
Çukurca Belediye Başkanı AKP’li Mehmet Yaşar Turan, belediyenin 1 trilyon 600 milyar lira civarında borcu olduğunu belirterek, “Hizmet veremeyecek kadar kötü durumdayız. Biz bu borçları bugünkü durumla ödemeye kalkarsak 3000 yılında belki bu borçlarımız bitecek” diye konuştu.
İlçenin en büyük sorununun kanalizasyon olduğunu söyleyen Turan, kaymakamın ilçede altyapı anlamında önemli çalışmaları olduğunu sözlerine ekledi. Başkan Turan, halka seslenerek de, “Halkımız bize güvensin. Onlar için her zaman her şeyin en iyisini yapma gayreti ve çabası içinde olacağız.” dedi Bizim Mahalli İdareler Gazetesine konuşan Başkan Mehmet Yaşar Turan şunları söyledi:
SİYASET HAYATIMI ETKİLEDİ
Ailem siyasetle uğraştığı için ben de küçük yaşlardan itibaren kendimi siyasetin içinde buldum. Babam 1953’te Demokrat Partisini Çukurca’ya getiren ve Demokrat Parti Çukurca İlçe Başkanlığını bir süre yöneten, ilk belediye başkanlığını üzerine alan bir insandı. Memur olmama rağmen babam seçim işlerinin içinde olduğu için yakından ilgilendim, çalışmalara girdim, dolayısıyla seçimle ilgili yakınen temasım ve bir ilgim oldu. Babam rahmetli olduktan sonra benim adaylığım için vatandaşlardan yine talep geldi. O zaman kabul etmedim, kardeşimi getirerek onu aday yaptım. 1987 yılında Anavatan Partisinden aday yaptık. Çok zor şartlar içinde çalıştık. 7 sülale bizim karşımızda yer aldı. Biz tek aile olmamıza rağmen 40 oy farkla kazandık. Kardeşimin de belediye başkanı seçilmesiyle bu işin içine biraz daha girmiş oldum. Doğrudan ilgilendim. Ailem Hakkari’de, çocuklarım okuyor. Kendim de kitaba ve müziğe karşı meraklıyım. Ancak seçim atmosferi içine girdikten sonra ne ailemle ne de hobilerimle ilgilenecek vakit bulamadım. Ailem sağolsun isyan bayrağını açmadılar. Bana her konuda destek oldular. Beslenmeme dikkat etmeme rağmen artık bunu da aksatmaya başladım. Siyaset, hayatımın tümünü etkiledi.
KÖYDEKİLER İLÇE MERKEZİNE GÖÇ ETTİ
1990’dan önce Çukurca’nın 20’den fazla muhtarlık ve mezrası vardı. Hudut bölgesinde olması sebebiyle terörün burada fazla yaşanması köylerimizin boşalmasına neden oldu. Bir kısmı Hakkari’ye bir kısmı Van’a, bir kısmı da Yüksekova’ya göçtü. Şu an Çukurca’da 4 köyün dışındaki bütün köylerimiz boş. Çukurca’da oturan vatandaşlarımız da göç ettiler. İlçe merkezinde köylerden gelen vatandaşlarımız çoğunlukta. Nüfusumuz köylerle beraber 14-15 bin civarında. Merkezimiz 7500 nüfusa sahip. İlçemizde 3-4 senedir huzura kavuşmuş, rahat etmişlerdir. Bu sene yakın bir zamanda Köprülü köyünde bir askeri araca roket atışı yapıldı ve askerimizi kaybettik. Bunun dışında bir olay olmadı. Halkın güveni yerinde. Köylerimize de yavaş yavaş dönüşün başladığını gözlemliyoruz. Bu dönüş sağlanırsa Irak sınırındaki rotasyona tabi tutulan köy vatandaşlarımız geri dönerse Çukurca vatandaşının ekonomik durumu çok iyi olur. Bir zamanlar biz Irak’a hayvan satardık, şimdi biz Irak’tan hayvan alır hale geldik. Demek istediğim ilçe merkezinde bir sirkülasyon yok.
HİZMET VEREMEYECEK KADAR KÖTÜ DURUMDAYIZ
Belediyeyi devraldıktan sonra 3 gün ziyaretleri kabul ettim. Ardından Genel Başkanımız bir tanışma toplantısı düzenledi. Bu vesileyle Ankara’ya gittik. Ankara’ya gittikten sonra birkaç yere bakanlıklara uğradım, belediyenin durumunu izah ettim. Tekrar döndüm. Ondan sonra hesapları almaya başladım. Belediyeyi tam bir enkaz halinde aldım. Gerçekten bir enkaz gösterilmek isteniyorsa belediyeler arasında Çukurca rahatlıkla gösterilebilir. Şu an bir trilyon 600 milyar civarında bir borcumuz var. Bu borcun bir kısmı Emekli Sandığı, SSK, Bağkur, bir kısmı vatandaştan alınan ancak ödenmeyen borçlardan oluşuyor. Bunların alacakları halen duruyor ve bu gidişle ödeyemeyeceğiz de. Belediyenin gelir-giderine bakarsak biz bu borcu 3000 yılına kadar bile ödeyemeyiz. Şu an tek gelirimiz İller Bankası’ndan aldığımız ödemedir. Su parası sadece memur kesiminden alınabilmiş. Bu koltuk bana büyük bir huzursuzluk verdi. Çalışır durumdaki araçlarımız satılmış. Mevcut araçlarımız bir taksi, iki itfaiye aracı, atıl durumda ve bize ait olmayan bir çöp aracımız dışında hiçbir şeyimiz yok. Günde 85 milyona bir belediye işçisinin kendi aracını kullanması şartıyla bir sözleşme yapılmış. Çalıştığı her gün için de mazotu belediye karşılamış. Ben bunun küçük bir hesabını yaptım. Ben bu çöp aracını tamir ettirsem 3-4 ayda bu aracı bedavaya çıkarırım. Bunlar dışında hiçbir aracımız yok. Çalışmamızı ve halkın ihtiyaçlarını karşılayacak hiçbir maddi gücümüz yok. Ben bu koltukta oturmaktan doğrusu sıkılıyorum. Burada vatandaş her özel sorununu belediye başkanına getirir. Biz asli görevlerimizi yapmak yerine vatandaşlarımızın özel sorunlarıyla ilgileniyoruz. Hiçbir hizmet verememek bana ağır ve zor geliyor.
PERSONEL ÇIKARMA ŞANSIMIZ YOK
Kadrolu 24 memurum, 35 işçim var. İşçilerimizin çoğu yaşlı olduğu için bu işçilerimize hafif işleri, genç işçilerimize ağır işleri veriyorum. Bu işçilerimizin 5 maaşı henüz içerde, ödenmedi. Vergi iadesi hiç verilmemiş, primler yatırılmamış. Kısacası içler açısı bir durumdayız. İşçileri çıkarsak bu insanlarımızın herbirinin 8-9 tane çocuğu var, ortada kalırlar. Ayrıca işçilerimizin sendikal hakları var, tazminatlarını verecek durumda değiliz. Bu sebeplerden dolayı emekli olmalarını beklemekten başka çaremiz yok. Şimdiye kadar 4 kişi emekli oldu.
İMAR PLANI
Ek imar planı mutlaka gereklidir ve bunu yaptıracağız. Meclis kararını da aldık. Önümüzdeki dönemde uygulamaya geçilecek.
KANALİZASYON EN BÜYÜK SORUN
Kaymakam bey benden önce altyapıyla gerçekten çok ilgilenmiş. Kanalizasyonun belli bir kısmını yaptırmış, ara sokaklar da dahil olmak üzere tüm yollarımıza kilitli taşlar döşetmiş. Kaymakam bey bu finansmanın bir kısmını sağdan soldan, bir kısmını Köylere Hizmet Götürme Birliğinden, bir kısmını da belediyemizin bütçesinden borçlanarak yaptırmış. Borçlarımızın bir kısmı bu altyapıdan ileri gelen bir borçtur. Bir parkımız var, bu parkımıza parke taşı döşettik. Dar imkânlarımızla ana caddemizi yaptırdık. Kanalizasyon en büyük problemimiz. Projeleri yapılmış. Kanalizasyon şebeke bağlantısı olmadığı için sularımıza karışıyor. Bunun peşine düştüm. Bakanımızla görüştüm. Anlaşmamızı yaptık. Ancak döndükten sonra sık sık telefon açtım. Sağlık raporu istendi gönderdim. Ancak 10 gün sonra telefon geldi ve vazgeçildiği söylendi. İnsanı ümitlendirip sonra da yapmıyoruz denilmesini bir düşünün. Kayseri su ve kanalizasyon müdürlüğünden iki eleman gelip bunların tespitlerini yapacak. İnşallah kazım işini üzerine alırsa ilk adımı atmış olacağız.
PARK YAPTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM
Bizim bir parkımız var. Öğretmenevinin girişindeki tepe bütün Çukurca’ya hakimdir. Çukurca gerçekten yemyeşil bir cennettir. İlkbaharın 4. ayı burası mutlaka görülmelidir. Sularımızın hepsi kaynaktır, harikadır, insan içmeye doyamaz. İlçemize çok güzel, şelaleli bir park yaptırmayı kesinlikle düşünüyorum. Ancak önceliğimiz kanalizasyon olduğu için daha sonra sıra bu tür çalışmalara gelecek.
YENİ PROJELER
Ben bir açıdan şanslıyım. Çünkü proje yapabilen bir kaymakamımız var. Vali bey kaymakam bey gelmeden ben bu toplantıyı yapmayacağım demiş. Bu kadar çalışkan, bu kadar üretken, bu kadar projelere vakıf olan bir kaymakamla çalıştığımız için çok şanslıyız. DEKAP hakkında bir proje de kaymakamımız sunacak. Eğer kabul edilirse bu Çukurca için büyük kazanç olacaktır. Köye dönüş projesinin sağlanması çok önemlidir. Halkın refah seviyesinin yükseltilmesi için Irak Sınır Kapısının mutlaka açılması gerekir. Böylelikle hem vatandaşımız hem de ülkemiz kazanacak. 5-6 sene sonra geldiğinizde Çukurcayı tanımayacağınıza eminim. Çukurca’da turizm geliştirilebilir. Bunun için çeşitli turizm firmalarıyla bağlantıya geçtim.
SAĞLIK VE EĞİTİM
Ben boş durmaya alışık bir insan değilim. Burada bir çalışma ortamım yok, alet edavatım yok, kazancım yok. Ankara’ya sık sık araç bulmak için gittim. Buraya güzel bir sağlık ocağının yapılması kesinleşti. Hemşiremiz yeterli derecede yok, bu konuda çok şanssızız. Eğitim hususunda da Çukurca’ya mutlaka iki yıllık bir yüksekokul açılması gereklidir. Öğretmen eksikliğimiz pek yok. Gelen öğretmenlerimiz Çukurca’da sadece 2-3 sene kalıyorlarsa bu pek hevesli kalmadıklarını gösterir. İnsanlarımız çok sıcak ve insancıldır, ancak yabancıya karşı bir ürkeklikleri var, acaba konuşursak yanlış mı anlar, ilgi gösterir mi soruları onları kararsız kılar, onları harekete geçirmeyen tek neden budur. Misafirlere karşı çok büyük ilgileri vardır. Ana sınıfa giden öğrencilerimiz gitmeyenlere nazaran daha başarılıdırlar.
KAMU REFORMU
Yerel yönetimler yasa tasarısı mutlaka çıkmalıdır. Ankara’daki 4 günlük seminerde hocalarımızın anlattıkları çerçeve içerisinde belediyelere birtakım yetkiler verilir, ama sorumlulukları çok daha fazla artar. Anladığım kadarıyla bu yasanın çıkarılması bizim gibi belediyelere getirdiği yük kaldırılabilecek bir yük değil. Şimdiye kadar Ak Parti’nin bizim gibi bir ilçede seçilmesi mümkün değildi. Ama biz bunu başardık.
HALKA MESAJ
Halkımız bize güvensin. Onlar için her zaman her şeyin en iyisini yapma gayreti ve çabası içinde olacağız. Bizleri buraya kadar gelip dinlediğiniz için teşekkürlerimi sunuyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.