beş yıldızlı oteller, dünyanın her yerinde var. Ama biz Gümüşlük’ün bu kimliğini ortaya koyarak böyle bir turizme talip olduk. Bu bir farklılıktır. Bu bir kentsel kimliktir. Bu kimliği ortaya koyabilmek için standartlar oluşturmaktayız. Bununla ilgili çalışmalarımız son noktaya gelmiştir. Türkiye ve dünyadaki örneklerini inceliyoruz. Türkiye’deki en iyi örneği oluşturan Safranbolu’ya meclis üyelerimizle birlikte gideceğiz. Güney-Batı Avrupa’da bunun iyi örnekleri var, gidip yerinde göreceğiz. Vatandaşlarımızı toplayacağız, böyle bir projeyi Gümüşlük’te geliştireceğiz. İstanbul’dan Bodrum’a tatile gelen insanlar, bir akşam Gümüşlük’te balık yiyip, rakı içmezlerse tatilinin bir ayağını eksik kaldığını düşünürler. Bizim lokantalarımızda müzik çalınmaz. Denizin sesini dinleyerek, yakamozlara bakarak, yosun kokusunu alarak sohbet edilen bir beldedir Gümüşlük. Bu, Gümüşlük’ün kentsel kimliğidir. Kentin doğal yapısını bozmamak için parke dahi sokmuyoruz. Burayı kasaba limanı özellikli bir yer olarak muhafaza ediyoruz. Gümüşlük’te koruma amaçlı imar planının hayata geçirilmesi gerekiyor. Ayrıca Selçuk Üniversitesinin belli bölümleriyle ve Myndos kentinin kazılarının yapılması konusunda Kültür Bakanlığı ile çalışmalarımız devam ediyor. Myndos kentini su yüzüne çıkaracak, insanlığın görsel olarak tanımasına neden olacak kazıların yapılması için gayretlerimiz devam ediyor. Önemli olan bir beldenin kimliğini ortaya koymak ve o kimliği bir politika olarak benimsemek, oradaki insanlarla birlikte katılımı sağlamaktan geçer diye düşünüyorum.
EĞİTİM HİZMETLERİ
Şu anda Gümüşlük Belediyesinde bir jandarma karakolu, bir sağlık ocağı PTT ve ilköğretim okulu gibi kamu kuruluşları var. İlköğretim okulunda öğretmen ihtiyacı şimdilik yok. Bir hayırsever vatandaşımızın yaptırmakta olduğu ilköğretim okulu inşaatı devam ediyor. İnşallah önümüzdeki dönemde öğretime başlayacak. O okul hayata geçirilince bütün sınıflar bilgisayarla donatılacak.
MÜZE YAPMAK İSTİYORUZ
Bir de Gümüşlük’ün tarihi ve kültürel zenginliğine yakışır bir müze yapmayı düşünüyoruz. Gümüşlük yakınlarında Karakaya köyü vardır. Burası yakın çağlarda bir yerleşim yeridir. Akdeniz mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. Bodrum’da artık örneği kalmamış özgün yapısının korunduğu bir yerleşim yeridir. Bu bölge ile ilgili de koruma amaçlı imar çalışmalarımız devam etmektedir.
SAĞLIK HİZMETLERİ YETERLİ
Bir sağlık ocağımız var. İki doktorumuz var. Ayrıca iki eczanemiz var. Gümüşlük için bu sağlık hizmetleri yeterli oluyor.
FESTİVAL HAZIRLIĞIMIZ VAR
Gümüşlük’ün kendine özgü yapısına, kültür anlayışına ve tarihsel deneyimine uygun olarak bir festival hazırlığımız devam ediyor. Bu belli ölçeklerde başlayacak. Bu festivale öncelikle cazla başlamayı düşünüyoruz. Şu an düşünce aşamasında, araştırmalarımız devam ediyor. İnşallah sezon sonunda başlatacağız. Gümüşlük pek çok sanatçının yaşadığı, tescil ettiği bir beldedir. Mesela dünyaca ünlü klasik gitar sanatçısı Carlo Domoniko bizim hemşerimizdir. Koyunbaba diye bir yöremizin koyunu adına yaptığı bir beste bütün dünyada çalınmaktadır. Beldemiz sınırları içinde bir Gümüşlük Akademisi vardır. Tüm dünya sanatçılarının heykeltraş, ressam, yazar, çizerlerin gelip, kendi eserlerini icra ettiği atölyeler vardır. Orada seminerler, paneller düzenlenmektedir. Belediye olarak biz de kendilerine destek veriyoruz.
YEREL YÖNETİMLER YASASI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Yerel yönetimlerin yetki devrine ilişkin çalışmalar prensip olarak doğrudur. Ancak bunun bir paket olduğunu düşünüyoruz. Bir çerçeve kanunu sadece belediyeler kanunu, il özel idareler kanunu, büyükşehir belediyeler kanunu bana göre yeterli değildir. Biz belediyeler kanununu inceledik, bu konudaki eleştiri ve görüşlerimizi bütçe plan komisyon üyelerine bildirdik. Cumhuriyetle birlikte seksen yılda elde edilmiş birikimlerin, taleplerin bugün gelinen noktada yerel yönetimlere devri söz konusu. Onun için sadece az önce bahsettiğimiz kanunlarda yapılacak değişiklikler yeterli değildir. Siyasi partiler kanununda değişiklikler yapılması gerekiyor. Yerel yönetimlerimizin seçimlerine ilişkin, ilgili yasada da bazı değişiklikler yapılması gerekiyor. Belediye başkanlarına da yetkiler devredilirken bir standart getirilmesi düşüncesindeyim. Belediye başkanları bu yetkileri kullanabilecek ölçekte, deneyimde ve yeterlilikte olmalıdır. Belediye başkanlığında iki turlu seçim olmalı. Bugünkü sistemde %20-25’le belediye başkanı olma imkânı vardır. Bu oranlarda seçilmiş bir belediye başkanının tüm belediye halkının temsilcisi olduğunu düşünmüyorum. Bir belediye başkanı %50’den fazla bir oyla seçilmeli. Bu yüzden de 2 turlu seçim olmalı diye düşünüyorum. Sadece belediye kanununda yapılacak değişiklik yeterli değil. Yetki devri doğrudur, merkezi idarenin vesayetinden büyük şikayetlerimiz vardır. Ben eskiden beri şunu söylüyorum; benim beldemdeki sorunların hangisinin öncelikler sıralamasında yer alacağına karışmasınlar. Buranın ihtiyaçlarını benim meclis üyelerim, encümen üyelerim ve ben bilirim. Ankara’dan bunu bilmek mümkün değildir. Bir odacıyı terfi etmek için, bir memuru almak için Ankara’dan izin almaya gerek yoktur. Yerindelik denetimle değil, hukuksal denetimle olmalıdır. Merkezi idarenin denetimine kesinlikle karşı değilim, ama hukuksal anlamda olmalıdır. Kaynak aktarımının nasıl olması gerektiği konu da çok önemlidir. Demokratik anlamda birtakım iş ve işlemlerin hayata geçirilmesi noktasındaki yasalar da yeterli değildir. Demokratik anlamda birtakım yetkiler verirsiniz, sistemi de kurarsınız, ama ana kaynakları temin etmezseniz yeterli değildir. Ekonomik anlamda yerel yönetimlere bağımsızlık kazandırmak gerekir. Ayrıca bir belediye başkanı seçilene kadar bir siyasi partinin mensubu olmalıdır, ben makamıma siyasi parti rozetimle oturmadım. Çünkü şunun bilincindeyim; ben seçilene kadar bir siyasi partinin belediye başkan adayıyım, seçildikten sonra herkesin belediye başkanıyım. Ama iyi bir partili ve sosyal demokratım.