goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 21.11.2008 00:46:42, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1778193 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 25 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
CHP Muğla Milletvekili Ali Cumhur Yaka

CHP Muğla Milletvekili Ali Cumhur Yaka gazetemize yaptığı açıklamalarda şu konulara değindi:

TARİH VE TURİSTİK YAPI

İlimiz 1200 km civarında sahil şeridine sahiptir. Deniz ve orman içiçedir. Hem denizin mavisi, hem tabiatın yeşili kucaklaşır. Temiz plajlarıyla da mavi bayrak yarışına girmiş ünlü bir yerdir. Tarih olarak, Bodrum Kalesi, Datça’nın en ucunda bulunanKinidos antik kenti, tarihi kalıntılar, Fethiye’deki kaya mezarlarıyla gerçekten çok ilgi çeken bir yerdir

ALTYAPI SORUNLARI

Datça ilçesinde arıtma sorunu vardır. Fethiye-Göcek, Gökova ve Marmaris koruma alanı içinde olduğu için kanalizasyon sıkıntısının çözülmesi gerekmektedir. 51 adet köy yerleşim birimi var. Hiçbirinde kanalizasyon sistemi tam olarak çalışmıyor. Bu köylerde imar planı ve yerleşim sıkıntısı var. 18. madde uygulamasından dolayı uygulanmıyor. Önerge ve çalışmalarımla imar planı değil de köy yerleşim alanları belirlenerek Muğla Bayındırlık Müdürlüğü kontrolü altında köyün yerleşiminin yapılmasından yanayım.

YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR

1968’den bu yana Fethiye’de yaşamaktayım. Kayaköyü dünya barış köyüdür. Turizm konusunda Muğla’nın önü açık. Muğla’yı Bodrum’a bağlayan özellikle Yatağan-Milas arasındaki karayolu oldukça risklidir. Çok kaza olmaktadır. Bu yolun bir an önce genişlemesi lazım. Dalaman havaalanını Marmaris’e ve Fethiye’ye bağlayan yolların yapılması gereklidir. Göcek tüneli yıllardır devam ediyor. Bu tünelin bir an önce tamamlanması gerekiyor. Datça’ya rahat ulaşım olmalı. Turizmde kalifiye eleman eksikleri var, ancak bu tesislerin hatası, çünkü ucuza işçi çalıştırmak için kalifiye olmasına dikkat etmiyorlar. Turiste satılan malın esnaf tarafından daha pahalı olması, yerli ile arasında fiyat farkının olması artık turistler tarafından biliniyor. Bizim bölgemizde özellikle, Marmaris, İçmeler, Fethiye hatta Bodrum’da turistler pazara gidiyor. Paket turizm başladı, alışverişi kendi mağazalarında yapıyorlar, yabancıyı çarşıya bırakmıyorlar. Çarşı esnafı sıkıntıya giriyor. Bu nedenle esnafı da eğitmek gerekiyor. Altın yumurtlayan tavuğu kesmek pek doğru olmasa gerek.

SİT ALANLARINA DİKKAT EDİLMELİ

Turizmde planlama da çok önemli, sit alanları halkımızı çok büyük sıkıntılara sokuyor. Sit alanındaki mahsulleri alamamak gibi bir riskle karşı karşıya. Gerçekten incelenerek korunması gerekiyorsa, hem tarihi hem tabiatı korumak için sit alanı ilan edilebilir, ama vatandaşı mağdur etmeden, vatandaşın hakkı verilerek yapılsın. Tabii sit alanlarının yasası var, eğer sit alanı yapıyorsanız bir tarlayı, o tarlanın karşılığında belgesini verip ya da başka yerden bir kazanç yoluyla bu vatandaşın mağduriyetini gidermek gerekiyor. Fethiye’de, Datça’da, Bodrum’da, Marmaris’te bu konuda çok büyük rahatsızlıklar ve huzursuzluklar var.

EĞİTİM VE SAĞLIK

Eğitim alanında benim bildiğim kadarıyla Muğla’nın önemli sorunları yok. Ancak bütçeden eğitime ayrılan para gittikçe azalıyor, bu azalma neticesinde tüm yapılan yerlerin fiziki durumundaki yıpranmalar anında giderilemiyor. Mesela şu anda kendi yöremde çatısı akan okulları biliyorum, çatısı değişmesi gereken, kapısı, penceresi değişmesi gereken okulları biliyorum, ama buna gereken önemin verilmediğini görüyorum. Okur yazar oranı yüksek bir ilimiz Muğla. Muğla Üniversitesi gün geçtikçe gelişmekte, daha da gelişeceğine inanıyorum. Bir de ilçelerimizde yüksekokul açılımları oldu, bunlar da önemli gelişmelerdir diye düşünüyorum. Ama sağlık konusunda sıkıntılar var, halen Türkiye’nin her tarafında olduğu gibi Muğla’da da oluyor. Mesela Muğla merkezindeki sigorta, devlet hastaneleri ve devlet dispanserleri yetersiz. Fethiye’de yeni bir devlet hastanesi açıldı, fiziki durumu çok iyi, burada da sağlıkla ilgili gerekli alet ve makinalar olmadığı için arkadaşlarımız gerekli hizmeti veremiyorlar.

İŞSİZLİK SIKINTISI ve İSTİHDAM

Muğla iline iş adamlarımızın sadece mermercilik sektöründe belli katkıları olduğunu biliyorum. Bunun dışında sadece turizmde istihdam var, başka bir kolda yok. İstihdam yaratmak için yatırım gerekmektedir. Yatırımcıları bu ülkeye çekmek içinde bu ülkede istikrarlı bir ekonomi gerekiyor. Ülkede yatırım olmayınca büyüme de olmuyor, istihdam olmuyor. İstihdam olmayınca intiharlar gündeme geliyor. İnsanlar başta, genç, 23-24 yaşında üniversite bitirmiş ya da bitirmemiş tam enerjilerini iş sahasına aktaracak bir durumda boş geziyor. Fuhuş olayları, eroin kullanımı, esrar kullanımının artması, hep insanların psikolojik olarak bunalmalarından ve ekonomiden kaynaklanan şeyler. Bu nedenle öncelikle ülkemiz ekonomisi düzlüğe çıkarılmalı ve istihdam arttırılmalı, hangi hükümet olursa olsun, bunun dışında ülkeye refah gelmesi mümkün değil.

MADALYONUN İKİ YÜZÜ

Madalyonun iki yüzü vardır Muğla’da. Birisi kıyılarımızda olan turizm. Diğeri de iç kesimlerde olan Milas, Yatağan ve Ula’nın belli bir bölümü, Köyceğiz, ve Fethiye gibi yerlerde yapılan tarımdır. Bundan önceki hükümetin çiftçiden desteği çekmesiyle ne yazık ki bu alanda üretim durdu. İnsanlar yetiştirdiğinin karşılığını alamayınca bu işi yavaş yavaş terk etmeye başladı. Beni en çok üzen Fethiye ve Milas’ta pamuk ekim alanlarının azalmasıdır. Pamuk bu iki yerdeki en önemli üründür. Ama ağaç turizmi olduğu için örneğin zeytin Milas’ta, Yatağan’da ve Muğla’nın yüksek yerlerinde var, Datça’da var. Datça’nın bademi ayrı bir olay. Bunlar ağaçta yetiştiği için halk bunu bırakmıyor. Bunun peşinde koşuyor, devamlı yapıyor; ama mesela Fethiye Türkiye’nin en yoğun kapalı alan sebzeciliği, turfanda sebzeciliği yapılan yerdir. Buradaki sebzeci arkadaşlarımız hâlâ üretime devam etmektedir. Ama Türkiye’de bunun pazarlaması yapılmadığı için, devlet tarafından desteklenmediği için pazarlamada büyük zorluk çekilmektedir ve çoğunlukla yollarda domateslerin dökülüp, insanlar tarafından çiğnendiğini biz çok gördük. İnsanlar alın terlerinin karşılığını alamadığı zaman zarar ediyor, zarar edince bunu seneye nasıl yapacak, ilacı artıyor, gübresi artıyor, tohumu artıyor. Ama satışta bunların üzerine çıkacak herhangi bir yer bulamıyor. Mesela Fethiye Seki’de elmacılık var. Bu sene perişan oldu insanlar. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Hükümetimiz 23 Mayıs’ta bir kararname çıkardı. Dedi ki elma ihraç edenlere, tonda 40$ destek, %25 de vergide indirimi yapıyorum. Bu bir destektir. Üreticiye vermiyor bakın, satana veriyor. Ama nasıl bir destektir biliyor musunuz, 23 Mayıs’ta çıkıyor, 1 Mart’tan geçerli, bitiş tarihi 31 Mayıs. Bunu kimler yaptı, bu parayı kimler alacak 1 Mart’tan sonra. Peki bunu zamanında ilan etseydiniz de Türkiye’de elmalar gelip de meclisin bahçesine dökülmeseydi. Türkiye’de çiftçi desteklenmelidir, dünyanın her yerinde olduğu gibi, çiftçi üretime sevk edilmelidir, iç piyasadaki tüketimden arta kalan satılmalı ve bu ülkeye döviz sağlanmalıdır. Artık fındık dışında hiçbir üründen döviz girmiyor bu ülkeye. 2002 yılında sadece pamuk ve buğday için dışarı verdiğimiz para 1,5 milyar dolardır. Böyle bir tabiatı olan bu ülkede, eğer buğday ve pamuğu yetiştiremiyorsak dışarı para veriyorsak, bu üreticiyi öldürüyoruz demektir. Türkiye’nin en çok balık çiftliği Muğla’dadır, gerek tatlı suda gerek denizde olanlar. Bunlarla bizim bazı çevresel olarak mücadelelerimiz de var, ama yine de döviz getiren bir olaydır. Mermercilikle de Muğla’ya döviz girmektedir. Ancak balık çiftliği sahiplerimizden bizim bir istirhamımız var. Özellikle akarsularda kurulan balık çiftliklerinin sonunda mutlaka arıtma tesisleri kurulmalı ve bu sularla sulanan tarlaların çoraklaşması önlenmelidir. Denizdeki balık çiftliklerimizin de turizmin çok canlı olduğu yerlerden biraz uzakta kurulmaları sağlanmalı.

ARICILIK ÖNEMLİ BİR SEKTÖR

Arıcılık Muğla’da başlı başına bir sektördür. Marmaris balı, çam balıdır ve her yerde meşhurdur. Hemen hemen Muğla’nın bütün ilçelerinde arıcılık vardır. Bal üretiminden halkımız iyi bir gelir temin etmektedir. Muğla çok enteresan bir yerdir, Muğla’ya her mevsim para girer. Sebzecilik vardır, anason yetişir, tütün vardır, pancar vardır, halı ve el sanatları vardır, bal vardır, badem vardır, zeytin vardır, Muğla çok çeşitli ürün yelpazesine sahiptir. Muğla çok şanslı bir yerdir, Fethiye’den örnek verelim; denize girersiniz, çok sıcak olursa yarım saat sonra bir yaylaya çıkabilirsiniz, serinlemek için. Özellikle Bodrum ve Datça rüzgarıyla meşhur, sörf yapılır, rüzgar olduğu için rutubet yoktur ve hastalar için özellikle tavsiye edilen iki yerdir. Muğla’daki iklim çeşitliliği Muğla’ya hayat vermektedir.

YATAĞAN TERMİK SANTRAL SORUNU

Yatağan bizim için çok büyük sorun. Budan 3-4 sene önce Yatağan’da göz gözü görmüyordu, insanlar ölüm tehlikesiyle karşı karşıyaydı.Daha sonra, son 2 seneden beri filtrelerin takıldığını ve daha rahatladıklarını belediye başkanından öğrendim. Bazen bu filtreler arıza yapıyor, buna çok dikkat edilmeli, halkımız da çok duyarlı bu konuda. Danıştay’da kapatma kararı var, karar uygulanamıyor, fabrika çalışıyor. Burada bir çelişki var. Fabrikada binlerce insan çalışıyor, kapattığınız zaman bu insanları açlığa terk ediyorsunuz. Bu nedenle fabrikayı kapatmak yerine oradaki çıkan oksitin filtrelerle temizlenmesi daha uygundur, bunu da yapmaya çalışıyorlar.

 

© Copyright-2005