
Muğla Ticaret Odası Başkanı Saim Yılmaz yeni çıkan Odalar Birliği Yasasını gazetemize değerlendirdi:
YASAYI OLUMLU KARŞILIYORUZ
ANAP hükümeti döneminde 5590 sayılı yasa iptal edilmişti. Yasamız olmadığı için temayüllerle ve eski yasadan alıntılarla bakanlık nezdinde, yönetmeliklerle vesayetlerle, görüşlerle devam ediyorduk. Şu anda yeni yasa çıktı. Genel olarak Odalar Birliğinin yasası bizim isteğimiz gibi gayet güzel bir yasa, günü kapsayan bir yasa oldu. Mesela ihtisas borsalarının kurulmasıyla ilgili bu yasaya Türkiye’nin kesinlikle ihtiyacı vardı. Bu yasa, buğday, pamuk ve canlı hayvan borsası gibi borsaların kurulmasına izin veriyor. Bizim burada işlemeyeceğine inandığımız bir madde var. 21. madde. Bu maddede anlatılan kurullar, pek de büyük etkisi olmayan sadece önerilerini Meclis’e sunan kurullardır. Bu yasayla, 362 odanın asgariye düşürülmesi için “Odaların çalışma alanları il sınırlarıdır” diye bir madde getirildi ki bu çok önemli. Bundan sonra ilçeler şube olacak, şubeler açılacak, şubelerin de başkanları olacak. Ama bütçeleri bir olacak ve bundan sonra artık bilgisayar ağıyla orada kayıtlı olan bir mükellefi buradan görülebilecek. Burada en önemli konu, ilçelerdeki kurulu olan odalarımızın hakkını gasbetmiyor. Ancak onlara da şöyle bir şey getiriyor, üyelere eğer kalkar da biz beş yıl aidat ödemeyiz derlerse, meclis kararıyla şube haline dönüşebiliyorlar ve ikinci bir beş yılda yarım aidat ödüyorlar. Bu çok büyük bir avantajdır. Bir de coğrafi bölge odaları getirdiler. Bu odalarda, illerin yine bölge başkanları olacak, ama bütçeleri bir olacak, birlikte hareket edecekler. Bunlar da zaman içerisinde olabilecek şeyler. Bu yasa da bizimle ilgili bir tek, seçimlerle ilgili sıkıntılı. Artık TOBB yönetim kurulu başkanı ve başkan, sıfatından ayrılıyor ve artık genel başkan sıfatı kazanıyor. Onu da delegeler seçiyor. Yönetim kurulunu da konseylerin seçiminden sonra, konseyler kendi aralarında yönetim kurulu üyelerini tesbit edebilecekler ki bir yönetim kurulu başkanının nasıl bir adam geleceğini, kiminle çalışacağını bilemediği bir ortam getiriyor. Bu demokratikleşme adına güzel, ama çalışma adına birtakım zorlukları da beraberinde getiriyor. Çünkü bu kadro meselesidir, insanlar kendi kadrolarıyla çalışmak isterler. Yine de yasa son derece güzel. Bir de eleman alınma konusu var. 4857 sayılı İş Kanununa göre sözleşme yaparak eleman alacaksanız onun için işsizlik primi ödeyeceksiniz. Bundan sonra İş Kurumu yasasına göre personelin işten ayrılması halinde de İş Kurumu devreye girecek. Bu da bizim için olumlu bir gelişmedir.
TOBB BAŞKANINDAN MEMNUNUZ
Başkanın bizi iyi bir şekilde temsil ettiğine inanıyorum. Şu ana kadar gelen başkanlarımızda Türkiye ve TOBB için çok şeyler yapmışlardır. Ama genç ve aktif olması, işlerinden tamamen arınarak kendisini bu iş için vakfetmesi, mesai gözetmemesi, gecenin bir yarısında bile oda başkanlarını arayabilmesi önemlidir. Yeni bir yasa, yönetimde yeni bir yüz bizleri daha heyecanlandırmaktadır. Bütün siyasi partilere eşit mesafede olması, siyasallaşmaması tam bizim istediğimiz gibi.
MUĞLA ARTIK GÖZDE BİR İL
1963 yılına kadar tamamen kapalı ekonomide kalmış bir yer Muğla. Bir yerde ulaşım yoksa orada ne ticaret olur, ne turizm olur. Biz yollarımıza daha yeni yeni kavuşuyoruz, yeni yeni üç şeritli yollarımızı görüyoruz, daha bizim otobanımız, otoyolumuz bile yok. 1980’li yıllardan sonra sahillerimizde oluşan turizm gelişmesinin tabii ki Muğla ekonomisine çok büyük faydası oldu. Muğla’nın diğer cevherleri de ortaya çıktı. Bir mermer sektörü Muğla’nın itici bir gücü haline geldi. Turizme entegre tesislerin burada kurulabilmesi, ticaretin buradan yapılabilmesi arzusu doğmaya başladı. Muğla gözde bir il olmaya başladı. Eskiden batının Hakkari’siydik, şimdi artık gözde bir iliz. Keşfedilmemiş bir cevher Muğla. Biz öyle olduğuna bir yerde de seviniyoruz. Çünkü talan edilmedi. En azından betonlaşmadık, plansız büyümedik, şu anda plan yapabilme şansımız var. İhraç edilebilecek tekneler yapılabiliniyor. Bunlarla ilgili bir alan tespiti sözkonusu. Bütün bunların planlanabileceği bir aşamadayız. Muğla’nın artık bir makro plana ihtiyacı var. Eğer bunlar yapılabilirse Muğla ekonomisi iddia ediyoruz, Türkiye ekonomisinin ciddi bir lokomotifi haline gelecek. Bu yüzden de Muğla’nın daha dikkatle ele alınıp, ince elenip sık dokunmasından yanayız. Üniversitelerin yerel yönetimlerin, bakanlıkların ve halkın katılımıyla yapılacak ciddi bir araştırma ve planlama yapılmasından yanayız. Muğla ekonomisini de Türkiye ekonomisinden ayırmamız gerekiyor. Biz merkez olarak şunu hesaplıyoruz; turizmden Muğla merkez pek nasibini alamıyor. Bizim turizmde entegre olabilmemiz için turizm gelirlerinden belli bir nemaya sahip olmamız gerekiyor.